İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/510 E. 2025/886 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/510
- Karar No
- 2025/886
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/510 Esas KARAR NO : 2025/886 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 02/06/2025 KARAR TARİHİ : 09/10/2025 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ile;... enerjisiz kaçak elektrik kullanım bedelinden kaynaklı alacak için İzmir... İcra Müdürlüğünün... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıya ödeme emrinin 12.07.2023 tarihinde tebliğ edildiğini ve borçlunun 18.07.2023 tarihli borca itirazı ile takibin durduğunu, davalının itirazının reddine, takip bedelinin %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı, cevap dilekçesinde; Davacı tarafin iddia ettiği kaçak elektrik kullanımına konu olan ve icra takibin yapıldığı adres ve açılan davaya konu adreste hiçbir zaman ikamet etmediğini, bulunmadığını ve fiilen yaşamadığını, bu adreste ne kiracı, ne malik, ne de herhangi bir kullanıcı olarak yer almadığını, söz konusu yer ile hiçbir fiziksel ilişkisi bulunmadığını, öte yandan, kaçak kullanımın iddia edildiği tarihlerde farklı bir şirkette çalıştığını, dahası, kaçak kullanımın yapıldığı adresteki elektrik aboneliğinin hiçbir zaman üzerine kayıtlı olmadığını, ilgili aboneliğin kendisine ait olmadığını, bu hususun elektrik dağıtım şirketi kayıtlarından resen araştırılarak mahkemenizce tespit edilmesini talep ettiklerini, davanın neddine karar verilmesini talep etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; 1-Dava, kaçak elektrik tespit ve tahakkuna dayalı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. 2-Davacı tarafça, davalıya ait işyerinde kaçak elektrik tüketimi gerçekleştirildiği ileri sürülerek itirazın iptali talebinde bulunmuş, davalı tarafça davaya cevap dilekçesinde dava konusu tüketimin gerçekleştirildiği adreste davalının hiç ikamet etmediği ve kullanım gerçekleştirilmediği ileri sürülmüş, ayrıca duruşma sırasında alınan beyanında kendisine ait bir işletme bulunmadığını beyan etmiştir. 3-Görev kamu düzenine ilişkin olup mahkemece her aşamada resen gözetilmesi gerekmektedir. 4-Somut olayda davacı tarafça dava asliye ticaret mahkemesinde açılmış ise de kaçak elektrik tüketiminin haksız fiil niteliğinde olduğu, elektrik abonesi sahibinin gerçek kişi olduğu gözetildiğinde tacir olup olmamasına göre görevli mahkemenin değişeceği değerlendirilmiştir. Nitekim Yargıtay ..Hukuk Dairesi'nin...Karar sayılı kararında da; (Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında ise; taraflar arasındaki abonelik sözleşmesinde davacının abone grubu ticarethane olarak belirtilmekle birlikte, gerçek kişi olan davacının TTK hükümlerine göre tacir sıfatına haiz olup olmadığının araştırılarak, tacir olması halinde uyuşmazlığın çözümünün yukarıdaki yasa hükümleri de gözetildiğinde Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevi içinde olduğu, tacir sıfatını haiz olmadığında ise uyuşmazlığın 6502 sayılı Kanun kapsamında kalmadığından Asliye Hukuk Mahkemesi olarak davanın görülmesi gerekir.) aynı yönde görüş bildirilmiştir. 5-Somut olayda davalı hakkında tacir olup olmadığı yönünde yapılan araştırmada, davalının İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nde esnaf kaydının bulunmadığı, İzmir Ticaret Odası kayıtlarına göre tacir kaydının da bulunmadığı, Kemeraltı Vergi Dairesi'nin vergi kayıtlarına göre davalı adına aktif bir mükellefiyet kaydı bulunmadığı gibi kaçak elektrik tespit tarihi 21/06/2023 itibariyle de yine aktif bir vergi kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır. Toplanan delillerin değerlendirilmesinde, davalı gerçek kişinin adına açılmış bir işletme ve vergi kaydının bulunmadığı, davalının tacir sıfatını haiz olabilmesi için belirli hadlerde hasılat veya gelir elde etmesi gerektiği halde davalının hiçbir vergi kaydı olmadığı, bu haliyle uyuşmazlığın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği değerlendirilmiştir. 6-Tacirlik, kendi içerisinde katı sonuçları bulunan(iflas, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü, faiz türü, yükümlülükler vb.) bir hukuki durumdur. Aboneliğin veya tüketimin işyerinde gerçekleştirilmesi uyuşmazlığı ticari hale getirmediği gibi dava konusu uyuşmazlık mutlak ticari davalardan da değildir. Uyuşmazlığın nedeni haksız fiile dayandığından gerçek kişi olan abonenin hukuki duruma göre davanın türü belirlenmelidir. Yukarıda izah edilen temel ilkeler çerçevesinde davalıya ait ticarethane aboneliğinde gerçekleştiği ileri sürülen kaçak elektrik tüketimine ilişkin davanın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerekmektedir. Bu nedenle mahkememizin görevsizliğine, görevli ve yetkili mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA, 2-HMK'nun 20.maddesi uyarınca bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dava dosyasının yetkili ve görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, kesinleşmeden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dosyanın yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse davanın açılmamış sayılacağının İHTARINA, 3-Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkeme tarafından değerlendirilmesine, Dair, davacı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, davalının yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/10/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır