İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/806 E. 2025/273 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/806
- Karar No
- 2025/273
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/806 Esas KARAR NO : 2025/273 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 23/09/2024 KARAR TARİHİ : 13/03/2025 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin sigortacılık işi ile iştigal eden Türkiye'nin önde gelen sigorta şirketlerinden birisi olduğunu, Müvekkilinin dava dışı ...’a ait... plaka sayılı aracı (sigortalı) 28/12/2022 başlangıç ve 28/12/2023 bitiş tarihli... no'lu ZMSS poliçesi ile 3. kişiye karşı sigortalı araçtan kaynaklanabilecek hasar, zarar ve ziyan teminat altına aldığını, 26/02/2023 tarihi saat 22:30 sıralarında dava dışı sürücü ...evk ve idaresindeki ... plaka sayılı sigortalı araç ile Kırıkkale ili ...lçesi ... Karayolu... Ofisi karşısında aracın ön kısımları ile aynı yön ve istikamette seyir halinde bulunan sürücü ... sevk ve idaresindeki... plaka sayılı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kaza akabinde müvekkili sigorta şirketi tarafından bağımsız ekpertiz vasıtasıyla inceleme yaptırıldığını ve 36.705,55-TL 23/06/2023 tarihinde, 368,17-TL 20/06/2023 tarihinde ödendiğini, Müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen ödeme akabinde ... plaka sayılı araçta meydana gelen değer kaybına istinaden Sigorta Tahkim Komisyonu...E. Sayılı yargılama soncunda araçta meydana gelen değer kaybının 20.000,00-TL olacağı tespit edilmiş olup fazla ödenen 16.705,55-TL’nin iadesi gerektiğini, dava konusu alacağın davalıdan rücuen tazmini talebi İzmir ... İcra Dairesi... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı gönderilen ödeme emrine ve takibe konu borca itiraz ettiğini, davalının bu itirazının haksız ve mesnetsiz olup tamamen kötü niyetli olarak alacağımızı sürüncemede bırakmak amacını taşıdığını, bu nedenlerle İzmir... İcra Dairesi... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazların iptali ile takiplerin devamına, haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet veren davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; Davalı tarafından düzenlenen eksper raporuna göre değer kaybı bedeli 36.705,55-TL olarak tespit edilmesine rağmen Sigorta Tahkim Komisyonunda ... sayılı dosya içeriğine alınan bilirkişi raporunda müvekkiline ait araçta değer kaybının 15.000,00-TL olacağı kanaatine varıldığını, bu kanaate itiraz ettiklerini, bilirkişi tarafından yapılan tespit hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Bilirkişilik Yönetmeliği’nin m.55/1/g, m.55/1/ğ, m.55/3 bentlerine göre bilirkişi raporunda bilimsel ve teknik dayanaklara yer vermeli, rapor gerekçeli sonuç içermeli ve yardımcı tüm kaynaklar rapora eklenmesi gerektiğini, Sigorta Tahkim Komisyonunda görülen dosyada bilirkişi yetkili bayi/galerilerden aracın sadece hasarsız değerini araştırması sonucu 570.000-580.000-TL aralığında olduğunu tespit ederek değer kaybının 15.000-TL olduğunu belirttiğini, aracın değer kaybının belirlenebilmesi için aracın kaza tarihi itibariyle hasarlı değerinin de raporda yer alması gerektiğini, ancak bilirkişi aracın hasarlı değerini yetkili bayi/satıcı veyahut internet adreslerinden araştırmadığını, raporun denetime elverişli olmadığını, 15.000,00-TL olarak bulunan değer kaybı bedelinin dayanaktan yoksun olduğunu, bilirkişi tabiri caizse keyfi olarak bir tespitte bulunduğunu, bu sebeple söz konusu bilirkişi raporuna tarafımızca itiraz edildiğini ve Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından ek rapor alınmasına karar verildiğini, mevzu bahis bu ek rapor da hukuka aykırılık teşkil ettiğini, Şöyle ki bilirkişi ek raporlarında sadece, aracın değerinin düşük belirlendiği itirazımıza istinaden aracın hasarsız değerinin 620.000,00-TL olacağı tespit edildiğini, ancak bu tespit bilirkişi kök raporundaki aynı bayilere/galerilere sorularak yapıldığını, farklı bayilere sorulma ihtiyacı dahi hissedilmediğini, 3 farklı bayinin/galerinin aracın hasarsız değerine ilişkin tespitini aynı yönde ve aynı aralıklarla değiştirmesi söz konusu bilirkişi raporunun sıhhatine gölge düşürdüğünü, bu iki tablo incelendiğinde görüleceği üzere, ne hikmetse ... ...Gözdem arasındaki fiyat farklı her iki tablo açısından 10.000,00-TL olduğunu, ... arasındaki fiyat farklı ise her iki tablo açısından 5.000,00-TL olduğunu, bilirkişi raporunda aracın değerinin hangi hususa dayanılarak artırıldığını, bilirkişinin ve bayilerin fikrini hangi hususun değiştirdiğini, bayilerin bu artışta neyi göz önünde bulundurduğu bildirmeden tabiri caizse keyfi ve gerekçesiz bir tespit yapıldığını, raporlar arasında bulunan çelişkinin giderilmesi adına iş bu dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesini talep ettiğini, sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme ile Sigorta Tahkim Komisyonundan görülen yargılamada alınan hukuka aykırı raporlar arasındaki farktan dolayı iş bu icra takibi ve itirazın iptali davası ikame edilmişse de uyuşmazlığın çözümü adına dosyanın yeniden bilirkişiye tevdii edilerek haklılığımızın ortaya konması gerekliliği hasıl olduğunu, ekte yer alan Türkiye Sigorta Birliği (TSB) verilerine göre aracın 2023 tarihindeki değeri 916.609,00-TL' olduğunu, internet üzerinden yapılan araştırma sonucunda ise hasarlı olan bir aracın değeri en az 665.000,00-TL olduğunu, ancak Sigorta Tahkim Komisyonunda alınan bilirkişi raporunda, kaza tarihi 26.02.2023 olmasına rağmen aracın hasarsız değerinin 570.000-580.000-TL arasında olacağını tespit ettiğini, aracın değerinin düşük belirlenmesine itiraz ettiğini, aracın değeri belirlenen tutardan daha yüksek olduğunu, bu durum değer kaybı tutarını da etkilemekte olup değer kaybı bedeli de belirlenen tutardan daha yüksek olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı olup yeni bir rapor alınmasını talep ettiklerini, değer kaybı zararının zorunlu trafik sigortasının teminatı kapsamında olduğunu, kaza tarihi itibariyle poliçe limiti 120.000,00-TL olduğunu, Sigorta şirketleri, zarar görenin tüm zararını karşılamakla mükellef olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir, DELİLLER: İzmir... İcra Dairesi... sayılı dosyası, ekspertiz raporu, hasar doyası, Trafik Poliçesi delil olarak değerlendirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, sigorta teminatı olarak gerçek zararın üzerinde bir ödeme yapıldığı iddiasıyla fazla ödemenin zarar görenden iadesi talebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. 2-Dosya kapsamının incelenmesinde, davacı sigorta şirketi nezdinde KZMMS sigorta poliçesiyle sigortalı olan dava dışı ...'a ait ... plaka sayılı araç ile davalı şirketin maliki olduğu ...plaka sayılı araç arasında 26/02/2023 tarihinde gerçekleşen trafik kazası nedeniyle davalı şirketin başvurusu üzerine davacı şirket tarafından davalıya 23/06/2023 tarihinde 36.705,55-TL değer kaybı zararı ödemesi yapıldığı, davalı şirket tarafından ödemenin yetersiz bulunması üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu'na bakiye değer kaybı zararının karşılanması amacıyla başvuruda bulunulduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu'nu...Esas sayılı dava dosyasında değer kaybı zararının 20.000,00-TL olduğunun tespit edilerek davanın reddine karar verildiği, davacı şirket tarafından 20.000,00-TL üzerinde kalan değer kaybı ödemesi olan 16.705,55-TL'nin iadesi hususunda dava konusu tabinin başlatıldığı görülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı sigorta şirketinin sigortalısı araç ile davalıya ait araç arasında gerçekleşen kaza nedeniyle davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında ödenen değer kaybı zararının 16.705,55-TL'lik kısmının faizi ile birlikte davacı sigorta şirketine iadesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. 3-Ödeme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 77.maddesinde sebepsiz zenginleşme "Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur." 78. Maddesinde "Borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir. Zamanaşımına uğramış bir borcun ifasından veya ahlaki bir ödevin yerine getirilmiş olmasından kaynaklanan zenginleşmeler geri istenemez. Borç olmadığı hâlde ödenmiş olan edimin geri istenmesine ilişkin diğer kanun hükümleri saklıdır." şeklinde düzenlenmiştir. 5-Davacı tarafça davalıya ait aracın 20.000,00-TL değer kaybına uğradığı, bunun üzerinde gerçekleştirilen ödemenin iadesinin gerektiği ileri sürülmekte olup, TBK'nın 78. maddesi uyarınca borç olmayan bir edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebileceğinden ödemenin yanlışlığa düşerek gerçekleşmesi halinde sebepsiz zenginleşme kapsamında iadesi istenebilecektir. Somut olayda davacı şirketin gerçekleştirdiği ödemenin açılan hasar dosyası neticesinde sigorta şirketinin değerlendirmeleri neticesinde gerçekleştirildiği, kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında veya davacıya bildirilen hasar ihbarında, kazanın gerçekleşme şekline, aracın değerine veya onarım gören parçalara dair bir yanıltma gerçekleştirildiğine dair iddia ve delil bulunmadığı, davacı sigorta şirketinin basiretli bir tacir gibi hareket ederek kendisine yöneltilen tazminat taleplerini karşılaması gerektiği dikkate alındığında davacının gerçekleştirdiği değer kaybı ödemesinin sebepsiz zenginleşme oluşturduğunun iddia edilebilmesi için bu ödemenin belirgin bir yanılgıya dayanması gerektiği, kendisine kaza ile ilgili bilgiler, kaza tespit tutanağı, araç bilgileri verildiği ve bunlara istinaden yaptırdığı ekspertiz incelemesi sonucu değer kaybı miktarını36.705,55-TL olarak tespit ettiği sabit olan davacı şirketin gerçekleştirdiği ödemenin yanılgıya dayandığının söylenemeyeceği, Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin ".... Tüm bu veriler ışığında davacı sigorta şirketince yapılan ödemenin hataen yapıldığı iddiası mesmu olmayıp, dinlenemez. Davacı sigorta şirketince ödeme yapıldığı tarih itibari ile ölenin tam kusurlu olduğu bilinebilecek bir durumdur. Davacı tarafça yapılan bu ödeme hataen olmadığı gibi cebri icraya dayalı bir ödeme de değildir. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir." (...Karar) şeklindeki kararında da vurgulandığı üzere sigorta şirketinin yanıltılmaksızın tespit edebileceği hususlarda hatalı ödeme iddiasının dinlenemeyeceği, somut olay özelinde değerlendirme yapılması gerekirse, davacı şirketin sigorta tazminatını ödemeden önce gerekli inceleme ve değerlendirmeleri yaparak gerçek değer kaybı zararı miktarını hesaplaması ve zarar görene ödemesi gerektiği, davalı zarar görenin sigorta ödemesini yetersiz bularak başvurduğu tahkim yargılaması sırasında zararın kendisine ödenen miktardan daha az olduğu tespit edilmiş ise de sigorta şirketini fazla ödeme yapmaya iten bir yanılgılı davranış bulunmadığından davacı şirketin ödemesinin sebepsiz zenginleşme olarak değerlendirilemeyeceği kanaatiyle davanın reddine karar verilmiştir.(Benzer yönde değerlendirme için bkz: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8.Hukuk Dairesi 2019/1363 Esas, 2021/1814 Karar sayılı ilamı: Davacıya ZMMS poliçesiyle sigortalı... plakalı araç ile dava dışı... plakalı aracın 10.01.2008 günü çarpışması sonucu meydana gelen kazada davalıların desteği...n öldüğü, kaza tutanağına göre olayın gelişimi ve sürücülerin kusur dağılımına göre davacı şirkete sigortalı...plakalı aracın sürücüsü ...’ün olayda diğer sürücü ile eşit oranda yarı yarıya kusurlu değerlendirildiği, kazadan sonra davalılardan anne ...'ye ve baba...'a eşit olarak 5.423,00 TL toplam 11.581,00 TL'nin 24.10.2008 tarihinde ödendiği, akabinde davalılar tarafından Erzurum ... Asliye Hukuk Mahkemesinin... esas sayılı dosyasından anne ve babaya 922,00 TL destekten yoksunluk tazminatı, 415,00 TL işlemiş faiz, 500 TL vekalet ücreti ve 100 TL masraf olmak üzere 1.937,00 TL'nin 30.01.2013 tarihinde ödendiği, Erzurum ... Ağır Ceza Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında davacıya sigortalı aracın sürücüsü ...’ün olayda kusurunun bulunmadığından beraatine hükmedildiği ve kararın Yargıtay... Ceza Dairesinin kararıyla onanması üzerine davacı sigorta şirketinin yaptığı ödemenin tahsili için davalılar aleyhine takip başlattığı, davalıların takibe itirazı üzerine bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ödemenin sigorta şirketi tarafından rızaen yapılmış olmasına, davacının kötü niyetli olduğunun ispatlanamaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddinde bir isabetsizlik olmamasına göre, davacı vekili ile davalılar vekilinin istinaf sebeplerinin HMK.nun 353/1-b/1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.) 6-Davalı tarafça kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de, kötü niyet tazminatına hükmedilmesi için alacaklının takipte haksız ve kötü niyetli olması gerektiği, davacı sigorta şirketinin sebepsiz zenginleşme iddiası ile daha önce davalıya ödediği tazminat bedelini iade istemesinin kötü niyeti göstermeyeceği, ayrıca davacının kötü niyetini ispatlar başkaca bir delil de sunulmadığı dikkate alınarak kötü niyet tazminatı şartlarının oluşmadığı değerlendirilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Talep bulunmadığından kötü niyet tazminatı hususunda karar verilmesine yer olmadığına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın peşin olarak alınan 427,60-TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,80-TL bakiye karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına takdir edilen 21.014,31-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, dava değerinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesinde gösterilen İstinaf kanun yolu başvuru sınırının altında kalması nedeniyle kesin nitelikte olduğu ve kanun yoluna başvurulamayacağı açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/03/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır