İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/566 E. 2025/77 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/566
Karar No
2025/77
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/566 Esas KARAR NO : 2025/77 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/07/2024 KARAR TARİHİ : 28/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILMA TARİHİ : 17/02/2025 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ile; Müvekkilinin ... plakalı araç sahibi olduğunu, Müvekkiline ait ... plakalı aracın 08.02.2024 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, 08.02.2024 tarihinde davalılardan... sevk ve idaresindeki diğer davalı...Genel Müdürlüğüne ait ... plakalı aracın müvekkiline ait... plakalı araca park halinde iken çarparak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında müvekkiline ait ...plakalı ...marka araçta maddi hasar meydana geldiğini, DAVALI sürücü ...nın asli ve tam kusurlu davranışları nedeniyle gerçekleşen kaza sonucunda, müvekkiline ait araçta kazadan kaynaklı değer kaybı meydana geldiğini, kazaya sebebiyet veren...plakalı araç...Genel Müdürlüğüne ait bir otobüs/araç olup araç sahibi kurum da kaza dolayısıyla meydana gelen hasar ve değer kaybından sorumlu olduğunu, Müvekkiline ait araca ilişkin yapılan tramer sorgusunda davalı tarafça park halinde çarpma sonucunda 32.241,00-TL hasar kaydı olduğunun görüldüğünü, Fazlaya ilişkin her türlü talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla; 08.02.2024 tarihli kaza sebebi ile müvekkiline ait... plakalı araçta oluşan değer kaybının şimdilik 5.000,00-TLsinin kaza tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ...Sigorta A.Ş. vekili, cevap dilekçesinde; Davacının... Sigorta A.Ş. firmasında kasko poliçe olması nedeniyle 24/05/2024 tarihinde 35,270.36-TL rücu ödemesi ödeme yapıldığını, iş bu ödemenin poliçe limitinde değerlendirilmesi gerektiğini, başvuru sahibinin talebinin haksız ve mesnetsizdir olduğunu, müvekkili şirkete yapılan başvuru üzerine ... Nolu dosya açılmış olup şirket tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesi neticesinde aracın 26/01/2020 tarihli ağır hasarı bulunduğunun tespit edilmesi sebebi ile kanun gereği değer kaybı hesaplaması yapılamadığını, davacının değer kaybı tazminat talebinin teminat dışı olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde; Müvekkili sürücünün kazanın meydana gelişinde kusurunun bulunmadığını, Davalı müvekkilinni kazanın meydana gelmemesi için tüm dikkat ve özeni gösterdiği halde kazaya engel olamadığını, Müvekkili sürücü...'nın meydana gelen kazada kusuru olduğunu kabul etmemekle birlikte değer kaybı bedeli hesaplamalarında araca ait marka, model, teknik donanım, aracın km'si gibi özelliklerin önem arz ettiğini, bu bilgiler göz önüne alınarak mahkeme tarafından belirlenecek bir bilirkişi marifeti ile inceleme yapılması gerektiğini, Davacı yana ait ... plakalı araç, dava konusu kaza meydana gelmeden önce başka bir kazada ağır hasar aldığını ve buna ilişkin kaydı bulunduğunu, farklı bir kaza nedeniyle önceden ağır hasar kaydı olan bir araç için değer kaybı talep edilemeyeceğini, davacı yanın talep ettiği alacaklara mevduata uygulanan en yüksek faizin işletilmesinin hukuken mümkün olmadığını, dava konusu tazminat talebi haksız fiile dayanmakta olup talep edilen alacaklara yalnızca yasal faiz uygulanmasının mümkün olmadığını, bu nedenle talep edilen faiz oranının reddinin gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı İzmir Elektrik, Su, Havagazı, Otobüs ve Troleybüs Genel Müdürlüğü vekili, cevap dilekçesinde; dava konusu olayda idarelerine yüklenecek herhangi bir kusur bulunmadığını, somut olayda, davacının bizzatihi kendi kusuru ile dava konusu kazanın yaşanmasına sebebiyet verdiğini, İdare sürücüsü dava konusu kazanın meydana gelmemesi için tüm dikkat ve özeni göstermiş ise de dava konusu kaza; davacının ve diğer araç sürücülerin sağlı sollu araçlarını park ederek İdareye ait uzun otobüsün geçişine ve manevra kabiliyetine engel olarak yolu daraltmaları nedeniyle yani davacının kendi asli ve tam kusuru ile meydana geldiğini, personel seçiminde ve gözetiminde özen yükümlülüğünü yerine getiren kurumlarına yöneltilecek herhangi bir kusur bulunmaması nedeniyle haksız açılan bu davanın reddine, davacı aracında oluştuğu iddia edilen değer kaybı bedeli taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, haksız açılan işbu davanın usul ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Trafik kaza tutanağı, araç ruhsatları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, fatura suretleri, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 14/11/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...Değer kaybı bedeli yönünden: ...plaka sayılı ... JOY 1.5 DCI 75 2017 model otomobilin 08.02.2024 riziko tarihi itibarıyla dava konusu olaya bağlı olarak piyasa rayiçlerine göre 5.000,00 TL reel değer kaybı meydana geldiği görüş ve kanaatine varılmıştır. Somut olayda davalı...Sigorta A.Ş. kazada kusurlu olan... plaka sayılı aracın ...numaralı poliçesi kapsamında, düzenleme tarihi itibarıyla KZMM Sigortasını tanzim eden şirket olup,... plaka sayılı araçta meydana gelen zararı (Sn. Mahkemenin takdir edeceği sigortalısının kusuru oranında) sigortacısının sorumluluk riski ve K.T.K 85/1 ve 91 kapsamında 5.000,00 TL. olarak tespit edilen değer kaybı bedelinden poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır.." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan değer kaybı zararının karşılanması talepli maddi tazminat davasıdır. 2-Dava konusu uyuşmazlık, davacıya ait... plaka sayılı araç ile davalı...Genel Müdürlüğü'nin işleteni, davalı ...nın sürücüsü ve davalı... Sigorta A.Ş.'nin KZMMS sigorta poliçesiyle sigortalısı olan ...plaka sayılı araç arasında gerçekleşen 08/02/2024 tarihli trafik kazası nedeniyle davacıya ait aracın değer kaybı zararının davalılardan tahsili talebine ilişkin olup, kusur dağılımı ve değer kaybı zararının miktarı hususlarında taraflar arasında ihtilaf bulunmaktadır. 3-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun; 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir. 4-Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir. Dosyaya getirtilen sigorta poliçesine göre davacıya ait araca zarar verdiği ileri sürülen... plaka sayılı aracın davalı... Sigorta A.Ş. nezdinde kaza tarihini kapsar şekilde 27/02/2023-24/02/2024 tarihleri aralığında vadesi bulunan KZMMS sigorta poliçesiyle sigortalı olduğu, kaza tarihi itibariyle davalı şirketin poliçeden dolayı araç başına 200.000,00-TL'ye kadar sorumluluk limiti bulunduğu görülmüştür. 5-Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir. Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." 50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." 6-Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış, -Fiilin hukuka aykırı olması -Zararın meydana gelmesi, -Kusur, -Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır. Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır. 7-Taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık kazanın meydana gelmesindeki kusur dağılımı noktasındadır. Kusur dağılımının belirlenmesi noktasında kusurun ağırlığı ve dağılımının takdiri münhasıran hakimin yetkisinde olmakla birlikte uygulamada kusur dağılımına esas kural ihlallerinin tespiti yönünden sıklıkla bilirkişi raporu alınmaktadır. Bununla birlikte 6100 sayılı HMK'nın 266/1.maddesinin 2.cümlesinde yer alan "Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz." hükmü uyarınca kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımı genel bilgi ve tecrübeyle çözümlenebilecek nitelikte ise bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Dosyaya sunulan, trafik ekiplerince düzenlenmiş ve taraflarca yargılama sırasında kaza oluş şekli yönünden itirazda bulunulmayan kaza tespit tutanağına göre dava konusu kazanın davacıya ait aracın park halinde bulunduğu sırada, davalı ...'nın sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracın davacıya ait araca çarpması suretiyle gerçekleştiği, kaza tespit tutanağında davalı araç sürücüsünün KTK'nın 67/1-b maddesini ihlal ettiğinin belirtildiği görülmüştür. Kaza tespit tutanağında anlatımı belirtilen kaza oluş şekline göre kaza tespit tutanağında davalı araç sürücüsü ...'nın KTK'nın 67/1-b maddesinde düzenlenen hükme yönelik kural ihlalinde bulunduğu belirtilmiş ise de anılan yasa hükmünde "Yönetmelikte belirtilen şartlar dışında geriye dönmek veya geriye gitmek yasaktır. İzin verilen hal-lerde bu manevraları yapacak sürücüler, karayolunu kullananlar için tehlike veya engel yaratmamak zorundadır." kuralının düzenlendiği, oysa dava konusu kazanın gerçekleşmesinde geriye manevra yasağının ihlaline yönelik bir tespit ve iddia bulunmadığı, kaza sonrası fotoğraflarına göre kaza sırasında davacıya ait aracın yol alanı dışında yol kenarında yer alan boşlukta park halinde olduğu, KTK'nın 84/1-L maddesinde; "Araç sürücüleri trafik kazalarında; l-) Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma, Hallerinde asli kusurlu sayılırlar." hükmünün düzenlendiği ve park halinde bir araca çarpmış olmanın asli kusurlu olarak kabul edileceği, davacıya ait aracın yol şeritleri dışında ve nizami olarak-yola taşmayacak- şekilde park halinde olduğu, davalı araç sürücüsünün kullandığı aracın ölçülerine ve dönüş açısına göre yol kenarındaki araçlara çarpmayacak şekilde geçişini sürdürmesi gerektiği halde bu hususta gerekli dikkat ve özeni göstermemekle kazanın oluşumuna asli ve tam kusuruyla sebebiyet verdiğinden %100 oranında kusurlu kabul edilmiştir. 8-Davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı zararının tespiti yönünden dosya araç hasarları konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 14/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait aracın kaza tarihindeki hasarsız değerinin 345.000,00-TL olduğu, kaza sonrasında onarımının ekonomik olduğu ve kaza nedeniyle 5.000,00-TL değer kaybı zararına uğradığı yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporuna karşı davacı taraf ve davalı taraf vekillerince ayrı ayrı itirazlar ileri sürülmüş ise de, davacıya ait aracın dosyaya getirtilen dava öncesi kaza tarihinden önce gördüğü onarım kayıtlarına göre aracın pert-total işlemi görerek çekme belgesi işlemi yapılacak şekilde hasar gördüğü 26/01/2020 tarihli bir kazasının bulunduğu, daha önce çekme belgesi bulunması nedeniyle aracın kazasız emsallerinden önemli ölçüde düşük değerli olduğu ancak dava konusu kaza nedeniyle ayrıca yeni bir hasar kaydı daha oluşacak olması nedeniyle değerinde bir miktar daha azalma gerçekleşeceğinin kabulü gerektiği gözetilerek bilirkişi raporunda belirtilen 5.000,00-TL değer kaybı zararı oluşumu aracın marka, model, segment ve önceki tarihli kazalarından dolayı oluşan hasar kayıt durumuna göre piyasa şartlarına uygun olduğu değerlendirildiğinden davacıya ait aracın dava konusu kaza nedeniyle 5.000,00-TL değer kaybına uğradığı kabul edilmiştir. 9-Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu zorunlu mali sorumluluk sigortasından kaynaklanmakta olup, kaza tarihinde sorumluluk üst sınırı araç başına 200.000,00-TL olduğundan dava öncesi ve dava sırasında gerçekleşen ödemelerin mahsubu gerekmektedir. Cevap dilekçesi ve aşamalarda sunulan ödeme belgelerinin incelenmesinde, davalı şirket tarafından davacıya ait aracın Kasko sigortacısı olan ... Anonim Şirketi'ne 24/05/2024 tarihinde 35.270,36-TL ödeme yapıldığı ve bakiye poliçe limitinin 164.729,64-TL olduğu anlaşıldığından davalının ancak 164.729,64-TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulabileceği görülmüştür. Talep edilen ve mahkememizce tespit edilen 5.000,00-TL değer kaybı tazminatının poliçe limitleri içerisinde kaldığı, davalı tarafça poliçe limitlerini daha çok azaltan başkaca bir ödeme gösterilmediği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiş ve 5.000,00-TL değer kaybından kaynaklanan maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davacı tarafça tazminat miktarına kaza tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması talep edilmiştir. Öncelikle faiz sorumluluğunun başlangıcı yönünden yapılan incelemede; davalı araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu kaza ile birlikte başlamakla ayrıca bir ihtar gerekmeksizin kaza tarihinden itibaren temerrüt halinde oldukları gözetilerek kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu ise poliçeden kaynaklandığından faiz sorumluluğunun başlaması için temerrüde düşürülmesi gerekmekte olup, dava öncesinde 04/04/2024 tarihli hasar ret yazısıyla davalının temerrüde düştüğü anlaşıldığından temerrüt tarihi 04/04/2024'ten itibaren faize hükmedilmiştir. Faiz türü yönünden yapılan incelemede, davacı tarafça tazminat bedeline mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması talep edilmiş ise de bir tazminat veya alacağa yasal faiz dışında yasal faizden daha yüksek oradan bir faiz oranının uygulanabilmesi için yasadan veya sözleşmeden kaynaklanan bir faiz sorumluluğu bulunması gerekmekte olup haksız fiilden kaynaklanan uyuşmazlıkla ilgili davalının banka mevduat faiz oranları nispetinde sorumluluğunu gerektirir yasal veya akdi bir sorumluluğu bulunmadığından mevduat faiz oranının uygulanamayacağı, her ne kadar davalıya ait araç ticari nitelikte ise de davacının açıkça ticari faiz talebinde bulunmamış olması nedeniyle mahkememizin talebi aşar şekilde ticari faize hükmedemeyeceği gözetilerek yasal faiz türü üzerinden hüküm kurulmuştur. 10-Her ne kadar davanın kabulüne karar verilmiş ise de; "6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir. Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır. Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." (Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar sayılı ilamı) Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur. "(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin 2024/762 Esas 2024/687 Karar sayılı 25/04/2024 tarihli ilamı) Yukarıda alıntılanan Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre, sigorta şirketine yazılı başvuru dava şartının bulunduğu uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvuru şartı zorunlu olmadığı halde davacı tarafça bu yola gidilmesi halinde bu tutarın davacıya yükletilmesi gerekmektedir. Zira dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya ödenen ücretin davalıya yükletilebilmesi için uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olması gerekmekte olup, yukarıda da açıklandığı üzere somut uyuşmazlıkta alternatif uyuşmazlık çözüm yolu benimsendiğinden ayrıca arabuluculuk başvurusunda bulunulmasına gerek bulunmadığı halde arabuluculuk başvurusu yoluna gidilerek yargılama gideri sarfiyatı yapıldığı anlaşıldığından, mahkememizce Yargıtay ve istinaf uygulaması dikkate alınarak, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, 5.000,00-TL değer kaybı zararının davalı... Sigorta Anonim Şirketi'nin sorumluluk sınırı bakiye poliçe limiti 164.729,64-TL aşılmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına davalı İzmir Elektrik, Su, Havagazı, Otobüs ve Troleybüs Genel Müdürlüğü ile ... yönünden kaza tarihi 08/02/2024, davalı... Sigorta Anonim Şirketi yönünden temerrüt tarihi 04/04/2024 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın peşin olarak alınan 427,60-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan bakiye 187,8‬0-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 5.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı, 536,00-TL posta ve tebligat ücreti, 3.500,00-TL bilirkişi ücreti toplamı 4.463,60-TL yargılama giderinin, davalılardan davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, Davacı vekilinin, davalı... Sigorta vekili ile İhbar olunan... A.Ş. E-duruşma yoluyla yüzüne karşı, Davalı...Genel Müdürlüğü vekilinin ve Davalı... vekili duruşmada yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda davalılar yönünden miktar itibariyle kesin, davacı yönünden ise gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/01/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/566, K. 2025/77, T. 28.01.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-566-e-2025-77-k-d14cd276636f