İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/363 E. 2024/1161 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/363
Karar No
2024/1161
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/363 Esas KARAR NO : 2024/1161 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/04/2024 KARAR TARİHİ : 19/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirkete icra takibine konu 29.11.2023 tanzim tarihli ve ... fatura numaralı e-faturada belirtilen çeşitli mallar satın aldığını, müvekkili tarafından davalı şirketçe alınan malların tam ve eksiksiz olarak teslim edildiğini, müvekkili tarafından davalı şirkete malların tam ve eksiksiz olarak teslim edilmiş olmasına rağmen davalı-borçlu şirket tarafından malların bedeli tüm müracaatlara rağmen ödenmediğini, bunun üzerine müvekkili alacağının tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine başlatıldığını, ancak davalı şirketçe borca itiraz edilmiş olduğundan, icra takibinin durduğunu, diğer yandan davalı-borçlu şirketin müvekkiline borcunun olmadığını iddia etmiş ise de durumun gerçeğini yansıtmadığını, müvekkilinin alacağının davalı borç şirket tarafından ödenmediğini, arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu... arabuluculuk dosya numarası kapsamında yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığını belirterek davalı borçlunun haksız, dayanaksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile icra takibinin devamına borçlunun alacak miktarının %20'si oranında icra inkar tazminatı ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. müvekkili şirketin davalı şirkete icra takibine konu 29.11.2023 tanzim tarihli ve ... fatura numaralı e-faturada belirtilen çeşitli mallar satın aldığını, müvekkili tarafından davalı şirketçe alınan malların tam ve eksiksiz olarak teslim edildiğini, müvekkili tarafından davalı şirkete malların tam ve eksiksiz olarak teslim edilmiş olmasına rağmen davalı-borçlu şirket tarafından malların bedeli tüm müracaatlara rağmen ödenmediğini, bunun üzerine müvekkili alacağının tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine başlatıldığını, ancak davalı şirketçe borca itiraz edilmiş olduğundan, icra takibinin durduğunu, diğer yandan davalı-borçlu şirketin müvekkiline borcunun olmadığını iddia etmiş ise de durumun gerçeğini yansıtmadığını, müvekkilinin alacağının davalı borç şirket tarafından ödenmediğini, arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu ... arabuluculuk dosya numarası kapsamında yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığını belirterek davalı borçlunun haksız, dayanaksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile icra takibinin devamına borçlunun alacak miktarının %20'si oranında icra inkar tazminatı ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyasına konu itirazın iptalini istediğini, öncelikle açılan dava ve talep edilen alacak kalemleri için zamanaşımına uğradığını,bu sebeple zamanaşımı itirazlarını sunduklarını, ayrıca itirazın iptali davasının süresinde açılmadığını, süresinde açılmayan davanı reddinin gerektiğini, fatura düzenlenmesi, müvekkiline teslim edilmesi ürünlerin tam ve eksiksiz olarak yine müvekkiline teslim edildiğini, iddialarının gerçeği yansıtmadığını, zira müvekkili ile dava konusu faturaların tebliğ edilmediğini, yine iddia üzerine ürünlerinde tam ve eksiksiz teslim edilmediğini, orta da bir ticari ilişki olduğunun net bir biçimde tespit edilebilmesi için fatura konusu malın yada hizmetin usulüne uygun olarak karşı tarafın uhdesine geçirilmiş olması gerektiğini, belirterek haksız davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan fatura bedelinin tahsili için başlatılan icra takibinde ödeme emrine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu İzmir...cra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine bir adet fatura alacağına ilişkin olarak toplam 120.317,601-TL üzerinden takibin başlatıldığı ödeme emrinin davalı/ borçluya tebliğ edildiği, davalı tarafından ödeme emrine itiraz edildiği ve itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Dava, bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir. Davacı vekili takibe konu edilen faturada yer alan ürünlerin davalı teslim edildiğini iddia etmekte, davalı vekili ise davanın zamanaşımına uğradığını, takipte yer alan fatura dışında başkaca sunulan belgelerin kabul edilmemesi gerektiğini ve faturada yer alan ürünlerin teslim edilmediğini savunmaktadır. Zamanaşımı defi incelendiğinde, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi TBK' nun 207 vd. Maddelerinde düzenlenen satım sözleşmesine yönelik olduğundan ve satım sözleşmeleri için ayrıca bir zamanaşımı süresi kanunda düzenlenmediğinden, faturanın tarihi 29/11/2023 olduğundan, eldeki davanın TBK' nun 146. maddesi gereği 10 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmekle zamanaşımı define itibar edilmemiştir. Davacı satım sözleşmesinde satıcı konumunda bulunduğundan ücret talep edebilmesi için öncelikle faturaya konu ürünleri davalı/satın alana teslim ettiğini ispatla yükümlüdür. Bu nedenle mahkememizce ön inceleme celsesinde taraflara ticari defterlerinin bulunduğu adresi bildirmek için mehil verilmiş olup, davalı vekili süresi içerisinde mahkememize bilgi vermediğinden davacı ticari defterleri ile celp edilen B/A formları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, Davacının ticari defterlerinin incelenmesi için Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat sonucu bilirkişinden alınan 23/09/2024 tarihli raporun sonuç kısmına göre, "Dava dosyası ve ekleri davacı defterleri üzerinde Sayın Mahkemenin talimatları doğrultusunda yapılan inceleme sonucunda , raporun Mali İnceleme ve Tespitler bölümünde ayrıntısı açıklandığı üzere; 1-Davacı ... ELEKTRONİK ELEKTRİK İMALAT SANAYİ VE TİCARET A.Ş.'nin 2023 yılı yasal defterlerine ilişkin incelemeler E-DEFTER üzerinden yapılmış olup, Davacı 2023 döneminde E-Defter tutma yükümlülüğünde bulunduğu, tutulan E-Defterler kapsamında yevmiye defterinin açılış ve kapanış beratlarının alındığı, dolayısıyla davalının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak süresinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, 2-Davacının Yevmiye kayıtlarının incelenmesi sonucu 31.12.2023 tarihi itibariyle Davalıdan 116.848,90 TL alacaklı olduğu, 3-Davacı tarafından düzenlenen 29.11.2023 Tarih ve ... nolu faturanın Yevmiye defter kayıtlarında olduğu, Ticari Fatura Senaryosu olarak düzenlendiği alıcı tarafından faturaya RED yanıtı verilmediği, 4- Fatura ilişkin malların Davalıya ... Kargo A.Ş. vasıtasıyla teslim edildiği sonucuna varılmış olup; nihai değerlendirme ve takdir ile hukuki yorum ve nitelendirilmelerin mahkemenize ait olmak üzere " şeklinde rapor sunduğu görülmüştür. Bilindiği üzere; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK m. 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (HMK m. 222/2) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Ek cümle: 22.07.2020 - 7251 S.K./23. Md) Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (HMK m. 222/3) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK m. 222/4) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. (HMK m. 222/5)Bu kapsamda ticari defterlerin sahibi lehine delil olması için kural olarak işin ticari olması, her iki tarafın tacir olması ve iki tarafında ticari defterlerinin incelenmesi ya da belirli şartlara göre tek başına ona dayanması gerekir. Somut olayda, satıcı/davacı tarafından takibe konu edilen bir adet faturanın ticari defterlerlere kaydedilip kaydedilmediğinin incelenmesi için davalı tarafa mahkememizce verilen kesin mehile rağmen ticari defterlerin bulunduğu adresin bildirilmediği, davalının celp edilen B/A formlarına göre takibe konu faturanın davalı tarafça vergi dairesine beyan edildiği, incelenen davacı ticari defterlerine göre davalının 116.848,90 TL borç bakiyesi verdiği, somut olaya uygun emsal nitelikli Yargıtay... H.D.' nin ...Karar sayılı ilamı incelendiğinde, "Mahkemece taraflara usulüne uygun şekilde tarafların ticari defterlerinin ibrazı için süre verilmeli ve ibraz edilen ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmalıdır. Ayrıca davacının takip dayanağı yaptığı faturada da davalı müşterinin vergi dairesi ve vergi numarası bulunmaktadır. Bu bilgilerden hareketle davalının bu fatura ile ilgili -BA- “Büyük Alış” beyannamesi verip vermediği sorulmalı, böyle bir beyanname vermiş ise malları teslim almış sayılacağı değerlendirilmelidir. " şeklinde içtihat oluşturduğu görülmektedir. Bu nedenle davacının düzenlediği ve takibe konu faturaya ilişkin davalının bu fatura ile ilgili -BA- “Büyük Alış” beyannamesi verdiği, celp edilen vergi kayıtlarından ve HMK' nun 222. Maddesine göre davalı ticari defterlerinin incelemeye hazır edilmediği görüldüğünden davacının ürünleri teslim ettiğini kesin delil ile kanıtladığı, ancak takibe konu fatura dışında sonradan düzenlenen 4.331,42 TL bedelli faturanın eklenmesi sonucu davacının 116.484,90 TL alacaklı olduğu, itirazın iptali davalarında takip talebi ile bağlı kalınması gerektiğinden sonradan düzenlenen fatura bedeli takip bedeline eklenemeyeceğinden davacının bakiye 112.517,48 TL yönünden alacaklı olduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne, kabul edilen miktar faturaya dayandığından likit olarak değerlendirilerek davacı lehine tazminata hükmetmek gerekmiştir. Her ne kadar davalı tarafta tazminat talep etmiş ise de, davacının reddedilen bedel yönünden takip başlatmakta kötü niyetli olduğuna ilişkin bir delil sunulmadığından bu talebin kabulü mümkün görülmemiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalı/borçlunun İzmir... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN iptali ile takibin 112.517,48 TL asıl alacak üzerinden devamına,fazla istemin reddine, 2-Davalının sorumlu olduğu 112.517,48 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatı olan 22.503,49.-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 7.686,06 TL karar ve ilam harcının yatan 1.453,14 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 6.232,92 TL' nin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 1.453,14 TL ve 427,60 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 70,00 TL posta ve diğer giderler ile 3.500,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 3.570,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 3.338,55 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 7.800,13 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 8-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin her iki tarafta oturuma katıldığından kabul red oranı nazara alınarak 233,39 TL' sinin davacıdan, bakiye kalan 3.366,61 TL' nin ise davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 9-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, taraf vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/12/2024 Katip ... E imza¸ Hakim ... eimza

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/363, K. 2024/1161, T. 19.12.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-363-e-2024-1161-k-c04da1965b74