İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/406 E. 2023/1062 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/406
- Karar No
- 2023/1062
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/406 Esas KARAR NO : 2023/1062 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/05/2023 KARAR TARİHİ : 26/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkil şirket arasında 02.12.2021 tarihli "OSGB ile Hizmet Alan İşyeri Arasındaki İş Güvenliği Uzmanlığı Sözleşmesi" ve "OSGB ile Hizmet Alan İşyeri Hekimliği Sözleşmesi" imzalandığını, 2021 yılından beri davalı şirkete iş sağlığı ve güvenliği konusunda hizmet verildiğini, müvekkili şirket tarafından verilen hizmetler karşılığı faturalar düzenlendiğini, davalı faturalara yasal süresinde itiraz etmediğini,,fatura içeriğini kabul etmiş sayıldığnı, müvekkilinin tüm bu çabalarına rağmen faturalara konu bedeli ödenmediğinden davalı aleyhine İzmir...İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlandığını, davalı borçlu tarafından borcun 5.500,00-TL kadar bedeli kabul ettiğini, bakiye alacağa ve ferilerine itiraz ettiğini, davalının müvekkiline takibe konu edilen faturalardan dolayı borçlu olduğunu, davalı borçlu aleyhine bakiye alacak yönünden işbu itirazın iptali davası açma zorunluluğu hasıl olduğunu, müvekkili şirket firmalaa iş sağılığı ve güvenliği hizmetleri yöntemliğine ve işyeri hekimi ve iş güvenliği görev,yetki sorumluluk eğitimleri hakkında yönetmelik kapsamında belirtilen işyeri hekimliği iş güvenliği konularında hizmet vermekte olduğunu, "OSGB ile Hizmet Alan İşyeri arasındaki İş Güvenliği Uzmanlığı Sözleşmesi" ile "OSGB ile Hizmet Alan İşyeri arasındaki İşyeri Hekimliği Sözleşmesi”incelendiğinde; davacı müvekkili Şirket hizmet veren, davalı şirket ise; hizmet alan konumunda olduğunu, dolayısıyla sözleşme ile davalı Şirketin işyerinde müvekkili şirket tarafından sözleşmede belirtilen koşullarda iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verilmesinin kararlaştırıldığını anılan sözleşme gereği müvekkili şirket üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, müvekkili şirketin yükümlülüklerden bahsedecek olur isek; davalı işyerine dair risk değerlendirme raporları hazırlanmış, davalı şirket çalışanlarına İş Sağlığı ve Güvenliği eğitimi verilmiş, acil durum eylem planı hazırlanmış, çalışan sayısına göre acil durum ekiplerinin oluşturulmuş çalışanların periyodik sağlıkmuayenelerinin yapılmış çalışma ortamı gözetimi ve çalışanların yaptıkları işlere göre sağlık gözetimlerini yerine getirmiş, saha toplantıları yapmış, periyodik muayenelerde bulunmuş, iş sağlığı ve güvenliği tespit ve nerilerinde bulunmuş, işyerine özgü yürütülen çalışmaların, İş sağlığı ve güvenliği yönünden planlaması ve organizasyonu için rehberlik ve danışmanlık görevlerini yerine getirildiğini, taraflar arasında akdedilen İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmet Sözleşmesinin 5.maddesinde; "Sözleşme kapsamında hizmetin OSGB tarafından yerine getirilmesi halinde;, işveren tarafından OSGB'ye 20 kişilik aylık net 1250 TL + KDV çalışan sayısının 25 kişiye kadar olan durumda bu tutara kişi başı 62,5 TL+KDV çalışan sayısının 25 kişiyi geçmesi durumunda 75 TL +KDV eklenecektir." Sözleme Süresi ve Fesih Hakkı başlıklı 8.maddesinde; "Bu sözleşmenin 02.12.2021 tarihinde imzalanmasıyla birlikte yürürlüğe girer ve 11 ay süre ile yürürlükte kalır. Sözleşmenin süresinin bitiminden en geç 3 ay önceden bildirim yapılmaması halinde sözleşme kendiliğinden 1 yıl süre ile uzamış kabul edilecektir. Bu halde artış %20 olarak uygulanacaktır." denilmektedir, davalı sözleşme süresi bitiminden 3 ay önce bildirim de bulunmamış, sözleşme kendiliğinden uzadığını, 2023 yılında müvekkil yine sözleşme ilişkisi devam ettiğinden 2023 yılında da saha toplantıları, iş sağlığı eğitimleri vermeye devam ettiğini, davalı borçlu her ne kadar müvekkiline borcunun olmadığını ileri sürerek sırf zaman kazanmak amacıyla kötü niyetli olarak başlatılan icra takibine itiraz ederek takibin durdurulmasını sağlanmış ise de, davalı borçlunun takibe konu bakiye alacak ve ferilerinden sorumlu olduğunu, davacı taşeron tarafından davalı adına 12.05.2014 tarih ve 42859 nolu, 592.301,72 TL bedelli, 1 nolu hakediş bedeli konulu fatura düzenlendiği, davacının asıl daaya dayanak icra takibinde bu faturayı borcun sebebi olarak gösterdiğinin anlaşıldığını, . Bilirkişi incelemesi sonucunda, söz konusu davacı faturasının ve 07.04.2015 tarihli 20.000,00 TL davacı ödemesinin davalının icari defterlerinde kayıtlı olduğu, ödeme toplamı 392.090,87 TL mahsup edildiğinde davalı defterlerine göre davacının 220.210,95 TL alacaklı göründüğü anlaşıldığını, bu durumda icra takibine konu alacak miktarının büyük bir kısmının belirli ve borçlu davalı yüklenici tarafından belirlenebilir nitelikte olduğu, davalı defter kayıtlarına göre davalının borçlu göründüğü 220.210,95 TL’nin %20’si oranında hesaplanan 44.042,19 TL üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken alacağın yargılamayı gerektirdiği ve likit olmadığı kabul edilerek icra inkar tazminatının reddi kararı doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması uygun bulunmuş ise de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın 6100 sayılı HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmesinin gerektiğini, davalı borçlunun icra takibine yaptığı haksız itiraz neticesinde işbu itirazın iptali davası açılmadan önce zorunlu dava şartı olan arabuluculuk başvurusu yapılmış ancak arabuluculuk görüşmesinde de taraflar arasında uzlaşma sağlanmadığını belirterek davamızın kabulü ile davalının haksız ve dayanaksız itirazlarının iptaline, davalının itirazı nedeniyle durdurulmuş olan İzmir... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takibin talep edilen bedel üzerinden devamına, temerrüt tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, AAÜT 16/2-c maddesi gereğince tarafımıza lehine vekalet ücretine hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirkete dava dilekçesi ve duruşma günün usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, duruşmalara katılmadığı davaya karşı cevabını bildirilmediği anlaşılmıştır. Dava; iş sağlığı ve güvenliği hizmeti nedeniyle hizmet veren davacının cari hesap alacağının tahsili için başlattığı icra takibine karşı yapılan kısmi itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu İzmir ... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine muhtelif tarihli faturalardan kaynaklı 14.385,58-TL'nin talep edildiği, ödeme emrinin borçlu/davalıya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde yaptığı kısmi itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür. Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçildi. Mahkememizin 03/10/2023 tarihli 4 nolu ara kararı gereğince; tüm dosya kapsamı ve davacı tarafın ticari defterleri incelenerek takip konusu cari hesaba ilişkin faturanın davacı defterinde kayıtlı olup olmadığı, davalının davacıya borcu var ise miktarının hesaplanması için Bilirkişiden alınan 05/12/2023 tarihli raporunda,"Sayın Mahkemenin ara kararı gereğince davacının yasal defter ve dayanağı belgelerinde yapılan incelemeler ile dosya kapsamında yapılan incelemelerde; -Davacı ile Davalı taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, -Davacı ...’nin 2022-2023 yılı Yasal Defterlerinin Lehine Delil Teşkil edebilecek vaziyette olduğu, Davalı ... İNŞAAT NAKLİYAT TAAHHÜT SAN. VE TİC.LTD.ŞTİ. tarafından sayın mahkemeye Resmi Defter ve Belgelerinin inceleme için sunulmamış olduğu, -İzmir ... İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı takip dosyası ile, Alacaklı/Davacı ... firması tarafından Borçlu/Davalı ... İNŞAAT NAKLİYAT TAAHHÜT SAN. VE TİC.LTD.ŞTİ. firmasına karşı 07.03.2023 tarihli (örnek 7) ödeme emri ile, 14.385,58 TL Asıl Alacak (İstenen: Yıllık Reeskont Avans)14.385,58 TL Toplam Alacak bedeline (İcra Takip tarihine kadar gecikme faizi talep etmeden)istinaden takip tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar işleyecek %10,75 Reeskont Avans Faizi ile birlikte ilamsız takip yoluyla takipte bulunulduğu, Ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmiş olduğu, Borçlu vekili tarafından 20.03.2023 tarihinde icra dairesine verilen itiraz dilekçesi ile; kabul etmiş olduğumuz 5.500,00 TL lik miktarından sonra kalan tüm miktara, işlemiş faiz tutarına, faiz oranlarına, avukat vekalet ücretine, takibin tüm ferilerine ve hukuka aykırı olarak yapılan takibe ve gönderilen ödeme emrine, itiraz edilmesi üzerine, icra dairesi tarafından icra takibini durdurma kararı verilmiş olduğu görülmüştür. İcra Takip Dosyasındaki Alacak Bedelinin “Asıl Alacak 14.385,58 TL” açıklamasına dayandırılmış olduğu görülmüştür Davalı... İNŞAAT tarafından 14.385,58.-TL Tutarlı asıl alacak bedelinin 5.500,00.-TL Tutarlı Kısmının Kabul edilmiş olduğu Geriye Kalan 8.885,58.-TL Tutarlı Kısmına itiraz edilmiş olduğu görülmüş olup, Davacı ... firmasının Cari Hesap Bakiye Kalan Alacak Tutarını Oluşturan 1 Adet 2022 Yılından Kalan 2 Adet 2023 Yılına ait olan Toplam 3 Adet Satış Faturasının İçeriği aşağıdaki Şekildedir. Fatura Tarihi E-Fatura No Fatura Açıklaması KDV %8+%18 KDV Dahil Tutar 30.12.22 ...dönemi 1.911.53 top tutarlı 418,78- Faturalardan kalan cari hesap 31.01.23 ...Ocak ayı işyeri hekim hizmetleri 2.270 181,60 2.451,60 Ocak ayı iş güvenliği uzmanı 1,510 271,801.781.80 TOPLAM 3.780 453,40 4,233,4027.02.23... Şubat ayı işyeri hekim hizmetleri 2.270 181,60 2.451,60 Şubat ayı işgüvenliği uzmanı 1.510 271,80 1.781,80 TOPLAM 3.780 453.40 4.233,40 GENEL TOPLAM 8.885,58 Davacı ... firmasının yasal defter ve dayanağı belgelerinin tetkikinde; Taraflar arasında ki ticari çalışmanın davacının yasal defter ve dayanağı belgelerine göre Davacı ve Davalı taraf arasında 02.12.2021 Tarihinde İmzalanmış Olan İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HİZMET SÖZLEŞMESİ ile başlamış olduğu ve 4.233,40.-TL’lik Davacı ... firmasının Davalı ... İNŞAAT NAKLİYAT TAAHHÜT SAN. VE TİC.LTD.ŞTİ. firmasına 27.02.2023 tarihinde kesmiş olduğu satış faturası ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin sonlanmış olduğu, ve buradan hareketle Davacı ... firmasının Davalı... İNŞAAT NAKLİYAT TAAHHÜT SAN. VE TİC.LTD.ŞTİ. firmasından yasal defter ve dayanağı olan cari hesap ekstresinin karşılığı olarak 07.03.2023 İcra Takip Tarihi İtibari ile 14.385,58.-TL tutarında alacaklı olduğu, tespit edilmiştir. Dava Açılış Dilekçesinin Ekinde Sunulmuş Olan (Sözleşme Bilgilerinin Davacı ... firması tarafından girilerek Davalı ... İNŞAAT firması tarafından onaylama işleminin yapıldığı internet sitesinden alınmış olan) T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın İnternet Sitesinden alınan...PROFESYONEL HİZMET SÖZLEŞMESİ örneğine göre İşyeri Hekimliği Sözleşmesinin Davalı ... İNŞAAT tarafından 30.11.2022 tarihinde onaylanarak 10.03.2023 tarihinde Sonlandırılmış olduğu tespit edilmiştir. Dava Açılış Dilekçesinin Ekinde Sunulmuş Olan (Sözleşme Bilgilerinin Davacı ... firması tarafından girilerek Davalı ... İNŞAAT firması tarafından onaylama işleminin yapıldığı internet sitesinden alınmış olan) T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın İnternet Sitesinden alınan...PROFESYONEL HİZMET SÖZLEŞMESİ örneğine göre A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanlığı Sözleşmesinin Davalı ... İNŞAAT tarafından 02.01.2023 tarihinde onaylanarak 10.03.2023 tarihinde Sonlandırılmış olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca Davacı tarafından Davalı tarafa kesilen İcra Takibinin Konusu olan Faturaların E-FATURA Kapsamında TEMEL FATURA senaryosunda kesilen Satış Faturaları olduğu görülmüştür. Dava dosyası içerisinde Davalı...firması tarafından kesilen İade Faturası yada İlgili Faturaların İade edildiğine ilişkin Belge/Belgeler görülememiş olup takdir sayın mahkemenindir. Bu Minvalde Yukarıda yapılan inceleme ve tespitler neticesinde, Hukuki yön ve değerlendirmeler sayın mahkemeye ait olmak üzere; Davalı ... İNŞAAT firması tarafından T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın İnternet Sitesinde Davacı... tarafından 2023 Yılı Ocak – Şubat ve Mart ayının 10. Gününe kadar verilmiş olan A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanlığı ve İşyeri Hekimliği Sözleşmelerinin onaylanmış olması ve İcra Takibinin konusu olan Faturaların E-FATURA Kapsamında TEMEL FATURA senaryosunda Davacı ... tarafından Davalı ... İNŞAAT firmasına kesilen Satış Faturalarına istinaden Davalı... firması tarafından kesilen İade Faturası yada İlgili Faturaların İade edildiğine ilişkin Belge/Belgeler Dava dosyası içerisinde görülememiş olması sbebi ile; Davacı ... firmasının Davalı ... İNŞAAT NAKLİYAT TAAHHÜT SAN. VE TİC.LTD.ŞTİ. firmasından yasal defter ve dayanağı olan cari hesap ekstresinin karşılığı olarak 07.03.2023 İcra Takip Tarihi İtibari ile 8.885,58.-TL tutarında aslı alacak bedelini talep edebileceği" şeklinde rapor sunduğu görülmüştür. Mahkememizin 03/10/2023 tarihli celsesi 3 nolu ara kararı gereğince, davalının ticari defterleri incelenerek taraflar arasındaki borç ilişkisinin ve varsa kayıtlı olan ve olmayan faturaların ayrıca gösterilmesinin istenmesi için Samsun Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, talimat mahkemesince davalı şirkete usulüne uygun yapılan tebligata rağmen ticari defterlerini sunmadığı anlaşılmıştır. İki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. Somut olayda taraflar arasında iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin hizmet sözleşmesinin bulunduğu, HMK 222/3. Maddesi uyarınca gerekli ihtara rağmen davalı tarafın ticari defterlerini sunmadığı, bu hali ile davacının düzenlediği ve kendi ticari defterlerine kaydettiği cari hesaba ilişkin faturaların davalı ticari defterlerinde yer alıp almadığının tespit edilemediği, 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklikte gözetildiğinde davalı ticari defterlerini ibrazdan kaçındığından davacı tarafın iddiasını ispatladı ve cari hesaba dayanak faturalardaki hizmeti davalıya sunduğu sonucuna ulaşılarak davanın kabulüne, kabul edilen bedel faturaya dayandığından davacı lehine icra inkar tazminata karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; davalı/borçlunun İzmir ... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu KISMİ itirazın iptali ile takibin devamına, 2-Davalının sorumlu olduğu 8.885,58 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatı olan 1.777,11.-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 606,97 TL karar ve ilam harcının yatan 179,90 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 427,07TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 179,90 TL peşin harç, 179,90 TL başvurma harcı, 600,00 TL posta ve diğer giderler ile 2.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 2.959,8 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 8.885,58 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 7-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/12/2023 Katip ... E imza Hakim ... E imza