İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1058 E. 2024/1033 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1058
- Karar No
- 2024/1033
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1058 Esas KARAR NO : 2024/1033 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/12/2023 KARAR TARİHİ : 21/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; “Müvekkil şirket düğünbuketi.com sitesinin sahibi olup işbu platform üzerinden düğün, kına vs. organizasyon yapan şirketlere hem reklam hem de müşteri bulmaya dayalı paketlerin olduğu üyelik hizmetleri satmaktadır. Davalı- borçlu şirket ile müvekkil şirket arasında Potansiyel Müşteri Yönetim Sistemi ve Müşteri Bulma hizmeti verilmesine ilişkin sözleşme akdedilmiştir. Müvekkil şirket tarafından hizmet ayıplardan ari ve tam olarak verilmiş ise de davalı taraf hizmet bedellerini ödemekten haksız ve hukuka aykırı olarak kaçınmaktadır. Müvekkil şirket ile davalı arasında 13/10/2022 tarihli Hizmet ve Üyelik Sözleşmesi akdedilmiştir. Her ne kadar hizmet sözleşmesi 8.879,20 TL bedelle imzalanmış ise de davalı tarafça faturanın alınması akabinde bir ödeme yapılmış olup yapılan ödeme düşüldükten sonra kalan 7.300,00 TL bakiye için icra takibi başlatılmıştır. Sözleşmenin kurulmasından sonra müvekkil titizlik ve ayıplardan ari olarak anlaşılan hizmetini vermiş, reklamları oluşturmuş ve düğünbuketi portalından davalı için açılış yapmıştır. Davalı şirket de hizmetin sözleşme gereği eksiksiz ifa edildiğini bilmektedir. Anılan hizmetler davalı -borçlu şirketin talebi doğrultusunda tam ve noksansız olarak istenilen sürede yapılmış olmasına rağmen davalı şirketçe halen daha ödeme gerçekleştirilmemiş, tarafımızca yapılan tüm girişimler sonuçsuz kalmıştır. Davalı haksız ve hukuka aykırı bir şekilde kötü niyetli olarak ödeme yapmaktan kaçınmaktadır. Davalı- Borçlu şirket tarafımızca gönderilen faturaya itiraz etmemiş olduğu gibi sözleşmenin feshi/iptali için de herhangi bir ihtar- bildirim göndermemiştir. Davalıya ... Fatura no.lu 30/12/2022 tarihli ve 8.879,20 TL bedelli fatura tanzim edilerek davalı gönderilmiştir. Davalı şirket tarafından Faturalara yasal süresi içerisinde herhangi bir itiraz ileri sürülmediği gibi sözleşmenin feshi/iptali için de bir bildirim göndermiş değildir. Davalı yan TTK m.21/2 hükmüne göre 8 günlük süre içinde itiraz etmeksizin faturaları kabul etmiş ancak haksız ve hukuka aykırı bir şekilde ödemeyi gerçekleştirmemiştir. Müvekkil şirket tarafından hizmetin tam ve her türlü ayıptan ari olarak verildiğine ilişkin şüphe bulunmamaktadır. Davalı şirketin müvekkil şirket nezdinde aldığı hizmetlere ilişkin ekran görüntülerini sunuyoruz. Davalı şirketin hizmet aldığına ilişkin ekran görüntüleri) Alacak likit, belirli ve yargıya muhtaç olmadığından ve vade tarihi belli olduğundan itiraz tamamen kötü niyetli olup icra inkar tazminatına hükmedilmelidir. Davalı borçlu şirket aldığı hizmetin bedellerini ödemekten haksız ve kötü niyetli olarak kaçınmaktadır. Davalı yan ödemesi gereken meblağı ve ödemenin yapılacağı vadeyi bilmektedir. Zira sözleşme uyarıca ve gönderilen fatura bedelleri uyarınca ödenecek meblağ üzerinde bir tereddüt bulunmamaktadır. Hukuk Genel Kurulu, 2012/19-599 E.- 2013/145 K. Ve 23.01.2013 tarihli karar da haklılığımızı destekler nitelikte olup; Alacağımız likittir. Alacak likit ve yargıya muhtaç olmadığından İİK 67. Madde si gereği icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Zira davalı yan, müvekkil şirket ile aralarında sağlanan mutabakat gereği hizmetin tam olarak verildiğini, fatura bedellerini ve vade tarihini bilebilecek durumda olmasına rağmen haksız ve kötüniyetli olarak itiraz etmiştir. Bu nedenle alacağımızın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği izahtan varestedir.” şeklinde talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun yapılan tebligata rağmen davaya cevap vermediği görülmüştür. Dava, taraflar arasındaki yazılı hizmet sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturanın tahsili için başlatılan icra takibinde ödeme emrine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu İzmir... İcra Müdürlüğü' nün... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 7.300,00 TL fatura alacağı üzerinden ilamsız takibin başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür. Dava bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir. Davanın tarafları tacir olduğundan ticari defterlerinin ibrazı için kesin mehil verilmiş olup, davalı ihtaratlı davetiyeye rağmen süresinde ticari defterleri ibraz etmediğinden ve bulunduğu adresi de bildirmediğinden yalnızca davacı tarafın defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişiden alınan 27/06/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; " Davacı ticari defterlerinin tasdikine ilişkin incelemede; *Davacının incelemeye sunduğu 2022 yılına ait ticari defterlerinin 213 sayılı VUK. 221. ve 222. maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK’nun 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı teşkil edebileceğinin değerlendirmesinin bilirkişiliğimizce yapıldığı nihai takdirin Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, 6102 sayılı T.T.K 64/3. maddesi uyarınca 2022 yılı yevmiye defterine yapılması gereken kapanış tasdikinin süresi içinde yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı tespit edilmiştir. * Davacının incelemeye sunduğu 2023 yılına ilişkin ticari defterlerinin E-Defter olduğu, Gelir İdaresi Başkanlığı’na süresinde yüklendiği, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı teşkil edebileceğinin değerlendirmesinin bilirkişiliğimizce yapıldığı nihai takdirin Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı tespit edilmiştir. Davalının ticari defterlerini sunmadığı ve bulunduğu yeri bildirmediği görüldüğünden davalı ticari defterleri üzerinde bilirkişiliğimizce inceleme yapılamamıştır. Davalıya ait form B/A bildirimlerinin incelenmesi neticesinde * Ege Vergi Dairesi tarafından Sayın Mahkeme’ye gönderilen, davalıya ait 2022 yılı Ba formları incelendiğinde, davacının davalıya düzenlediği satış faturasının Ba görüntüleme ekranında mevcut olmadığı görülmüş ise de, müzekkere cevabı son sayfasında da belirtildiği üzere, Form Ba Görüntüleme Ekranı; mükellefler tarafından gönderilen Form BA bildirimlerine, 523 Sıra No lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği gereği 2021/07 döneminden itibaren bildirimlere konu edilmeyen elektronik belgeler dahil edilerek hazırlanmakta olup 25.01.2021 tarihinde 31375 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No:396)'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 523) ile 01.07.2021 tarihinden itibaren uygulanmak üzere, e-Belge (e-Fatura ve e-Arşiv Fatura) olarak düzenlenen belgeler, Form BA bildirimlerine dâhil edilmeyecek, sistem otomatik olarak dahil edecektir. * Davacının düzenlemiş olduğu fatura... dönemine ait olduğu için, davalı tarafından ticari defterlerine kaydedilmese dahi Ege Vergi Dairesi’nden gelen Form Ba Görüntüleme Ekranında görüntülenecektir. Ancak davacı tarafından davalı adına düzenlenen takip konusu fatura detaylıca incelendiğinde davalının T.C. Kimlik numarasının faturada yanlış yazılmış olduğu görülmüştür. Davalının T.C. Kimlik Numarası ... olmasına rağmen davacı tarafından düzenlenen faturada... olarak kayıt edildiği, bu nedenle Ege Vergi Dairesi’nden gelen Form Ba Görüntüleme Ekranında gözükmediği tespit edilmiştir. Davacıya ait ticari defter kayıtlarında; *Davacının, davalıya 1 adet fatura ile toplam KDV dahil 8.879,20 TL tutarında fatura düzenlediği, *Davalının davacıya 1 adet işlem karşılığında toplam 1.579,00 TL ödeme yaptığı, *Davacı ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 7.300,20 TL alacaklı olduğu, takibin 0,20 TL fark ile 7.300,00 TL üzerinden başlatıldığı tespit edilmiştir. *Davacının, takipte işlemiş faiz talebinin bulunmadığı görüldüğünden bilirkişiliğimizce işlemiş faize yönelik bir hesaplama yapılmamıştır. Sayın Mahkeme’nizin takdirlerine saygılarımla arz ederim." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Bilindiği üzere; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK m. 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (HMK m. 222/2) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Ek cümle: 22.07.2020 - 7251 S.K./23. Md) Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (HMK m. 222/3) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK m. 222/4) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. (HMK m. 222/5)Bu kapsamda ticari defterlerin sahibi lehine delil olması için kural olarak işin ticari olması, her iki tarafın tacir olması ve iki tarafında ticari defterlerinin incelenmesi ya da belirli şartlara göre tek başına ona dayanması gerekir. Tüm bu nedenler ile; takip dayanağı faturaya ilişkin taraflar arasında adi yazılı hizmet sözleşmesinin bulunduğu, sözleşmede davalının isim ve imzasının yer aldığı ve açıkça bu imzaya itiraz edilmediği, davalıya verilen kesin süreye rağmen ticari defterlerin ibraz edilmediği ve bulunduğu adresin bildirilmediği ticari defterlerin ibraz edilmemesi halinde; 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklikte gözetildiğinde davacı tarafın iddiasını ispatladı ve faturadaki hizmeti davalıya sağladığı kanaatine ulaşılarak davanın kabulüne, kabul edilen bedel faturaya dayandığından davacı lehine icra inkar tazminata karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; davalı/borçlunun İzmir... İcra Müdürlüğü' nün ...Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, 2-Davalının sorumlu olduğu 7.300,00 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatı olan 1.460.-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 498,66 TL karar ve ilam harcının yatan 269,85 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 228,81 TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 269,85 TL peşin harç, 269,85 TL başvurma harcı, 390,00 TL posta ve diğer giderler ile 3.500,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 4.429,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 7.300,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 7-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının Tahsilat Genel Tebliği, Seri: A, Sıra No: 1 V. kısmında Amme Alacağı Ödenmeden Yapılmayacak İşlemler ile İşlem Yapanların Sorumlulukları başlıklı maddenin 2. Kısmında ki düzenlemede nazara alınarak (5.000,00 TL üzerinde ki iadeler için) tarafın bağlı bulunduğu vergi dairesinden getireceği vergi borcu yoktur yazısının sunulması sonucu yatırana iadesine, Dair, tarafların yokluğunda KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/11/2024 Katip ... E-imzalıdır. Hakim ... E-imzalıdır.