İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1009 E. 2024/652 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1009
- Karar No
- 2024/652
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1009 Esas KARAR NO : 2024/652 DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 06/12/2023 KARAR TARİHİ : 04/07/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Nakliye işi ile iştigal eden davacı tarafından davalı yan ile yapılan yurtdışı nakliye işi karşılığı toplamda 5.600.Euro bedelli iki adet fatura tanzim edildiğini, davacının edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini, davalının söz konusu borçtan 4.500.Euro ödeme yaptığını, bakiye kalan 1.100.Euro alacağa takip tarihindeki kur üzerinden döviz cinsinden TL'ye dönüştürülerek asıl alacağa takipten sonraki euro mevduata uygulanacak en yüksek faiz talep edilerek İzmir ...İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe yaptığı itiraz ile takibin durdurulduğunu, davalının itirazının iptaline, kötü niyetle belirli alacağı ödemeyen davalı borçlunun % 20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekiline dava dilekçesinin ve tensip zaptının tebliğ edildiği ancak davaya cevap vermediği görüldü. DELİLLER:Bilirkişi incelemesi, her iki tarafın ticari defter ve kayıtları, fatura irsaliye geçiş listesi, tarafların banka kayıtları, arabulculuk anlaşmazlık tutanağı fotokopisi, İki adet fatura, İzmir... İcra Müdürlüğünün ...E. Numaralı dosyası ve sair deliller delil olarak değerlendirilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 28/05/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...Ayrıntılarına rapor içeriğinde detaylı olarak yer verildiği üzere; Sayın Mahkemenin ara kararı gereğince davacının yasal defter ve dayanağı belgeleri ile dosyaya sunulan sair belgeler üzerinde yapılan tetkik ve değerlendirmeler kapsamında: -Davacının davalı yana vermiş olduğu taşıma hizmetine yönelik olarak düzenlediği “Taşıma Bedeli” açıklamalı 119.881,44.TL lık faturaların elektronik ortamda davalı yana tebliğlerinin yapıldığı, vergi dairesi kayıtları dikkate alındığında davalı tarafından da davacı lehine faturaların ilgili vergi dairelerine beyanlarının yapılmış olduğu, faturalara yönelik olarak davalının süresi içinde yazılı olarak davacı yana yapılmış herhangi bir itirazının bulunmadığı, yine davalı tarafından faturalar mukabili alınan taşıma bedeline istinaden davacı yana İş bankası aracılığıyla toplamda 103.682,70.TL lık ödemede bulunulduğu, -Davacının davalıdan yasal defter ve dayanağı belgelerine göre takip tarihi itibarıyla 16.198,74.TL alacaklı olduğunun görüldüğü ve bahse konu faturaların VUK. gereğince TL karşılığı üzerinden yasal defterlere işlendiği, yine bu faturaların ve bu faturalara istinaden yapılan ödemelerin Euro olarak değerlemesi yapıldığında davacının davalıdan taleple sınırlı olmak üzere takip tarihi itibarıyla 31.837,96.TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olup takdir sayın Mahkemenindir.Durum saygı ile Sayın Mahkemeye arz olunur..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava İİK 67.Maddesi uyarınca açılmış itirazın iptali davasıdır. 2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı tarafından davalı adına düzenlenen 27/04/2023 tarihli ... seri nolu 2.800,00-Euro bedelli ve 27/04/2023 tarihli ... seri nolu 2.800,00-Euro bedelli faturalardan kaynaklı olarak davacının bakiye 1.100,00-Euro karşılığı alacağının bulunup bulunmadığı ve takibe yapılan davalı itirazlarının iptali noktalarında toplanmaktadır. 3-Davalı şirket vekili tarafından icra takibinde borca ve ferilerine itiraz edilmiş, dava dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen davaya cevap verilmediği görülmüştür. 4-Dava konusu alacağın dayanağını oluşturan fatura içeriklerinin taşıma bedeline ilişkin olduğu, taşıma işlerinin Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş olması nedeniyle mutlak ticari davalardan olduğu gözetilerek davacının tacir olup olmadığı hususu araştırılmaksızın davanın mahkememiz görev alanına girdiği değerlendirilmiştir. 5-Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir. Mahkememizin 29/02/2024 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı ile her iki taraf vekiline ticari defter ve belgelerin ibrazı hususunda süre verilmiş, bu hususta ihtarlı davetiye ile davalı vekiline duruşma zaptı ekli tebligat çıkartılmış, duruşma zaptının ve ihtarlı davetiyenin davalı vekiline ait elektronik tebligat adresine tebliğ edildiği, ancak süresi içerisinde davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmüştür. Davacı şirkete ait ticari defterler bilirkişi incelemesine sunulmuş ve üzerinde takip konusu faturalara ve ticari ilişkiye dair inceleme yapılmıştır. 6-Davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının SMMM Bilirkişi aracılığı ile yapılan incelemesi neticesinde düzenlenen 28/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda ".Ayrıntılarına rapor içeriğinde detaylı olarak yer verildiği üzere; Sayın Mahkemenin ara kararı gereğince davacının yasal defter ve dayanağı belgeleri ile dosyaya sunulan sair belgeler üzerinde yapılan tetkik ve değerlendirmeler kapsamında: -Davacının davalı yana vermiş olduğu taşıma hizmetine yönelik olarak düzenlediği “Taşıma Bedeli” açıklamalı 119.881,44.TL lık faturaların elektronik ortamda davalı yana tebliğlerinin yapıldığı, vergi dairesi kayıtları dikkate alındığında davalı tarafından da davacı lehine faturaların ilgili vergi dairelerine beyanlarının yapılmış olduğu, faturalara yönelik olarak davalının süresi içinde yazılı olarak davacı yana yapılmış herhangi bir itirazının bulunmadığı, yine davalı tarafından faturalar mukabili alınan taşıma bedeline istinaden davacı yana İş bankası aracılığıyla toplamda 103.682,70.TL lık ödemede bulunulduğu, -Davacının davalıdan yasal defter ve dayanağı belgelerine göre takip tarihi itibarıyla 16.198,74.TL alacaklı olduğunun görüldüğü ve bahse konu faturaların VUK. gereğince TL karşılığı üzerinden yasal defterlere işlendiği, yine bu faturaların ve bu faturalara istinaden yapılan ödemelerin Euro olarak değerlemesi yapıldığında davacının davalıdan taleple sınırlı olmak üzere takip tarihi itibarıyla 31.837,96.TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olup takdir sayın Mahkemenindir.Durum saygı ile Sayın Mahkemeye arz olunur..." şeklinde kanaat bildirildiği görülmüştür. 7-Ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin yasal düzenleme 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinde yer almaktadır. "1-Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. 2-Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. 3-İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." Madde metninde de açıklandığı üzere ticari defterlerin bir tarafın kendi lehine delil olarak kabul edilmesi için öncelikle usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının süresinde yaptırılmış olması gerekmektedir. Bunun yanında ticari ilişkinin karşı tarafının aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterindeki kayıtların bu deftere aykırı olmaması veya karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. 8-Somut olayda davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibariyle 16.198,74-TL alacak bakiyesi bulunduğu görülmüş ise de, bilirkişi raporunda da değinildiği üzere Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca yabancı para alacaklarının ticari defterlere fatura düzenleme tarihindeki Türk Lirası karşılığı üzerinden ticari defterlere işlendiği, davacı tarafça dosyaya sunulan cari hesap hareketlerine göre taşıma işinin Belçika-İstanbul arasında gerçekleştirildiği ve alacağın yabancı para cinsine bağlı olarak faturalandırıldığı ve yine davalı tarafça davacı ticari defterlerinde kayıtlı 4.500,00-Euro ödemenin de yabancı para cinsinden yapılmış olduğu, davacının 5.600,00-Euro taşıma bedeline ilişkin 2 adet faturayı ticari defterlerine kayıt altına aldığı, davalı tarafça ödenen 4.500,00-Euro'nun mahsubu sonrası davacının davalıdan bakiye 1.100,00-Euro alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafın ticari defter ve kayıtları sunulmadığı, bilirkişi raporunda davacı defterlerine göre yapılan tespit davalı tarafa tebliğ edilmesine rağmen herhangi bir itirazda bulunulmadığı gözetildiğinde davacının kendi ticari defterlerinde lehine olarak tespit edilen alacak bakiyesinin ispat edilmiş olduğu kabul edilmiştir. Davacı tarafça takip takibi ve ödeme emrinde takip tarihindeki Euro kuru üzerinden 31.837,96-TL talep edilmiş olup mahkememizce davacının 1.100,00-Euro alacağının varlığı tespit ve kabul edildiği, takip tarihindeki Euro kuru 28,9982-TL üzerinden davacının 31.898,02-TL talep edebileceği gözetilerek davacının daha az miktar olan 31.837,96-TL üzerinden takip başlattığı, takipte talep edilen faiz oranının dosya kapsamı ve alacağın dayandığı hukuki sebebe uygun olduğu görülmüş, davalı itirazlarının iptaliyle davanın bu miktar üzerinden devamına karar verilmiştir. 9-Davacı alacağı faturaya dayanmaktadır. Davacının faturaya dayalı alacağının davalı tarafça miktarı belirlenebilir olduğu, bu itibarla likit nitelikte sayılması gerektiği değerlendirilmiş, kabul edilen dava değerinin %20'si oranında inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir. 10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun sarf kararı ile 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutarın yargılama giderlerine dahil edilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, İzmir...İcra Dairesi'ni... Esas sayılı takip dosyasına yapılan davalı itirazlarının iptali ile takibin itiraz öncesi koşullarda devamına, 2-Alacak likit nitelikte görülmekle kabul edilen dava değeri 31.837,96-TL'nin %20'si oranında hesaplanan 6.367,59-TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.174,85-TL harçtan peşin olarak alınan 384,53-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.790,32-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 384,53-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça sarf edilen 269,85-TL başvuru harcı ile 50,00-TL posta ve tebligat ücreti, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 3.319,85-TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/07/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim... e-imzalıdır