İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/351 E. 2024/906 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/351
- Karar No
- 2024/906
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2022/351 Esas KARAR NO : 2024/906 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/04/2022 KARAR TARİHİ: 11/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; "Davacı şirketin, davalıya ait Özel... Yaşam Yaşlı Bakımevi isimli işletmenin asansörünün tamir ve bakım işlerini yapmış olduğunu, «Davacı ile davalının 2015 yılında başlayan ticari ilişkilerinin 2021 tarihine kadar devam etmiş olduğunu, Bu süreçte, asansörün periyodik bakımları ve tamirlerinin davacı şirket tarafından yapılmış olduğunu, Bakım ve tamir ücretlerinin eksik ödenmiş olmasından dolayı Urla İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatılmış olup borca itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmuş olduğunu, Dava şartı ticari arabuluculuk görüşmesinin... numaralı dosyada yapılmış olduğunu ancak anlaşma sağlanamamış olduğunu, Ansör tamir/bakım sonrası “Bakım Formu” başlıklı tutanağın tanzşm edilmiş olduğunu, yapılan işlemin ne olduğu, tarihi, saati yazılmış olup servis elemanı ve davalının çalışanınca imzalanmış olduğunu, Har ay davacı şirket tarafından gönderilen faturaların tarafların ticari defterlerine işinemiş olup, faturaların içeriğine herhangi bir itirazda bulunulmamış olduğunu, Yukarıda izah edilen nedenlerle, davalının borca haksız itirazlarının iptaline, icra takibinin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı/borçlu üzerinde bırakılmasına karar verilmesini" talep ve dava ettiği görülmüştür. SAVUNMA : Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE: Dava İİK 67. Maddesi uyarınca açılmış İtirazın İptali Davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Urla İcra Dairesi'nin...Esas sayılı takip dosyasına konu edilen ve 2015 yılından başlayarak 2021 yılı Eylül ayına kadar devam ettiği iddia olunan Asansörün Periyodik Bakım ve Tamiri nedeniyle davacının takip miktarınca alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir. Ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin yasal düzenleme 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde yer almaktadır: "1- Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. 2- Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. 3- İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." Madde metninde de açıklandığı üzere ticari defterlerin bir tarafın kendi lehine delil olarak kabul edilmesi için öncelikle usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının süresinde yaptırılmış olması gerekmektedir. Bunun yanında ticari ilişkinin karşı tarafının aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterindeki kayıtların bu deftere aykırı olmaması veya karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Mahkememizce aldırılan 15/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı yanın 2019,2020,2021 yılı ticari defterlerinin 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesi'ne göre sahibi lehine delil niteliğinde olduğu, Taraflar arasında ticari ilişkinin var olduğu, 2019-2020-2021 yıllarında davacı yanca davalı adına muhtelif tarih ve tutarlarda faturaların düzenlendiği ve ticari defterlerine kayıt edildiği görülmüştür. Davalı yanca yapılan ödemelerin tahsilat kaydı olarak kayıt edildiği, dava dosyasına davalı yanca ödemlere ait başka tevsik edici belge sunulmadığı, böylece düzenlenen fatura kayıtlardan kaynaklı davacı yanın incelenen ticari defterlerine göre, takip ve dava tarihi itibari ile aksi ispat edilmedikçe davacı şirketin davalı yandan 16.868,00-TL alacaklı olduğu" şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir. Davalı Tarafın ticari defter ve belgelerinin belirlenen gün ve saatte ibraz edilmemiş olması nedeniyle incelenemediği ve bu nedenle davalının ticari defterleri ile ilgili raporun düzenlenmediği görülmüştür. Denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi raporuna göre, davacının ticari defter ve kayıtlarının takibe konu alacağını kısmen doğruladığı ve davalının usulüne uygun ihtar içerir tebliğe rağmen ticari defterlerini ibraz etmediği, bu nedenle davacının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olan hususların yine kendi lehine delil kabul edilebileceği değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-. Davanın KISMEN KABULÜ ile; Davalının Urla İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZININ KISMEN İPTALİNE, takibin 16.868,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren Yasal Faiz işletilmesine, Fazlaya dair istemin REDDİNE, 2- Alacak likid nitelikte görüldüğünden İİK madde 67 gereğince hüküm altına alınan alacak miktarının % 20'si oranında hesaplanan 3.373,6-TL İcra İnkar Tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3- Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 1.152,25-TL harçtan peşin alınan 356,72-TL'nin mahsubu ile bakiye 795,53-TL harcın 642,42-TL'sinin davalıdan, bakiye meblağın ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4- Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13, 14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL'nin kabul ve red oranına göre 1.259,77-TL'sinin davalıdan, bakiye 300,23-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 16.868,00-TL Vekalet Ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6- Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 4.020,00-TL Vekalet Ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7- Davacı tarafından yapılan 1.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 265,00-TL posta ve tebligat ücreti ile Başvuru Harcı, Peşin Harç ve Vekalet Harcından oluşan 448,92-TL harç olmak üzere toplam 1.713,92-TL Yargılama Giderinin kabul ve red oranına göre takdiren 1.384,06-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK 341 maddesi gereğince miktar itibariyle Kesin Olarak verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.11/10/2024 Katip... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza