İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/648 E. 2025/29 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/648
Karar No
2025/29
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/648 Esas KARAR NO : 2025/29 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 30/10/2020 KARAR TARİHİ : 14/01/2025 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; 06.07.2020 tarihinde davalı sürücü ...’ın idaresindeki... plakalı aracı ile Akhisar İlçesi İstanbul İzmir otoyolu üzerinde seyir halinde iken kontrollü kaybederek davacı...’ın kullandığı... plaka sayılı aracın arkadan çarpmak süreti ile yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kazada davacıların yaralandığını, kaza sonucu davacılar şikayetçi olup Akhisar Cumhuriyet savcılığı ... nolu soruşturma dosyası ile devam ettiğini, kaza raporunda davacı sürücünün kusuru olmadığını, kazaya neden olan...plakalı aracı ZMMS poliçesi ile ...a Sigorta şirketinin sigortalı aracı olduğunu, davacı aracında ise kasko poliçesi ile ... Sigorta şirketi tarafından yapıldığını, davacı kaza sonucu kasko poliçesine başvuru yapmış olup yapılan incelemede aracı pert sayıldığını, sigorta şirketine devri yapılıp 54.000TL ödeme yapıldığını, ödenen bedel davacının zararını karşılamadığını, davacılar uğradığı zararı karşılanması için dava şartı gereği arabuluculuk yoluna gidilmiş olup anlaşma sağlanamadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve şimdilik davacılar için... için Davalı ... ve kasko poliçesi kapsamı nedeni ile ... sigorta şirketinden 10,00-TL manevi tazminat araç sürücüsünden ... için 35.000,00-TL manevi tazminat ... için 20.000,00-TL manevi tazminat, ... için 20.000,00-TL manevi tazminat ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı 1.000,00-TL araca ilişkin maddi tazminatı1.200,00-TL oto koltuğu bedeli, 178,00-TL parçalanan valiz bedeli, 4.000,00-TL ... için bakıcı ücreti, 2.000,00-TL ... için bakıcı ücreti olmak üzere şimdilik 7.000,00-TL maddi tazminat olmak üzere toplam 100.378.00-TL maddi tazminatın davalı ...a Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. ve davalı ...den işleyecek yasal faizi ile tahsili, davacılar için manevi tazminatın davalı ...den kaza tarihi itibari ile işleyecek yasal faiz ile birlikte yargılama gideri ve vekalet ücretini davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, tarihli ıslah dilekçesi ile; Sunulu nedenlerle araç ile ilgili maddi tazminat dava değerimizin artırılması taleplerinin kabulü ile ,artıştan ...an 15.000,00-TL fark üzerinden eksik harcın tamamlanmasına ve dava değerinin arttırılması ile arttırdıkları kısım ile dava dilekçesinde talep ettiğimiz miktarların birleştirilmesi karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, cevap dilekçesinde; davanın dava şartı eksikliği nedeni ile reddine, davalı şirket ödeme yükümlülüğünü yerine getirmiş olması sebebi ile reddine, davalı şirketin sorumluluğu genel şartlar ve poliçede sayılan hal ve koşullar altında ve yukarıda anılan çerçevede değerlendirilmesine, aykırı hallerin tespiti halinde anılan taleplerin reddine, gerçek zararın tespiti için bilirkişi raporu alınmasına, poliçe teminatı dışında olan ekspertiz ücreti masrafı, değer kaybı, yargılama gideri ve faize ilişkin taleplerin reddine, kusur tespiti için doyanın ATK Trafik İhtisas Dairesine sevkine, manevi tazminat miktarı hakkaniyete uygun tespit edilmesine, usule uygun başvuru yapılmamış olması nedeni ile davalı şirket temerrüte düşmediğinden faiz hükmedilmemesine, aleyhe hüküm kurulması halinde yargılama masrafı ve vekalet ücretini karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...a Sigorta A.Ş. cevap dilekçesinde; davacı davalı sigorta şirketine başvuruda bulunmadığı için dava şartı yokluğundan usulden reddine, sigorta poliçesi zenginleşme aracı olmayıp gerçek zarar tutarını teminatı altına aldığını, ATK trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasını, davalı şirket ZMMS poliçesi kapsamında oto koltuğu ve valiz bedeli gibi dolaylı zararlardan sorumlu olmadığını, bakım ve bakıcı giderleri trafik poliçe kapsamı dışında olduğunu, dava dilekçesinde davalı sigorta şirketinden hangi tarihten itibari faiz talep ettiğini, belirgin olmamak birlikte davacının faiz talebinde bulunması mümkün olmadığını, davacılara SGK ve aile Sosyal Hizmetleri Bakanlığında ödeme yapılıp yapılmadığı tespitini talep etmiştir. Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde; Davacı taraf davasında müvekkilinin kazada tam kusurlu olduğunu iddia ettiğini, trafik kazasının olduğu otoyolda hız sınırı olduğu gibi düşük hızda gitmenin veya durmanın da kusur olduğunu, Müvekkilinin, sol şeritte iken, arkasındaki araca yol vermek için sağ şeride geçtiğinde davalının durma hızında seyri nedeni ile kaza meydana geldiğini, davacı araç sürücüsünün de kazada kusurlu olduğunu, kaza nedeni ile müvekkilinin de büyük üzüntü içinde olduğunu, kaza sonrası hastaneye kadar eşlik edildiğini, herhangi bir taleplerinin olmadığının söylendiğini, kazada ağır bir yaralanma olmadığını, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek rahatsızlıklar oluştuğunu, ancak buna rağmen istenen toplam manevi tazminat 100.000,00-TL. olduğunu, kabul edilemeyeceğini, davada istenen maddi zarar ise ne yazık ki yüksek beyan edildiğini, bakım parası, yardım parası, oto çocuk koltuk parası, valiz parası maddi zarar olarak kabul edilecek zararlardan olmadığını, aracın sigorta şirketine devri işlemlerinde emsal araç bedeli verildiğinden bu husustaki talep de yersiz ve mesnetsiz olduğunu, davacının araç ile ilgili ödemeyi kabul ettikten sonra düşük bedel aldım diyerek talepte bulunmasının kabul edilemeyeceğini, kazanın acı bir olay olduğunu, ancak kazada ve yaralanmada, davacıların da kusurunun söz konusu olduğunu, (Emniyet kemerlerini bağlamamak, küçüğün oto koltuğuna bağlanmaması vb) bu hususun göz ardı edilmemesi gerektiğini, Davacılarca istenen manevi tazminatların gerçekten çok yüksek talep edildiğini, bu hali ile Mahkemenin baskı altına alınacağını, oransal olarak düşük bir bedelden kaçınılacağı düşüncesi ile yapılmış ise taleplerin aynı zamanda kötü niyetli olduğunu, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Hastane tedavi evrakları, SGK kayıtları, hasar dosyası, Sağlık Kurulu Bilirkişi raporları delil olarak değerlendirilmiştir. Tarafların kusur durumlarının tespiti bilirkişiden alınan 19/02/2021 tarihli rapora göre; "...Dava konusu kazanın oluşumunda: -Davalı sürücü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 56/c, 52/b maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumunda tamamen hatası ile etken olduğu. -Davacı sürücü... kazanın oluşumunda atfedilecek her hangi bir hatası ve etkisi olmadığı. -Davacı yolcular ..., ... ve ... kazanın oluşumunda atfedilecek her hangi bir hataları ve etkileri olmadığı.." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Hasar konusunda bilirkişiden alınan 08/10/2021 tarihli rapora göre; "......plaka sayılı ... 1.4 2008 model otomobilinde meydana gelen gerçek zarar 42.977,70 TL.olarak hesaplanmıştır. Somut olayda 06.07.2020 riziko tarihi itibarıyla söz konusu ikinci el piyasa rayicinin pazarlık payı da dikkate alınarak ortalama 70.000,00 TL. mertebesinde olduğu ve tamirinin ekonomik onarım limitlerini aştığı, tamirinin ekonomik olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır. ... plaka sayılı aracın riziko tarihi itibarıyla sovtaj değeri yapılan incelemelere istinaden takdiren 15.000,00 TL. olarak belirlenmiş ve gerçek zarar 70.000,00 TL. – 15.000,00 TL. = 55.000,00 TL. olarak hesaplanmıştır. Bir aracın değer kaybının hesaplanması için tamirinin ekonomik olması gerekir. Ayrıca, Aracın davacı tarafından tamir ettirilerek kullanılması pert sonucunu etkilemeyeceğinden nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmakla davacının değer kaybı bedeli talep edilemeyeceği görüş ve kanaatine varılmıştır. Dosyadaki mevcut bilgilerden aracın tamir edilip edilmediği ve/veya sovtajının davacıda mı yoksa sigorta şirketinde mi? kaldığı tespit edilememiştir." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Adli Tıp Kurumundan alınan 23/08/2022 tarihli rapora göre; " İRDELEME : ... plakalı otomobil 2008 model...C...arihinde 107.577 kilometrededir. Otomobilin arka kısımlarından ağır hasar aldığı belge ve fotoğraflardan anlaşılmıştır. Dava dilekçesi ve ekte bulunan dekontta, aracın piyasa değerinin sigorta şirketi tarafından 54.000,00TL olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesi... Esas sayılı dosya için hazırlanmış 08.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda kaza sonrası aracın onarım bedelinin malzeme 25.021,78TL, işçilik 11.400,00TL, KDV 6.555,92TL olmak üzere toplam 42.977,70TL değerinde olduğu, aracın kaza tarihindeki 2. el piyasa değerinin 70.000,00TL olduğu, aracın sovtaj bedelinin 15.000,00TL olduğu belirtilmiş olup; araca pert işleminin uygulanması halinde oluşacak zarar miktarının 55.000,00TL olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda aracın rapor tarihindeki piyasa değeri üzerinden tahmini bir çıkarım ile kaza tarihindeki 2. el piyasa değerinin bulunduğu, sovtaj bedelinin de benzer hasarı almış başka araçlar ile kıyaslama yapılarak takdiren 15.000,00TL olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Ancak yapılan hesaplama sonucunda aracın onarımının daha uygun olduğu ancak yine de pert-total işlemine ayrıldığı görülmektedir. Bilirkişiye bu hususta katılmak mümkün olmamıştır. Aracın arka kısmından aldığı sert darbe sonucunda ağır hasar aldığı, bilirkişi raporundaki hasar kalemlerinin hasar ile uyumlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu tıp ağır hasarlı araçlarda, dışardan incelenerek belirtilen hasar kalemleri aracın görünen hasarı olup, tamir için araç parçalandığı zaman başka hasarlarının da çıkması muhtemeldir. Bu sebeple araçta meydana gelen hasar miktarının, bilirkişi raporunda belirtilen 42.977,70TL'nin üzerinde çıkması da muhtemeldir. Hasar miktarı, değer kaybı, araç değeri gibi hesaplamalarda baz alınan nokta kaza tarihidir. Bir aracın kaza tarihindeki değerini en ...ru şekilde bulabilmek için, kazanın meydana geldiği tarih aralığına ilişkin GİB sorgulaması yaparak, bunun piyasa üzerinden yorumlanması gerekmektedir. Bu bağlamda; kaza sırasında 12 yaşında olan ve muadillerine göre az kullanmış davacı aracının kaza tarihindeki değerinin 54.0000,00TL olabileceği kararına varılmıştır. Davacı tarafın, aracını kaza sonrasında sigorta şirketine teslim ettiği ve aracının pert-total işlemine tabi olmasından kaynaklı 54.000,00TL aldığı anlaşılmaktadır. Bu hususta belirtilen miktara iştirak edilmiştir. SONUÇ : - Kaza sonucunda davacı taraf aracının pert-total işlemine tabi olması gerektiği kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Davacı...'ın maluliyet oranının tespiti için Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan rapora göre; "... 1. Bu bulgulara dayanılarak 24.05.1988 ...umlu...'ın 06.07.2020 tarihli trafik kazasına bağlı olarak oluşan engellilik oranı, istem yazınızda belirtilen “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” (Resmi Gazete, 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı) dikkate alınarak değerlendirildiğinde; Sonuç olarak; şahsın olaya bağlı engellilik oranına neden olacak bir arızasının bulunmadığı, dolayısıyla engellilik oranının %0 (yüzdesifir) olduğu mütalaasına varılmıştır. 2. Yumuşak doku zedelenmesi nedeniyle ortalama fizyolojik tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) hafta kabulünün uygun olacağı, ancak kesin iyileşme süresinin varsa kişinin takip ve tedavisini yapan hekimler (sağlık kuruluşu) tarafından düzenlenmiş istirahat veya çalışabilir raporu ile belirlenebileceği mütalaasına varılmıştır. 3. Değerlendirmeye esas yönetmelik uyarınca şahsın yaralanma nedeniyle sürekli bakıma muhtaç olmadığı, geçici olarak bakıcıya muhtaç olunan süre ile ilgili olarak yönetmelikte bir değerlendirme olmamakla birlikte olaya bağlı yumuşak doku zedelenmesi nedeniyle geçici olarak bakıcıya muhtaç olmadığının kabulünün uygun olacağı kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Davacı ...'nın maluliyet oranının tespiti için Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan rapora göre; "Bu bulgulara dayanılarak 11.07.1959 ...umlu ...'nın 06.07.2020 tarihli trafik kazasına bağlı olarak oluşan engellilik oranı, istem yazınızda belirtilen “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” (Resmi Gazete, 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı) dikkate alınarak değerlendirildiğinde; Sonuç olarak; şahsın olaya bağlı engellilik oranına neden olacak bir arızasının bulunmadığı, dolayısıyla engellilik oranının %0 (yüzdesifir) olduğu mütalaasına varılmıştır. Yumuşak doku zedelenmesi nedeniyle ortalama fizyolojik tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) hafta kabulünün uygun olacağı, ancak kesin iyileşme süresinin varsa kişinin takip ve tedavisini yapan hekimler (sağlık kuruluşu) tarafından düzenlenmiş istirahat veya çalışabilir. raporu ile belirlenebileceği mütalaasına varılmıştır. Değerlendirmeye esas yönetmelik uyarınca şahsın yaralanma nedeniyle sürekli bakıma muhtaç olmadığı, geçici olarak bakıcıya muhtaç olunan süre ile ilgili olarak yönetmelikte bir değerlendirme olmamakla birlikte olaya bağlı yumuşak doku zedelenmesi nedeniyle geçici olarak bakıcıya muhtaç olmadığının kabulünün uygun olacağı kanaatine varılmıştır. Şahıs mevcut kazaya bağlı ruhsal şikayetler tariflemiş ancak herhangi bir psikiyatrik takip ve tedavi almadığını belirtmiş olup hesaplanan sürekli engellilik oranı şahsın diğer arızaları göz önüne alınarak hesaplanmıştır. Tarafınızca istenmesi halinde şahsın tam teşekküllü bir hastanenin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları kliniğinde 6 (altı) ay boyunca düzenli psikiyatrik takip ve tedavi alması sonrasında 3 Psikiyatri Uzmanından oluşan bir heyet tarafından düzenlenecek “şahsın olaya bağlı psikiyatrik hastalığı olup olmadığını, varsa psikiyatrik hastalığın kalıcı olup olmadığını (tedavi ile işlevselliği tam düzelen, kısmen düzelen, düzelmeyen şeklinde) belirtir bir rapor” aldırılarak raporun Anabilim Dalımıza gönderilmesi halinde varsa olaya bağlı psikiyatrik arızası da dikkate alınarak tekrar hesaplama yapılabilecektir." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Davacı ...'ın maluliyet oranının tespiti için Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan rapora göre; "1. 19.09.2017 ...umlu ...'ın 06.07.2020 tarihli trafik kazasına bağlı olarak oluşan engellilik oranı, istem yazınızda belirtilen “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” (Resmi Gazete, 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı) dikkate alınarak değerlendirildiğinde; şahsın engellilik oranına neden olacak bir arızasının bulunmadığı, dolayısıyla engellilik oranının %0 (yüzdesifir) olduğu, 2. Şahsın yapılan muayenesi, alınan anamnezi neticesinde olaya bağlı geçici iş göremezliğinin olmadığı, 3. Değerlendirmeye esas yönetmelik uyarınca şahsın yaralanma nedeniyle sürekli bakıma muhtaç olmadığı, geçici olarak bakıcıya muhtaç olunan süre ile ilgili olarak yönetmelikte bir değerlendirme olmamakla birlikte olaya bağlı geçici olarak bakıcıya muhtaç olmadığının kabulünün uygun olacağı kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Davacı ...'nın maluliyet oranının tespiti için Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan rapora göre; "Sonuç olarak; şahsın olaya bağlı engellilik oranına neden olacak bir arızasının bulunmadığı, dolayısıyla engellilik oranının %0 (yüzdesıfir) olduğu mütalaasina varılmıştır. Yumuşak doku zedelenmesi nedeniyle ortalama fizyolojik tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) hafta kabulünün uygun olacağı, ancak kesiti iyileşme süresinin varsa kişinin takip ve tedavisini yapan hekimler (sağlık kuruluşu) tarafından düzenlenmiş istirâhat veya çalışabilir raporu ile belirlenebileceği mütalaasına varılmıştır. : Değerlendirmeye esas yönetmelik uyarınca şahsın yaralanma nedeniyle sürekli bakıma muhtaç olmadığı, geçici olarak bakıcıya muhtaç olunan süre ile ilgili olarak, “yönetmelikte bir değerlendirme olmamakla birlikte olaya bağlı yumuşak doku zedelenmesi "nedeniyle geçici olarak bakıcıya muhtaç olmadığının kabulününüygun olacağı kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Aktüerya uzmanı bilirkişiden alınan 20/08/2023 tarihli rapora göre; ; "...06.07.2020 tarihinde meydana gelen olay neticesinde yaralanan; a-) Davacı...’ın geçici iş göremezlik zararının, kazancının 5.500,00 TL olduğunun kabulü halinde 3.850,00 TL olduğu, Kazancının asgari ücret düzeyinde olduğunun kabulü halinde ise 1.627,29 TL olduğu, -SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi giderinin 150,00 TL olduğu, - Ulaşım giderinden kaynaklı alacağının 50,00 TL olduğu, b-) Davacı ...’nın geçici iş göremezlik zararının 1.472,80 TL olduğu, -Sürekli maluliyetten kaynaklı zararının bulunmadığı -Bakım ihtiyacının bulunmadığı, -SGK sorumluluğunda olmayan belgeli tedavi giderinin 134,20 TL olduğu, -SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi giderinin 150,00 TL olduğu, - Ulaşım giderinden kaynaklı alacağının 50,00 TL olduğu, Böylelik davacının toplam maddi tazminat alacağının 1.807,00 TL olduğu, c-) Davacı ...’nın geçici iş göremezlik zararının 1.472,80 TL olduğu, -Sürekli maluliyetten kaynaklı zararının bulunmadığı -Bakım ihtiyacının bulunmadığı, -SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi giderinin 150,00 TL olduğu, - Ulaşım giderinden kaynaklı alacağının 50,00 TL olduğu, Böylelik davacının toplam maddi tazminat alacağının 1.672,80 TL olduğu, d-) Davacı ... yönünden ise ATK tarafından tespit edilmiş geçici iş göremezlik ve sürekli maluliyet yönünde bir tespit yapılmamıştır. Olay tarihinde henüz 3 yaşında olan davacının bu yönde bir zararının bulunmadığı, e-) Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere olay esnasında hasara uğradığı iddia olunan bebek koltuğu ve valiz bedelinin ise toplam 1.378,05 TL olduğu belirlenmiştir." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. İTÜ Öğretim görevlilerinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 01/01/2024 tarihli rapora göre; "2008 model ... 1.4 ... aracın Kaza tarihi 06.07.2020 tarihindeki kasko değerinin, TSB-Kasko Değer Arşivi kullanılarak hazırlanan tablodan aracın kasko değerinin 54.400,- TL olduğu.tesbit edilmiş olup kaza tarihinde... plakalı aracın rayiç değerinin 54.400,00 TL olarak değerlendirilmesi uygun görülmüştür. Yapılan incelemede aracın sovtaj değerinin bilirkişi... tarafından düzenlenen raporda belirtildiği gibi 15.000 TL olacağı kanaatine varılmıştır. Bu durumda davacının zararı: 54.400,00–15.000,00=39.400,00-TL olacağı kanaatine varılmıştır. SONUÇ : Yukarda yapılan açıklamalara göre davacının zararı 39.400,00 TL olduğu kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. İTÜ Öğretim görevlilerinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 19/02/2024 tarihli rapora göre; "Heyetimiz tarafından düzenlenen 01.01.2024 tarihli raporda 2008 model... 1.4 ... aracın Kaza tarihi 06.07.2020 tarihindeki kasko değerinin, TSB-Kasko Değer Arşivi kullanılarak hazırlanan tablodan aracın kasko değerinin 54.400,- TL olduğu.tesbit edilmiştir. Yapılan bu açıklama ile KÖK raporumuzda bir değişiklik olmayacağı kanaatına varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık , davacı...'a ait...20 tarihli trafik kazasında kusur dağılımları ve kaza nedeniyle oluşan maddi zararların araç sürücüsü, zarar veren aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ve davacıya ait aracın Kasko sigortacısından tazmini ile manevi zararların davalı araç sürücüsünden ve davacıya ait aracın Kasko sigortacısından tazmini talepleri noktalarında toplanmaktadır. Davacı tarafça davalı KZMMS sigortacısı yönünden dava öncesi yazılı başvuru şartınının yerine getirilmediği anlaşılmış ise de yerleşik yargısal uygulamada KTK'nın 97.maddesiyle düzenlenen yazılı başvuru dava şartının tamamlanabilir nitelikte bir dava şartı olduğu değerlendirilmekle, davacı vekilinin karar tarihinden önce bu husustaki dava şartı noksanlığını tamamladığı görüldüğünden bu husustaki eksiklik ret sebebi olarak değerlendirilmemiştir. Diğer dava şartları ve ilk itirazlar yönünden de bir eksiklik tespit edilmediği gözetilerek esasa yönelik inceleme yapılmıştır. 2-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun; 90. Maddesinde, "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun... öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun... düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, ...an zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir. 3-Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler ...rultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere kasko sigorta poliçeleri bir aracın işletilmesi sırasında oluşan hasarlardan dolayı sigortalının kusur durumuna bakılmaksızın aracın gördüğü zararın poliçe teminatı ile karşılanmasını amaçlayan, kusur temelli değil zarar esasına dayalı sigortalardır. Kasko Sigortası Genel Şartları A.1 maddesi uyarınca sigortanın konusu; "Bu sigorta ile sigortacı, sigortalının poliçede belirtilen ve karayolunda kullanma izni olan motorlu ve motorsuz kara araçlarından, römork veya karavanlardan iş makinelerinden, lastik tekerlekli traktörler, diğer zirai tarım makinelerinden ...an menfaatin aşağıda belirtilen risklerin gerçekleşmesi sonucunda ...rudan uğrayacağı maddi zararları teminat altına alır. a) Aracın karayolunda veya demiryolunda kullanılabilen motorlu, motorsuz araçlarla çarpışması, b) Gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar, c) Üçüncü kişilerin kötü niyet veya muziplikle yaptıkları hareketler, ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, d) Aracın yanması, e) Aracın veya araç parçalarının çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesi " şeklinde düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta davacıya ait... plaka sayılı aracın davalı ... Sigorta A.Ş. Nezdinde 14/03/2020-14/03/2021 tarihleri aralığında "... TÜM OTO SİGORTA POLİÇESİ" ile kasko sigortalısı olduğu, diğer taraftan kazaya karışan davalı tarafa ait... plaka sayılı aracın ise davalı ...a Sigorta A.Ş. Nezdinde 15/04/2020-15/04/2021 tarihleri aralığında Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesiyle sigortalı olduğu, dava konusu kazanın 06/07/2020 tarihinde gerçekleştiği ve her iki poliçenin vadesi içerisinde kazanın meydana geldiği görülmüştür. 4-KZMMS Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir. 5-Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden ...an Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." 50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." 6-Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış, -Fiilin hukuka aykırı olması -Zararın meydana gelmesi, -Kusur, -Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır. Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır. 7-Dava konusu uyuşmazlığın çözümünde öncelikle davalı tarafa ait araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti için kusur değerlendirmesi yapılması gerekmektedir. Mahkememize sunulan ve trafik ekiplerince düzenlenen kaza tespit tutanağının incelenmesinde dava konusu kazanın davacıya ait ve diğer davacıların da içerisinde bulunduğu araca, davalı tarafa ait aracın arkadan çarpması suretiyle kazanın gerçekleştiği görülmüştür. Mahkememizce kural ihlallerinin tespiti yönünden adli trafik bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 19/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu kazanın gerçekleşmesinde davalı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK'nın 56/c ve 52/b maddelerine yönelik kural ihlalinin etken olduğu, davacı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda etken bir davranış ve kural ihlali bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Rapora karşı davalı taraf vekillerince itirazlar ileri sürülmüş ise de taraflarca aksi iddia ve ispat edilememiş olan kaza tespit tutanağına yansıyan ve kaza sonrası fotoğraflarda da görülen şekliyle kazanın davalı araç sürücüsünün davacıya ait araca otoyolda arkadan çarpması suretiyle meydana geldiği, davalının KTK'nın ilgili hükümleri uyarınca yol ve görüş mesafesine göre önünde seyreden araçlarla güvenli sürüş ve duruş mesafesini dikkate alarak seyrine devam etmesi gerektiği halde bu hususta gerekli dikkate ve özenin gösterilmemiş olması nedeniyle önde seyreden araca çarpılması suretiyle kazanın meydana geldiği, bu itibarla davalı araç sürücüsü ...'nın kazanın oluşumunda asli ve %100 oranında kusurlu olduğu değerlendirilmiştir. 8-Görülmekte olan davada birden fazla davacının birden fazla davalıya karşı ileri sürdüğü birden fazla tazminat alacağına ilişkin talepte bulunulduğu görüldüğünden zararların belirlenmesi ve değerlendirilmesi yönünden her bir davacı için ayrı bir başlık altında gerekçelendirme yapılması yoluna gidilmiştir. A-DAVACI...'IN MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT DAVALARI YÖNÜNDEN YAPILAN İNCELEMEDE; Dava dilekçesi ve davacı vekilinin 23/02/2021 tarihli taleplerin somutlaştırılması ve açıklanmasına dair dilekçesindeki istemler uyarınca davacı...'ın a-10.000,00-TL manevi tazminatı davalı araç sürücüsü ... ve davacıya ait aracın KASKO sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen, b-1.000,00-TL araç zararını, 1.200,00-TL oto koltuk bedelini ve 178,00-TL valiz bedelini davalı araç sürücüsü ... ve davacıya ait aracın KASKO sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'den, ve zarar veren araç KZMM sigortacısı ...a Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen talep etmiştir. Öncelikle manevi tazminat istemlerinin değerlendirilmesine esas olmak üzere tarafların ekonomik ve sosyal durum araştırma raporları dosyaya celp edilmiş ayrıca dava konusu kaza nedeniyle oluşan yaralanmanın boyutunun belirlenmesi için Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı öğretim üyelerinden oluşan heyetten maluliyet raporu alınmıştır. Dosyaya sunulan 15/03/2022 tarihli sağlık kurulu raporuna göre davacı...'ın dava konusu kaza nedeniyle sürekli maluliyetinin oluşmadığı, kaza nedeniyle 3 hafta süreyle geçici iş gücü kaybına uğrayacağı ve sürekli veya geçici bir bakım ihtiyacı bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Rapora karşı sair itirazlar ileri sürülmüş ise de dosya kapsamında toplanan tedavi kayıtları ve raporda yer alan değerlendirmeler itibariyle somut bir hatalı tespit veya değerlendirme işaret etmeyen soyut itirazların yerinde olmadığı gözetilerek yeniden rapor alınmasına gerek görülmemiştir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Davacı... yönünden yapılan değerlendirmede, kazanın oluş şekli, kazanın gerçekleşmesindeki kusur durumları, kazanın üzerinden geçen zaman aralığı, paranın alım gücü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, her ne kadar kaza nedeniyle sürekli maluliyet oluşmamış ise de aile bireyleriyle birlikte geçici iş gücü kaybı oluşturacak şekilde yaralandıkları kaza nedeniyle bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gözetilerek davacının kaza nedeniyle duyduğu acı, elem ve üzüntünün karşılığı olarak takdiren 10.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmiş, manevi tazminattan yalnızca araç sürücüsü ... sorumlu tutulmuştur. Davacı tarafça, davacıya ait aracın KASKO sigortacısı ... Sigorta A.Ş. Yönünden de manevi tazminat talebinde bulunulmuştur. Poliçe kapsamının incelenmesinde poliçe klozları arasında 30.000,00-TL manevi tazminat ihtiyari mali mesuliyet teminatı bulunduğu görülmüş ise de poliçe şartlarının 7. Sayfasında "Manevi tazminat teminatı, kaza sonucu ölüm ve sürekli sakatlık olması hallerinde poliçe üzerinde yazan sigorta bedeli sınırlı olmak kaydı ile ihtiyari mali mesuliyet teminatı limitleri içerisinde hüküm ifade eder." şeklinde yer alan özel şart ile yalnızca ölüm veya sürekli sakatlık hallerinde manevi tazminat sorumluluğu bulunduğu, davacının kaza sonucu sürekli maluliyeti bulunduğuna dair bir iddia ve ispat bulunmadığı anlaşılmakla davalı Kasko sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'nin manevi tazminat sorumluluğu şartları oluşmadığı değerlendirildiğinden işbu davalı yönünden manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Davacı...'ın maddi tazminat istemlerinin incelenmesinde zarar kalemlerinin davacıya ait aracın Kasko sigortacısından ve zarar veren aracın KZMM sigortacısı ve araç sürücüsünden tazmininin talep edildiği görülmüştür. Araç hasar bedeli yönünden yapılan incelemede; dava dilekçesi ve hasar dosyası kayıtlarına göre davacıya ait zarar gören...raçta oluşan hasarla ilgili olarak sigorta şirketi ile davacı arasında pert mutabakatı yapıldığı ve davacıya 54.000,00-TL ödeme yapıldığı görülmüştür. Davacı tarafça aracın rayiç değerinin daha yüksek olduğu ileri sürülerek bakiye zararın karşılanması talep edilmiştir. Mahkememizce davacıya ait aracın rayiç değerinin, onarımın ekonomik olup olmadığının ve bakiye zararın bulunup bulunmadığının tespiti hususunda otomotiv konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 08/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda kaza tarihi itibariyle davacıya ait aracın rayiç değerinin 70.000,00-TL olduğu, aracın onarımının ekonomik olmadığı, aracın sovtaj değerinin 15.000,00-TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Rapora karşı davacı vekili ve davalı taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı itirazlar ileri sürülmüştür. Mahkememizce itiraz nedenleri ve raporda yer alan değer tespitinin somut ve denetlenebilir nitelikte olmadığı gözetilerek dosya ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne tevdi edilerek rapor alınmasına karar verilmiştir. ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 23/08/2022 tarihli raporunda davacıya ait aracın kaza sonrası onarımının ekonomik olmadığı, aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin 54.000,00-TL olabileceği ve bakiye zararın bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. ATK Trafik İhtisas Dairesi raporuna karşı davacı vekili ve davalı taraf vekilleri tarafından sair itirazlar ileri sürülmüş olup gerek itiraz nedenleri gerekse dosyaya sunulan raporlar arasında çelişki oluştuğundan özellikle rayiç değere ilişkin çelişkinin giderilmesi için dosya İstanbul Teknik Üniversitesi Otomotiv bölümü öğretim üyelerinden oluşturulan bilirkişi heyetine tevdi edilerek raporlar arasındaki çelişkileri giderir nitelikte rapor düzenlenmesi talep edilmiştir. Dosyaya sunulan 01/01/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda davacıya ait aracın kasko değeri dikkate alınarak kaza tarihindeki rayiç değerinin 54.400,00-TL olduğu ve sovtaj değeri hariç gerçek zararın 39.400,00-TL olacağı, aracın hurda değerinin 15.000,00-TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkememizce rapora karşı itirazlar dikkate alınarak rayiç değerle ilgili yeniden değerlendirme yapılması talebiyle ek rapor alınmış ise de dosyaya aynı heyetçe sunulan 19/02/2024 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda aynı gerekçelerle aracın rayiç değerinin 54.400,00-TL olacağı yönünde görüş bildirilmiştir. Davacı vekili tarafından rapora karşı itirazlar ileri sürülmüş ise de, kasko değerlerine ilişkin kayıtların piyasa rayiçlerinin tespiti açısından özellikle geriye dönük veritabanı anlamında somut nitelikte veriler içerdiği, kaza tarihi 2020 yılında araç piyasasında yaşanan arz daralması nedeniyle araç fiyatları artmış ise de kasko değerlerinde bu hususların da dikkate alınarak değerleme yapıldığının kabulü gerektiği, ATK Trafik İhtisas Dairesi ve İTÜ öğretim üyelerinden oluşturulan heyetçe sunulan raporların birbirlerini yaklaşık olarak ...ruladıkları gözetilerek dosyaya sunulan 01/01/2024 tarihli heyet raporu hükme esas alınmış ve davacının araç hasar bedelinden dolayı bakiye 400,00-TL maddi zararının bulunduğu kabul edilmiştir. Davacı vekilinin dava dilekçesiyle talep edilen maddi tazminat istemini 19/09/2023 tarihli değer artırım dilekçesiyle 16.000,00-TL'ye yükselttiği görülmüş, davanın 400,00-TL yönünden kısmen kabulüne, fazlasına dair istemin ise reddine karar verilmiştir. Davalı Kasko sigortacısı ... Sigorta A.Ş. Aracın rayiç değeriyle davacıya karşı sorumlu olduğundan ayrıca bir poliçe sınırlaması yapılmamıştır. Davalı ...a Sigorta A.Ş. Zarar veren aracın KZMMS sigortacısı olup kaza tarihi itibariyle poliçeden kaynaklanan sorumluluğu 41.000,00-TL olup poliçe limitinde eksilmeye yol açan bir ödeme belgesi sunulmadığından ayrıca poliçe limiti daraltılmaksızın poliçe limitiyle sınırlı olarak zarardan sorumlu tutulmuş, son olarak davalı araç sürücüsü ...'nın zararın tümünden sorumlu olduğu gözetilerek 400,00-TL bakiye zarardan herhangi bir kısıtlama öngörülmeksizin tamamen sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Zarar kalemlerine davalı araç sürücüsü ... yönünden kaza tarihinden, davalı Kasko sigortacısı ... Sigorta A.Ş. Yönünden 04/09/2020 tarihli kısmi ödemeyle temerrüt oluştuğundan temerrüt tarihinden itibaren, davalı KZMMS sigortacısı ...a Sigorta A.Ş. Yönünden ise dava tarihinden önce temerrüt gerçekleşmediğinden ve yazılı başvuru dava şartının yargılama aşamasında tamamlandığı gözetilerek dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiştir. Davacı tarafça kaza sırasında araçta bulunan ve zarar gören bebek koltuğu ile valizden dolayı oluşan zararların tazmini talep edilmiştir. Zarar veren araç sürücüsü ve KZMMS sigortacısı kaza nedeniyle ...rudan oluşan maddi zararların tümünden(Poliçe limitleri dahilinde) sorumlu olup araç hasarı dışında ayrıca kaza nedeniyle eşyalarda oluşan zararların da maddi zarar olarak tazminin talep edilebileceği, davacıya ait aracın Kasko sigortacısı ... Sigorta A.Ş. Yönünden ise poliçe klozları arasında 1.000,00-TL limitle sınırlı olmak üzere "kişisel eşya" teminatı bulunduğu görülmekle meydana gelen eşya zararlarının 1.000,00-TL'yi aşmamak üzere Kasko sigortacısından talep edilebileceği değerlendirilmiştir. Davacı tarafça dava dilekçesi ekinde 178,05-TL bedelli valiz alım fişi ve 1.200,00-TL bedelli bebek koltuğu faturası sunulduğu görülmüştür. 6098 sayılı TBK'nın 50/2. Fıkrasında yer alan "Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." ve 6100 sayılı HMK'nın 266/1.maddesinin 2.cümlesinde yer alan "Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz." hükümleri ile usul ekonomisi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde kaza sonrası fotoğraflarında bebek koltuğu ile 1 adet valizin hasar aldığının görüldüğü, zararın net miktarı bilirkişi raporuyla tespit edilebilecek ise de bilirkişi görevlendirmesi için takdir edilecek asgari düzeydeki ücretin meydana gelen zararın kendi bedelinin çok üzerinde olacağı ve bu durumun usul ekonomisi ilkelerine aykırı olacağı gibi hemen herkes tarafından kullanılan bebek koltuğu ve valiz türü eşyaların fiyatlarının piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılmasının gerekmediği, zira genel yaşam tecrübesine göre sunulan faturada yer alan fiyatların makul düzeyde olduğu görülmekle davacının valiz hasarı ve bebek koltuğu hasarı nedeniyle oluşan zararlarının ispat edildiği değerlendirilmiş ve davalılardan tahsil yönünde hüküm kurulmuş, davalı ...a Sigorta A.Ş. Poliçe limiti 41.000,00-TL, davalı ... Sigorta A.Ş. İse poliçe limiti 1.000,00-TL'yi aşmamak üzere sorumlu tutulmuştur. Faiz istemi yönünden ise Kasko şirketine e-posta yoluyla 24/08/2020 tarihinde başvuruda bulunulduğu ve 45 gün sonunda temerrüt gerçekleşeceği gözetilerek ... Sigorta A.Ş. 09/10/2020 tarihinden, davalı ...a Sigorta A.Ş.'nin dava önce temerrüde düşürülmemiş olması nedeniyle dava tarihinden ve davalı ... ise kaza tarihinde ayrıca talep gerekmeksizin temerrüt halinde olduğundan kaza tarihi 06/07/2020'den itibaren yasal faiz ile sorumlu tutulmuşlardır. B-DAVACI ..'IN MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT DAVALARI YÖNÜNDEN YAPILAN İNCELEMEDE; Dava dilekçesi ve davacı vekilinin 23/02/2021 tarihli taleplerin somutlaştırılması ve açıklanmasına dair dilekçesindeki istemler uyarınca davacı ...'ın a-20.000,00-TL manevi tazminatı davalı araç sürücüsü ...'dan b-2.000,00-TL bakıcı ücreti zararını davalı araç sürücüsü ... ve davacıya ait aracın KASKO sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'den, ve zarar veren araç KZMM sigortacısı ...a Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen talep etmiştir. Öncelikle manevi tazminat istemlerinin değerlendirilmesine esas olmak üzere tarafların ekonomik ve sosyal durum araştırma raporları dosyaya celp edilmiş ayrıca dava konusu kaza nedeniyle oluşan yaralanmanın boyutunun ve bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığının belirlenmesi için Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı öğretim üyelerinden oluşan heyetten maluliyet raporu alınmıştır. Dosyaya sunulan 15/03/2022 tarihli sağlık kurulu raporuna göre davacı ...'ın dava konusu kaza nedeniyle sürekli maluliyetinin oluşmadığı, kaza nedeniyle geçici iş göremezliğinin oluşmayacağı ve bakıcı ihtiyacı bulunmayacağı yönünde görüş bildirilmiş, davacı küçüğün yaşı itibariyle Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında hükümleri dikkate alınarak düzenlenen 28/12/2022 tarihli sağlık kurulu raporunda da aynı yönde görüş bildirildiği görülmüştür. Rapora karşı sair itirazlar ileri sürülmüş ise de dosya kapsamında toplanan tedavi kayıtları ve raporda yer alan değerlendirmeler itibariyle somut bir hatalı tespit veya değerlendirme işaret etmeyen soyut itirazların yerinde olmadığı gözetilerek yeniden rapor alınmasına gerek görülmemiştir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Davacı ... yönünden yapılan değerlendirmede, kazanın oluş şekli, kazanın gerçekleşmesindeki kusur durumları, kazanın üzerinden geçen zaman aralığı, paranın alım gücü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, her ne kadar kaza nedeniyle sürekli maluliyet oluşmamış ise de aile bireyleriyle birlikte henüz bebeklik çağında birlikte yaralandıkları kaza nedeniyle bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, davacının yaşı itibariyle yaşadığı travma ve stresin boyutu artırıcı bir neden olarak değerlendirilmekle davacının kaza nedeniyle duyduğu acı, elem ve üzüntünün karşılığı olarak takdiren 15.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmiş ve kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsili yönünde hüküm kurulmuştur. Bakıcı ücreti talebi yönünden yapılan incelemede ise, dosyaya sunulan sağlık kurulu raporuna göre davacının bakıcı ihtiyacı oluşmadığının belirtildiği, davacının kaza tarihindeki yaşı(3) itibariyle zaten bir başka yetişkinin gözetim ve bakımına muhtaç durumda olduğu ve kaza nedeniyle ayrıca bakıcı ihtiyacı oluşmadığı gözetilerek bakıcı zararı talebinin reddine karar verilmiştir. C-DAVACI ...'NIN MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT DAVALARI YÖNÜNDEN YAPILAN İNCELEMEDE; Dava dilekçesi ve davacı vekilinin 23/02/2021 tarihli taleplerin somutlaştırılması ve açıklanmasına dair dilekçesindeki istemler uyarınca davacı ...'nın a-35.000,00-TL manevi tazminatı davalı araç sürücüsü ...'dan b-4.000,00-TL bakıcı ücreti zararını davalı araç sürücüsü ... ve davacıya ait aracın KASKO sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'den, ve zarar veren araç KZMM sigortacısı ...a Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen talep etmiştir. Öncelikle manevi tazminat istemlerinin değerlendirilmesine esas olmak üzere tarafların ekonomik ve sosyal durum araştırma raporları dosyaya celp edilmiş ayrıca dava konusu kaza nedeniyle oluşan yaralanmanın boyutunun ve bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığının belirlenmesi için Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı öğretim üyelerinden oluşan heyetten maluliyet raporu alınmıştır. Dosyaya sunulan 15/03/2022 tarihli sağlık kurulu raporuna göre davacı ...'nın dava konusu kaza nedeniyle sürekli maluliyetinin oluşmadığı, kaza nedeniyle 3 haftalık geçici iş gücü kaybı oluşacağı ve bakıcı ihtiyacı bulunmayacağı yönünde görüş bildirildiği, dosyaya getirtilen başkaca tedavi evrakları bulunması nedeniyle alınan 28/12/2022 tarihli sağlık kurulu raporunda da aynı yönde görüş bildirildiği görülmüştür. Rapora karşı sair itirazlar ileri sürülmüş ise de dosya kapsamında toplanan tedavi kayıtları ve raporda yer alan değerlendirmeler itibariyle somut bir hatalı tespit veya değerlendirme işaret etmeyen soyut itirazların yerinde olmadığı gözetilerek yeniden rapor alınmasına gerek görülmemiştir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Davacı ...'nın manevi tazminat talepleri yönünden yapılan değerlendirmede, kazanın oluş şekli, kazanın gerçekleşmesindeki kusur durumları, kazanın üzerinden geçen zaman aralığı, paranın alım gücü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, her ne kadar kaza nedeniyle sürekli maluliyet oluşmamış ise de aile bireyleriyle birlikte yaralandıkları ve 3 hafta süreyle geçici iş gücü kaybına uğradığı kaza nedeniyle bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, davacının yaşının ilerlemiş olması itibariyle yaşadığı travma ve stresin boyutu artırıcı bir neden olarak değerlendirilmekle davacının kaza nedeniyle duyduğu acı, elem ve üzüntünün karşılığı olarak takdiren 20.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmiş ve kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsili yönünde hüküm kurulmuştur. Bakıcı ücreti talebi yönünden yapılan incelemede ise, dosyaya sunulan sağlık kurulu raporuna göre davacının bakıcı ihtiyacı oluşmadığının belirtildiği ve davacının geçici veya sürekli bakım ihtiyacı oluştuğu ispat edilemediğinden talebin reddine karar verilmiştir. D-DAVACI ...'NIN MANEVİ TAZMİNAT DAVASI YÖNÜNDEN YAPILAN İNCELEMEDE; Dava dilekçesi ve davacı vekilinin 23/02/2021 tarihli taleplerin somutlaştırılması ve açıklanmasına dair dilekçesindeki istemler uyarınca davacı ...'nın a-20.000,00-TL manevi tazminatı davalı araç sürücüsü ...'dan Öncelikle manevi tazminat istemlerinin değerlendirilmesine esas olmak üzere tarafların ekonomik ve sosyal durum araştırma raporları dosyaya celp edilmiş ayrıca dava konusu kaza nedeniyle oluşan yaralanmanın boyutunun ve bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığının belirlenmesi için Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı öğretim üyelerinden oluşan heyetten maluliyet raporu alınmıştır. Dosyaya sunulan 15/03/2022 tarihli sağlık kurulu raporuna göre davacı ...'nın dava konusu kaza nedeniyle sürekli maluliyetinin oluşmadığı, kaza nedeniyle 3 haftalık geçici iş gücü kaybı oluşacağı ve bakıcı ihtiyacı bulunmayacağı yönünde görüş bildirildiği görülmüştür. Raporda davacının ruhsal şikayetlerinin bulunduğu ve ayrıntılı takip edilmesiyle bu hususta arızların belirlenebileceği belirtilmekle mahkememizce davacının kalıcı ruh sağlığı bozukluğu oluşup oluşmadığı yönünde rapor düzenlenmesi için Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığı'na sevk edilmiş ise de Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 26/04/2023 tarihli cevabi yazısında davacının takip ve tedavi süreçlerini tamamlamadığının belirtildiği ve davacı vekilinin 11/05/2023 tarihli celsede alınan beyanında davacı ...'nın psikiyatrik muayenesinin beklenilmeksizin mevcut dosya içeriğine göre karar verilmesini talep ettiği gözetilerek ayrıca rapor alınmamış ve 15/03/2022 tarihli sağlık kurulu raporu hükme esas alınmıştır. Rapora karşı sair itirazlar ileri sürülmüş ise de dosya kapsamında toplanan tedavi kayıtları ve raporda yer alan değerlendirmeler itibariyle somut bir hatalı tespit veya değerlendirme işaret etmeyen soyut itirazların yerinde olmadığı gözetilerek yeniden rapor alınmasına gerek görülmemiştir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Davacı ...'nın manevi tazminat talepleri yönünden yapılan değerlendirmede, kazanın oluş şekli, kazanın gerçekleşmesindeki kusur durumları, kazanın üzerinden geçen zaman aralığı, paranın alım gücü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, her ne kadar kaza nedeniyle sürekli maluliyet oluşmamış ise de aile bireyleriyle birlikte yaralandıkları ve 3 hafta süreyle geçici iş gücü kaybına uğradığı kaza nedeniyle bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, davacının yaşının ilerlemiş olması itibariyle yaşadığı travma ve stresin boyutu artırıcı bir neden olarak değerlendirilmekle davacının kaza nedeniyle duyduğu acı, elem ve üzüntünün karşılığı olarak takdiren 15.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmiş ve kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsili yönünde hüküm kurulmuştur. 9-Arabuluculuk ücreti yönünden yapılan incelemede; Her ne kadar davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; "6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir. Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır. Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." (Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar sayılı ilamı) Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi ...ru olmuştur. "(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin 2024/762 Esas 2024/687 Karar sayılı 25/04/2024 tarihli ilamı) Yukarıda alıntılanan Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre, sigorta şirketine yazılı başvuru dava şartının bulunduğu uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvuru şartı zorunlu olmadığı halde davacı tarafça bu yola gidilmesi halinde bu tutarın davacıya yükletilmesi gerekmektedir. Zira dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya ödenen ücretin davalıya yükletilebilmesi için uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olması gerekmekte olup, yukarıda da açıklandığı üzere somut uyuşmazlıkta alternatif uyuşmazlık çözüm yolu benimsendiğinden ayrıca arabuluculuk başvurusunda bulunulmasına gerek bulunmadığı halde arabuluculuk başvurusu yoluna gidilerek yargılama gideri sarfiyatı yapıldığı anlaşıldığından, mahkememizce Yargıtay ve istinaf uygulaması dikkate alınarak, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davacılar üzerine yükletilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVACI... YÖNÜNDEN; A-Manevi tazminat davasının KABULÜ ile, 10.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'dan alınarak davacı...'a verilmesine, tazminat miktarına kaza tarihi 06/07/2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden açılan davanın reddine, B-Maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, -400,00-TL bakiye araç bedelinden kaynaklanan maddi tazminatın davalı sigorta şirketlerinin poliçe limitlerinden kaynaklanan sorumluluk sınırları aşılmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı...'a verilmesine, tazminat miktarına ...a Sigorta A.Ş. Yönünden dava tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden 04/09/2020 tarihinden ve davalı ... yönünden kaza tarihi 06/07/2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlasına dair istemin REDDİNE, -1.200,00-TL oto bebek koltuğu ve 178,00-TL valiz bedelinin davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 1.000,00-TL poliçe limiti ve davalı ...a Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu poliçe limiti 41.000,00-TL aşılmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı...'a verilmesine, tazminat miktarına ...a Sigorta A.Ş. Yönünden dava tarihinden, ... Sigorta A.Ş. Yönünden 09/10/2020 tarihinden ve ... yönünden kaza tarihi 06/07/2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 2-DAVACI ... YÖNÜNDEN; A-Manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, 15.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, tazminat miktarına kaza tarihi 06/07/2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlasına dair istemin reddine, B-Maddi tazminat davasının REDDİNE, 3-DAVACI ... YÖNÜNDEN; A-Manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, 20.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, tazminat miktarına kaza tarihi 06/07/2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlasına dair istemin reddine, B-Maddi tazminat davasının REDDİNE, 4-DAVACI ... YÖNÜNDEN; Manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, 15.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, tazminat miktarına kaza tarihi 06/07/2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlasına dair istemin reddine, 5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.220,05-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 342,85-TL ile ıslah harcı olarak alınan 54,65-TL harcın mahsubu ile 3.822,55-TL karar ve ilam harcının davalı ...'dan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı...'ın kısmen kabul edilen maddi tazminat davası yönünden davacı yararına takdir edilen 1.778,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacı...'a verilmesine, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/3.maddesi uyarınca davacı...'ın kısmen reddine karar verilen maddi tazminat davası yönünden davalılar yararına takdir edilen 1.778,00-TL vekalet ücretinin davacı...'dan alınarak davalılara verilmesine, 8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı...'ın kabul edilen manevi tazminat davası yönünden davacı yararına takdir edilen 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacı...'a verilmesine, 9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı...'ın ... Sigorta A.Ş. Yönünden reddedilen manevi tazminat davası yönünden davalı yararına takdir edilen 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacı...'dan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş.'ye verilmesine, 10-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı ...'ın reddine karar verilen maddi tazminat davası yönünden takdir edilen 2.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalılara verilmesine, 11-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı ...'ın kısmen kabul edilen manevi tazminat davası yönünden davacı yararına takdir edilen 15.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, 12-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı ...'ın kısmen reddedilen manevi tazminat davası yönünden davalı ... yararına takdir edilen 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'ya verilmesine, 13-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı ...'nın reddine karar verilen maddi tazminat davası yönünden takdir edilen 4.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalılara verilmesine, 14-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı ... kısmen kabul edilen manevi tazminat davası yönünden davacı yararına takdir edilen 20.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacı ...'ya verilmesine, 15-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı ...'nın kısmen reddedilen manevi tazminat davası yönünden davalı ... yararına takdir edilen 15.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'ya verilmesine, 16-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı ... kısmen kabul edilen manevi tazminat davası yönünden davacı yararına takdir edilen 15.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacı ...'ya verilmesine, 17-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı ...'nın kısmen reddedilen manevi tazminat davası yönünden davalı ... yararına takdir edilen 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'ya verilmesine, 18-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan peşin olarak alınan 342,85-TL ile ıslah harcı olarak alınan 54,65-TL harç toplamı 397,50-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davalı ... Sigorta A.Ş. ve davalı ...a Sigorta A.Ş.'nin aleyhlerinde kabul edilen dava değeri dikkate alınarak harcın yalnızca 121,45-TL'lik kısmından sorumlu tutulmalarına, 19-Davacı tarafça yargılama gideri olarak sarf edilen 54,40-TL başvuru harcı, 1.058,10-TL posta ve tebligat ücreti, 8.200,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.312,50-TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen 5.308,34-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ...a Sigorta A.Ş.'nin aleyhlerine hükmedilen dava değeri dikkate alınarak yargılama giderinin yalnızca 152,78-TL'lik kısmından sorumlu tutulmalarına, fazlasına dair kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, 20-Davalı ... tarafından ATK Fatura bedeli olarak sarf edilen 910,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen 391,27-TL'sinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ...'ya verilmesine, fazlasına dair kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 21-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 22-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacılar vekili ile davalı ... vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, davalı ...a Sigorta vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/01/2025

Katip... E-İmzalıdır

Hakim... E-İmzalıdır

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/648, K. 2025/29, T. 14.01.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-648-e-2025-29-k-1ab734ba1bc8