İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/229 E. 2024/892 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/229
- Karar No
- 2024/892
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/229 Esas KARAR NO : 2024/892 DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/05/2019 KARAR TARİHİ : 09/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; dava dışı “...Kombinaları Anonim Şirketi” ünvanlı şirketin, payları ...Borsa İstanbul)’da işlem gören ve SPK (Sermaye Piyasası Kurulu) denetimine tabi bir işletme olduğunu, müvekkil, anılı işletmenin 143.000 payına sahip olduğunu ve davalıların ise söz konusu şirketin yönetim kurulu üyeleri olduğunu, dava dışı “...Kombinaları A.Ş.” ve bağlı ortaklık “... Tarım Enerji Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş.”ye ait taşınmaz ve makine parkının, yine dava dışı “... Yağ Sanayi ve Ticaret A.Ş.” ye satışı amacıyla 14.08.2018 tarihli “Varlık Alım Sözleşmesi” imzalandığını, söz konusu anlaşmanın imzalanmasına ilişkin veri, 14.08.2018 Tarihinde, KAP (Kamuyu Aydınlatma Platformu) aracılığı ile kamuoyu ile paylaşıldığını, devamla, 24.10.2018 tarihinde KAP aracılığı ile anılı varlık satışına yönelik olarak “ortakların bilgilendirilmesi amacıyla 21.11.2018 Tarihinde şirket olağanüstü genel kurul toplantısının icra edileceği” duyurulduğunu ve gündem yayınlandığını, "14.08.2018 tarihinde imzalanan nihai Varlık Alım Sözleşmesi çerçevesinde toplam 27.500.000.- USD+KDV bedel ile satışının tamamlanmasına ilişkin olarak Sermaye Piyasası Kurulu'nun II-23.1 sayılı"Önemli Nitelikteki İşlemlere İlişkin Ortak Esaslar ve Ayrılma Hakkı Tebliği" kapsamında Genel Kurul’a bilgi verilmesinin", toplantının ana gündem maddesi olarak belirlendiğini, 24.12.2013 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren “önemli nitelikteki işlemlere ilişkin ortak esaslar ve ayrılma hakkı tebliğinin "önemli Nitelikteki İşlemler başlığını taşıyan 5. Maddesi ile Ayrılma Hakkının Kullanımı başlığını taşıyan 9. Maddesi ile ayrılma hakkı" şeklinde düzenlendiğini, dava dışı “...Kombinaları A.Ş.” ve bağlı ortaklık “... Tarım Enerji Yatırımları Sanayi Ve Ticaret A.Ş.”ye ait taşınmaz ve makine parkının kül halinde satışının önemli işlem olarak değerlendirildiği ve müvekkilin ayrılma hakkının bulunduğunun tartışmasız olduğunu, “Olağanüstü Genel Kurul” toplantısı, 21.11.2018 Tarihinde gerçekleştirildiğini, toplantı öncesinde 26.10.2018 tarihinde, ...A.Ş. tarafından KAP aracılığı ile yapılan ayrılma hakkının kullanımına ilişkin açıklamada, ayrılma hakkı bedelinin 1 TL nominal değerli beher hisse başına 0,68648.-TL olduğunun kamuya açıklandığını, icra olunan olağanüstü genel kurul toplantısında da, gündemin 2/b bendi ile,“…ayrılma hakkının pay başına işlemin kamuya açıklandığı tarihten önceki otuz gün içinde borsada oluşan ağırlıklı ortalama fiyatı olan 0,0068648.-TL. Olduğu,”nun paydaşlara bildirildiğini, söz konusu toplantıya elektronik ortamda katılan müvekkilin, alınan karara muhalif kalmış ve muhalefet şerhini tutanağa geçirdiğini, gerek 26.10.2018 tarihinde kap aracılığı ile kamuya açıklanan ve gerekse 21.11.2018 tarihinde icra olunan olağanüstü genel kurulda hazirun’a arz olunan ayrılma hakkı kullanım fiyatının 0,68648.-TL olduğunu, matematiksel olarak hesaplanan ve hesaplama yöntemi tebliğ ile belirlenen bu fiyatın, dava dışı ...hisselerinin değeri açısından bir sabit teşkil edeceğinin tartışmasız olduğunu, nitekim müvekkil, 21.11.2018 tarihli genel kurul toplantısını takiben 22.11.2018 tarihinde, portföyünde bulunan tüm ...hisselerini hisse başına 0,72.-TL bedel ile sattığını, portföyünde bulunan 143.000.-adet hissenin tamamının satışından toplamda 102.960,00-TL elde edebildiğini, davalılardan oluşan yönetim kurulunun, ayrılma hakkı kullanım fiyatı olarak gerek kamuya açıkladığı ve gerekse 21.11.2018 tarihli genel kurulda paydaşlara sunduğu beher pay başına 0,68648.-TL bedelin, gerçeği yansıtmadığını, gerçek bedel SPK tarafından saptanıp duyurulduğu üzere beher pay başına 1,14257.-TL olduğunu, ayrılma hakkı ile paydaşa önemli durumların varlığı halinde paylarını belirlenen bedel üzerinden ortaklığa satma hakkı tanındığını, davalı yönetim kurulu üyelerince yapılan hatalı bedel tespiti neticesinde minimum 1,14257.-TL. üzerinden işlem görmesi gereken paylar, 0,68648.-TL tutar üzerinden fiyatlandırıldığını, yönetim kurulu tarafından açıklanan fiyatın bir eşik teşkil ettiğinin bilincinde olan müvekkil, genel kurulu takiben eden gün hatalı fiyat nedeniyle oluşan piyasa fiyatını kabul ederek hisselerini 0,72.-TL’den nakde çevirebildiğini, müvekkil, 22.11.2018 tarihinde 143.000 payının tamamını, davalılarca hatalı olarak belirlenen bedele dayalı olarak serbest piyasada oluşan 0,72.-TL/adet fiyattan toplam 102.960,00-TL bedel ile sattığını, oysa, SPK tarafından saptanan bedel üzerinden müvekkil paylarının en az toplam satış tutarı 163.387.51-TL olduğunu, sonuç olarak davalı yönetim kurulu üyelerinin hatalı tutumu nedeniyle müvekkilin doğrudan doğruya uğradığı en az zarar miktarının 60.427,51.-TL olduğunu, açıklanan nedenlerle; davanın kabulüne, fazlaya ilişkin tüm hakları ile dava miktarını saptanacak net zarar miktarına yükseltme hakkı saklı kalmak kaydı ile şimdilik 60.427,51-TL zararın, zarar tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, TTK 557. Maddesi gereğince, davalıların münferiden sorumlu oldukları tazminat miktarının ayrı ayrı belirlenmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. CEVAP : Davalılar vekili cevap dilekçesi ve duruşmalarda özetle; öncelikle ayrılma hakkı kullanımı süresi 28/11/2018-11/12/2018 tarihleri olarak belirlendiğini, bu süreçte hiçbir ortak ayrılma hakkını kullanmadığını, bu nedenle de davacının bu davayı açmasında herhangi bir hukuki yararının bulunmadığını, kısmi dava açılmasının hukuka aykırı olduğunu, SPK işlemi aleyhine Danıştay'da yürütmenin durdurulması talebiyle müvekkil şirket tarafından dava açıldığını, anılan işlemin 19/12/2018 tarihinde tebliğ edildiğini ve müvekkil şirket tarafından süresi içinde gerek bireysel işlem gerek dayanağı olan Tebliğ hükmünün iptali için yürütmenin durdurulması talebiyle Danıştay'da dava açıldığını, davanın Danıştay ... Dairesinde E.... sayı ile devam ettiğini, Davalı SPK, kanunda yer alan yetkisini aşmak suretiyle ayrılma fiyatını tespit ederken yanlış tarihi esas aldığını, HMK md. 165 uyarınca bekletici sorun olarak kabul edilmesini talep ettiklerini, hiçbir ortak ayrılma hakkını süresi içinde kullanmadığını, davacı da dahil olmak üzere muhalefet şerhini işleterek ayrılma hakkını kullanmak isteyen hiçbir pay sahibi payını şirkete satmadığını, şirket ve yatırımcılara zarar verenin SPK ve BİST olduğunu, davacının ayrılma hakkını kullanmak istediğini genel kurulda belirtmesine karşın bu hakkını kullanmaması nedeniyle oluşan bir zararının da bulunmadığını, davacı, SPK'nın 13/12/2018 tarihli kararı ve BİST'in 21/12/2018 tarihli kararı sonrasında hisse düşüşü nedeniyle işbu davayı açtığını, Kasım 2017'den beri devam eden sürecin tüm aşamalarından haberdar olan bu kurumlarnz, herhangi bir uyarı, düzeltme talebi dahi yapmadan bu işlemleri alarak şirketi ve yatırımcıları mağdur ettiğini, şirketin bu konudaki hukuki mücadelesini sürdürdüğünü, satış tutarındaki değişiklik, ekonomik ve mevzuat değişiklikleri nedeniyle gerçekleştirildiğini, ayrıca 28.12.2017 tarihli Genel Kurul kararı ile onaylanan satış sürecinden sonra yaşanan ekonomik gelişmeler ve mevzuat değişikliği nedeniyle satış fiyatının revize edildiğini, satış fiyatı önemli tutarda değiştiği için sürece yeniden başladığını, genel kurul tarafından bu yeni işlemin reddedilme riski bulunduğunun da açık olduğunu, bu yüzden yeniden ayrılma hakkı fiyatı belirlendiğini, ayrılma hakkı kullanımı süresi 28/11/2018-11/12/2018 tarihleri olarak belirlendiğini, bu süreçte hiçbir ortak ayrılma hakkını kullanmadığını, davacının, şirketin yatırımcıları zarara uğrattığını iddia etmesi ticari hayatın gerçeklerine ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, ekonomik gelişmeler nedeniyle zarara uğrayan tarafın öncelikle şirket olduğunu, ortakların da bundan etkilenmesinin maalesef işin gereği olduğunu, açıklanan nedenlerle; öncelikle işbu davaya temel gerekçe olarak Davacı tarafından sunulan SPK'nın 13/12/2018 tarih ve... sayılı Kararı aleyhine Danıştay'da açılan davanın sonuçlanmasının HMK md. 165 uyarınca bekletici sorun olarak kabul edilmesine, bu talepleri kabul görmediği takdirde, işbu haksız davanın reddine, yargılama giderleriyle vekalet ücretin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. DELİLLER :Davacı vekili iddiasını ispata yönelik olarak; ...Kombinaları Anonim Şirketi Ticaret Sicil Kayıtları ve SPK kayıtları, Merkezi Kayıt Kuruluşuna ilişkin kayıtlar,14.08.2018 tarihli KAP duyurusu, 21.11.2018 tarihli olağanüstü genel kurula ilişkin KAP duyurusu, genel kurul tutanağı, genel kurula ilişkin muhalefet şerhleri, 22.11.2018 tarihli makbuz, 13.12.2018 tarihli ve ... sayılı “Sermaye Piyasası Kurulu Bülteni”, bilirkişi incelemesi ve sair delillere dayandığı görülmüştür. Davalılar vekili savunmasını ve iddialarını ispat yönünde; Sermaye Piyasası Kurulu Tebliğleri, emsal Mahkeme Kararları, gerekirse bilirkişi tetkikatı ve konuya dair diğer tüm bilgi ve belgeler, mukabil delil, yasal olarak geçerli her türlü delile dayandığı görülmüştür. Mahkememizin... Esas sayılı dava dosyasının, derdest olan mahkememizin iş bu dava dosyası arasındaki hukuki ve fiili irtibata binaen her iki dava dosyasının birleştirilmesine ve yargılamanın mahkememizin iş bu...sas sayılı dava dosyası üzerinden yürütülmesine karar verildiği, yapılan yargılama sırasında davacı tarafın birleşen ... Esas sayılı dava dosyasındaki davayı takip etmediği ve işlemden kaldırıldığı 13/01/2021 tarihinden itibaren üç aylık yasal süre içinde yenilenmediği anlaşılmakla; mahkememizin ...Esas sayılı dava dosyasının mahkememizin iş bu... Esas sayılı dava dosyasından tefriki ile mahkememizin ... Esas sırasına kaydı yapıldığı görülmüştür. Mahkememizin ... Esas sayılı dava dosyasının mahkememizin ...Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, mahkememizin...Esas sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sırasında birleşen dosya davacısı tarafın birleşen...Esas sayılı dava dosyasındaki davayı takip etmediği ve işlemden kaldırıldığı 15/02/2023 tarihinden itibaren üç aylık yasal süre içinde yenilenmediği anlaşılmakla; mahkememizin iş bu dosyasının birleşen ... Esas sayılı dava dosyasından tefriki ile mahkememizin ...Esas sırasına kaydının yapıldığı görülmüştür. Danıştay... Dairesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının celp ve tetkikinde; ...Kombinaları AŞ tarafından Sermaye Piyasası Kurulu aleyhine ... Sayılı Önemli Nitelikteki İşlemlere İlişkin Ortak Esaslar ve Ayrılma Hakkı Tebliği'nin 10. Maddesinin 4. Fıkrasının, 13/12/2018 tarih ve...ayılı Sermaye Piyasası Kurulu kararının iptali istemi ile dava açıldığı, dairenin 19/03/2024 tarih ve... Esas ... Karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Tarafların dosyaya celbini talep ettiği bilgi ve belgelerin dosyaya teminine müteakiben, uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden, dava dosyasının sermaye piyasaları konusunda uzman bilirkişi ...'ya tevdi edildiği, bilirkişi tarafından dosyaya ibraz edilen 20/09/2024 tarihli raporda özetle; şirket tarafından Danıştay ... Dairesi'ne SPK’nın... sayılı Önemli Nitelikteki İşlemlere İlişkin Ortak Esaslar ve Ayrılma Hakkı Tebliği'nin 10. maddesinin 4. Fıkrasının iptali ve 13/12/2018 tarih ve... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali ve yürütmenin durdurulması talebinin reddedildiğini ve söz konusu fıkrada ve SPK kararında hukuka aykırılık bulunmadığı kararı verildiğini, taraflarca ayrılma hakkı kullanım fiyatının hesaplanması yönünde bir ihtilaf bulunmadığını, ihtilafın belirlenen tarih itibarı ile oluştuğunu, buna göre davalı şirket ayrılma fiyatlarını 28/11/2017 tarih itibarı ile 1.1001591 TL, 24/10/2018 tarihi itibarı ile 0,68648-TL olarak açıklandığını, SPK uzmanlarınca 20.11.2017 tarihi itibarı ile1,14257-TL olarak açıklandığını, (1 TL nominal değerli paylar için), 21.11.2018 tarihli Genel Kurulda şirket ve bağlı ortaklığın gayri menkullerinin ve makine parkının 27.500.000 USD + KDV bedel ile satışının yapılması 6.082.538 TL’lik elektronik ret oyu, 1.044.331 TL’lik fiziki ret oyu olmak üzere toplam 7.126.869 TL’lik ret oyuna karşılık 35.555.824-TL’lik fiziki ortamda katılanların kabul oyları ile oy çokluğu ile kabul edildiği belirtilerek, muhalefet şerhini toplantı tutanağına işleten pay sahipleri toplantı tutanağına ek yapıldığı belirtildiği, davacının da 143.000 pay oranı ile iş bu listede yer aldığı, 27.11.2018 tarihli KAP bildiriminde şirket ayrılma hakkı kullanım süresinin 28.11.2018 – 11.12.2018 tarihleri arasında olduğunun belirtildiğini, davalı vekilinin belirttiğine göre bu tarihlerde ayrılma hakkı kullanımı için başvuruda bulunan pay sahibi bulunmadığını, davacıların sunduğu başvurular içerisinde ayrılma hakkı kullanım başvurusu bulunmadığını, bu tarihte belirlenen ayrılma hakkı fiyatının 0,68648 TL’nin beklentilerden veya piyasa fiyatından düşük olduğu için başvuru yapılmamış olabileceğini, takdirin sayın mahkemeye ait olduğunu, Sayın mahkemenin davacının zararının tazmini yönünde karar vermesi durumunda, davacı...kurul tarihi itibarı ile 143.000 adet... hisse senedi bulunduğunu, Genel Kurul’a katılan ve genel kurul kararında muhalefet şerhi bulunan davacı ...’in hisse sened i adedinin karardan teyit edildiğini, davacı belirlenen ayrılma tutarı olan 0,68648 TL’den daha yüksek bir piyasa fiyatı olduğu için 0,72 TL’den borsada satışını gerçekleştirdiğini ifade ettiğini, 143.000 adet hisse senedi 0,72 TL’den toplam 102.960 TL’den satıldığının belirtildiğini, SPK’nın ayrıma bedeli olarak belirlenen 1,14257 TL’den hisse senetlerinin toplam değerinin 163.387,51 TL olduğunu, davacının piyasadaki satış bedeli ile SPK’nın belirlediği ayrılma bedeli arasında 60.427,51-TL fark bulunduğunu, 21/11/2018 tarihli genel kurulda ayrılma hakkı başvurusu yapıldıktan bir gün sonra ayrılma hakkı bedelinin pay sahibine ödeneceğinin belirtildiğini, ayrılma hakkı kullanım süresi 28/11/2018-11/12/2018 tarihleri arasında belirlendiğini rapor ve beyan ettiği görülmüştür. DEĞERLENDİRME :Dava; şirket yöneticisinin sorumluluğundan doğan tazminat istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, Davacının halka açık ortaklık olan ... hisselerinden 143.000 hisseye sahip olduğu, ...'ın bağlı ortaklığı ...'a ait taşınmaz ve makine parkının satımı amacıyla 14.08.2018 tarihinde varlık alım/satım sözleşmesi imzalandığı ve ...'ın bu satışı KAP’ta bildirim yaptığı, KAP bildiriminde varlık satışına ilişkin 21.11.2018 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısının yapılacağının bildirildiği, genel kurul gündeminde 27.500,00 USD + KDV üzerinden satışın tamamlanacağı, bu taşınmaz ve makine parkının kül halinde satışının önemli işlerden olması sebebiyle pay sahipleri açısından ayrılma hakkı doğurduğu ve SPK nın Ayrılma Hakkı Kullanım Fiyatı Tebliği m. 10 a göre hissenin değerinin 30 gün içinde borsada oluşan düzeltilmiş ağırlıklı ortalama fiyatların aritmetik ortalaması olacağının belirtildiği, ancak ...’ın ayrılma hakkına ilişkin bildiriminde 1 TL lik nominal değerli her bir hisse başına 0,68648 TL olarak bildirim yapıldığı, davacının elektronik ortam bu ayrılma hakkına ilişkin muhalefet şerhi vererek toplantı tutanağına geçirdiği, bunun üzerine davacının 22.11.2018 tarihinde ... paylarını 0,72-TL den satıp, 143.000 hisse karşılığı 102.960,00-TL gelir elde ettiği, SPK nın 13.12.2018 tarihli haftalık bülteninde ...’ın 1 TL lik nominal değerli pay başına 1,14257 TL olduğu hususunun kamuoyuna açıklanmasına ve ... pay sahiplerinin zararının tazminine ilişkin bilgilendirmeye ilişkin karar verdiği, buna göre beher pay başına 1,14257 TL ödemesi gerektiği halde hatalı hesaplama nedeniyle davacının 0,72 TL den hisseleri borsada satarak gelir elde ettiği, böylece 60.427,51-TL zarara girdiği, 21.11.2018 tarihli olağan üstü genel kurul toplantı tarihiyle, ayrılma hakkı kullanım dönemi sonu olan 11.12.2018 tarihi arasında 14 günlük periyotta olağan dışı fiyat ve miktar hareketlerinin bulunduğu, SPK hükümleri kapsamında manipülasyon hatta İnsider Trading yani “İçerden Öğrenenlerin Ticareti” fiilini kanıtlayacak tespitlerin bulunduğunu, SPK nın hesapladığı ve 13.12.2018 tarihinde haftalık bültende duyurduğu 1,14257 TL nin şirket yetkililerince ilan edilmiş olması halinde davacının 143.000 hisseyi şirkete iade edeceği ve satış fiyatıyla arasında ki 60.427,51-TL zararın oluştuğu, TTK m. 553 gereğince yönetim kurulu üyelerinin bu zarardan sorumlu olduğu belirlenmiştir. TTK m. 553 gereğince yönetim kurul üyelerinin doğrudan sorumluluğu için başvurulabilmesi madde de açıklanmış olup bu maddeye göre başvuru yapılabilmesi için öncelikle doğrudan zararın belirlenmesi gereklidir. Anonim şirketin veya pay sahibinin ya da alacaklının malvarlığında doğrudan bir değer eksilmesi yahut malvarlığında oluşması beklenen değer artışının meydana gelmemesi şeklinde ortaya çıkan zarar doğrudan zarar teşkil edecektir. Yönetim kurulunun fiillerinden dolayı şirketin uğradığı zarar doğrudan zarar niteliğindeyken ve pay sahipleri ile alacaklılar bakımından dolayısı ile zarar teşkil ederken, söz konusu fiiller sonucunda pay sahipleri ve alacaklıların ferdi ve hususi hakları ihlal edilirse bu onlar bakımından doğrudan zarar teşkil eder. Şöyle ki somut olayda görüldüğü gibi ortağın paylarını bilançoya veya yöneticilerin bildirimine dayalı olarak elden çıkarması veya sermaye artırımında pay sahiplerinin pay alma hakkının ihlal edilmesi, sermaye payına uygun temettü ödenmemesi, ya da bilançoda ki yanlışlık veya genel kurulda ki yanıltıcı beyanlar nedeniyle ortağın çok yüksek bedelle hisse almaya yönlendirilmesi gibi haller doğrudan zarara örnektir. Ortağın bu şekilde zarara uğraması halinde açılacak olan davada zararın konusu olan tazminatın kendisine ödenmesine isteme hakkı bulunmaktadır. Somut olayda da davalı olan yönetim kurulu üyelerinin davacıyı yanlış yönlendirecek ve hissesini olması gereken değerin altında satmasına sebebiyet verecek nitelikte ve bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere borsada işlem gören şirketlere ilişkin ayrılma hakkı kullanım fiyatının belirlenmesine ilişkin tebliğ hükümlerine aykırı olarak hisse başına 1.14257 TL belirlenmesi gerekirken 0,68648 TL tespit edilmesi nedeniyle ortağın/davacının hisseyi borsada/piyasa da daha uygun gördüğü 0,72-TL üzerinden satıp 102.960,00-TL gelir elde ettiği, oysa geri alım/ayrılma payı değerinin karşılığı olarak 143.000 hisse karşılığı 163.387,51-TL alması gerektiği, böylece davacının 60.427,51-TL zarara uğradığı belirlenmiştir. Bu halde şirket yöneticisi olan davalıların zarardan müteselsilen ve tümüyle sorumlu oldukları kanaatine varılmakla, davanın kabulü ile aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere; Davanın KABULÜ ile 60.427,51-TL zararın şirket yöneticisi davalılar ..., ..., ...,... ve...'dan 22/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, Davacı tarafça peşin yatırılan 1.031,96-TL'nin mahsubu ile bakiye 3.095,84-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.031,96-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesap edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafça yapılan 44,40-TL başvuru harcı, 513,70-TL tebligat ve posta gideri, 3.000,00 TL Bilirkişi ücreti dahil olmak üzere toplam 3.558,10-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafça peşin yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Ticari hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri kapsamında, arabulucuya ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.09/10/2024 Başkan ... E imza Üye ... eimza Üye... eimza Katip .. eimza