İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/422 E. 2025/402 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/422
Karar No
2025/402
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/422 KARAR NO : 2025/402 DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 07/05/2025 KARAR TARİHİ : 08/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle, davalının müvekkili hakkında senede dayalı olarak İzmir ...İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığı, davaya konu senetlerdeki imzaların hiçbirinin müvekkiline ait olmadığı, müvekkilinin böyle bir borcunun bulunmadığı, davalının bu takip dolayısıyla müvekkiline ait taşınmazların icra kanalıyla satışının yapılması için satış işlemi başlattığı, bu nedenle de müvekkilinin mağdur durumda olduğundan bahisle öncelikle satış işlemlerinin durdurulması için tedbir kararı verilmesine, adli yardım taleplerinin kabulüne ve müvekkilinin İzmir ...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespiti ile %20'den az olmamak üzere davalının tazminat ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı TTK'nın 5.maddesine eklenen 5/A maddesiyle "Bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde düzenleme getirilmiştir. 6325 Sayılı kanuna eklenen 18/A- maddesiyle ise "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmişse arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceğinin ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereğini yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkartılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. " şeklinde düzenleme getirilmiştir. Yukarıda belirtilen bu yasal düzenlemeler kapsamında 05.04.2023 tarihli ve 32154 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7445 Sayılı "İcra Ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 31.maddesinde "6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir." şeklinde yasal düzenleme mevcuttur. Mahkemece dava şartı noksanlığının tespit edilmesi halinde ise 6100 Sayılı HMK'nın 115/2. maddesi gereğince ise dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında oluşturulan 08/05/2025 tarihli ara kararıyla "Dosyanın incelenmesinden davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekine 6325 Sayılı Yasa' ya eklenen 18/A-2 maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini eklemediğinden, davacı vekiline meşruhatlı davetiye çıkartılarak, davadan evvel arabuluculuğa başvurulmuş ise arabuluculuk faaliyeti sonunda düzenlenen anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini tebliğden itibaren geçerli olmak üzere 1 haftalık kesin süre içerisinde sunması, aksi halde TTK 5/A maddesine göre dava şartı yokluğundan davanın reddedileceğinin ihtarına" şeklindeki ara karar kapsamında davacı vekili tarafından sunulan 08.05.2025 tarihli dilekçe ile dosya kapsamında arabuluculuk görüşmesinin yapılmadığının bildirildiği görülmüştür. Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler kapsamında ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edildiği, işbu davanın ise arabuluculuğa başvurulmadan açılmış olduğu anlaşıldığından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verme gereği doğmuştur. (Yargıtay ...Hukuk Dairesi'nin... Karar sayılı kararı, İzmir BAM ... Hukuk Dairesi'nin ... Karar sayılı kararı, İzmir BAM ...Hukuk Dairesi'nin... Karar sayılı kararları da bu yöndedir.) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 6102 Sayılı TTK'nın 5/A-1 maddesi ve 6325 Sayılı Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesi gereğince Arabuluculuğa başvurulmaksızın işbu davanın açılmış olduğu anlaşılmakla dava şartı yokluğundan davanın reddine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 08/05/2025

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/422, K. 2025/402, T. 08.05.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-422-e-2025-402-k-9364f1d1cc91