İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/123 E. 2025/129 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/123
Karar No
2025/129
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/123 KARAR NO : 2025/129 DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/12/2024 KARAR TARİHİ : 17/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacılar vekili dava dilekçesi ile özetle, "Müvekkillerimin babasına/eşine hitaben başlatılan takip konusu senet, sonradan doldurulmuş bir senet olup Kambiyo niteliğine haiz değildir. Muris, asıl borçlu olduğu miktarı ise (11.500 TL) alacaklı olduğunu iddia eden davalıya ödenmiştir. Alacaklı olduğunu iddia eden davalı, elindeki yalnızca imza atılarak teslim edilmiş senedi murisin bilgisi ve onayı dışında doldurmuştur ve kötü niyetli olarak icra takibine koymuştur. Şayet murisin hastane kayıtları ve kanser hastalığından dolayı vefat etmeden önce tedavi gördüğü hastane kayıtları ( Müzekkere yazılarak detaylıca temin edilmelidir. ) incelendiğinde görülecektir ki, davalılar murisin kanser tedavisi gördüğünü ve alacaklı olmadıkları halde kendi elleriyle doldurdukları senedi icraya vermişlerdir. Muris, bahsi geçen takip başlatılan zaman diliminde ve vefat ettiği sürelerde İzmir/ Bergama ' da değildir. Cebelleştiği kanser hastalığının pençesinde ağır tedaviler görmektedir ve ilgili takibe itiraz edecek, haksız takibe müdahale edecek durumda dahil değildir şayet kanser ile vermiş olduğu savaşı muris hastane köşelerinde kaybetmiştir. Murisin bahsi geçen haksız takibi görüp, itiraz edecek bir durumu mevcut değildir ilgili durumlar, araştırmalar yapıldıktan sonra sayın mahkeme huzurunda ortaya çıkacaktır. Davalı, kötüniyetli olduğundan başlatılan icra takibi sürecinde bahsi geçen icra dosya ile kendi elleriyle doldurduğu senet ile kafasına göre bir meblağ belirlemiş ve tabiri yerindeyse borç uydurmuştur. Ancak, takibin dayanağı olan senet, hem kambiyo senedi niteliğine haiz değildir hem de senet üzerinde doldurulmuş kısımlar murise ait değildir. Muris ve müvekkillerimin eşi/ babası olan ..., icraya haksızca koyulan senetten haberi dahil olamadan hakkın rahmetine kavuşmuştur. Şayet tüm hastane raporları ve tedavi süreçleri incelendiğinde murisin durumunun ağır olduğu, kanser tedavisi gördüğü ortaya çıkacaktır.Müvekkillerimiz adına, davalı tarafından düzenlenen sahte senet sebebiyle suç duyurusunda bulunulacaktır. Dosyaya ilgili evrakları sunacağız, İddiamıza göre, müvekkilimizin davalıya herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Senet davalı tarafından doldurulmuştur ve davalı, kendi kafasına göre miktardan icra takibi başlatmıştır. Davalı, müvekkillerimizden murisin kızı ... ile irtibata geçmiş, sözde borç hakkında konuşmuştur ve haksız meblağlarda para talep etmiş, çaresiz müvekkilimiz de yeter ki ölüm döşeğindeki babası durumları öğrenmesin huzuru kaçmasın diye elinden geleni yapmaya çalışmıştır ve borçlu dahi olmadıkları halde yeter ki haksız işlemlere devam etmesinler diye ... ile irtibat kurmayı kabul etmiştir. Murisin kızı davalı ile irtibata geçtiğinde ise haraç kesercesine taleplerde bulunmuş, haksız tavırlar sergilemiştir. ..., Temmuz 2024 de 200.000 TL ye anlaşmak üzere Bergama'ya gitmiştir. Davalı müvekkilim ...'un çaresizliğini kullanmaya çalışmıştır. Talihsiz günde müvekkilim ... dolandırılmış ve var olan son parasını da kaybetmiştir, ... un dolandırıldığına dair açılan savcılık dosyası Bergama Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...Numaralı dosyasında yürütülmektedir. İlgili kayıtlar incelendiğinde Temmuz 2024 de yine talihsiz dolandırılma vakasının gerçekleştiği gün 75.000 TL' nin davalılar avukatı ... ' a gönderildiği görülecektir. Davalı, bahsi geçen ödemeyi aradan uzunca bir zamandan sonra tarafımızın uyarıları neticesinde icra dairesine bildirmiştir. İlgili kayıtları sayın mahkemenize sunacağız. İcra takibine koyulurken her ne kadar kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatılmış olsa da senet adi senet niteliğinde olduğundan icra takibinin de hukuk aleminde geçersiz sayılması gerektiği izahtan varestedir. Bu dava sürecinde, İİK 72/2 hükümlerine dayanarak, haksız icra takibi için öngörülen bedelin davalıya ödenmemesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı alınmasını, bu kararın, davanın kesinleşmesine kadar geçerli olmasını, davalı şahıs ile müvekkil arasında mevcut ve geçerli bir borç ilişkisinin bulunmadığının tespitine,İcra dairesine sunulan senetin incelenerek, kambiyo senedi niteliğine haiz olmadığının bilirkişi nezdinde incelenmesi ve belirttiğimiz hususlarda rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesine, Sunacağımız tanık listesindeki bahsi geçen tanıklara mahkeme huzurunda dinlenmeleri için davetiye gönderilmesine, Mahkemenizce takdir edilecek teminat mukabilinde yahut teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilerek icra veznesine girecek paranın davalıya ödenmemesine,neticeten bergama icra dairesi’nin... esas sayılı haksız icra takibinin durdurulmasına ve akabinde iptaline,yukarıda liste halinde verilmiş ve murisin tedavi gördüğü hastanelere müzekkere yazılarak dosya kapsamına alınmasına,Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, bu dava sebebiyle uğramış olduğumuz zararların yasa gereği alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla kötü niyetli davalıdan alınarak müvvekile verilmesine, " talep ve dava etmiştir. GÖREVSİZLİK KARARI: Bergama... Asliye Hukuk Mahkemesi'nce yapılan yargılama neticesinde ... Karar sayılı karar ile görevsizlik kararı verilmiş olup, iş bu dava dosyası mahkememize intikal etmiş olmakla mahkememiz esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı TTK'nın 5.maddesine eklenen 5/A maddesiyle "Bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde düzenleme getirilmiştir. 6325 Sayılı kanuna eklenen 18/A- maddesiyle ise "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmişse arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceğinin ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereğini yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkartılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. " şeklinde düzenleme getirilmiştir. Yukarıda belirtilen bu yasal düzenlemeler kapsamında 05.04.2023 tarihli ve 32154 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7445 Sayılı "İcra Ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 31.maddesinde "6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir." şeklinde yasal düzenleme mevcuttur. Mahkemece dava şartı noksanlığının tespit edilmesi halinde ise 6100 Sayılı HMK'nın 115/2. maddesi gereğince ise dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında oluşturulan 11/02/2025 tarihli ara kararıyla "dosyanın incelenmesinden davacılar vekili tarafından dava dilekçesi ekine 6325 Sayılı Yasa' ya eklenen 18/A-2 maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini eklemediğinden, davacı vekiline meşruhatlı davetiye çıkartılarak, davadan evvel arabuluculuğa başvurulmuş ise arabuluculuk faaliyeti sonunda düzenlenen anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini tebliğden itibaren geçerli olmak üzere 1 haftalık kesin süre içerisinde sunması, aksi halde TTK 5/A maddesine göre dava şartı yokluğundan davanın reddedileceğinin ihtarına" şeklindeki ihtaratı içerir davetiyenin davacılar vekiline 14.02.2025 tarihinde tebliğ edildiği ve davacılar vekili tarafından sunulan 17.02.2025 tarihli dilekçe ile dosya kapsamında arabuluculuk görüşmesinin yapılmadığının bildirildiği görülmüştür. Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler kapsamında ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edildiği, işbu davanın ise arabuluculuğa başvurulmadan görevsiz mahkemede açılmış olduğu ve görevsizlik kararıyla mahkememize intikal etmiş olduğu anlaşıldığından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verme gereği doğmuştur. (Yargıtay 3.Hukuk Dairesi'nin 2021/8174 Esas, 2022/2962 Karar sayılı kararı, İzmir BAM 20. Hukuk Dairesi'nin 2021/578 Esas, 2021/461 Karar sayılı kararı, İzmir BAM 17.Hukuk Dairesi'nin 2021/1062 Esas, 2021/1118 Karar sayılı kararları da bu yöndedir.) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 6102 Sayılı TTK'nın 5/A-1 maddesi ve 6325 Sayılı Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesi gereğince Arabuluculuğa başvurulmaksızın işbu davanın açılmış olduğu anlaşılmakla dava şartı yokluğundan davanın reddine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının başlangıçta yatırılan 427,60-TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacılardan tahsiliyle hazineye irat kaydına, Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/02/2025

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/123, K. 2025/129, T. 17.02.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-123-e-2025-129-k-fa5be778c691