İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/394 E. 2024/1081 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/394
- Karar No
- 2024/1081
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/394 KARAR NO : 2024/1081 DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 09/05/2024 KARAR TARİHİ : 19/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Mahkememize verdiği 09/05/2024 tarihli dava dilekçesinde; davalı şirketin, İzmir Ticaret Sicil Memurluğu nezdinde MERKEZ-... sicil numarası ile işlem gören ve Anonim Şirket şeklinde örgütlenmiş bir tüzel kişilik olduğunu, davalı şirketin ana iştigal alanının, fiber optik iletim malzemeleri üretimi ve ticareti olarak özetlenebileceğini, davalı şirketin sermayesinin 100.000.-TL olup söz konusu sermayenin her biri 100. -TL nominal değere sahip 1.000-Adet hisse ile temsil olunduğunu, müvekkilinin, davalı şirketin toplam 1.700.-TL değere sahip 17.-Adet payına sahip olduğu, söz konusu payın, toplam sermaye içerisinde tüm payların %1,7’sine karşılık geldiği, davalı şirketin pay durumu özetlendiğinde, PAYDAŞ SERMAYE PAYI PAY ADEDİ ... LTD. 98.000.-TL 980.-ADET ... 1.700.-TL 17.-ADET ... 100.-TL 1.-ADET ... 100.-TL 1.-ADET ... 100.-TL 1.-ADET şeklinde bir tablo ortaya çıktığını, müvekkilinin, davalı şirketin kuruluş tarihi olan 03 Ekim 2000 tarihinden, iptali talep olunan genel kurul tarihine değin kesintisiz olarak yönetim kurulu başkanı ve münferit imza yetkisi sahibi olarak görev yaptığını, davalı şirketin 2022 dönemi genel kurul toplantısının icra olunabilmesi adına, mahkemeye başvurulmuş olup İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi, E....sayılı kararı ile davalı şirket genel kurulunun toplanmasına karar verildiğini, anılı genel kurul toplantısının 24 Şubat 2024 tarihinde icra edildiğini, iptali talep olunan toplantıda, olmayan faaliyet raporunun oya sunulduğunu, bilindiği üzere, TTK 375/F. Maddesi gereğince, “…yıllık faaliyet raporunun ve kurumsal yönetim açıklamasının düzenlenmesi ve genel kurula sunulması,…” Yönetim Kurulu’nun devredilemez görev ve yetkileri arasında olduğunu, Ticaret Sicil kayıtlarının incelenmesi ile görüleceği üzere müvekkilinin, davalı şirketin tek yönetim kurulu üyesi ve imza yetkilisi olduğunu, davalı şirket merkezine girişi aylarca engellenen, şirket hesaplarına erişimi haksız ve yetkisiz şekilde ortadan kaldırılan ve hatta mail adresini kullanmasına dahi izin verilmeyen müvekkilinin, faaliyet raporu hazırlamasının fiilen mümkün olmadığını, dolayısıyla, müvekkilinin yerine geçerek – yek diğer ifade ile yönetim kurulunun devredilmez hak ve yetkileri gasbedilerek – hazırlanan faaliyet raporunun, yok hükmünde olduğu gibi gerçek durumu yansıtmaktan da uzak olduğunu, durumun, gündemin 3 numaralı maddesinin tartışılması sırasında muhalefet şerhi şeklinde beyan olunarak tutanağa şerh edildiğini, yönetim kurulunun görev ve yetkileri gaspedilerek hazırlanan ve genel kurulun ana temasını oluşturan faaliyet raporunun yok hükmünde olup genel kurulun iptali gerektiğini, iptali talep olunan toplantıda, olmayan bilanço ve kar/zarar hesaplarının oya sunulduğunu, davalı şirket merkezine girişi aylarca engellenen, şirket hesaplarına erişimi haksız ve yetkisiz şekilde ortadan kaldırılan ve hatta mail adresini kullanmasına dahi izin verilmeyen müvekkilinin, şirket muhasebe kayıtlarına ulaşımı ve bu kayıtlardan yola çıkarak bilanço ve kar/zarar hesabı oluşturmasının mümkün olmadığını, davalı şirket tarafından üretilen ürünlerin neredeyse tek alıcısı, davalı şirketin hakim ortağı konumunda bulunan Kanada uyruklu ...Ltd. olduğunu, müvekkilinin, tek imza yetkilisi olarak, yönetimde bulunduğu süre içerisinde dahi, davalı şirket tarafından üretilen ürünlerin satış fiyatını dahi belirlemek yetkisi bulunmadığı sonuç olarak, yönetim kurulunun görev ve yetkileri gaspedilerek hazırlanan ve genel kurulun ana temasını oluşturan faaliyet raporu yok hükmünde olup genel kurulun iptali gerektiğini, iptali talep olunan toplantıda, olmayan bilanço ve kar/zarar hesaplarının oya sunulduğunu, davalı şirket merkezine girişi aylarca engellenen, şirket hesaplarına erişimi haksız ve yetkisiz şekilde ortadan kaldırılan ve hatta mail adresini kullanmasına dahi izin verilmeyen müvekkilin, şirket muhasebe kayıtlarına ulaşımı ve bu kayıtlardan yola çıkarak bilanço ve kar/zarar hesabı oluşturmasının mümkün olmadığını, davalı şirket tarafından üretilen ürünlerin neredeyse tek alıcısı, davalı şirketin hakim ortağı konumunda bulunan kanada uyruklu ... Ltd. olduğunu, müvekkilin, tek imza yetkilisi olarak, yönetimde bulunduğu süre içerisinde dahi, davalı şirket tarafından üretilen ürünlerin satış fiyatını dahi belirlemek yetkisi bulunmadığını, hakim durumun kötüye kullanımı anlamını taşıyan durum, yok hükmünde olduğunu düşündükleri bilanço ve kar/zarar hesabına yansıtılmadığını, durum, gündemin 4 numaralı maddesinin tartışılması sırasında muhalefet şerhi şeklinde beyan olunarak tutanağa şerh edildiğini, yönetim kurulu üyesi müvekkilinin, herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin ve dürüstlük kuralına açıkça aykırı şekilde ibra edilmediğini, bilindiği üzere, “İbra kararı alma yetkisi münhasıran genel kurula ait bir yetkidir. Genel kurul bu yetkisini esas sözleşmeye konulacak bir hükümle ya da alacağı bir kararla devredemeyeceği gibi ibrayı kabul veya reddetmekte serbesttir. Ancak somut bir neden olmadan ibradan kaçınamaz.” devamla, uygulama ve doktrin açısından, ibra yönelik kararların, faaliyet raporları, bilanço, hesap özetleri ve muhasebe kayıtları ile fiili durumlara dayanması zorunluluk olduğunu, somut uyuşmazlık açısından, davalı şirketin yönetim kurulu başkanı ve münferit imza yetkilisi olarak görev yapan müvekkilinin davalı şirket merkezine girişi aylarca fiziksel olarak engellendiğini, başta banka hesapları olmak üzere, şirket kayıtlarına ulaşımı ortadan kaldırıldığını, E posta hesapları kapatıldığı, kısaca, davalı şirkete fiziksel olarak ve/veya kayden erişimi kesildiğini, bu şartlar altında, değil faaliyet raporu ve bilançonun hazırlanması, şirket iş ve işlemleri hakkında en ufak bilgi dahi alamayan müvekkilinin, ilgisiz 3. Kişilerce hazırlanan ve geçerliliği tartışmalı kayıtlarla; üstelik gerekçesiz bir biçimde ibra edilmemesinin en başta dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, davalı şirketin, paylarının %98’ini elinde bulunduran hakim şirket konumundaki... Ltd.’in örtülü sevk ve idaresi altında olup var ise, ibra edilmeme kararının gerekçelerinin müvekkili ile ilgili olmadığını, durumun, gündemin 5 numaralı maddesinin tartışılması sırasında muhalefet şerhi olarak beyan edilmiş olup tutanağa geçirildiğini, mevcut karın dağıtılmamasına ilişkin kararın gerekçelendirilmediğini, herhangi bir gerekçe olmaksızın, keyfi bir yaklaşımla kar payı dağıtılmaması yönünde karar alınmasının, pay sahipliğinden kaynaklanan hakların açık ihlali anlamını taşıdığını, TTK kapsamında bir şirketler topluluğunun parçası olarak kabul edilen davalı şirketin, hakim konumdaki tüzel kişilik ile gerçekleştirdiği iş ve işlemlerin açıkça beyanı ve davalı şirketin uğradığı zararın denkleştirilmesi yoluna gidilmeden tespit edilen karın, gerçek anlamda kar olmadığını, şirketler topluluğuna ilişkin ayrıntılı beyanlarının ayrıca dile getirilmiş olup ilgili muhalefet şerhi, gündemin 7 numaralı maddesinin tartışılması sırasında tutanağa geçirildiğini, davalı şirket ile işlem yapma ve rekabet etmeme yasaklarının genel kurul kararı ile kaldırılmasını, şirketler topluluğu kurallarının fiilen ortadan kaldırılması anlamını taşıdığı, bilindiği ve TTK 196. Maddesi ile açıkça beyan olunduğu üzere, “Bir ticaret şirketi, diğer bir ticaret şirketinin, doğrudan veya dolaylı olarak; oy haklarının çoğunluğuna sahipse…birinci şirket hâkim, diğeri bağlı şirkettir. Bu şirketlerden en az birinin merkezi Türkiye’de ise, bu Kanundaki şirketler topluluğuna ilişkin hükümler uygulanır.” somut uyuşmazlık açısından, merkezi kanada’da bulunan ... Ltd. , merkezi Türkiye’de bulunan davalı ... Optik Ticaret A.Ş’nin oy haklarının %98’ine sahip olduğunu, dolayısıyla, iki tüzel kişilik arasında bir hakimiyet ilişkisi bulunduğu gibi, anılı tüzel kişilikler şirketler topluluğu kurallarına tabi olduğunu, somut uyuşmazlık açısından, davalı şirketin üretim kapasite ve periyodunu doğrudan düzenleyen, davalı şirketçe üretilen ürünlerin tek alıcısı olan, davalı şirketin 3. kişilere bağımsız olarak ürün satışını engelleyen, davalı şirketçe üretilen ürünlerin nihai satış fiyatını belirleyen ve bu fiyattan anılı ürünlerin tamamını satın alan, hakim şirketin, bu hakimiyetini kötüye kullandığının açık olduğunu, TTK’nın “Hakim Durumun Kötüye Kullanılması” başlıklı 202. maddesi ile açıkça beyan olunduğu üzere, “Hâkim şirket, hâkimiyetini bağlı şirketi kayba uğratacak şekilde kullanamaz. Özellikle bağlı şirketi, iş, varlık, fon, personel, alacak ve borç devri gibi hukuki işlemler yapmaya; kârını azaltmaya ya da aktarmaya; malvarlığını ayni veya kişisel nitelikte haklarla sınırlandırmaya; kefalet, garanti ve aval vermek gibi sorumluluklar yüklenmeye; ödemelerde bulunmaya; haklı bir sebep olmaksızın tesislerini yenilememek, yatırımlarını kısıtlamak, durdurmak gibi verimliliğini ya da faaliyetini olumsuz etkileyen kararlar veya önlemler almaya yahut gelişmesini sağlayacak önlemleri almaktan kaçınmaya yöneltemez; meğerki, kayıp, o faaliyet yılı içinde fiilen denkleştirilsin veya kaybın nasıl ve ne zaman denkleştirileceği belirtilmek suretiyle en geç o faaliyet yılı sonuna kadar, bağlı şirkete denk değerde bir istem hakkı tanınsın.” hakim şirketin, hakimiyetini kötüye kullanmasından kaynaklanan talep hakları ayrıca dava konusu haline getirilecek olup şu an için, hakim şirket yönetim kurulu başkanının, davalı şirket yönetim kurulu başkanı olarak da şeçildiği göz önüne alınarak, rekabet etmeme ve işlem tesisi yasaklarına cevaz veren genel kurul kararının açıkça yasaya aykırı olduğu kanısında olduklarını, durumun, gündemin 10 numaralı maddesinin tartışılması sırasında muhalefet şerhi olarak beyan edilmiş olup tutanağa geçirildiğini, fiilen mevcut olmayan faaliyet raporu ve mali tablolar ile alınan genel kurul kararları açıkça hukuka aykırı olup şirketler arasındaki hakimiyet ilişkisi de gözönüne alındığında dava konusu kararların uygulanmasının yaratacağı zararlar izahtan vareste olduğunu, açıklanan nedenle, iptali talep edilen kararların icrasının ihtiyaten durdurulmasına, karar tescil edildi ise yürürlüğünün tedbiren durdurularak tedbir kararının TTSG’de ilanına karar verilmesinin talep edildiğini belirtmiş , öncelikle, 24.02.2024 tarihli genel kurulda alınan ve iptalini talep ettikleri kararların icrasının tedbiren durdurulmasına, anılı kararlardan tescil edilenlere ilişkin olarak ise tedbir kararının TTSG’de ilanına karar verilmesine, devamla, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili Mahkememize verdiği 20/05/2024 havale tarihli cevap dilekçesinde; müvekkili şirkette %98 pay sahibi olan Kanada menşeli... LTD unvanlı şirket yetkilisi... ' ın , müvekkili şirketin 2022 yılı olağan genel kurulunun düzenlenmesi talebini o dönem yönetim kurulu başkanı olan davacıya sözlü olarak ilettiği; talep kabul edilmeyince... LTD tarafından müvekkili şirketin 2022 yılı faaliyetlerinin ve önümüzdeki dönem planlamalarının görüşülmesi talepli İzmir ... Noterliği 15.12.2023 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini, davacı...arafından ihtarnameye Kanun'un 412. maddesi uyarınca 7 iş günü süre içerisinde herhangi bir yazılı dönüş yapılmadığı ve genel kurul sözlü ve yazılı tüm taleplere karşılık toplantıya çağrılmadığını, müvekkili şirketin 2022 yılı faaliyetlerine dair olağan genel kurulunun yapılabilmesi adına yönetim kurulu çağrı kararının...arafından imzalanmaması ve bu konuda kendisi tarafından mazeret beyanında da bulunulmaması neticesinde genel kurul toplantısının yapılamadığı gözetilerek genel kurulun toplantıya çağrılması için... LTD tarafından mahkemeye başvurulduğunu, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... K. ve 23.01.2024 tarihli kararı ile genel kurul yapılması için... LTD'ye izin ve yetki verildiği ve gündemdeki kararları uygulamak, gerekli yasal prosedürü yerine getirmek, başvurularda bulunmak, gerekli davetiyeleri göndermek üzere müvekkili şirketin müdürü...'ya kesin olarak yetki verildiğini, davacı tarafın, ''Olmayan Faaliyet Raporunun ve Olmayan Bilanço Kar ve Zarar Hesaplarının oya sunulduğunu'' belirttiği ve bu raporların yok hükmünde olduğunu belirterek Genel Kurulun iptalini talep ettiğini, müvekkili şirketin 2022 yılı mizan tabloları Yeminli Mali Müşavir ...tarafından hazırlanmış olup dilekçe ekinde ilgili belgeleri sunduklarını, davacı tarafın süregelen ihmali davranışları nedeniyle müvekkili şirket pay sahipleri arasında hoşnutsuzluk ve kaygılar oluştuğunu, gelinen noktada kendisinin yönetme salahiyetinin ortaklarca sorgulanmaya başlandığını, kendisinin bu durumun bilincinde olarak ortaklar tarafından sözlü ve yazılı taleplere karşın yönetim yetkilerinin elinden alınacağı kaygısıyla genel kurulu toplamaktan kaçındığını, ortakların haklarını zedeleyecek ve şirket faaliyetlerinin sabote edilmesi neticesini doğuracak yönetimsel kararlar aldığını, yönetim kurulu başkanı olan davacının kanundan ve müvekkili şirketin esas sözleşmesinden doğan görevlerini yerine getirmemesi sebebiyle olağan genel kurul toplantısı yapılamadığı; bu sebeple... LTD tarafından yargı yoluna başvurulduğunu, alınan karar ile birlikte de İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E. sayılı dosyası ile kesin olarak yetkilendirilen... LTD, Müvekkil Şirket genel müdürü olarak görev alan...yı Faaliyet Raporu hazırlanması için görevlendirdiğini, pay sahiplerinin ve müvekkili şirket genel müdürünün taleplerine karşın genel kurulu toplamayan davacının kesinleşmiş mahkeme kararında belirtilen hususları teminen hazırlanan genel kurul evraklarına bu dava ile itiraz etmesi ve kendi kusuruna dayanarak hak talep etmesinin kabul edilebilir olmadığını, kanundan ve müvekkili şirkete karşı yönetim kurulu başkanı sıfatıyla yükümlü olduğu görevlerini gereği gibi yerine getirmeyen davacının kendi kötü niyetine dayanarak bu konuda hak iddia etmesi ve faaliyet raporu hazırlama yetkisinin farklı kişi/kişiler tarafından gasp edildiği iddiasında bulunması haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki, mahkeme tarafından kesin olarak yetkilendirilen ... tarafından genel kurul evraklarının tamamının hazırlanması sonrasında öncelikle yönetim kurulu başkanına sözlü olarak bilgi verildiğini, sonrasında ise yazılı olarak belgelerin incelenmesi için ihtarname keşide edildiğini, söz konusu ihtara ne sözlü ne de yazılı herhangi bir yanıt gelmediğini, davacı tarafın, kendi ortaklık haklarını saklı tutmak kaydıyla dahi hiçbir itirazda bulunmadığını, bu durumun, davacının kendisine yetki verilmediği, haklarının sınırlandırıldığı yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını; aksine gerek kanun gerekse esas sözleşmeden doğan sorumluluklarını yerine getirmesi için yapılan çağrılara kayıtsız kaldığını ve bu suretle müvekkili şirketin idari operasyonunu sabote ettiğini gösterdiğini, davacının davayı da tamamıyla aynı sebepten ikame ettiğini, yönetim kurulunun görev ve sorumluluklarını yerine getirmemesi ve toplantı çağrısı için bir faaliyette bulunmayarak müvekkili şirket zararına hareket etmesi nedenleriyle İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin kesin kararı ile yetkilendirilen %98 pay sahibi... LTD, yeminli mali müşavir ... ile müvekkili şirket genel müdürü... tarafından hazırlanan mizan ve raporlar, somut olay kapsamında değerlendirildiğinde, Kanun'a aykırılık oluşturmadığı aksine mahkeme kararı ile uyum içerisinde olduğunu, bu sebeple de mahkeme kararına uygun şekilde tesis edilen işlemlere ilişkin davacının kendi kötü niyetine dayanarak hak talep etmesi mümkün olmayıp bu yöndeki iddiaların mahkemece reddinin talep edildiğini, dava dilekçesinde yer alan bir diğer iddia ise, yönetim kurulu üyesi olan davacının herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin ve dürüstlük kurallarına aykırı şekilde ibra edilmediği yönünde olduğunu, davacının, müvekkili şirket pay sahipleri tarafından genel kurul talebinin kendisine iletildiği sözlü ve yazılı taleplerden önce ve sonra da müvekkili şirkete giriş çıkış yaptığı ancak görevlerini yerine getirmediği, davacının olağan genel kurul toplantısı için gerekli işlemleri başlatması gerekirken çağrılara cevap vermemesi ve görevini ifa etmemesi; genel kurul evraklarını hazırlamaktan imtina etmesi, Yeminli Mali Müşavir... ve Şirket Genel Müdürü, münferit imza yetkilisi ...'nın Faaliyet Raporu'nun incelenmesi talebine herhangi bir beyanda bulunmaması ve konuyu sürüncemede bırakmasının, davacının görevini ihmal ettiğini ispat eden hususlar olduğunu, genel kurula katılan pay sahiplerinin tamamı yönetim kurulu başkanının görevlerini yerine getirmediği hususunun bilincinde olduğu için oy haklarını kullanarak yönetim kurulu başkanını ibra etmediğini, her ne kadar bu davanın konusunu oluşturmasa da davacının yönetim kurulu başkanı olarak görev aldığı süre içerisinde almış olduğu kararlar, davranışlar ve yapmış olduğu işlemlere yönelik usulsüzlükler, görgü tanıkları ve uzman raporları ile sabit olup bu hususlara yönelik pay sahipleri tarafından dava ikame edileceği hususunu da ayrıca bildirdiklerini, davacı tarafın, mevcut karın dağıtılmaması yönündeki kararın gerekçelendirilmemesinin genel kurul iptal sebebi olduğunu ileri sürdüğü, dava konusu genel kurulda, müvekkili şirket pay sahipleri tarafından büyümekte olan bir şirket olarak kar oranının düşük olduğunu, ileride yapılması öngörülen iç kaynaklardan sermaye artırımı planlaması, orta ve uzun vadeli stratejiler, yatırım ve finansal planlar ile piyasa koşulları ve ekonomideki gelişmelere istinaden kar payının dağıtılmaması değerlendirildiği ve esas sözleşmeye uygun olarak karın yedek akçeye ayrılması ve nihayetinde şirket bünyesinde tutulmasına karar verildiğini, pay sahiplerinin hisseleri ve ekonomik durumları değerlendirildiğinde şirket karının dağıtıma elverişli ölçüde olmadığı ve şirketin gelişimi ve mali durumu göz önüne alınarak karın şirket içerisinde bırakılması ve yedek akçeye ayrılmasının şirket ve pay sahiplerinin menfaatine olacağının görüleceğini, kar dağıtımına ilişkin genel kurul kararının, dürüstlük kuralları çerçevesinde, müvekkili şirketin kuruluşundan bu yana devam eden büyüme stratejisi doğrultusunda yapılan değerlendirmelerin nihayetinde alındığı, bu konuda yeterli bilgiye sahip davacının konuya yönelik itirazları haksız ve dayanaksız olup reddi gerektiğini, davacının, genel kurul iptal sebeplerinden biri olarak da hakim şirket konumundaki... Ltd.'nin hakimiyetini kötüye kullandığını iddia ettiğini,... LTD ' nin, müvekkili şirketin en büyük müşterilerinden birisi olup müvekkili şirket tarafından üretilen ürünlerin tamamına yakınını satın aldığını, bu sayede müvekkili şirket, ürünlerin üretiminde, kapasite kullanımında, ürün arzında ve dolayısıyla tedarik zinciri ve nakıt akışı konularında gerek ulusal gerekse global anlamda ekonomik çalkantıların veya krizlerin olduğu dönemlerde bile hiçbir sorunla karşılaşmadan ticari faaliyetine devam ettiğini, öte yandan ticari faaliyeti neticesinde elde ettiği kârı da doğru yönetmeyi kendisine ilke edindiğini, gelecekteki faaliyetlerinin finansman kaynağı olarak pay sahipleri tarafından edinilen kârın hep şirkete aktarılmasına karar verildiğini, bu sayede şirket dış borçlanmadan olabildiğince kaçındığını, aktif malvarlığını, hisse karşılığını, marka ve piyasa değerini, kurumsal kalitesini ve verimliliğini sürekli ve düzenli olarak artırdığını, Kanun'un 202. Maddesinde hakim şirketin sorumluluklarına yönelik düzenlemeler mevcut olduğunu, ilgili maddede hakim şirketin hakimiyet hakkını kötüye kullanması hallerinin tahdidi olarak belirtilmediği; ana başlıklar üzerinden örneklemelerde bulunulduğunu, bunların; Bağlı şirketin, iş, varlık, fon, personel, alacak ve borç devri gibi hukuki işlemler yapmaya yöneltilmesi, Bağlı şirketin kârını azaltmaya ya da aktarmaya; malvarlığını ayni veya kişisel nitelikte haklarla sınırlandırmaya; kefalet, garanti ve aval vermek gibi sorumluluklar yüklenmeye; ödemelerde bulunmaya yöneltilmesi, Bağlı şirketin haklı bir sebep olmaksızın tesislerini yenilememek, yatırımlarını kısıtlamak, durdurmak gibi verimliliğini ya da faaliyetini olumsuz etkileyen kararlar veya önlemler almaya yahut gelişmesini sağlayacak önlemleri almaktan kaçınmaya yöneltilmesi olduğunu, 24.02.2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararlar ve tüm kayıtlar incelendiğinde ise müvekkili şirketin %98 pay sahibi... LTD tarafından kuruluşundan bu yana müvekkili şirketi zarara uğratma amacı taşıyan hiçbir iş ve işlemde bulunulmadığını, müvekkili şirket adına kayıtlı hiçbir malvarlığında kötüye kullanılarak azaltma yapılmadığı; genel tablo açısından bakıldığında da müvekkili şirketin borçlanması ya da şirket faaliyetlerinin sekteye uğramasına sebebiyet verecek bir karar alınmadığının görüleceğini, bu anlamda,... LTD'nin yetkisini kötüye kullandığını delillendirebilecek tek bir vakıa bulunmadığını, 2000 senesinden beri davacı da dahil olmak üzere hiçbir pay sahibi... LTD'nin şirketteki paylarını kötüye kullandığına yönelik bir itirazda bulunmadığı aksine müvekkili şirketin büyümesindeki en önemli etkenlerden birinin bu husus olduğunun farkında olduğunu, gelinen aşamada ise, şirket kuruluşundan beri yönetim kurulu başkanı olarak görev alan davacının iptalini talep ettiği genel kurulda yeniden göreve seçilmemesi ile birlikte... LTD'nin oy hakkını kötüye kullandığı iddiası ile bu davanın ikame edilmesindeki gerçek niyeti ortaya koyduğu, davacının iddialarının açıkça hukuka aykırı, şahsi husumet ile ileri sürüldüğü ve müvekkili şirket faaliyetlerini bilinçli olarak sekteye uğratmak amacı taşıdığının ortada olduğunu, ihtiyati tedbir talebini delillendirebilecek bir belge sunulmadan bu yönde talepte bulunulmasının hukuka aykırı olduğunu, dosyaya sunmuş oldukları deliller ile birlikte de davacının iddialarının gerçeğe aykırı olduğunun görüleceğini, bu çerçevede, davacının taleplerinin aynı zamanda müvekkili şirkete zarar verdiği/verebileceği gözetilerek, kötü niyetli ve haksız taleplerin reddinin gerektiğini, davanın, kanuni ve hukuki dayanaktan yoksun olup yalnızca müvekkili şirketin idari ve ticari faaliyetlerini sekteye uğratmak, ortaklık haklarını zedelemek ve müvekkili şirket'in operasyonel süreçlerini felç etmek saiki ile ikame edildiğini, müvekkili şirket yönetiminin devamlılığının sağlanamadığı gerekçesi ile pay sahiplerince davacı yandan talep edilen genel kurul toplantı talebinin yine davacı yan tarafından yerine getirilmemiş olması ve sonrasında kesinleşmiş mahkeme kararı doğrultusunda icra edilen genel kurul kararlarının iptali talepli davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirketin 24/02/2024 tarihli genel kurul toplantı tutanak ve ekleri celp edilmiş, genel kurulun İzmir ... ATM nin ... Karar sayılı kararına istinaden yapıldığı, davacının toplantıya asaleten katıldığı , toplantının 3. Maddesinde faaliyet raporunun okunduğunun ve oy birliğiyle kabul edilmediğinin, 4. Maddesinde bilanço ve kar/zarar hesaplarının okunduğunun ve oy birliğiyle kabul edilmediğinin, toplantının 5. Maddesinde yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmemesine oy birliği ile karar verildiğinin, toplantının 6. Maddesinde mevcut yönetim kurulu üyesi...'ın görevden alınmasına oy çokluğu ile ve yönetim kuruluna 3 yıl süre ile ...'ın seçilmesine oy birliğiyle karar verildiğinin, toplantının 7. Maddesinde de oy çokluğu ile kar dağıtımı yapılmamasına , 10. Maddesinde de yönetim kurulu üyelerine 379,395 ve 396. maddesinde sayılan izinlerin verilmesine toplantıya katılanların oy çokluğu ile karar verildiğinin belirtildiği, davacı tarafça 3,4, 5 , 7 ve 10 nolu karara karşı muhalefet şerhi düşüldüğü belirlenmiştir. Davalı ... Optik Ticaret A.Ş’nin 24/02/2024 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının ve toplantıda alınan 3,4,5,7 ve 10 nolu kararların iptaline karar verilmesi koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesine yönelik olarak dosya ve davalı şirket kayıt ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan 08/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davalı... Ticaret A.Ş nin 24/02/2024 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının ve toplantıda alınan 3,4,5,7 ve 10 nolu kararlarının iptaline karar verilmesi koşullarının oluşmadığı kanaatine varıldığı, ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda davacı tarafça davalı... Ticaret A.Ş.'nin 24/02/2024 tarihli 2022 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan 3,4,5,7 ve 10 nolu kararların iptaline yönelik olarak davalı hakkında Mahkememize dava açıldığı , Davacı Süleyman Metin Sezerman ' ın dava konusu edilen genel kurul tarihi itibariyle 17 adet hisse ile davalı... Ticaret A.Ş.'nin ortağı olduğu , davalı şirketin 24/02/2024 tarihinde yapılan 2022 yılı Olağan Genel Kurul toplantısına katıldığı , davacı tarafça iptali talep edilen 3,4,5,7 ve 10 nolu kararlara karşı red oyu kullanıldığı, söz konusu kararlara karşı muhalefet şerhinin toplantı tutanağına geçirildiği ve TTK' nın 446/1-a maddesi gereğince davacının genel kurul kararlarına karşı iptal davası açma ile ilgili şekil şartını yerine getirdiği , davanın 09/05/2024 tarihinde açıldığı ve TTK' nın 445. maddesi gereğince davanın 3 aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olduğu, Davalı şirketin 24/02/2024 tarihinde yapılan 2022 yılı Olağan Genel Kurul toplantısının 3. Maddesinde 2022 yılı yönetimi kurulu faaliyet raporunun toplantı başkanı tarafından okunduğu müzakere edildiği ve toplantıya katılanların oybirliği ile faaliyet raporunun kabul edilmediğine karar verildiği ancak davacı ... ' ın söz alarak kendisi tarafından hazırlanmayan faaliyet raporunu kabul etmediğini bildirdiği , davalı şirketin 2022 yılı Olağan Genel Kurul toplantısının tüm defter ve belgelerinin İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin ... Karar sayılı 23/01/2024 tarihli kararında belirtilen şekilde ve Yeminli Mali Müşavirlik Tasdik raporuna uygun bir şekilde hazırlandığı ,bunun yanında faaliyet raporunun genel kurulda kabul edilmediği ve davacının da söz konusu faaliyet raporunu kabul etmediği bu hususlar göz önüne alındığında kararın iptaline karar verilmesine ilişkin yasal koşulların oluşmadığı , toplantının 4. Maddesinde 2022 yılı bilanço ve kar zarar hesaplarının okunduğu , müzakere edildiği ve toplantıya katılanların oy birliği ile kabul edilmediğine karar verildiği ancak davacı ... ' ın söz alarak kendisi tarafından hazırlanmayan faaliyet raporunu kabul etmediğini bildirdiği , davalı şirketin 2022 yılı Olağan Genel Kurul toplantısının tüm defter ve belgelerinin İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin ...Karar sayılı 23/01/2024 tarihli kararında belirtilen şekilde ve Yeminli Mali Müşavirlik Tasdik raporuna uygun bir şekilde hazırlandığı bunun yanında faaliyet raporunun genel kurulda kabul edilmediği ve davacının da söz konusu faaliyet raporunu kabul etmediği bu hususlar göz önüne alındığında kararın iptaline karar verilmesine ilişkin yasal koşulların oluşmadığı ,toplantının 5. Maddesinde yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmemesine oy birliği ile karar verildiği, yönetim kurulu üyelerinin ibrasının genel kurulun devredilemez görev ve yetkilerinden olduğu bunun yanında yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmemelerine ilişkin genel kurul kararının iptalini haklarında sorumluluk davası açılması yolunda alınmış bir genel kurul kararı bulunmadan önceki bir aşamada dava edebilmelerinin mümkün olmadığı, zira yönetim kurulu üyelerinin sorumlu olmadıkları iddiasına dayandıkları ve bu hususun genel kurul kararının iptali davasında değil şirketin açacağı sorumluluk davası veya bu yola uzun bir zaman zarfında gidilmediği takdirde daha sonra ibra edilmeyenler tarafından açılacak hükmen ibra davasında karara bağlanabileceği, davacı ile ilgili mevcut aşamada itibari ile haklarında sorumluluk davası açılmasına yönelik genel kurul kararının bulunmadığı, bu sebeple davacının söz konusu bu madde yönünden eldeki davayı açmakta hukuki yararının da bulunmadığı, HMK' nun 114/h maddesi gereğince dava açmakta hukuki yararın bulunmasının dava şartı niteliğinde olduğu, dava şartlarının varlığının HMK' nın 115/1 maddesi gereğince davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılmasının ve dava şartı noksanlığı halinde HMK' nın 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmesinin gerektiği, toplantının 7. Maddesinde toplantıya katılanların oy çokluğu ile kar dağıtımı yapılmamasına karar verildiği , Yeminli Mali Müşavirlik Tasdik raporunda hesaplanan karın şirket yıllık faaliyet raporunda masraflar ve amortisman bedelleri gibi şirket tarafından ödenmesi zorunlu olan miktarın hesap yılı sonunda tespit edilerek gelirlerin indirilmesi neticesinde belirlendiği , bu tutarının esas şirket ana sözleşmesi gereği yasal yedek akçeye ayrılmış olması ve kalan kârın dağıtılmasının hisse sahiplerinin hisse oranları, hisse sahiplerinin ekonomik durumları ve sermaye arttırımı planlaması gereği dağıtılmamasında muhasebe yönünden herhangi bir olumsuzluk olmadığı bu hususlar göz önüne alındığında kararın iptaline karar verilmesine ilişkin yasal koşulların oluşmadığı , toplantının 10. maddesinde Yönetim kurulu üyelerine 379, 395 ve 396. maddesinde sayılan izinlerin verilmesine toplantıya katılanların oy çokluğu ile karar verildiği , davalı şirketin yönetim kurulu üyeliğine ... ' ın seçildiği , karara olumlu oy kullanan... Ltd. , ... ve ... yönünden oydan yoksunluğun söz konusu olmadığı ve kararın uygun nisap ile alındığı bu hususlar göz önüne alındığında kararın iptaline karar verilmesine ilişkin yasal koşulların oluşmadığı ,incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış , davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Peşin alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına , 3-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine 4-Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 10,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar davalı vekili Av....in yüzüne karşı, davacının yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/12/2024 Başkan... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Üye... E-imzalıdır Katip ... E-imzalıdır