İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1081 E. 2025/175 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1081
- Karar No
- 2025/175
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/1081 KARAR NO : 2025/175 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 19/12/2024 KARAR TARİHİ : 27/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Mahkememize verdiği 19/12/2024 havale tarihli dava dilekçesinde; kurumun sigortalısı ... sigorta sicil numaralı ...'ın silikozis meslek hastalığı nedeniyle Kurum Sağlık Kurulu'nun 26/10/2011 tarih ve... sayılı kararı ile meslekte kazanma gücünü kaybettiğinin tespit edildiğini, bu kapsamda yapılan incelemede sigortalının maluliyeti nedeniyle oluşan kurum zararının tahsili amacıyla İzmir... İş Mahkemesi ' nin... E. sırasına kayden açılan davanın yapılan yargılaması sırasında ...Diş Protez Laboratuarı Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ne Ticaret Sicil Müdürlüğü ' nden bildirilen adresine Tebligat Kanunu 35 . Maddeye göre tebligat yapılarak dosyanın karara çıktığı ve kararın kesinleştiğini, bu karar akabinde bakiye kurum alacağının tahsili için İzmir... İş Mahkemesi'nin... E. sayılı dosyasında Rücuan Tazminat davası açıldığını, İzmir ...İş Mahkemesi tarafından İzmir Ticaret Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabında şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7.Maddesi uyarınca sicil kaydının re'sen silindiği bildirildiğinden adı geçen şirketin ihyası için dava açılmak üzere kuruma süre verildiğini ve müvekkili kurumca İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. kaydında dava açıldığını, bu davanın İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosyasında birleştiğini, bu davanın İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi ' nce 05/10/2022 tarih,...K.sayılı kararı ile hak düşürücü süre içerinde açılmadığı gerekçesi ile reddedildiğini, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile verilen bu hükme yönelik yapılan İstinaf başvurularının İzmir Bölge Adliye Mahkemesi...Hukuk Dairesi'nin 24/02/2023 tarihli ve ... Karar sayılı ilamı ile reddedildiğini, İstinaf kararının ise Yargıtay...Hukuk Dairesi'nin 25/04/2023 tarihli ve ... Karar Sayılı ilamı ile onandığını ve Yargıtay onama ilamı üzerine hüküm 25/04/2023 tarihinde kesinleştiğini, Anayasa Mahkemesi ' nin ... K. ile; sicilden silinen şirketler ile kooperatiflerin yeniden tescili amacıyla yapılabilecek ihya başvurusuna ilişkin azami sürenin silinme tarihinden itibaren başlatılması Anayasa'nın 35.maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı ve bağlantılı olarak Anayasa'nın 40.maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkına aykırılık oluşturması gerekçesi ile 13/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret aret Kanunu'na 26/06/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanun'un 38.maddesiyle eklenen geçici 7.maddenin (15) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan "..silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde ...' ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline 22.06.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildiğini, bugün itibariyle söz konusu Anayasa Mahkemesi kararının müvekkili kurum lehine uygulanması gerektiğini, aleyhlerine kesinleşen ihya davasının hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesi ile reddedilmiş olup esastan bir red olmayıp maddi anlamda kesin hüküm niteliğinde olmadığını, HMK'nun 303.maddesinin 1.fıkrasında ; 'Bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.' Madde gerekçesinde de ifade edildiği üzere; maddenin birinci fıkrasında kesin hükmün “şekli anlamda kesin hüküm” ve “maddi anlamda kesin hüküm” ayrımı vurgulanarak, kesin hüküm tarif edildiği, bu tarifin, maddi anlamda kesin hükmü kapsadığını 1086 sayılı Kanunun “Kaziyei muhkeme, ancak mevzuunu teşkil eden husus hakkında muteberdir.” hükmünün, ikinci fıkrada daha açık ifade edildiği, sadece dava şartlarının bulunmaması sebebiyle verilmiş ve kesinleşmiş olan hükmün daha sonra açılan davada esas bakımından kesin hüküm teşkil etmeyeceğinin daha açık düzenlendiğini, İzmir ... İş Mahkemesi...E. sayılı dosyasında yine davalı olan... Diş Protez Laboratuarı Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin ihyası için de açılan İzmir....Asliye Ticaret Mahkemesi ' nce 05/10/2022 tarih,... K.sayılı kararı ile hak düşürücü süre içerinde açılmadığı gerekçesi ile reddedilmiş ise de bahsettikleri Anayasa Mahkemesi kararı gereğince tekrar ihyası için dava açıldığı ve İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi ' nce 07/06/2024 tarih, ... K.sayılı kararı ile davalı şirketin ihyasına karar verildiğini, İzmir ... İş Mahkemesi tarafından davalı şirketin ihyası için dava açmak üzere kuruma yeniden süre verildiğini, şirketin ihya edilerek Ticaret Sicil kaydının tescilinin sağlanması için bu davayı açma zorunluluğu doğduğunu belirtmiş , sicilden terkin edilen... Protez Laboratuarı Sanayi ve Ticaret A.Ş isimli şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü Mahkememize verdiği 11/02/2025 tarihli cevap dilekçesinde; sicil kayıtlarının tetkikinde, ... Protez Laboratuarı Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi 'nin 22/09/1986 tarihinde müdürlüğe tescil edildiği, en son tescil edilen genel kurulun 29/09/1999 tarihinde tescil edildiği, bu tarihten sonra herhangi bir genel kurul tescili yapılmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun geçici 7. Maddesi uyarınca çıkarılan Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim Ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine Ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ gereği 01/04/2013 tarihinde münfesih sayılarak tescilli adresine ihtarda bulunulduğu, bu hususun 25/04/2013 tarih 8307 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığı, yasal süresi içerisinde ihtara yanıt verilmemesi nedeniyle 04/09/2013 tarihinde sicil kaydının resen silindiği, bu hususun 11/09/2013 tarih 8402 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığını, müdürlük tarafından yapılan işlemlerin tebliğde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde uygulandığını, münfesih durumda olduğu tespit edilen şirketlerin tescilli adreslerine ihtarnameler keşide edildiği ve fakat TTK gereği basiretli tacir olarak davranması gereken ilgililer tarafından yasal süresinde müdürlüğe herhangi bir bildirimde/başvuruda bulunulmaması üzerine resen terkin işlemi sürece işletildiğini, 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. Maddesinin 4. kısmının a bendinde " Kapsam dahilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir .İlan ihtarın oluşmadığı durumlarda ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibariyle 11/02/1959 tarih ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Ayrıca anılan ilan bildirici niteliği haiz olarak ilgili ticaret ve sanayi odası veya ticaret, sanayi ya da deniz ticaret odasının internet sitesinde aynı gün yayımlanır " hükmünün yer aldığını, 6102 sayılı TTK'nun 31. Maddesi gereği tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişikliğin tescil ettirilmesi ve dolayısıyla şirketlerin adres değişikliğini de tescil ettirmeleri yasal zorunluluğuna rağmen tescilli adreslerine gönderilen ihtarnamelerin tebliğ edilmemiş olmasına rağmen 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. Maddesinin 4. Kısmının a bendi gereğince tebliğ edilmiş sayılacağının esas olduğunu, müdürlük tarafından gerçekleştirilen işlerde herhangi bir usulsüzlük olmadığını, kayıt silme işleminin tamamen kanun hükmünün uygulanmasından ibaret olduğunu, müdürlüğün davada zorunlu yasal hasım olduğunu, müdürlük tarafından yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırı husus ve kusur bulunmadığından davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. Maddesinin uygulandığı dönemde derdest dava konusu şirket leh ve aleyhine açılan icra takibi, dava olup olmadığının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını belirtmiş , müdürlüğün davanın türü itibariyle yasal hasım konumunda olduğundan ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretinin hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. İzmir...İş Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasının incelemesinde; davacının Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, davalıların..., ..., ..., ..., ... Laboratuarı Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile... Diş Malz. Ve Protez San. Tic. Ltd. Şti, davanın alacak davası olduğu, davanın 23/11/2021 tarihinde açıldığı, mahkemece 10/09/2024 tarihli celsede, davacı vekiline davalı şirketin ihyası için dava açmak üzere yetki ve süre verildiği, dosyanın halen derdest olduğu belirlenmiştir. Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davacı tarafça dava dışı ...Diş Protez Laboratuarı Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin terkin edildiği ancak dava dışı şirkete karşı devam eden dava bulunduğundan bahisle şirketin ihyasına karar verilmesine yönelik olarak dava açıldığı, dava dışı ... Diş Protez Laboratuarı Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 22/09/1986 tarihinde müdürlüğe tescil edildiği, en son tescil edilen genel kurulun 29/09/1999 tarihinde tescil edildiği, bu tarihten sonra herhangi bir genel kurul tescili yapılmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun geçici 7. Maddesi uyarınca çıkarılan Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim Ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine Ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ gereği 01/04/2013 tarihinde münfesih sayılarak tescilli adresine ihtarda bulunulduğu, bu hususun 25/04/2013 tarih 8307 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığı, yasal süresi içerisinde ihtara yanıt verilmemesi nedeniyle 04/09/2013 tarihinde sicil kaydının resen silindiği, dava dışı şirket ile ilgili devam eden dava bulunması dolayısıyla davacının dava dışı şirketin ihyasını talep edebilmesi için haklı sebeplerinin mevcut olduğu ve davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından yapılan işlemlerde usul ve yasaya aykırılığın söz konusu olmadığı ve davalı ticaret sicil memurluğunun davanın niteliği gereği yasal hasım konumunda olduğu, bu sebeple ticaret sicil memurluğu aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri yükletilemeyeceği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü' nün Merkez -... sicil numarasında kayıtlı iken 04/09/2013 tarihinde sicil kaydı resen silinen ... Diş Protez Laboratuarı Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi 'nin İzmir... İş Mahkemesi ' nin ... E. sayılı dosyası ile sınırlı olmak kaydı ile İHYASINA, 2-Tasfiye Memuru olarak ... TC Kimlik nolu ... ' ın atanmasına, Tasfiye memuru için ücret takdirine yer olmadığına, Keyfiyetin ticaret siciline tescil ve ilanına, 3-Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına , 4-Davacı tarafça yapılan masrafların davanın niteliği gereği davacı üzerinde bırakılmasına, Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar davacı vekili...' in yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı.27/02/2025 Başkan ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Üye... E-imzalıdır Katip ... E-imzalıdır