İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/335 E. 2023/831 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/335
Karar No
2023/831
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/335 KARAR NO : 2023/831 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/08/2022 KARAR TARİHİ : 20/10/2023 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin Oto Yol Yardım ve Çekici Hizmetleri ile uğraştığını, davalı şirketin ... plaka nolu araçlarının arızalanması üzerine Çanakkale Umurbey Şen istasyonundan alınıp İzmir otogarına götürülmesi için çekici hizmeti verilmesi hususunda takibe konu fatura bedeli karşılığında müvekkili ile anlaşıldığını, müvekkili tarafından aracın çekici hizmeti verilerek sözleşme gereği gibi İzmir otogarına götürüldüğünü ancak davalı şirket tarafından hiçbir ödeme gerçekleştirilmediğini, davalı şirketin müvekkilinin düzenlediği ve kendisine gönderdiği faturaya ilişkin itirazı olmadığı gibi yapılan icra takibine sunmuş olduğu itiraz dilekçesine de faturaya ilişkin bir itirazda bulunmadığını, davalının kötü niyetli bir yaklaşım sergileyerek hiç borcu yokmuş gibi hareket ettiğini bu nedenle borçlu aleyhine %40 ' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, davalının mal kaçırma ihtimali bulunduğundan alacaklarına kavuşmak için ihtiyati haciz isteme zorunlulukları doğduğunu ve davalıya ait taşınır ve taşınmaz mallar üzerinde borca yeter miktarda ihtiyati haczin teminatsız olarak konulmasını, davalının borcunu ödemeyi geciktirmek amacıyla yapmış olduğu itirazın sonucu duran icra takibine devam edilebilmesi için işbu davanın açılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, araç çekme hizmeti karşılığı ödenmeyen ücret nedeniyle başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. SMMM ...'in 27/07/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda; Davacı ...'ın 2022 yılı ticari defterlerinden yevmiye defteri görülmüştür, kapanış tasdiki 19 Haziran 2023 tarih ... yevmiye no ile Lapseki Noteri tarafından yapıldığı, Davacı firma 2022 yılı ticari defterlerini V.U.K 221 maddesine istinaden açılış tasdikini kanuni süreler içerisinde yaptırdığını, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun defter tasdikine ilişkin hükümlerine de uyulduğunu, davacı firmanın kapanış tasdikinde de 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun defter tasdikine ilişkin hükümlerine uyulduğunu, davalı firma 2022 yılında "... İnşaat Sanayi Tic. Ltd. Şti." 120.20 (Alıcılar) hesabında takip edildiğini, Davalı firma ... İnşaat Sanayi Tic. Ltd. Şti. 2022 yılı açılış kaydı ile davacı firma olan ...'a KDV dahil 8.008,00 TL borçlu gözüktüğünü, asıl borcun 8.008,00 TL olduğu, dava Tarihi 17.04.2023 i itibarıyla ödenmesi gereken yasal faiz ile birlikte 8.943,95 TL, davalının, davacıya 8.943,95 TL borcunu ödemesi gerektiğini beyan etmiştir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu süre hak düşürücü süredir, Hakim tarafından resen dikkate alınması gerekir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. Davacının haksız ve kötü niyetli olmasından kasıt, bir alacağı olmadığını bildiği halde, icra takibine girişmiş olmasıdır. İcra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır. İtirazın iptali davası ancak para alacağına ilişkin ilamsız takiplerde açılabilir. İtirazın iptali davasında, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, davacı alacaklı, davalı borçlu tarafından itiraz edilen takip konusu alacağının varlığını ve miktarını genel hükümlere göre ispatla yükümlüdür. İtirazın iptali davasında; takip talebinde gösterilen borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıl olup, takip dayanağı belgelerden başka belgelere dayanılamaz. Diğer bir deyişle takip dayanağı yapılabilecek güçte olup da takipte dayanılamayan belge, itirazın iptali davasında ispat vasıtası olarak kullanılamaz. Takibe etkili olan itirazın iptali davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu olan alacak olduğu, bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının itirazın iptali davası için bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır.İtirazın iptali davasında yapılan yargılama sonunda: takip tarihindeki duruma göre karar verilir.İtirazın iptali davasında alacak, icra takip tarihi itibarıyla belirlenir. Ancak dava tarihine kadar bir ödeme yapılmış ise, yapılan ödeme düşüldükten sonra kalan alacak yönünden itirazın iptali davası açılmalıdır. Dava tarihinden sonra yapılan ödemeler ise icra müdürlüğünce dikkate alınır.İtirazın iptali sonunda, dava konusu alacağın varlığı ve miktarı sabit olursa mahkeme davayı kabul ve itirazı iptal eder. Ayrıca mahkeme, davacının dava dilekçesinde tazminat da talep etmiş olması halinde, davalı borçluyu hüküm altına alınan alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkum eder. Davalı borçlunun, ödeme emrinin tebliği üzerine evvelce itiraz ettiği alacağı, ilk duruşmada kabul etmiş olması, icra inkar tazminatına mahkumiyetten kurtulmasını gerektirmez.Dava sonunda hükmedilen alacağın %20’si oranındaki tazminata karar verilebilmesi için davacı alacaklının zararının varlığı ve miktarını ispat etmesi gerekmez. Kanun koyucu, davalı borçlunun itirazının iptali halinde, itiraz sebebiyle davacı alacaklının zarara uğramış olduğunu kabul ederek, davacının dava dilekçesinde sadece talep etmiş olmasını davalı borçlunun hükmedilen meblağın en az %20’ si oranında bir tazminata mahkum edilebilmesi için yeterli görmüştür. Davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun usulüne uygun bir şekilde borca itiraz etmek suretiyle takibin durmuş olması yeterli olup, borcu itiraz sebebi önemli değildir. Yine davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için 2004 sayılı yasanın 67. Maddesi gereği süresinde itirazın iptali davası açılmış olması, davacı alacaklının dava dilekçesinde talep sonucunda icra inkar tazminatını istemiş olması, davanın alacaklı lehine kabulüne karar verilmiş olması, davalı borçlunun takip tarihi itibarıyla itirazında haksız olması gerekir. İtirazın iptal edilmiş olması, itirazın haksız olduğunu göstermez. İtiraz iptal edilmiş olmasına rağmen davalı borçlu haklı ise tazminata mahkum edilmez. Hem itiraz iptal edilmiş ve hem de itirazın haksız olduğu sonucuna varılmışsa, diğer yukarıda anılı şartlarında varlığı halinde icra inkar tazminatına hükmedilir. İtirazın haksız sayılabilmesi için, takip konusu alacağın doğduğu anda varlığı ve miktarı itibarıyla taraflar arasında likit olması gerekir. Takip konusu alacağın varlığı, miktarının belirlenmesi hakim kararını gerektirmemeli, muhtacı muhakeme olmamalıdır. Takip konusu alacak yapılacak basit bir hesaplama ile belirli bir hale gelebilecek ise bu alacak da likit sayılır. Dava açıldıktan sonra takibe konu edilen borcun ödenmiş olması hali, borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine engel değildir. Davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun kötü niyetli olması gerekmez. 6100 sayılı yasanın 222. Maddesine göre;Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması MADDE 222 - Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; 06.06.2023 tarihli celsenin 3 numaralı ara kararı ile taraflara ticari defterlerin yerini bildirmeleri ihtarını içerir davetiye çıkarılması konusunda ara karar kurulduğu, taraflara defter ibraz davetiyesi çıkarıldığı, davalı tarafın davetiyeye süresinde cevap vermediği, davacının süresinde ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yerin adresini bildirdiği, davacı defterleri üzerinde talimat yoluyla bilirkişi incelemesi yaptırıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi incelemesi neticesinde, davanın defterlerinin yasal şartlarını haiz olduğu, defter kayıtlarına göre davalıdan 8.008,00 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda 6100 sayılı yasanın 222/2,3 maddelerin gereğince davacının alacağının varlığına yönelik olarak defter kayıtları doğrultusunda davanın kabulüyle itirazın iptaline ve alacak likit olduğundan bahisle icra inkar tazminatına ilişkin olarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davanın KABULÜNE, 2-Selçuk İcra Müdürlüğü...esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİ İLE TAKİBİN DEVAMINA, 3-Hüküm altına alınan alacak miktarı olan 8.008,00 TL nin %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Alınması gerekli 547,02 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 96,72 TL harcın mahsubu ile bakiye 450,30 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Davacı tarafça yatırılan 96,72 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı, 1.500,00 TL bilirkişi rapor ücreti, 844,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplamda 2.521,42 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 8.008,00 TL nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE, 8-1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair, miktar bakımından kesin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/10/2023 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/335, K. 2023/831, T. 20.10.2023, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-335-e-2023-831-k-729b8aa0e121