İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/267 E. 2023/861 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/267
Karar No
2023/861
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/267 KARAR NO : 2023/861 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 29/03/2023 KARAR TARİHİ : 27/10/2023 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin toptan gıda ürünleri satışı işiyle uğraşmakta olduğunu, müvekkil ile davalı borçlu... Gıda Restoran İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasında gıda ürünleri alım satımı sebebiyle ticari ilişki mevcut olduğunu, davalı/borçlunun, müvekkilden almış olduğu mallara ilişkin yapması gereken ödemeleri yapmadığını, bu nedenle İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... numaralı dosyası ile icra takibine girişildiğini, müvekkil ile davalını ticari işleri gereği mal alımına ilişkin anlaşmaya vardıklarını, bu anlaşma sebebiyle müvekkil tarafından, davalı borçlu şirkete birçok fatura düzenlendiğini, bu faturalara hiçbir zaman herhangi bir itiraz gelmediğini, iki taraf da ticari defterlerine bu faturaların işlendiğini, borçlu şirketçe ödemeler düzenli yapılırken son olarak bakiye, ödenmesi gereken 15.485,48 TL'lık alacağın ödenmemiş olup bu borcun tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalının süresinde takibe itiraz ettiğini beyan etmekle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. SMMM ...'nun 26/08/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda; Davacı ...'nun ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, ticari defter kayıtlarının kendi içinde birbirini doğruladığı, faturaların ticari defterde kayıtlı olduğu ve netice itibariyle ticari defterlerin HMK 222 madde gereğince sahibi lehine delil olma özelliğini taşıdığı, İzmir ... İcra Dairesi ... Esas dosyasına ait 01.09.2022 tarihli ödeme emrine göre, davacının davalı... Gıda Restoran İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'den bakiye alacak tutarının 15.485,48 TL. olduğu, aynı tutarın davacı dilekçesinde de alacak tutarı olarak belirtildiği, davacının alacağının ticari defterlerine göre de 01.09.2022 tarihi itibariyle 15.485,48 TL lik olduğu, iki taraf arasındaki ilişkinin 01.09.2022 tarihinden sonra da devam ettiği, 2022 yılı sonu ve 2023 yılı başı itibariyle davacı alacağının 17.419,56 TL.'ye ulaştığı tespit edilmiştir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu süre hak düşürücü süredir, Hakim tarafından resen dikkate alınması gerekir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. Davacının haksız ve kötü niyetli olmasından kasıt, bir alacağı olmadığını bildiği halde, icra takibine girişmiş olmasıdır. İcra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır. İtirazın iptali davası ancak para alacağına ilişkin ilamsız takiplerde açılabilir. İtirazın iptali davasında, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, davacı alacaklı, davalı borçlu tarafından itiraz edilen takip konusu alacağının varlığını ve miktarını genel hükümlere göre ispatla yükümlüdür. İtirazın iptali davasında; takip talebinde gösterilen borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıl olup, takip dayanağı belgelerden başka belgelere dayanılamaz. Diğer bir deyişle takip dayanağı yapılabilecek güçte olup da takipte dayanılamayan belge, itirazın iptali davasında ispat vasıtası olarak kullanılamaz. Takibe etkili olan itirazın iptali davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu olan alacak olduğu, bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının itirazın iptali davası için bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır.İtirazın iptali davasında yapılan yargılama sonunda: takip tarihindeki duruma göre karar verilir.İtirazın iptali davasında alacak, icra takip tarihi itibarıyla belirlenir. Ancak dava tarihine kadar bir ödeme yapılmış ise, yapılan ödeme düşüldükten sonra kalan alacak yönünden itirazın iptali davası açılmalıdır. Dava tarihinden sonra yapılan ödemeler ise icra müdürlüğünce dikkate alınır.İtirazın iptali sonunda, dava konusu alacağın varlığı ve miktarı sabit olursa mahkeme davayı kabul ve itirazı iptal eder. Ayrıca mahkeme, davacının dava dilekçesinde tazminat da talep etmiş olması halinde, davalı borçluyu hüküm altına alınan alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkum eder. Davalı borçlunun, ödeme emrinin tebliği üzerine evvelce itiraz ettiği alacağı, ilk duruşmada kabul etmiş olması, icra inkar tazminatına mahkumiyetten kurtulmasını gerektirmez.Dava sonunda hükmedilen alacağın %20’si oranındaki tazminata karar verilebilmesi için davacı alacaklının zararının varlığı ve miktarını ispat etmesi gerekmez. Kanun koyucu, davalı borçlunun itirazının iptali halinde, itiraz sebebiyle davacı alacaklının zarara uğramış olduğunu kabul ederek, davacının dava dilekçesinde sadece talep etmiş olmasını davalı borçlunun hükmedilen meblağın en az %20’ si oranında bir tazminata mahkum edilebilmesi için yeterli görmüştür. Davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun usulüne uygun bir şekilde borca itiraz etmek suretiyle takibin durmuş olması yeterli olup, borcu itiraz sebebi önemli değildir. Yine davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için 2004 sayılı yasanın 67. Maddesi gereği süresinde itirazın iptali davası açılmış olması, davacı alacaklının dava dilekçesinde talep sonucunda icra inkar tazminatını istemiş olması, davanın alacaklı lehine kabulüne karar verilmiş olması, davalı borçlunun takip tarihi itibarıyla itirazında haksız olması gerekir. İtirazın iptal edilmiş olması, itirazın haksız olduğunu göstermez. İtiraz iptal edilmiş olmasına rağmen davalı borçlu haklı ise tazminata mahkum edilmez. Hem itiraz iptal edilmiş ve hem de itirazın haksız olduğu sonucuna varılmışsa, diğer yukarıda anılı şartlarında varlığı halinde icra inkar tazminatına hükmedilir. İtirazın haksız sayılabilmesi için, takip konusu alacağın doğduğu anda varlığı ve miktarı itibarıyla taraflar arasında likit olması gerekir. Takip konusu alacağın varlığı, miktarının belirlenmesi hakim kararını gerektirmemeli, muhtacı muhakeme olmamalıdır. Takip konusu alacak yapılacak basit bir hesaplama ile belirli bir hale gelebilecek ise bu alacak da likit sayılır. Dava açıldıktan sonra takibe konu edilen borcun ödenmiş olması hali, borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine engel değildir. Davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun kötü niyetli olması gerekmez. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Şartlarına uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalıya karşı, bakiye fatura alacağının tahsili amacıyla icra takibinde bulunduğu, davalı tarafça yapılan itiraz neticesinde icra takibinin durduğu, mahkememizde itirazın iptalinin istenmesi üzerine taraflara defter ibraz davetiyesi çıkarıldığı, davalı tarafça davetiyeye olumlu yanıt verilmediği, davacı tarafın defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede, davacının defterlerinin yasal şartlarını haiz olduğu ve davacı lehine delil vasfının bulunduğu, davacı defterlerine göre davacının davalıdan 15.485,48 TL alacaklı olduğu, davalı tarafça defter kayıtlarının aksini ispata yarar hiçbir delilinde sunulmadığı anlaşılmakla alacağın likit olduğu da gözetilmek suretiyle davanın kabulüne icra inkar tazminatına ilişkin olarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davanın KABULÜNE, 2-İzmir...İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİ İLE TAKİBİN DEVAMINA, 3-Hüküm altına alınan alacak miktarı olan 15.485,48 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Alınması gerekli 1.057,81 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 264,46 TL peşin harçtan mahsubu ile 793,35 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Davacı tarafından yatırılan 793,55 TL peşin harç, 179,90 TL başvurma harcı, 1.500,00 TL bilirkişi rapor ücreti, 233,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplamda 2706,45 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 15.485,48 TL nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE, 8-3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair, miktar bakımından kesin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/10/2023 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/267, K. 2023/861, T. 27.10.2023, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-267-e-2023-861-k-df01b3db3905