İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/251 E. 2024/973 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/251
Karar No
2024/973
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/251 Esas KARAR NO : 2024/973 DAVA : İtirazın İptali (Pay Devir Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/03/2023 KARAR TARİHİ : 27/11/2024 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali ( Pay Devir Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili ile davalı arasında 01/09/2010 tarihinde bir paylaşım protokolü gerçekleştirildiğini, her ne kadar protokol tarihsiz olsa da protokolün 4. Maddesinden protokolün 01/09/2010 tarihinde hazırlandığının anlaşıldığını, daha önce açılan davalarda protokoldeki imzanın davalı tarafından inkar edilmediğini, Protokoldeki davalının, iş bu dava konusu dışındaki tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, Protokolde aile şirketi olan... Makina Kalıp Plastik Fırça San. Tic. Ltd. Şirketinin hisseleri ile ilgili bir paylaşım olduğunu, paylaşımın sadece şirket hisseleri ile ilgili değil miras malları ile ilgili olarak yapıldığını, bununla ilgili maddelerin de bulunduğunu, ancak iş bu davanın sadece şirket hisseleri için açıldığını, ayrıca davalının, şirketin hakim hissedarı ve yetkilisi olduğunu, Protokolün 1. Maddesinde şirketin %75 hissesinin, 2. Maddesinde ise işletmenin fırça bölümünün %15'inin davacı müvekkiline ait olduğunun kararlaştırıldığını, davalının babası ile ilgili olarak reddi miras yaptığı için kamu borçlarının davacıya kalmış olması sebebiyle de bu protokolün düzenlendiğini, bu nedenle Protokolün 5. Maddesinde kamu borçları ödendikten sonra hisselerin davacıya devredileceğinin belirlendiğini, bu nedenle iş bu davanın konusu olan borcun kamu borçları( vergi ve SSK ) davacı müvekkili tarafından ödenince muaccel hale geldiğinin, her ne kadar bu konuda İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... K. Sayılı dosyayla dava açılmış ve karar hisse devri yönünden kesinleşmiş olsa da bu kararın maddi anlamda kesin hüküm olmadığını, zira 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davada talebin reddedilme sebebinin şekil şartına uyulmadığı için hisse devrinin istenemeyeceği yönünde olduğunu, iş bu davada tescil değil tahsil (itirazın iptali) istemi olduğunu, bu nedenle müvekkiline ait olduğu davalı tarafından kabul edilen hisselerin bedelini talep etmek için bu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, gerçekleştirilecek bilirkişi incelemesi ile hisselerin değerinin ne kadar olduğunun tam olarak açığa çıkacağını, 01/10/2010 mali milat kabul edildiği için bu tarihten itibaren müvekkiline ait hisselere düşen ve davalı tarafından alınan kar paylarının davalı tarafından müvekkiline ödenmesi gerektiğini, iş bu nedenle kar payı alacakları için de davaya konu icra takibi açıldığını, 01/10/2010 tarihinden itibaren, şirketin dağıtımına karar verip davalı tarafından tahsil edilen ve müvekkilinin payına düşen kar payının müvekkiline ödenmesi gerektiğini belirterek davalı tarafından İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı icra takibine yönelik asıl alacak ve bunun ferilerine ilişkin itirazın iptali ile icra takibinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı ve kesin hüküm bulunması nedeniyle davanın esastan reddine karar verilmesini gerektiği, şirketin aile şirketi olmadığı gibi davacının şirkette hissedar olmadığının sabit olduğu, davanın kabul edilebilir nitelikte olmadığı hukuki dayanağı olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA: Dava, adi yazılı limited şirketi hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. DELİLLER: -Mahkememizin... esas sayılı dosya aslı, -İzmir ...ATM'ni...sas sayılı dosya aslı ve dosya içerisinde İzmir ...Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosya aslı, -Gelir İdare Başkanlığının 25/08/2023 tarihli yazısı ve eki, -İzmir ...İcra Dairesinin ...esas sayılı dosya sureti, -İzmir SGK nun 18/08/2023 tarihli yazısı ve eki, -İzmir Vergi Dairesinin 18/08/2023, 21/08/2023, 31/08/2023 tarihli yazısı ve eki, -Menderes Vergi Dairesinin 21/08/2023 tarihli yazısı ve eki, -Torbalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün 14/09/2023 tarihli yazısı ve eki, -Bilirkişi ...'nun 21/08/2024 tarihli raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır. İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna kârşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-1663 E., 2021/1070 K. sayılı kararında da değinilmiştir. Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi gereğince ispat yükü, Kanun’da özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkâran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. Bu açıklamalar göstermektedir ki, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Yukârıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, davalı aleyhinde İzmir ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında paylaşım protokolünden kaynaklanan 300.000,00 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlattığı, ödeme emrinin davalıya 22/02/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 23/02/2021 tarihinde yasal süresi içerisinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu, davalı borçluların takibe itirazı üzerine davacının iş bu itirazın iptali davasını bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame ettiği, davalı ile kendisi arasında 01/09/2010 tarihli paylaşım protokolü bulunduğu, davalının iş bu davaya konu talepler dışındaki protokoldeki tüm yükümlülüklerini yerine getirdiği, bu protokole göre taraflar arasında... Makina Ltd Şti'nin hisselerine ilişkin paylaşım olduğu, davalının adı geçen şirketin hakim hissedarı olduğu, bu protokole göre dava dışı şirketin bir kısmının davacıya ait olduğunun kararlaştırıldığı, davalının murisine ait borçların kendisi tarafından ödendiği, bu borçların ödendiği tarih itibariyle protokol hükümlerinin muaccel hale geldiği, davalının protokolde devretmeyi taahhüt ettiği hisselerin bedeli ile protokol tarihinden takip tarihine kadar oluşan kar payının davalı tarafından ödenmesi gerektiği iddiası ile eldeki davayı ikame ettiği, davalının ise kesin hüküm itirazı ile zamanaşımı definde bulunduğu, davacının anılan şirkette hissedar olmadığı, taleplerin hukuki dayanağının bulunmadığını savunduğu, taraflar arasında takibe dayanak protokolün bulunduğu ihtilafsız olup, uyuşmazlığın davalının kesin hüküm itirazı ile ve zamanaşımı definin yerinde olup olmadığı, davacının davalıdan protokole konu hisse bedeli ile kar payı talebinde bulunup bulunamayacağı, talepte bulunabilecek ise talep edebileceği miktarın ne olduğu ve takibe yapılan itirazın iptali koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu uyuşmazlığın limited şirket hisse devrine ilişkin adi yazılı şekilde düzenlenen protokolden kaynaklandığı, davanın mutlak ticari dava olduğu ve mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır. Davalı kesin hüküm itirazında bulunmuş ise de, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyasına konu uyuşmazlığın adi yazılı sözleşme uyarınca limited şirket hisse devri ile araç bedelinin ödenmesi isteğine ilişkin olduğu, iş bu davada ise davacının aynı sözleşmeye dayanmakla birlikte devri yapılmayan hisselerin bedeli ile bu hisselere karşılık kar payı isteğinde bulunduğu, tarafları aynı olmakla beraber dava konusunun ve sebeplerinin farklı olduğu, kesin hüküm bulunmadığı anlaşılmakla davalının kesin hüküm itirazlarının reddine karar verilmiştir. Davalı tarafından zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de, davanın itirazın iptali davası olarak ikame edildiği, protokole konu alacaklar takibe konu edilmekle takip tarihi olan 17/02/2021 tarihi itibariyle zamanaşımının kesildiği, TBK' nun 147/4 maddesi uyarınca dava konusu uyuşmazlığın 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, davacı tarafından davalının takibe itirazına ilişkin olarak 30/06/2021 tarihinde mahkememizin ... karar sayılı dosyası ile dava açıldığı, bu davanın dava şartı zorunlu arabuluculuk şartının yerine getirilmediğinden bahisle reddedildiği, taraflarca istinaf edilmeksizin söz konusu kararın kesinleştiği, daha sonra davacının iş bu davayı 23/03/2023 tarihinde ikame ettiği, iş bu dava tarihi itibariyle 5 yıllık zamanaşımının gerçekleşmediği anlaşılmakla davalının zamanaşımı defi yerinde görülmemiştir. Davacının dava dilekçesinde hisse bedeli ve kar payı alacağı için takip başlatıldığını beyan ettiği, iş bu davada kar payı alacağının talep edildiğini 14/04/2023 tarihli beyan dilekçesi ile bildirdiği görülmekle 6100 sayılı HMK'nun 31 ve 194. maddeleri uyarınca davacı vekilinden talebini somutlaştırması istenildiği, davacı vekili 26/05/2023 tarihli celsede takibe ve davaya konu ettikleri alacağın takip ve davaya dayanak adi yazılı şekildeki protokolde davacıya devri kararlaştırılan ancak bugüne kadar devri yapılmayan hisselerden kaynaklanan ve davacıya ödenmeyen kar payı ile bu hisselerin bedelinin davacıya ödenmesi isteğine ilişkin olduğunu beyan ettiği görülmüştür. İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacının ..., davalıların... Makina Ltd Şti ve ..., dava konusunun... Makina Ltd Şti'nin bir kısım paylarının davacı adına tescili ile araç bedelinin davalıdan tahsili isteğine ilişkin olduğu, yapılan yargılama neticesinde 26/04/2016 tarih ve... karar sayılı ilam ile şirket paylarına yönelik davanın reddine, araç bedeline ilişkin talebin ise kabulüne 50.000,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verildiği, karara karşı temyiz yasa yoluna başvurduğu, temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay... Hukuk Dairesinin 21/06/2018 tarih, ... karar sayılı ile anılan ilamın bozulmasına karar verildiği, davacının bu karara karşı kanun yararına bozma yoluna başvurduğu, bu başvurunun Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 11/06/2020 tarih ... karar sayılı ilamı ile reddedildiği, dosyanın anılan mahkemeye gönderildiği, anılan mahkemece davalı ... yönünden 11/06/2020 tarihinde söz konusu kararın kesinleştirildiği, diğer davalı şirket yönünden ise dosyanın esasa kaydedildiği ve 08/12/2020 tarih,... karar sayılı ilam ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacının ..., davalının ..., dava konusunun İzmir... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, 10/06/2022 tarih,...karar sayılı ilam ile dava şartı arabuluculuk yerine getirilmediğinden bahisle davanın usulden reddine karar verildiği, kararın 14/07/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Mahkememizce dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişiden taraflar arasındaki sözleşme ve ticaret sicil kayıtları incelenmek suretiyle davacının alacağının doğup doğmadığı, alacağı var ise miktarının ne olduğu hususlarında rapor düzenlenmesinin istenildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 21/08/2024 tarihli raporda, dava dışı şirketin 1998 yılında kurulduğu, davacının bu şirkette kuruluşundan takip tarihine kadarki dönemde ortak olmadığı, 18/06/2004-30/10/2011 tarihleri arasında sigortalı işçi olarak bu şirkette çalışmasının bulunduğu, davalı tarafından dava dışı şirketin 2010-2018 yılları arasındaki döneme ait defter ve kayıtların inceleyemeye sunulmadığı, 2019-2020-2021 yıllarına ait defter ve kayıtların incelemeye sunulduğu, dava dışı şirket defter ve kayıtlarında davacı adına açılan herhangi bir hesaba veya yapılan ödemeye rastlanmadığı, 2010-2018 arasındaki dönem defterler sunulmadığından protokol kapsamında davacıya yapılan bir ödeme olup olmadığının tespit edilemediği, yine dava dışı şirketin hangi faaliyetleri gerçekleştirdiği ve protokolde belirtilen makine ve fırça bölümünün gelirlerinin ne olduğunun sunulan defter ve kayıtlardan tespit edilemediği yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır. Somut olayda, davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan 7 maddeden oluşan protokol başlıklı sözleşmenin 1 ve 2.maddeleri uyarınca dava dışı... Fırça Plastik San Tic. Ltd Şti'nin makine bölümünün %25, fırça bölümünün ise %15 hissesinin davacıya devrinin davalı tarafından taahhüt edildiği, bu taahhüt uyarınca bu hisselerin bedeli ile 01/09/2010 tarihi ile takip tarihi arasındaki döneme ilişkin kar payının davalı tarafından ödenmesi gerektiğinden bahisle davaya konu takip başlatılmış ve itiraz üzerine iş bu dava ikame edilmiş ise de, protokolün taraflarca düzenlendiği ve imzanın taraflara ait olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, protokolde sözleşme tarihinin yer almadığı, protokol içeriğinden tarafların 01/09/2010 tarihinde söz konusu sözleşmeyi düzenlediğinin anlaşıldığı, bu tarih itibariyle 6762 Sayılı TTK'nun yürürlükte olduğu, bu Kanunun 520/5 maddesi uyarınca limited şirketlerde payın devri veya devir vaadinin yazılı şekilde yapılması ve noterce onaylanmış olması gerektiği, aksi halde adi yazılı sözleşmenin hüküm ifade etmeyeceği, bu düzenlemenin 6102 sayılı TTK'nun 595/1 maddesinde de aynen korunduğu, buna göre dava konusu şirketin pay devri taahhüdünün geçerli kabul edilebilmesi için noter tarafından onaylanması gerektiği, ancak davacı tarafından sunulan protokolün bu nitelikte olmadığı, nitekim bu hususun Yargıtay denetimden geçerek kesinleşen dosyamız içerisinde bulunan İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile de sabit olduğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporuna göre dava dışı şirketin makine ve fırça bölümlerinin mevcut durumda bulunmadığı, şirketin sadece elektrik süpürgesi aksamları ürettiği, kaldı ki şirketin bir bütün olduğu, şirketin makine bölümleri ve fırça bölümleri olarak ayrı ayrı hisselendirilip devrinin mümkün olmadığı, yine dava dosyasına kazandırılan ticaret sicil kayıtlarına göre de davacının dava dışı şirkette kuruluşundan iş bu dava tarihine kadar herhangi bir şekilde ortak olarak yer almadığı, bu halde geçerli bir pay devri taahhüdü veya mevcut ortaklık bulunmadığına göre davacının söz konusu payların bedelini talep edemeyeceği gibi bu paylara ilişkin kar payı talebinde de bulunamayacağı, sadece geçersiz sözleşme sebebi ile sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalıya veya davalı adına yapmış olduğu ödemelerin iadesini davalıdan isteyebileceği, dava konusu uyuşmazlıkta iddianın ileri sürülüş biçimi ve davanın niteliğine göre davacının bu yönde de bir isteminin de bulunmadığı dikkate alındığında davanın reddi gerektiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, iddia ve savunmanın ileri sürülüş biçimi, mahkememizce yapılan incelemenin niteliğine göre başkaca araştırma yapılmasına lüzum bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Davalı tarafından kötüniyet tazminatı talep edilmiş ise de, taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği ve davacının kötüniyetli hareket ettiğinin davalı tarafından ispat edilemediği anlaşılmakla davalının bu talebi yerinde görülmemiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davanın REDDİNE, 2-Yasal koşulları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE, 3-Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 3.632,25 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 3.204,65 TL harcın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya İADESİNE, 4-Mahkememizce bu yargılama nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 48.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE, 7-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun ... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. maddesi uyarınca davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 8-Kararın kesinleşmesinden sonra İzmir...ATM'nin ... esas sayılı dosya aslı ve dosya içerisinde bulunan İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesinin... esas sayılı dosyası ve mahkememizin ... esas sayılı dosyalarının mercine İADESİNE, Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/11/2024 Katip ... Hakim ... E-İMZA E-İMZA

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/251, K. 2024/973, T. 27.11.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-251-e-2024-973-k-d87c6889e046