İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/216 E. 2024/979 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/216
Karar No
2024/979
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/216 Esas KARAR NO : 2024/979 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/03/2023 KARAR TARİHİ : 27/11/2024 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...o. İnş. Mak. San. ve Tic. A.Ş.'den ... İnş. San. Ve Tic. A.Ş'nin satın almış olduğu... Kontrollü Özel Üretim Otomatik Dozaclama Makinesi sebebiyle doğan 76.700.00 TL'lik alacağı, davacı alacaklı ... İzolasyon İnş. Basın Yayın İnternet Hizm. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ye 02/07/2016 tarihinde ''Alacağın Temliki Sözleşmesi'' ile devrettiği, davacı alacaklının faturaya dayalı 76.700,00 TL'lik fatura alacağı için davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının takibe itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile müvekkil şirket yetkilileri ortak arkadaşları sayesinde tanıştıkları, müvekkil şirket yetkilisinin arkadaşı... İnş San. Ve Tic A.Ş. Yi yönetmekte iken belirli bir dönem sonra ilgili şirketi üzerine devir aldığı, karşılıklı diyaloglar neticesinde müvekkil şirket yetkilisinin davalı ve arkadaşları ortak iş yapılmasını olmasını kabul ettikleri, fakat davacı kurulan şirkete resmiyette ortak olmak istemediğini belirtmiş gerekçe olarak da kendi işlerini haricen devam ettirmek istediği boş yere yeni bir ortaklık içerisinde bulunmak istemediğini ve kendi şirketinden kurulan eski şirket için elinden gelen desteği vereceğini ve kosgeb süreçleri için gerekli ve iddia ettiği faturaları keseceğini belirttiği, müvekkil ve arkadaşı ise davacıya güvenerek bu durumu kabullendikleri, ancak faturanın kosgeb süreçleri için kesilmiş böyle bir makinenin davacı tarafından müvekkil şirkete teslim edilmediği, şirketin işlerinin iyi gitmemesi ve elde etmek istediği karı alamayan ve şirketin zarar etmesinden dolayı zararda olan davacı ise harici ortaklığın sona erdiğini ve bu sebeple kurulan ortak iş ve şirket gereksinimlerini karşılamak için destek olduğu paraları geri istediği ve kötüniyetli bir şekilde müvekkil aleyhine icra takibi başlattığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA: Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. DELİLLER: -İzmir ... İcra Dairesinin ...esas sayılı dosya sureti, -İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün 17/05/2023 tarihli yazısı ve eki, -İzmir Vergi Dairesinin 24/05/2023 tarihli yazısı ve eki, -Bilirkişi ...'un 06/11/2023 tarihli raporu, -Bilirkişi ...'ın 21/03/204 tarihli raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır. İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-1663 E., 2021/1070 K. sayılı kararında da değinilmiştir. Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi gereğince ispat yükü, Kanun’da özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. Bu açıklamalar göstermektedir ki, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, davalı aleyhinde İzmir ... İcra Dairesinin... sayılı dosyasında ticari satımdan kaynaklanan fatura alacağına istinaden 76.700,00 TL asıl alacak, 66.422,73 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 143.122,73 TL alacak üzerinden icra takibi başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya 11/08/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 17/08/2022 tarihinde yasal süresi içerisinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu, davalı borçlunun takibe itirazı üzerine davacının iş bu itirazın iptali davasını bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame ettiği, davacının, dava dışı ...İzolasyon İnşaat A.Ş nin davalıya PLC kontrollü özel üretim otomatik dozaclama makinesi satışı yaptığı, davalının ticaret ünvanında değişiklik yaptığı (eski ünvanı... İnşaat San ve Tic. A.Ş, yeni ünvanı... İnşaat San. Tic. A.Ş) dava dışı şirketin söz konusu makinenin satışından kaynaklanan alacağını alacağın temliki sözleşmesi ile kendisine devrettiğini, bundan kaynaklı olarak davalıdan alacağının bulunduğu ve itirazın haksız olduğunu iddia ettiği ve davalı tarafından takibe yapılan itirazın iptalini talep ettiği, davalının ise söz konusu makinenin teslim edilmediği, bu makine sebebiyle davacıya borcunun bulunmadığını savunduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın takibe dayanak faturaya konu mal ve hizmetin davalıya teslim edilip edilmediği, fatura bedelinin ödenip ödenmediği, davacının fatura nedeniyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacaklı olduğu miktarın ne kadar olduğu ve takibe yapılan itirazın iptali koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesini ilgilendiren, ticari satımdan kaynaklanan nispi ticari dava niteliğindeki uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olduğu belirlenmiştir. Mahkememizce ön inceleme duruşmasında davacıya davaya dayanak temlik sözleşmesinin okunaklı bir örneğini sunmak üzere kesin süre verildiği, kesin süre içerisinde davacının ara karar gereğini yerine getirmediği, ancak uyap sistemine kayıtlı olan temliknamenin okunaklı olduğu anlaşıldığından davalının temliknamenin yasal süresinde sunulmadığına ilişkin itirazı mahkememizce yerinde görülmemiştir. Davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan fatura ve alacağın temliki sözleşmesine göre; dava dışı ...Teknik Metal Otomotiv İnşaat Gıda San ve Tic. A.Ş'nin 02/07/2016 tarihinde... İnşaat San ve Tic. A.Ş'ye PLC kontrollü özel üretim otomatik dozaclama makinesi satışı yaptığı, buna ilişkin 76.700,00 TL'lik fatura düzenlendiği, ayrıca ...Teknik Metal Otomotiv İnşaat Gıda San ve Tic. A.Ş'nin bu faturadan kaynaklanan 76.700,00 TL'lik alacağını 02/05/2022 tarihli alacak temliki sözleşmesi ile davacıya devrettiği anlaşılmıştır. Mahkememizce söz konusu temlik sözleşmesine ilişkin olarak alacağı temlik eden ...Teknik Metal Otomotiv İnşaat Gıda San ve Tic. A.Ş'nin isticvabı için bulunduğu mahal mahkemesine talimat yazıldığı, adı geçene usulüne uygun ihtarat yapıldığı halde şirket yetkilisinin duruşmaya katılmadığı ve bunun yasal sonucu olarak sözleşme içeriği ve altındaki imzanın adı geçen şirketten sadır olduğu değerlendirilmiştir. İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün 17/05/2023 tarihli cevabı yazısı ekinde bulunan davalı şirkete ait sicil dosyasının incelenmesinde şirketin eski ünvanının... İnşaat San ve Tic. A.Ş olduğu, 11/04/2018 tarihinde alınan genel kurul kararı ile şirketin ünvan değişikliği yaptığı ve... İnşaat San ve Tic. A.Ş ünvanını aldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, ilişki var ise bu ilişkinin ticari defterlere ne şekilde yansıdığı ve takibe konu alacağın varlığı ve miktarına ilişkin olarak taraf defterlerinin bilirkişi tarafından incelenmesine karar verildiği, bu kapsamda öncelikle 12/05/2023 tarihli celsede davalıya 2016-2017-2018-2019-2020-2021-2022-2023 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarını mahkememize sunmak veya bulunduğu yeri bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiği ve kesin sürenin sonuçlarının ihtar edildiği, davalının ara kararı doğrultusunda yasal süresi içerisinde ticari defter ve kayıtların bulunduğu adresi bildirdiği, mahkememizce davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde mahalinde inceleme yapılması için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin 06/11/2023 tarihli raporunda, davalının davaya konu uyuşmazlık dönemine ilişkin defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, kendisi lehine delil vasfına sahip olduğu, takibe konu faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının kendi defterlerine göre söz konusu faturadan kaynaklı olarak takip tarihi itibariyle 66.700,00 TL borçlu olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Mahkememizce 24/01/2024 tarihli celsede davacı vekiline dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak 2016-2017-2018-2019-2020-2021-2022-2023 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarını sunmak veya bulunduğu yeri bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, kesin sürenin sonuçlarının ihtar edildiği, davacı vekilinin sağlık mazereti nedeniyle ara karar gereğini yasal süresinde yerine getiremediği, mahkememizden eski hale getirme talebinde bulunduğu mahkememizce talebin kabul edilerek davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde mahallinde inceleme yapılması için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin 21/03/2024 tarihli raporunda, davacının davaya konu uyuşmazlık dönemine ilişkin defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, kendisi lehine delil vasfına sahip olduğu, taraflar arasında ticari ilişki olduğu, davacının kendi defterlerine göre davalıdan 76.700,00 TL alacaklı olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nun 222/2,3 maddesi uyarınca kural olarak ticari defter ve kayıtların ilgilisi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için defter kayıtlarının birbirini doğrulaması, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtlarının bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya kesin delille ispatlanmamış olması gerektiği, yine diğer tarafın usulüne uygun tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı, somut olayda; mahkememizce yapılan taraf defterlerinin incelemesinde taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, kendileri lehine delil vasfına sahip olduğu, takip dayanağı faturanın her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı defterlerinde söz konusu faturadan kaynaklı alacak 76.700,00 TL olarak göründüğü halde davalı defter ve kayıtlarında davalının bu fatura nedeniyle bakiye borcunun 66.700,00 TL olarak göründüğü, bu durumun davalı defterinde kayıtlı olan 10.000,00 TL'lik ödeme kaydından kaynaklandığı, bu sebeple davacının teslim olgusunu ispat ettiği, bunun yasal sonucu olarak davalının faturaya konu mal ve hizmeti eksiksiz şekilde teslim aldığının kabulü gerektiği, davalının bu karinenin aksini yazılı delille ispat etmesi gerektiği, mahkememizce davalı defterinde yer alan 15/02/2017 ve 21/02/2017 tarihli 5.000,00 TL'lik toplam 10.000,00 TL tutarlı 2 ayrı ödemeye ilişkin de 24/04/2024 tarihli celsede davalıya kesin süre verildiği halde davalının herhangi bir yazılı delil sunmadığı, davalının cevap dilekçesinde yemin deliline dayandığı, mahkememizce 11/09/2024 tarihli celsede yemin delilinin davalıya hatırlatıldığı, bu hususta davalı vekiline meşruhatlı davetiye çıkartıldığı, davalının yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen yemin delilini kullanmadığı, bunun yasal sonucu olarak yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılması gerektiği, böylece davacının takibe dayanak faturaya konu mal bedeline hak kazandığı ve davacının takibe konu asıl alacağının varlığını ispat ettiğinin kabulü gerektiği, davalının itirazında asıl alacak tutarında haksız olduğu, davalının takip ile temerrüde düştüğü, tarafların sıfatına ve dava konusu uyuşmazlığın niteliğine göre talep edilebilecek faizin avans faizi olduğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporlarının usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, ayrıca uyuşmazlığa konu alacak miktarı likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal şartlarının oluştuğu, iddia ve savunmanın ileri sürülüş biçimi, mahkememizce yapılan incelemenin kapsamına göre başkaca araştırma yapılmasına lüzum bulunmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 76.700,00 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2- 76.700,00 TL alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 15.340‬,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Alınması gerekli 5.239,37 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 1.728,56 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.510,81 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvuru harcı, 1.728,56 TL peşin harç, 3.700,00 TL bilirkişi ücreti, 762,25‬ TL müzekkere-tebligat-posta giderinden oluşan toplam 6.370,71‬ TL yargılama giderinin davanın kısmen kabulü ile kısmen reddi sebebiyle tarafların haklılık oranına göre (76.700,00/143.122,73=0,53) 3.376,47 TL'nin davalıdan tahsili davacıya ÖDENMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 30.00,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 6-Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE, 8-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun ...luculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/11/2024 Katip ... Hakim ... E-İMZA E-İMZA

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/216, K. 2024/979, T. 27.11.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-216-e-2024-979-k-aaea0647a09f