İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/347 E. 2024/903 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/347
- Karar No
- 2024/903
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/347 KARAR NO : 2024/903 DAVA : İtirazın İptali (Elektrik Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/05/2022 KARAR TARİHİ : 06/11/2024 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Elektrik Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket tarafından davalıya...sözleşme nolu abonelik çerçevesinde elektrik enerjisi tedariğinin sağlandığını, ancak bu sözleşme kapsamında davalı tarafın kullandığı elektrik enerjisi için düzenlenen faturaların ödenmediğini, davalının ödemediği faturaların tahsili için İzmir ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takipte talep edile miktarın asıl alacak olarak 18.523,00 TL, gecikme faizi olarak 36,54 TL, gecikme faizi KDV'si olarak 6,58 TL, geçmiş dönem faizi ve KDV'si olarak 906,52 TL olmak üzere toplam 33.069.441 TL olduğunu, ancak davalının 13.04.2021 tarihindeki haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, müvekkil şirket ile davalı arasında, davalının ticarethane aboneliği için perakende satış sözleşmesi düzenlendiğini, anılan sözleşme gereği davalı tarafa elektrik enerjisi temini sağlandığını, bu enerji kullanımı sonucunda hukuka uygun şekilde fatura tahakkuk ettirildiğini belirterek İzmir... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmiş davalı davaya cevap vermemiş, yargılama aşamalarındaki beyanlarında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA: Dava elektrik abonelik sözleşmesinden kaynaklanan faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. DELİLLER: -İzmir ... İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyası -...Elektrik Perakende A.Ş'nin 07/07/2022, 07/04/2023 tarihli yazısı ve eki, -Bilirkişi ...'nın 14/12/2022 tarihli ön raporu, 29/05/2023 tarihli kök raporu, -... Elektrik Dağıtım A.Ş nin 02/01/2023 tarihli yazısı ve eki, -Bilirkişi ...'un 21/01/2024 tarihli raporu, -Bilirkişi ...'nun 21/08/2024 tarihli raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır. İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, İii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-1663 E., 2021/1070 K. sayılı kararında da değinilmiştir. Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi gereğince ispat yükü, Kanun’da özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. Bu açıklamalar göstermektedir ki, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, davalı aleyhinde elektrik abonelik sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağına istinaden İzmir... İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyasında toplam 19.472,98 TL alacak üzerinden takip başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya 12/04/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 13/04/2021 tarihinde yasal süresi içerisinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, takibin durduğu, davalı borçlunun takibe itirazı üzerine davacının iş bu itirazın iptali davasını ikame ettiği ve davalının itirazının takibe konu alacak üzerinden iptalini talep ettiği, takibe yapılan itirazın haksız olduğunu iddia ettiği, davalının davaya cevap vermediği, davacının iddialarını inkar etmiş sayıldığı, taraflar arasında davacının elektrik abonelik sözleşmesinden kaynaklı fatura alacağı talep edip edemeyeceği, talep edebilecek ise talep edebileceği miktarın ne olduğu, davalının sorumlu olup olmadığı ve takibe yapılan itirazın haksız olup olmadığı hususlarında ihtilaf bulunduğu anlaşılmıştır. Her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesini ilgilendiren elektrik abonelik sözleşmesinden kaynaklanan nispi ticari dava niteliğindeki uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olduğu belirlenmiştir. ... Elektrik Dağıtım A.Ş tarafından mahkememize verilen 02/01/2023 tarihli cevabı yazıda... Reklamcılık Tur.Org.Hiz.San.Tic firması adına ... nolu tesisatın bölge sorumluluk alanı çeşme ilçesi sınırlarında olduğu, ... Reklamcılık Tur.Org.Hiz.San.Tic firması ile ... Elektrik A.Ş arasında 18.05.2018 tarihinde protokole istinaden abonelikler yapıldığı, söz konusu... nolu tesisatın tüketimlerinin... firması ile anılan protokolde bulunan madde... firmasının faaliyet gösterdiği tüm (...) yöneticilikleri /yönetmenliklerinde her bir bağlantı noktası için ayrı ayrı abonelik tesis edileceği, tesis edilecek bu aboneliklerin kurulu gücünün ... tarafından verilerek ve kontrolü yapılacak ilçe bazındaki güç üzerinden hesaplanacağı, buna göre tahakkukların oluştuğu, 31/08/2019 tarihli faturanın ise mevcut mührün sökülmesi üzerine sistem tarafından oluşan Kaçak Faturası olduğu, buna istinaden Y seri... numaralı faturanın oluşturulduğu yönünde mahkememize bilgi verildiği görülmüştür. Dosyanın mahkememizce elektrik mühendisi bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin 14/12/2022 tarihli ön raporunu düzenlediği, ön rapor doğrultusunda davacıya ve dava dışı elektrik dağıtım şirketinden bilgi ve belgeler istenildiği, 29/05/2023 tarihli bilirkişi kök raporunda ise sunulan bilgi ve belgelerin ön raporda istenilen bilgi ve belgeleri karşılamadığı, bu sebeple hesaplama yapılamadığı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Mahkememizce 12/07/2023 tarihli celse ara kararı ile taraflara ticari defter ve kayıtlarını sunmak veya bulunduğu yeri bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, kesin sürenin sonuçlarının ihtar edildiği, taraflarca yasal süresi içerisinde ticari defter ve kayıtların bulunduğu adresin bildirildiği, mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde mahalinde inceleme yapılması için dosyanın smmm bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin 10/09/2023 tarihli raporunda, davacı ile görüşmenin sağlanamadığı ve davacı defter ve kayıtlarının incelenmediği, davalı defter ve kayıtlarının incelenmesinde ise takip dayanağı 3 adet faturanın davalı defterinde kayıtlı olduğu, davalının kendi defterlerine göre takip tarihi itibariyle söz konusu faturalar sebebiyle davacıya borçlu olmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Mahkememizce davacı vekilinin ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yerin bildirildiği ancak görevlendirilen bilirkişinin davacı şirket defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapmaksızın raporunu sunduğu anlaşılmakla dosyanın 25/10/2023 tarihli celse ara kararı ile kök rapor hazırlayan bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin bu kez de yine yerinde inceleme yapmaksızın 06/12/2023 tarihli ön rapor sunduğu, bunun üzerine mahkememize 17/01/2024 tarihli celse ara kararı ile dosyanın başka bir smmm bilirkişisine tevdine karar verildiği, smmm bilirkişinin 21/08/2024 tarihli raporunda, davacının davaya konu uyuşmazlık dönemine ilişkin defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, kendisi lehine delil vasfına sahip olduğu, taraflar arasında abonelik ilişkisi bulunduğu, takip ve dava konusu toplam 19.429,86 TL bedelli 3 adet faturanın her iki tarafın ticari defterinde kayıtlı olduğu, davacının kendi defterlerine göre bu faturalar sebebiyle alacaklı olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nun 222.maddesine göre ticari defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamasının şart olduğu, ayrıca bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerin sahibi veya halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunların aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmemesi yahut defter ve kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerler ile ispatlanmamış olması gerektiği, diğer tarafın anılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtları birbirini doğrulamayan ticari defter ve kayıtların sahibi aleyhine delil olacağı, somut uyuşmazlıkta taraf defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede, taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, kendileri lehine delil vasfına sahip olduğu, takip dayanağı faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının kendi defter ve kayıtlarına göre söz konusu faturalar sebebiyle davalıdan 19.429,86 TL alacaklı olduğu, davalı defter ve kayıtlarında ise 01/04/2020 tarihli ödeme sebebiyle davalının davacıya borçlu olmadığının tespit edildiği, dava dışı ... Elektrik Dağıtım AŞ ile davalı arasında İzmir İl sınırları içerisinde muhtelif yerlere konulacak ve konulmuş olan reklam panoları için enerjinin sağlanması ve ücretlendirilmesine dair 18/05/2018 tarihli sözleşme bulunduğu, bu sözleşme kapsamında yapılan tüketimlerin davacı şirkete ödeneceğinin taraflarca kararlaştırıldığı, bu sebeple taraflar arasında ilişki bulunduğu ve ilişki kapsamında söz konusu hizmetin alındığının sabit olduğu, davalı tarafından borcun ödendiği savunulmak ile beraber ödemeye dayanak bilgi ve belgelerin mahkememize sunulmadığı, bu durumda davalının davacının defter kayıtlarının aksini mal veya hizmet bedelinin ödendiğini ispat etmesi gerektiği, davalının dosya kapsamı itibariyle herhangi bir ispat vasıtası sunmadığı, bu halde davalının karşı ispat yükümlülüğünü yerine getirmediği, davacının her 3 fatura bedeli toplamı olan 19.429,86 TL asıl alacağı davalıdan talep edebileceği, bu alacak yönünden davalı tarafından takibe yapılan itirazın haksız olduğu, iptali gerektiği, 31/07/2019 ve 31/08/2019 tarihli fatura bedellerinin elektrik hizmetinin karşılığı olduğu, 24/10/2019 tarihli faturanın ise gecikme faizine ilişkin olduğu, davacının 31/07/2019 ve 31/08/2019 tarihli faturalar sebebiyle temerrüt faizi talep edebileceği, 24/10/2019 tarihli faturanın faize ilişkin olması sebebiyle 6098 sayılı TBK nın 121 ve 6100 sayılı TTK nın 8.maddesi uyarınca faize faiz yürütülemeyeceği ilkesi uyarınca bu fatura sebebiyle davacının temerrüt faiz talep edemeyeceği, tarafların tacir olmasına göre talep edilebilecek faizin avans faizi olduğu, davalının takip ile temerrüde düştüğü, dosya kapsamı itibariyle davacının iddiasını 19.429,86 TL üzerinden ispat ettiği, davalının takibe itirazının kısmen yerinde olmadığı ve haksız olduğu, ayrıca uyuşmazlığa konu alacak miktarı likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal şartlarının oluştuğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporlarının usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, uyuşmazlığın niteliği ile davalının borca itirazının ve inkarının kapsamına göre başka araştırma yapılmasına lüzum bulunmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Dava konusu uyuşmazlıkta takip çıkış miktarının 19.472,98 TL olduğu, ancak davacının itirazın iptalini talep etmekle beraber dava dilekçesinde dava değerini 33.069,44 TL olarak gösterdiği ve bu miktar üzerinden harç yatırdığı dikkate alınarak bu tutar üzerinden tarafların haklılık durumu ve yargılama giderleri değerlendirilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 19.429,86 TL asıl alacak ve asıl alacağın 18.523,34 TL'lik kısmına takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2- 19.429,86 TL alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 3.885,97 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Alınması gerekli 1.327,25 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 219,69 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 1.107,56 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 219,69 TL peşin harç, 4.450,00 TL bilirkişi ücreti, 235,50 TL müzekkere-tebligat-posta giderinden oluşan toplam 4.985,89 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabulü ile kısmen reddi sebebiyle tarafların haklılık oranına göre (19.429,86/33.069,44=0,58) 2.891,81 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 19.429,86 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 6-Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 13.639,58 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE, 8-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 9- İzmir ...İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının mercine İADESİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 341 vd. Maddeleri uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/11/2024 Katip ... Hakim ... E-İMZA E-İMZA