İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/35 E. 2021/80 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/35
- Karar No
- 2021/80
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/35 Esas KARAR NO : 2021/80 DAVA : Elatmanın Önlenmesi ve Ecrimisil DAVA TARİHİ : 02/08/2019 KARAR TARİHİ : 21/01/2021 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Elatmanın Önlenmesi ve Ecrimisal davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 2013 yılında müvekkili bankaya satıldığını, müvekkiline ait taşınmaz üzerinde davalı şirketin endüstriyel yıkama alanında faaliyet gösterdiğinin tespit edildiğini, fuzuli şagil konumda olan davacı şirketin taşınmazdan tahliye edilmesinin gerektiğini, müvekkili ile davalı arasında herhangi bir kira sözleşmesi bulunmadığını, 3091 sayılı yasa kapsamında idareye yapılan başvuru neticesinde uyuşmazlığın hukuki ihtilaf olduğu gerekçesiyle başvurularının reddedildiğini, tapu kayıtlarından anlaşıldığı üzere taşınmazın müvekkiline devredildiği tarih itibariyle müvekkili ile davalı ve dava dışı kişiler arasında herhangi bir sözleşmesel ilişki bulunmadığını, müvekkilin dava tarihinden geriye dönük 5 yıllık ecrimisil hak kazandığını belirterek davalının taşınmazdan tahliyesi ile 1.000 TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız olduğunu, müvekkilinin dava konusu taşınmazı dava dışı ... ve dava dışı ...Sanayi Tic . A.Ş den kiraladığını, müvekkilinin alt kiracı olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceği, taşınmaza bu nedenle haksız el atmasının söz konusu olmadığını, müvekkilinin kirasını düzenli olarak ödediğini, ayrıca taşınmaza yüksek meblağlarda tamirat ve bakım yaptığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA: Dava, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının mülkiyeti kendisinde bulunan taşınmaza davalının haksız işgalde bulunduğu gerekçesiyle el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteminde bulunduğu, el atmanın önlenmesi isteğinin mülkiyet hakkına dayalı olarak talep edildiği, talep edilen ecrimisilin ise, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 683. ve 995. maddeleri ve 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı YİBK'nda kabul edildiği gibi haksız fiil benzeri olup üstün bir hakka dayanmadan başkasının taşınmazını işgal eden, böylece haksız kazanç sağlayan tarafın iade etmekle yükümlü bulunduğu bir tazminat türü olduğu, her ne kadar taraflar tacir ve çekişme konusu taşınmaz üzerinde ticari faaliyet yapıyor ya da yapacak olsalar dahi, uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesiyle ilgisinin bulunmadığı, davanın bu özelliği itibariyle mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği ve TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görev kapsamında kaldığı, bu durumda davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.(Benzer yöndeki kararlar için bkz. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 30/06/2020 tarih ve 2020/1322 Esas, 2020/4253 Karar; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 27/06/2019 tarih ve 2019/1124 Esas, 2019/1275 Karar sayılı ilamları). HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının dava dilekçesinin 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, Görevli mahkemenin İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, 3- Mahkememiz ile İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı bulunduğundan kararın taraflarca İstinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde dosyanın mercii tayini için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'ne GÖNDERİLMESİNE, Dair tarafların yokluklarında dosya üzerinden verilen kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile ya da tarafların bulundukları yer Asliye Ticaret Mahkemesi vasıtasıyla mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.21/01/2021 Katip ... E-İMZA Hakim ... E-İMZA