İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/350 E. 2021/209 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/350
Karar No
2021/209
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/350 KARAR NO : 2021/209 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/07/2020 KARAR TARİHİ : 23/02/2021 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili aracılığı ile sunduğu dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ... ile davalı ... arasında uzun dönem araç kiralama sözleşmesini içerir ticari ilişki bulunduğunu, davacı şirket, İzmir ... İcra Dairesi... E. sayılı icra dosyasına dayanak belge olarak sunmuş oldukları muavin defter kaydından açıkça anlaşılacağı üzere 79.775,37-TL asıl alacaklı olduğunu, davalı şirket ile davacı şirket arasında farklı tarihlerde uzun dönem araç kiralama sözleşmesini içerir borç ve alacak ilişkisinin ortaya çıktığını, bu borç ve alacak ilişkisi toplamı icra takibine konulduğu tarihte 79.775,37-TL olup; bu borç ilişkisi uzun dönem araç kiralama sözleşmesi kaynaklı olup sözleşme neticesinde farklı tarihlerde davalı firmanın kiralamış olduğu araçlar tarafından yapılan giderleri içerir muavin defter kaydı icra dosyasına ayrıca sunulduğunu, Borçlu vekili tarafından 07/02/2020 tarihinde borcun asıl sebebinin açıkça ifade edilmediğinden bahisle borcun aslına, işlemiş faizine, işleyecek faizine, faiz oranına, tüm masraf ve ferilerine itiraz edildiğini ve bu sebeple de takibin durdurulduğunu, davalı şirket vekilince yapılmış olan itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, icra dosyasına sunulan muavin defter kaydı incelendiğinde açıkça borcun sözleşmeden kaynaklandığı bunun dışında bu sözleşmeye mutakıp her bir araçta meydana gelen fatura, mahsup sebepleri tarihsel olarak ayrı ayrı belirtildiğini, dolayısıyla borcun sebebinin açık olmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davalı borcun tamamına haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini, davalının 07/02/2020 tarihinde itiraz etmiş olması nedeniyle, itiraz üzerine duran icra takibinin devamı için dava açma zorunluluklarının doğduğunu, takip konusu alacağın icra dosyasına dayanak belge olarak sunulmuş olan muavin defter kaydında alacağın meydana geldiği tarihlerde belirtilerek açıkça gösterilmiş olan ticari ilişkiye dayalı likit alacak olduğunu, bu durumda likit alacağa haksız şekilde itiraz eden borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekeceğini, dolayısıyla davalı yanın likit alacağa karşı yaptığı haksız itiraz nedeniyle İİK m.67/2 gereğince davalı aleyhine takip konusu miktar üzerinden %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi ve tensip zaptı davalı şirkete 12/08/2020 tarihinde tebliğ edilmiştir. CEVAP : Davalı vekili aracılığı ile sunduğu 04/09/2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın davaya esas aldığı uzun dönem araç kiralama sözleşmesi sayfalarında davalı şirketin imzasının bulunmadığını, bu sözleşmenin son sayfasının taraflar arasında evvelce akdedilmiş başka bir sözleşmenin son sayfası olduğunu, bu son sayfada sözleşme sürelerinin de belirtilmediğini, anılan sözleşmenin imzasız sayfalarında ise kiralanacak araçların plakalarının belirlenmediğini, dolayısıyla böyle bir sözleşmeye dayanılarak düzenlenen muavin defterinin davalının borçlu olduğunu kanıtlayamadığını, davacı yanın, yine sözleşme olarak ileri sürdüğü belgenin 34 ve devamı maddelerinde konu edilen cezai şart hükümlerini içeren sayfasından da davalı şirketin imzası ya da kabulü olmadığını, anılan muavin defterde bildirilen faturaların incelenmesi halinde faturayı kesen şirketin farklı olduğunun görüleceğini, bu nedenle ilgili faturaların davacı tarafından ibrazı gerektiğini, yine muavin defterinde görüleceği üzere davalının bir kısım ödemelerini "..." hesabına geçirildiğinin göründüğünü, ancak davalı şirketin böyle bir kişiyle herhangi bir sözleşmesi ya da borcu bulunmadığını, yine muavin defter kayıtlarından görüleceği üzere aynı araçlara hem davacı şirket hem de... Otomotiv Ticaret Ve Limited Şirketi tarafından fatura kesildiğinin görüleceğini, bunun da kabulünün mümkün olmadığını, alacağın likit olmayışı, bilirkişi incelemesi ve hesabına gereksinim bulunuşu sebebiyle davacı yanın icra inkar tazminatı hükmedilmesi talebine de itiraz ettiklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava itirazın iptali davasıdır. Davacı taraf İzmir... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatmış, söz konusu icra takibine itiraz üzerine mahkememize itirazın iptali davası açılmıştır. Davalı şirketin ticaret sicil kayıtları, davacı tarafından sunulan 8 sayfa 06/05/2019 tarihli uzun dönem araç kiralama sözleşmesi aslı ile davalı ile davacı arasındaki sözleşme dolayısıyla hazırlanmış faturaların aslı gibidir yapılmış örnekleri mahkememiz dosyası içerisine alınmış ve incelenmiştir. Taraflar arasında yapılan araç kiralama sözleşmesi kapsamında İzmir... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali istemiyle açılan davada, taraflar arasında bluunan kira ilişkisi konusunda ihtilafın bulunmadığı ve bu nedenle taraflar arasındaki kira ilişkisinden kaynaklanan davada tarafların tacir olmalarının da bu anlamda kira ilişkisini değiştirmediği, kira ilişkinden kaynaklanan uyuşmazlıklara bakma görevinin Sulh Hukuk Mahkemesine ait olduğu, görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu ve dava şartı niteliğinde bulunduğu anlaşılmakla davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine ve görevli Sulh Hukuk Mahkemesine göndeirlmesine yönelik karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-c maddesinde "mahkemenin görevli olması" dava şartının noksan olduğu ve noksanlığın giderilmesinin mümkün bulunmadığından aynı kanunun 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 20. maddesi gereğince mahkememiz kararının kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde mahkememize başvurulduğunda/re"sen dosyanın görevli İzmir Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 331/2. maddesi gereğince yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemece nazara alınacağından bu aşamada yargılama giderleri konusunda karar verilmesine yer olmadığına, 4. Mahkememiz kasasında bulunan davacı tarafından sunulan 8 sayfa 06/05/2019 tarihli uzun dönem araç kiralama sözleşmesi aslı ile davalı ile davacı arasındaki sözleşme dolayısıyla hazırlanmış faturaların aslı gibidir yapılmış örneklerinin mahkememiz dosyası içerisine alınmasına, 5. Dair, Davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine, yokluğunda Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/02/2021 Katip ... Hakim ... E-imza E-imza

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/350, K. 2021/209, T. 23.02.2021, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-350-e-2021-209-k-6cfe542bdd11