İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/249 E. 2021/90 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/249
Karar No
2021/90
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/249 Esas KARAR NO : 2021/90 DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/06/2020 KARAR TARİHİ : 22/01/2021 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile dava dışı borçlu ... İthalat Ltd Şti ve müteselsil kefilleri arasında genel kredi sözleşmesi bulunduğu, ticari kredi kart hesabından kaynaklanan alacağın kat edildiği ve ödenmesi için borçlulara ihtarname gönderildiği, ihtar sonucunda borçluların borcunun bir kısmını ödediğini, bakiye kısım için asıl borçlu ve kefiller hakkında icra takibi başlatıldığını, davalı kefilin borca, faize ve ferilerine itiraz ettiği belirterek davalının takibe itirazının iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı dilekçesinin davalıya usulüne uygun tebliğ edildiği, davalının davaya cevap vermediği, davalı vekilinin yargılama aşamasında borcun ödendiğine dair beyan dilekçesi sunduğu anlaşılmıştır. DAVA: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amaçlı yapılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali davasıdır. DELİLLER: - İzmir ...İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyası. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İtirazın iptali davasının koşullarını; ilamsız bir icra takibine girişilmesi, bu takip nedeniyle çıkarılan ödeme emrine 7 günlük itiraz süresi içinde itiraz edilmiş olması, borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde mahkemeden itirazın iptalinin talep edilmesi şeklinde sıralamak mümkündür. İtirazın iptali davası icra takibi ile sıkı sıkıya bağlıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.10.2004 tarih 2004/19-410 Esas, 2004/471 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, itirazın iptali davasının görülebilmesi için, öncelikle ortada takip hukuku kuralları çerçevesinde yasaya ve yöntemine uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunması gerekir. Ortada geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda, itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. Bu husus dava şartıdır ve mahkemece re’sen gözetilmesi gerekmektedir. 2004 Sayılı İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının dava ederek haklı çıkması zorunludur. Borçlunun kötüniyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatına, işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. İİK 67/2. madde hükmünün amacı, borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bilebilecek durumda olan borçlunun icra takibine konu alacağın varlığına haksız olarak itiraz etmesini önlemektir. (Prof.Dr.B.Kuru İ.İ.Huk.2008.İst.sh.230-231). Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, davalı ve diğer borçlular aleyhinde ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliği üzerine, davalının yasal süresi içerisinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz üzerine iş bu itirazın iptali davasının yasal süresi içerisinde ikame edildiği, yargılama aşamasında tarafların takibe konu borcun ödenmesi konusunda uzlaştığı, bu kapsamda davalı tarafından davacıya harici ödeme yapıldığı, taraf vekillerinin 20/01/2021 ve 22/01/2021 tarihli beyan dilekçelerine göre davanın konusuz kaldığı, tarafların yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığı anlaşılmakla aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Alınması gerekli 59,30 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 54,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4,90 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 3-Mahkememizce yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Taraf vekillerinin vekalet ücreti talebi olmadığı anlaşılmakla bu konuda KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE, 6-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. maddesi uyarınca davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 7-Kararın kesinleşmesinden sonra İzmir ...cra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasının merciine İADESİNE, Dair, karar miktar itibariyle kesin olmak üzere tarafların yokluklarında açıkça okunup usulen anlatıldı.22/01/2021 Katip ... E-İMZA Hakim ... E-İMZA

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/249, K. 2021/90, T. 22.01.2021, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-249-e-2021-90-k-6001b845e403