İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/117 E. 2020/567 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/117
- Karar No
- 2020/567
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/117 Esas KARAR NO : 2020/567 DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 18/02/2020 KARAR TARİHİ : 22/10/2020 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesi ile; Müvekkilinin davalı şirkete 22.08.2003, 09.08.2003, 18.08.2003 ve 06.09.2003 tarihlerinde toplam 14 adet mobilya faturalarından dolayı 36.909,27 TL alacaklı olduğu, faturalara konu edilen malların bedelini davalıya ödemeyince bu kez davacı müvekkili tarafından satıma konu konu mal bedellerinin ödenmesi amacıyla ihtarname gönderildiği, davalı taraf aldığı mallara karşılık teminat amacıyla iki ayrı taşınmaz üzerine müvekkili lehine ipotek tesis edildiği, bu nedenle dava konusu yapılan 36.909,27 TL'nin ilk fatura kesim tarihi olan 02.08.2003 tarihinden temerrüt tarihi olan 31.10.2003 tarihine kadar aylık %10 işlemiş faiziyle, dava konusu yapılan 36.909,27 TL'nin temerrüt tarihi olan 31.10.2003 tarihinden itibaren aylık %10 faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile; Arabuluculuk davet mektubunun tasfiye memuru ...a tebliğ edilmediği, arabulucu tarafından düzenlenen son tutanağın geçersiz olduğu, bu nedenle dava şartının yerine getirilmediği, ayrıca yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu, faturaların 2003 yılında düzenlendiği, bu nedenle 10 yıllık zamanaşımının dolduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava; Taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacı tarafça davalıya satılıp teslim edildiği bildirilen faturalardan kaynaklı davaya konu bakiye alacağın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinden dava dilekçesinde davalı şirketin tasfiyeye girdiği belirtilmeksizin doğrudan davalı şirket unvanı yazılmak suretiyle davanın açıldığı, mahkememizce yapılan yargılama sırasında oluşturulan ara kararıyla davalı şirketin ticaret sicil kaydının getirtildiği ve incelenmesinden davalı şirketin davadan evvel 21.03.2018 tarihinde tasfiyeye girmesine karar verildiği, iş bu kararında 13.04.2018 tarihinde tescil edildiği belirtilerek tasfiye memuru olarak da 23.04.2018 tarihi itibariyle şirket ortaklarından...'ın atandığı anlaşılmıştır. 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı TTK'nın 5.maddesine eklenen 5/A maddesiyle "Bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde düzenleme getirilmiştir. 6325 Sayılı kanuna eklenen 18/A- maddesiyle ise "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmişse arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceğinin ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereğini yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkartılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. " şeklinde düzenleme getirilmiştir. Yukarıda belirtilen bu yasal düzenlemeler kapsamında TTK'ya eklenen 5/A maddesi gereğince 01/01/2019 tarihinden itibaren ticari dava niteliğindeki konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece dava şartı noksanlığının tespit edilmesi halinde ise 6100 Sayılı HMK'nın 115/2. maddesi gereğince ise dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Dava konusu somut olayda her iki tarafın tacir ve dava konusunun da her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması nedeniyle TTK 4.maddesi gereğince iş bu davanın ticari dava niteliğinde bulunduğu sabittir. Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler kapsamında ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edildiği görülmektedir. Dava dosyasına davacı vekili tarafından sunulan arabuluculuk son tutanağının incelenmesinden arabuluculuk tutanağında taraf olarak "... ve Aksesuar San. Tic. Ltd. Şti."'nin gösterildiği ve tutanağın içeriğinin incelenmesinden ... kayıtlarında yer alan...Avcılar İstanbul adresine ve başvurucu tarafından bildirilen adrese çıkartılan 2 adet davet mektubunun muhatap bulunmadığından iade açıklamasıyla geri döndüğü, bu nedenle arabuluculuk son tutanağında taraf olarak gösterilen "...ksesuar San. Tic. Ltd. Şti."'nin katılmadığı belirtilerek tutanağın düzenlendiği, ancak İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden dosyamıza gelen cevabi yazının incelenmesinden arabuluculuk son tutanağın düzenlendiği 05.02.2020 tarihinden önce davalı şirketin 21.03.2018 tarihinde tasfiyeye girdiği ve bu tasfiyenin de 13.04.2018 tarihinde tescil edildiği, dolayısıyla davalı şirket unvanının tasfiye halinde... Mobilya ve Aksesuar San. Tic. Ltd. Şti. olduğu, tasfiye memurunun da 21.03.2018 tarihi itibariyle ... olarak belirlendiği, buna rağmen arabuluculuk son tutanağında davalı şirketin unvanının doğru olarak gösterilmediği gibi tasfiye memurununda belirtilmediği, yine tasfiye memuru yerine çıkartılan tebligatın davalı şirketin eski unvanı yazılmak suretiyle doğrudan davalı şirkete çıkartıldığı, oysa şirket tasfiyeye girdikten sonra çıkartılacak tüm tebligatların tasfiye memuruna çıkartılmasının gerektiği, bu şekilde iş bu dava dosyası açısından dava şartı arabuluculuk başvurusunun usulüne uygun olarak gerçekleştirildiğinden bahsedilemeyeceği düşünülmekle 6102 Sayılı TTK'nın 5/A-1 maddesi ve 6325 Sayılı Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesi gereğince Arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verme gereği doğmuştur. (İstanbul BAM ...Hukuk Dairesi'nin... Karar ve 10.03.2020 tarihli kararı da bu yöndedir.) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 6102 Sayılı TTK'nın 5/A-1 maddesi ve 6325 Sayılı Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesi gereğince Arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın usulden REDDİNE, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 54,40-TL maktu karar ve ilam harcının başlangıçta yatırılan 630,32-TL harçtan mahsubu ile bakiye 575,92-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 3.400,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 22/10/2020
Katip ... E imza
Hakim ... E imza