İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/622 E. 2020/452 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/622
Karar No
2020/452
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/622 Esas KARAR NO : 2020/452 DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 22/02/2016 KARAR TARİHİ : 29/09/2020 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan alacak davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... Makine A.Ş.ile davacı arasında 13.08.2009 tarihli karayolu uluslar arası nakliye sözleşmesi yapıldığını, davacı şirketin taşıma işini üstlendiğini, ...Makine tarafından malların yüklendiğini, iş bu malların davacı şirket tarafından ... Makine A.Ş.' ye hasarlı bir şekilde teslim edildiğinden bahisle malların iade edildiğini ve bu nedenle navlun ücreti ile birlikte tahsili için İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesinin 31.12.2013 tarihli... Esas ... karar sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiğini ve bu dosyanın Karşıyaka ...icra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icraya konu edildiğini ve 24.02.2013 tarihinde 15.928,50-TL.... A.Ş.' ye dosya borcunun tamamının ödendiğini, İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesinin 31.12.2013 tarihli ... karar sayılı dosyası dayanak alınarak yapılan takip neticesinde halefiyet ilkesi gereğince ödenen miktarın sigorta şirketine rücu edilmesi gerektiğini bildirerek haklı davanın kabulü ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 15.928,50-TL.nin 24.02.2014 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile rucüan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesiyle; Davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, dava konusu ihtilafın karayolu ile Türkiye'den Almanya'ya sevk edilen emtiyalarda meydana gelen hasar tutarına ilişkin olduğu, zamanaşımının ne şekilde ileri sürüleceğine ilişkin olarak ...'de bir düzenleme bulunmadığı, bu konuda kanunlar ihtilafı kurallarının uygulanmasının gerektiği, 2675 Sayılı MÖHUK madde 7 uyarınca zamanaşımının, hukuki işlem ve ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabi olduğunu TTK'da taşıma sözleşmesinden doğan davalarda zamanaşımı süresinin 855.madde de düzenlendiği, davacı tarafın kendi aleyhine açılan ve müvekkili şirkete davanın ihbar edilmesiyle kesinleşen... 32.maddesi hükmüne göre tabi olduğu 1 yıllık zamanaşımı süresinin İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas ve ... Karar sayılı ilamının kesinleştiği tarihten itibaren 1 yıl sonra dolduğu, işbu dosyada kararın davacı tarafından 20.01.2014 tarihinde ... A.Ş tarafından 28.01.2014 tarihli tebliğ alındığı ve karar temyiz edilmeyerek davacı yönünden 05.02.2014 tarihinde, ... A.Ş yönünden ise 13.02.2014 tarihinde kesinleştiği, bu nedenle davacı yönünden kararın kesinleştiği 13.02.2015 tarihinden itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresi geçirildikten sonra iş bu davanın açıldığı, bu nedenle davanın öncelikli olarak zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiği İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyasında davalının ihbar olunan konumunda bulunması nedeniyle davalı şirketin kararı temyiz edemediği, bu nedenle müvekkili şirket yönünden kesinleşmiş bir kararın bulunmadığı, davacı şirketin esasen ...konvansiyonu hükümlerine göre sorumlu olmadığı bir tazminatı ödemiş olması nedeniyle ödenen bu tutarın sigorta poliçesi kapsamında davalıdan talep edilemeyeceği, davaya konu hadisenin yüklemedeki hatalı istifleme ve ambalajlamadan meydana geldiği, dava konusu hasarın taşıma sırasında ve taşıyanın sorumluluğunu gerektirecek bir nakliye rizikosundan meydana gelmediğinden açılan davanın esastan da reddine karar verilmesi talep edilmiştir. İSTİNAF İLAMINDAN ÖNCEKİ HÜKMÜN GEREKÇESİ : "Uyuşmazlığın tespiti ; Davacının, dava dışı ... Makine AŞ'ye 13.08.2009 tarihli Karayolu Uluslararası Nakliye Sözleşmesi sonucu Karşıyaka ... İcra Müdürlüğünün... takip sayılı dosyasına ödemiş olduğu, 15.928,50 TL'nin rücuen davalı sigorta şirketinden tahsilinin gerekip gerekmediği ve davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktalarında toplanmaktadır. İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... karar sayılı dosyası Karşıyaka ... İcra Dairesinin... dosyası celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Dava, davacının taşımada meydana gelen hasar nedeniyle yaptığı ödemeyi davalıdan rücuen tahsiline yöneliktir. Dava dilekçesinin davalıya 07/03/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 17.03.2016 tarihli cevap dilekçesiyle zamanaşımı definde bulunduğu görülmüştür. Davaya konu işin 13.08.2009 tarihli sözleşme ile davalı ...Sigorta AŞ tarafından ... karayoluyla yapılan uluslararası emtia taşımaları için taşıyıcının mesuliyeti, ...Sigorta ile sigortalandığı anlaşılmıştır. Davacının taşıyıcı olarak 13.08.2009 tarihinde taşımış olduğu emtianın hasarlanmasından dolayı İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... Karar sayılı ilamıyla tazminata mahkum olduğu, tazminatın tamamının davacı tarafından Karşıyaka ... İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasına 09.04.2014 tarihinde ödendiği anlaşılmıştır. Davanın dayanağı... olup,...4. maddesi uyarınca davanın ödemeden itibaren bir yıl içerisinde açılması gerekir. Somut olayda davacının ödemeyi en son 09.04.2014 tarihinde yaptığı, davayı ise 22.02.2016 tarihinde açmıştır. Dolayısıyla ödeme tarihi ile dava tarihi arasında bir yıllık zamanaşımı dolduktan sonra dava açılmış olduğundan zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir. Yargıtay... Hukuk Dairesinin 19.06.2007 tarih, ... Karar sayılı ilamıda bu doğrultudadır. " şeklindeki gerekçeyle davanın zamanaşımından reddine karar verildiği görülmüştür. Mahkememizce verilen iş bu kararın davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin... Karar sayılı kararı ile; "Dava, karayolu ile taşımayı üstlenen davacının hasarlı taşıma nedeniyle dava dışı taşıtana ödemiş olduğu tazminatın akidi olan... sorumluluk sigortacısı davalıdan rucuan tazmini istemine ilişkindir. Davacı, uluslar arası taşıma işi yaptığını, taşıma nedeniyle sorumluluğunun davalı nezdinde sigorta poliçesiyle sigorta örtüsüne alındığını, dava dışı taşıtana tazminat ödediğini, aleyhine açılan ve tazminat ödemesine mesnet teşkil eden davanın kendisine ihbar edildiğini, sorumluluğun davalıda olduğunu ileri sürmüş, davalı zamanaşımı def'inde bulunmuş, mahkemece, yazılı gerekçe ile zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararını, davacı vekili istinaf etmiş, Dairemizce istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde ileri sürelen sebepler ile HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık çerçevesinde yapılmıştır. Medeni yargılama hukukunda kural olarak taraflarca getirme ilkesi geçerlidir. Bu nedenle, uyuşmazlığa ilişkin vakıaları ileri sürmek taraflara, hukuki niteleme ise, hakime aittir. Başka bir ifadeyle, olayları açıklamak taraflara ait yükümlülük, hukuki değerlendirme ise, hakimin görevidir. Somut uyuşmazlıkta öncelikle tarafların sıfatları ile çekişmeye uygulanacak mevzuatın doğru değerlendirilmesi gerekmektedir. Davacı, gerek yurt içi gerekse yurt dışı taşıma işiyle uğraşan tacirdir. Davalı ise, sigortacı sıfatına haizdir. Aralarında davacı taşıyanın yurt dışı taşımalardan doğan sorumluluğunu da kapsayan sorumluluk sigortası sözleşmesi akdedilmiştir. Bu hususta bir uyuşmazlık olmadığı gibi, anılan yön tarafların da kabulündedir. O halde, taraflar arasındaki uyuşmazlık,... Konvansiyonu kapsamında taşımadan doğan davacının taşıtana karşı sorumlu olduğu tazminatın esas itibariyle davalının düzenlendiği sorumluluk poliçesi kapsamında olup olmadığı, başka bir ifadeyle davacının ileri sürdüğü taşıma nedeniyle dava dışı taşıtana ödemiş olduğu tazminatı, aralarında düzenlenen sigorta sözleşmesi uyarınca sigortacı davalıdan tahsil etme koşullarının bulunup bulunmadığı, öncesinde davacı istemin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktalarında toplanmaktadır Davacının taşıtan olarak tazminat ödemesine mesnet taşımanı... Konvansiyonuna tabi olduğu dosya kapsamıyla sabittir. Ancak, anılan Konvansiyonda ... sorumluluk sigorta sözleşmesi düzenlenmiş değildir. Taraflar arasındaki...mluluk sigorta poliçesi esas itibariyle, bir sorumluluk sigortası niteliğindedir. Tarafların serbest iradeleriyle yapılan sözleşmedir. O halde, taraflar arasındaki uyuşmazlığa, yerel mahkemesinin gerekçesinin aksine,... Konvansiyonu hükümleri değil, sigorta sözleşmesi, Sigortacılık Kanunu ile TTK hükümleri uygulanması gerekmektedir. Zamanaşımı def'i de anılan mevzuata göre tayin edilmelidir. Somut olayda davacı taşıyanın, dava dışı taşıtana ait emtiayı 18/09/2009 tarihinde Türkiye'den Almanya'daki alıcısına ulaştırmak için teslim aldığı, alıcının hasarlı taşıma nedeniyle emtiayı kabul etmediği, dava dışı taşıtanın davacı aleyhine kapatılan İzmir ... ATM'nin...Esas sayılı dosyasında bu taşımadan dolayı tazminat davası açtığı, davacının da dava dışı taşıtan aleyhine navlun alacağının tahsili bakımından dava ikame ettiği, anılan davaların birleştirilerek görüldüğü, yargılama sırasında asıl davanın işbu davanın davalısı sigorta şirketine ihbarının gerçekleştirildiği, daha sonra davanın kapatılan İzmir ... ATM'nin ...Esas sayısına kaydının yapıldığı, 31/12/2013 tarihinde davaların kısmen kabulüne karar verildiği, bu kararın kesinleştiği, asıl davacının davacısı taşıtan tarafından aynı zamanda işbu davanın davacısı taşıyan aleyhine icraya konulduğu, 24/02/2014 tarihinde ödeme yaptığı ve istinafa konu davanın ise 22/02/2016 tarihinde ikame edildiği sabittir. Taşımanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı TTK'nın 1268. maddesinde sebepsiz yere ödenmiş bulunan primin veya sigorta bedelinin geri alınması alacakları dahil sigorta mukavelesinden doğan bütün mutalebeler, iki yılda müruruzamana uğrar şeklinde düzenlenmiştir. Taşıtan tarafından davacı aleyhine açılan tazminat davasının kesinleşme tarihi, ödeme yaptığı tarih ve işbu davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın sigorta genel hükümlerine ilişkin 1420 maddesinde ise, “(1) Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 inci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her halde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Diğer kanunlardaki hükümler saklıdır” şeklinde düzenlenmiştir. Bununla birlikte sadece sorumluluk sigortaları yönünden zamanaşımı süresi, anılan Kanunu'n 1482. maddesi uyarınca “Sigortacıya yöneltilecek tazminat istemleri, sigorta konusu olaydan itibaren 10 yılda zamanaşımına uğrar” şeklindeki düzenlemeyle 10 yıl olarak belirlenmiştir. Sigorta uyuşmazlıklarında zamanaşımı süresinin başlaması ve sigortacının temerrüdü için sigortalının ihbar yükümlülüğünü yerine getirmesi gerekir. Mülga 6762 sayılı TTK’nın 1292/1. maddesi uyarınca “Sigorta ettiren kimse sigortanın taalluk ettiği rizikonun gerçekleştiğini haber aldığı tarihten itibaren beş gün içinde sigortacıya haber vermeye mecburdur. Bu müddet, üçüncü şahsın sigortalıya karşı dava açması halinde sigortacıya sigortalının müdafaasına yardım etmeye mecbur tutan mesuliyet sigortalarında sigortalının tebligat üzerine davayı öğrendiği, sigortalının üçüncü kişiye vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesine ait mesuliyet sigortalarında ise hakkındaki mahkeme kararının kesinleştiğini sigortalının öğrendiği veya dava olmaksızın yahut dava neticesi beklenmeksizin üçüncü şahsa sigortalının para ödemiş olması halinde parayı ödemiş olduğu tarihten başlar''. 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un ''Zamanaşımı süreleri ve hak düşürücü süreler'' başlıklı 6. maddesinde de ''Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan zamanaşımı süreleri ile hak düşürücü süreler eski hukuka tâbidir. Zamanaşımı ile hak düşürücü sürelere ilişkin diğer hususlar, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren Türk Ticaret Kanununa tâbidir.'' yasal düzenlemesi bulunmaktadır. Bu durum karşısında, işbu davada zamanaşımı süresinin başlangıcı, davacı taşıyıcı aleyhine dava dışı taşıtan tarafından, taşıma sözleşmesine dayalı açılan İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Karar sayılı kararın kesinleştiği tarih olan 20/02/2014 tarihinde başladığı, zaten davacının önceden ihbar yükümlülüğünü de yerine getirdiği, davalının, davacının karayolu ile yaptığı yurt dışı taşımalarından kaynaklı sorumluluğunu sigorta ettiği, zamanaşımı süresinin başlangıcı itibariyle somut uyuşmazlığa zamanaşımı yönünden 6103 sayılı Yasa'nın 6. maddesi yollamasıyla 6102 sayılı TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği sonucuna varılmalıdır (Bkz., Yargıtay 11. HD'nin 13/12/2016 Tarih ve 2016/1928 Esas-9544 Karar) O halde, uyuşmazlığın...sorumluluk sigorta poliçesinden kaynaklandığı, sorumluluk sigortaları için zamanaşımı süresinin 6102 sayılı TTK’nın 1482. maddesi uyarınca 10 yıl olarak belirlendiği, dava tarihi itibariyle bu sürenin henüz dolmadığı, zamanaşımının gerçekleşmediği dikkate alınıp, bu def'in reddiyle işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile somut uyuşmazlıkta uygulanma yeri bulunmayan ... Konvansiyonu hükümleri esas alınarak karar verilmesi doğru görülmemiştir. Sonuç olarak, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde davanın esasıyla ilgili deliller toplanıp, gerekli araştırma ve inceleme yapılarak bir karar verilmesi için ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6.maddesi gereği kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " şeklindeki gerekçeyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile mahkememizin 27.12.2016 tarih,... Karar sayılı kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verilmiştir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, KABUL; Mahkememizce yapılan yargılama sırasında İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesi'nin kesin olarak verilen... Karar sayılı kararıyla dava konusu uyuşmazlığın ... Sorumluluk Sigorta Poliçesinden kaynaklandığı, sorumluluk sigortaları için zamanaşımı süresinin 6102 Sayılı TTK'nın 1482.maddesi uyarınca 10 yıl olarak belirlendiği, dava tarihi itibariyle bu sürenin henüz dolmadığı, zamanaşımının gerçekleşmediği dikkate alınarak davalının zamanaşımının def'inin reddiyle işin esasının incelenmesi gerektiği belirtilerek mahkememizce daha önce davanın zamanaşımından reddine ilişkin olarak verilen kararının kaldırıldığı görülmekle işin esasına girilerek yargılamaya devam olunmuştur. Dava; Karayolu ile taşımayı üstlenen davacı şirketin taşıma sırasında hasarlanan mallar nedeniyle dava dışı taşıtana ödemiş olduğu tazminatın ...rumluluk sigortası kapsamında davalı sigorta şirketinden rücuen tahsili istemine ilişkindir. İstinaf kararında da belirtildiği üzere dava konusu somut olayda, davacı taşıyanın, dava dışı taşıtana ait emtiayı 18/09/2009 tarihinde Türkiye'den Almanya'daki alıcısına ulaştırmak için teslim aldığı, alıcının hasarlı taşıma nedeniyle emtiayı kabul etmediği, dava dışı taşıtanın davacı aleyhine kapatılan İzmir ... ATM'nin ... Esas sayılı dosyasında bu taşımadan dolayı tazminat davası açtığı, davacının da dava dışı taşıtan aleyhine navlun alacağının tahsili bakımından dava ikame ettiği, anılan davaların birleştirilerek görüldüğü, yargılama sırasında asıl davanın işbu davanın davalısı sigorta şirketine ihbarının gerçekleştirildiği, daha sonra davanın kapatılan İzmir... ATM'nin... Esas sayısına kaydının yapıldığı, bu mahkeme tarafından yapılan yargılama neticesinde ...hli karar ile dava dışı taşıtan tarafından davacı taşıyıcı aleyhine açılan davanın kısmen kabulüyle 5.920,80 TL'nin 13.10.2009 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği, dava dışı taşıtan tarafından iş bu kararın Karşıyaka... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiği ve 24.02.2014 tarihinde 15.928,50 TL olarak dosya borcunun tamamının davacı tarafça ödenmiş olduğu dosya kapsamı belgelerden anlaşılmıştır. Dava konusu taşımaya konu malların davalı sigorta şirketi tarafından 01.01.2009-01.01.2010 tarihleri arasında geçerli olmak üzere... numaralı Karayolu İle Yapılan Uluslararası Emtia Taşımaları İçin Taşıyıcının Mesuliyet ... Poliçesi İle Rizikolara karşı sigortalandığı, söz konusu poliçede araç başına 1.000.000,00 EUR teminat verildiği hususu dosya kapsamı belgeler ve alınan bilirkişi raporuyla sabittir. Taraflar arasındaki ihtilaf davaya konu taşıma işlemi sırasında hasar gören mallar nedeniyle davacı taşıyan aleyhine dava dışı taşıtanın açmış olduğu dava neticesinde aldığı ilama dayalı olarak başlattığı icra takibi nedeniyle davacı taşıyan tarafından dava dışı taşıtana ödenen tutarın davalı sigorta şirketinden sigorta poliçesi kapsamında rücuen tahsilini talep edip edemeyeceğini, davalı sigorta şirketinin ... sigorta poliçesi kapsamında bu tutardan sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi açısından bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, makina mühendisi bilirkişi..., lojistik uzmanı bilirkişi ... ve sigortacı bilirkişi ... tarafından düzenlenen kök ve ek raporda sonuç olarak; gerek bilirkişi heyetinde yer alan teknik bilirkişilerce, gerekse aynı olaya ilişkin olarak İzmir Kapatılan... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşımadaki hasarın paletlerin tıra hayalı yüklenmesi neticesinde oluştuğu kanaatine varıldığı, davaya konu hasarın ilgili poliçe teminatı kapsamında kabul edilebilmesi için hasarın meydana gelmesinde davacı taşıyıcı yani sigortalının kusurunun tespitinin gerektiği, İzmir Kapatılan... Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasından alınan 24.06.2013 tarihli ek raporda taşıyıcı olan davacının malların yüklenmesi sırasında gözetim görevini ihlal etmiş olması nedeniyle meydana gelen hasardan dolayı %20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, bu görüşün mahkememiz dosyasına rapor sunan bilirkişi heyeti tarafından da aynen benimsenerek uygun görüldüğü, bu kapsamda davacı taşıyıcı şirketin dava konusu taşıma işlemi sırasında zarar gören mallarda meydana gelen hasar nedeniyle %20 kusuruna tekabül eden tutarla ilgili olarak hakkında açılan dava ve ardından ilama dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle dava dışı taşıtana yapmış olduğu toplam 15.928,50 TL için davalı sigorta şirketine başvurabileceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiş olmakla, aynen benimsenip hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporu gereğince davacı şirketin davaya konu poliçe kapsamındaki taşımaya konu emtialarda meydana gelen hasar nedeni ile kusur %20 kusur oranına göre dava dışı taşıtana ilama dayalı icra takip dosyasında yapmış olduğu toplam 15.928,50 TL için davalı sigorta şirketine başvurabileceği, ödemenin sigorta poliçesi teminatı kapsamında olduğu düşünülmekle davanın kabulüne, 15.928,50 TL'nin davadan önce davalı sigorta şirketinin temerrüde düşürüldüğüne dair yazılı bir belge dosyaya sunulmadığından dava tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine karar verme gereği doğmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davanın KABULÜNE, 15.928,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 1.088,07 TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta yatırılan toplam 272,02 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 816,05 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından başlangıçta yatırılan toplam 305,52 TL harç ile; tebligat gideri ve posta gideri toplamı 228,50 TL ve toplam bilirkişi ücreti 1.800,00 TL olmak üzere toplam 2.028,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi gereğince hesaplanan 3.400,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan bulunması halinde karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 29/09/2020 Katip ... E imza Hakim ... E imza

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/622, K. 2020/452, T. 29.09.2020, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-622-e-2020-452-k-2b8cbe778937