İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/610 E. 2018/489 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/610
- Karar No
- 2018/489
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/610 KARAR NO : 2018/489 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 21/05/2018 KARAR TARİHİ : 23/05/2018 Mahkememizde görülmekte olan hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasının yapılan incelemesi sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: HMK 320 maddesi uyarınca dosya ele alındı. Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesini özetle ; 14.06.2016 tarihinde ... Şenol Çelenk'in sevk ve idaresindeki...plakalı araç, İstanbul Sultanbeyli... Mahallesi Demokrasi Caddesinde, müvekkil şirkete ait ... plakalı aracın sağ arka çamurluğuna çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazanın oluşumunda davalının kusurlu hareketlerinin neden olduğu, ... plakalı araç, ...Sigorta A.Ş.ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalandığı, müvekkil şirkete ait... plakalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle davalı aracın Zorunlu Mali mesuliyet sigortasını yapan...igorta A.Ş. nezdinde... numaralı Sigorta Hasar dosyası açtırılmış ve Sigorta eksperi tarafından belirlenen hasar bedelinin müvekkil şirkete ödendiği, yapılan piyasa araştırması sonucu kaza sonrası müvekkil şirkete ait araçta, 3.650,00 TL değer kaybı, 1.200,00 TL kazanç kaybının tespit edildiği, değer ve kazanç kaybına ilişkin zararın davalı tarafından karşılanmaması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL değer kaybı ve 100,00 TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 1.100,00 TL alacağın kaza tarihi olan 14.06.2016 dan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava, 14.06.2016 tarihli maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle 1.000,00 TL değer kaybı ve 100,00 TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 1.100,00 TL alacağın davalılardan tahsiline yöneliktir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5.maddesini değiştiren ve 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 sayılı yasanın 2.maddesi ile "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usül hükümleri uygulanır " şeklindeki düzenleme ile , artık 01/07/2012 tarihinden sonra açılacak davalarda sözü edilen iki mahkeme arasındaki ilişki görev ilişkisi olup , görevin 6100 sayılı HMK'nun 137,138 maddeleri gereğince dava şartları arasında sayılmış olması nedeniyle , mahkemenin görevli olup olmadığının yargılamanın her hal ve safhasında talep üzerine veya mahkemece re'sen incelenip gözetilmesi , mahkemenin görevsiz olduğunun tespiti halinde ise dosya üzerinde inceleme yapılarak bu konuda bir karar verilmesi gereği ortaya çıkmıştır. Bir davanın veya işin Asliye Ticaret Mahkemesinde görülebilmesi için ; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya uyuşmazlığın 6102 sayılı T.T.K.'da düzenlenen hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya TTK'nun 4.maddesinde( b-c-d-e-f) sayılan dava veya işlerde bulunması yahut özel bir yasal düzenleme ile dava Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğinin açıkça belirtilmesi şarttır. Somut olayda, davacının tacir olduğu, davalıların tacir olmayıp gerçek şahıs oldukları ancak bir davanın yukarıda belirtildiği gibi ticari dava olabilmesi için, salt bir tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması yetmeyip, her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili bulunması gereklidir. Davalılar tacir olmadığı gibi bir ticari işletmeleri de yoktur. Dolayısıyla taraflar arasındaki uyuşmazlık ticari bir uyuşmazlıktan doğmayıp, haksız fiilden doğduğu, dolayısıyla Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümlere göre, genel mahkemede çözümlenmesi gerekir. Bu açıklamalara göre; somut olayda davalıların tacir olmayıp, sadece davacı tarafın tacir olması, uyuşmazlığı ticari bir iş saysa dahi, ticari bir dava niteliğine getirmeyeceği, uyuşmazlığın TTK.'nun 4.maddesinde sayılan uyuşmazlıklar arasında yer almadığı, davanın ticaret mahkemelerinde bakılacağına ilişkin açık bir yasa hükmünün de bulunmadığı, bu itibarla davanın; ticari bir dava olmaması nedeniyle davaya bakma görevi mahkememize ait olmayıp, genel hükümlere göre çözülmesi gereken ve genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine aittir. Yargıtay Yüksek 13. Hukuk Dairesinin 12/05/2014 tarih, 2014/8115 Esas ve 2014/15041 Karar sayılı ilamıda bu doğrultudadır. Hal böyle olunca, davacının davasına bakma görevinin genel mahkeme olan İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olması nedeniyle, mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan davanın HMK'nun 114/1-c ve 115/2.maddeleri gereğince usulden REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, karar kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise, kararın kesinleştiği tarihte; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurulması halinde, dosyanın görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, süresinde başvurulmaz ise davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğine, 2-Yargılama giderlerlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, Dair ,gerekçeli kararın davacı vekili ve davalılara tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf- temyiz yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 23/05/2018 Katip ... E imza Hakim ... eimza