İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1005 E. 2020/679 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/1005
Karar No
2020/679
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/1005 Esas KARAR NO : 2020/679 DAVA : İtirazın İptali (Eser sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/09/2018 KARAR TARİHİ : 02/12/2020 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Eser sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhinde ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı kooperatif ve müvekkili arasında inşaat yapımına ilişkin sözleşme bulunduğunu, bu sözleşme kapsamında hak ediş ve ilave işler hak edişinin düzenlendiğini, ilave işler hak edişi olarak 54.429,69 TL belirlendiğini, istihkak raporuna rağmen ödeme yapılmaması üzerine, davalı aleyhinde takibe girişildiğini, ayrıca sözleşme uyarınca davalıdan temerrüt faizinin talep edildiğini, takibe konu asıl alacak ve faizin davalı tarafından bilinebilir ve hesaplanabilir nitelikte olduğunu, bu nedenle icra inkar tazminatının koşullarının da oluştuğunu belirterek davalı tarafından takibe yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili arasında takibe konu hak edişe ilişkin olarak karşılıklı bir mutabakatın bulunmadığını, hak ediş nedeniyle müvekkiline kesilen ve teslim edilen bir fatura bulunmadığını, ayrıca yapılan imalatla ilgili geçici ve kesin kabulün yapılmadığını, hesap mutabakatının yapılmadığını, ayırca alacağın likit olmadığını, likit bir alacak söz konusu olmadığından müvekkilinin temerrüde düşmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir. DELİLLER: -Davacı vekili tarafından sunulan 30/12/2014 tarihli icmal cetveli, -Mahkememizce taşınmaz mahallinde 01/07/2019 tarihinde yapılan keşif - Bilirkişiler ...'nin 15/08/2019 tarihli raporu, -SMMM bilirkişi...nun 18/10/2019 tarihli kök raporu ile 06/01/2020 tarihli ve 12/06/2020 tarihli ek raporları, -İzmir ... İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyası, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İtirazın iptali davasının koşullarını; ilamsız bir icra takibine girişilmesi, bu takip nedeniyle çıkarılan ödeme emrine 7 günlük itiraz süresi içinde itiraz edilmiş olması, borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde mahkemeden itirazın iptalinin talep edilmesi şeklinde sıralamak mümkündür. İtirazın iptali davası icra takibi ile sıkı sıkıya bağlıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.10.2004 tarih 2004/19-410 Esas, 2004/471 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, itirazın iptali davasının görülebilmesi için, öncelikle ortada takip hukuku kuralları çerçevesinde yasaya ve yöntemine uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunması gerekir. Ortada geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda, itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. Bu husus dava şartıdır ve mahkemece re’sen gözetilmesi gerekmektedir. 2004 Sayılı İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının dava ederek haklı çıkması zorunludur. Borçlunun kötüniyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatına, işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. İİK 67/2. madde hükmünün amacı, borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bilebilecek durumda olan borçlunun icra takibine konu alacağın varlığına haksız olarak itiraz etmesini önlemektir. (Prof.Dr.B.Kuru İ.İ.Huk.2008.İst.sh.230-231). Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında konut üretimine ilişkin olarak eser sözleşmesi bulunduğu, davacının bu sözleşme kapsamında 54.429,00 TL hak ediş ve 18.723,58 TL işlemiş faiz alacağı bulunduğundan bahisle davalı aleyhinde 17/07/2018 tarihinde takibe giriştiği, ödeme emrinin davalıya 19/07/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalının takibe 20/07/2018 tarihinde itirazı üzerine takibin durduğu, işbu itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame edildiği, takibe konu alacak ve ferisi yönünden borçlunun itirazının iptalinin talep edildiği, mahkememizce dava ve takip konusu alacağın varlığı ve miktarının belirlenmesine yönelik olarak öncelikle sözleşmeye konu taşınmazların bulunduğu mahalde keşif yapıldığı, makine ve inşaat mühendisi bilirkişilerden oluşan heyetten rapor alındığı, bu rapora göre davacı yüklenicinin hazırlamış olduğu 6 nolu hak edişi 11/12/2014 tarihli dilekçe ekinde davalı kooperatif başkanına sunduğu, dilekçenin davalı kooperatif tarafından 530 sayısı verilerek kayda alındığı, şantiye müdürü tarafından yapılan inceleme neticesinde düzeltmeler yapılarak imzalandığı, ancak davacının kooperatife müracaatı tarihinden takip ve dava tarihine kadar geçen sürede hak edişinin onaylanmadığı ve davacıya ödenmediği, sözleşmeye konu imalatların yapıldığı görüş ve kanaatinin bildirildiği, ayrıca mahkememizce takibe ve davaya konu hak edişinin tarafların ticari defterlerine yansıyıp yansımadığı, yansımış ise ne şekilde yansıdığı hususunda mali müşavir bilirkişiden rapor tanzimin istenildiği, bilirkişi...'nun 18/10/2019 tarihli raporu ile ek raporlarında takibe konu 6 nolu hak edişin tahakkuku ödeme ve tahsilatına ilişkin taraf defterlerinde herhangi bir kayıt bulunmadığı ve hak edişin şantiye müdürü tarafından onaylanma tarihi olan 30/12/2014 ve yine bu tarihten itibaren 15 günlük ödeme süresinin son günü olan 14/01/2015 tarihleri itibariyle ayrı ayrı temerrüt faizinin hesaplandığı, buna göre taraflar arasında davacının yapmış olduğu imalatlara ilişkin herhangi bir ihtilaf bulunmadığı, uyuşmazlığın takip ve davaya konu hak edişin davalı kooperatif tarafından onaylanıp onaylanmadığı, davacı tarafından faturaya bağlanmasının gerekip gerekmediği ve davalı kooperatif yönünden söz konusu hak edişe konu alacağın muaccel olup olmadığı hususlarında toplandığı, bu kapsamda sözleşme hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiği, taraflar arasındaki 01/08/2013 tarihli sözleşme hükümlerine göre hak edişlerin 30 günde bir düzenlenebileceği ve davalı kooperatifin onayına sunulacağı, davalı kooperatif onayından itibaren 15 gün içerisinde davacı yükleniciye ödemenin yapılacağı, ödemelerde gecikme olması halinde davacı yükleniciye her ay için gecikmeli ödenen paranın %0.8'i gecikme faizinin davalı kooperatif tarafından 2 ay içerisinde ödeneceği, gecikme faizinin günlük hesaplanacağının taraflarca kararlaştırıldığı, buna göre davacının düzenlemiş olduğu 11/12/2014 tarihli 131.035,76 TL'lik... nolu hak ediş için davalı kooperatife müracaatta bulunduğu, davalı kooperatif tarafından bu müracaatın ... sayısı ile kayda alındığı, şantiyede görevli... tarafından 30/12/2014 tarihinde incelendiği, gerekli düzeltmelerin yapılarak hak ediş bedelinin 54.429,69 TL olarak tespit edildiği, ancak sözleşmede belirtildiği şekilde kooperatif onayının yapılmadığı, dosya kapsamında bulunan ve davalı tarafından itiraz edilmeyen ve ödemesi yapılan diğer hak edişlere ilişkin istihkak raporları incelendiğinde bu hak edişlerde de kooperatif onayının bulunmadığı, sadece kooperatif başkanın imzasının bulunduğu, takip ve davaya konu hak edişe ilişkin davacı başvurusunun davalı kooperatif defterine kayıt edildiği ve gereği yapılmak üzere şantiye müdürüne tevdii edildiği dikkate alındığında, şantiye müdürü tarafından 30/12/2014 tarihinde yapılan düzeltme ve işlemlerin onay mahiyetinde olduğunun kabulü gerektiği, aksi kabul ve anlayışın ödeme olgusunun süresiz ve belirsiz bir şekilde davalının insafına terk edilmesi anlamına geleceği, nitekim davalı defterlerine kaydedilen hak ediş ödeme başvurusunun takip tarihine kadar aradan geçen 7 ay boyunca sözleşmeye uygun şekilde onaylanmamış olmasının da bu hususu teyit ettiği, hukukun hakkın kötüye kullanılmasını himaye etmeyeceği, bu nedenle davacının alacağının bu tarih itibariyle tahakkuk ettiği ve sözleşme hükümleri uyarınca 14/01/2015 tarihine kadar davacıya ödenmesi gerektiği, bu tarihte ödeme yapmayan davalının temerrüde düştüğünün kabulü gerektiği, davacının sözleşme hükümlerine göre gecikme faizine hak kazandığı, davacının alacağın miktarını ve iddiasını ispat ettiği, davalının takibe itirazının kısmen yerinde olmadığı ve itirazında kısmen haksız olduğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporlarının usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, davaya konu alacak miktarının eser sözleşmesinden kaynaklandığı ve likit olmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile 54.429,00TL asıl alacak ve 18.323,93 TL işlemiş faiz ile birlikte takibin aynen DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Yasal şartları oluşmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine, 3-Alınması gerekli 4.969,75 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 883,51 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4.086,24 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvurma harcı, 883,51 TL peşin harç, 314,00 TL keşif harcı, 1.200,00 TL bilirkişi ücreti, 470,00 TL araç ücreti ve 208,90 TL müzekkere-tebligat giderinden oluşan toplam 3.112,31 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul kısmen reddi sebebiyle tarafların haklılık oranına göre (72.752,93/73.152,58=0,99) 3.095,30TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2020 Yılı AAÜT'nin 13/1. fıkrası uyarınca 10.257,88 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 6-Davalı dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2020 Yılı AAÜT'nin 13/1-2 fıkrası uyarınca 399,65TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya İADESİNE, 8-Kararın kesinleşmesinden sonra İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasının merciine İADESİNE, Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı.02/12/2020 Katip ... E-İMZA Hakim ... E-İMZA

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1005, K. 2020/679, T. 02.12.2020, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-1005-e-2020-679-k-895af8a591ed