İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/142 E. 2024/608 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/142
- Karar No
- 2024/608
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/142 Esas - 2024/608 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/142 Esas KARAR NO : 2024/608 HAKİM : .... KATİP : ... DAVACI : .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI :.... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/02/2024 KARAR TARİHİ : 17/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında 07/04/2023 ile 11/08/2023 tarihleri arasında düzenlenen cari hesap ekstresinden de görüleceği üzere müvekkili ile davalının ticari iş ilişkisi mevcut olup müvekkilin hesap dönemi sonu bakiye alacağının 9.915,20-TL olduğunu, bu hususun müvekkilinin faturaları, ticari defter kayıtları incelendiğinde de açıkça görüleceğini, alacağın tahsili amacıyla ... E. sayılı dosyasından takip başlatılmış ise de icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu belirterek davalının .... E. Sayılı dosyasına vaki haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı yanca takibe haksız olarak itiraz edildiğinden davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı taraf usulüne uygun yapılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmış, ... sayılı takip dosyası, tarafların BA/BS formları celp edilmiş, mali müşavir bilirkişi aracılığıyla ticari defter ve kayıtları ile tüm dosya kapsamından bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davaya dayanak ... sayılı takip dosyasının incelenmesinden; davacının davalı aleyhine 9.915,20-TL asıl alacak, 739,63-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.654,83-TL üzerinden icra takibi başlattığı, takibin davalının süresinde itirazı üzerine durduğu anlaşılmıştır. Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması bakımından ticari defter ve kayıtlarını mahkememize sunmak üzere taraflara verilen kesin süreyi takiben davacı şirket tarafından gerekli bildirimler yapılmış ise de davalı şirket tarafından bildirim yapılmamıştır. Buna göre; davalı şirket tarafından ticari defter ve kayıtlarının ibrazından kaçınılmakla HMK'nın 222. maddesi gereği davacı şirketin usulüne uygun tutulan ticari defterlerindeki kayıtların davacı şirket lehine delil teşkil edebileceği hukuki sonucuna ulaşılmıştır. Mali müşavir bilirkişi tarafından sunulan 09/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...davacı yanın yasal defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yapıldığı, davacı yan takip talebinde 9.915,20-TL alacak talebinde bulunmuş olup, defter kayıt ve beyanların incelenmesi neticesinde davacı tarafından davalı adına tanzim edilen 07/04/2023 tarih ... numaralı 14.915,20-TL tutarlı faturaya karşılık davalı tarafından 11/08/2023 tarihinde 5.000,00-TL ödeme yapıldığı, yapılan ödeme sonrası davacının takip tarihinde davalı yandan 9.915,20-TL alacaklı olduğu..." yönünde kanaat bildirdiği görülmüştür. Bilirkişi raporu usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edilmiş, taraflarca bilirkişi raporuna süresinde itirazda bulunulmamıştır. HMK'nın 281/I. fıkrasında belirtilen bilirkişi raporuna itiraz süresi, hak düşürücü süre olup hak düşürücü süre içinde rapora itiraz edilmezse diğer taraf için usuli kazanılmış hak doğacaktır (Emsal:.... sayılı ilamı). Bu bağlamda, dosya kapsamına da uygun, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu görülen bilirkişi raporunun hükme esas alınması uygun bulunmuştur. Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacının taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlediği takibe konu faturanın ticari defterlerinde usulüne uygun olarak kayıtlı olduğu, HMK'nın 222/3. madde hükmü kapsamında davacının kendi lehine kesin delil niteliğini haiz olup davalı tarafından aksi kanıtlanamayan ve dosyaya mübrez kayıt ve belgeler ile de doğrulanan ticari defter ve kayıtları göz önüne alındığında davacının .... sayılı icra takibi dolayısıyla davalıdan 9.915,20-TL kadar alacaklı olduğu anlaşıldığı gibi davalı tarafından ilgili faturanın BA formu ile vergi dairesine de bildirilmiş olmakla mezkur faturaya konu malın davalıya teslim edildiğinin kabulünün gerektiği (Benzer şekilde: .... sayılı ilamı) sonuç ve kanaatine varılmış, böylece davalının belirtilen miktar yönünden icra takibine itirazının haklı olmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından icra takibinde işlemiş faiz de talep edilmiş ise de dava dilekçesinde harca esas değer 9.915,20-TL olarak gösterilmiş ve bu miktar üzerinden harç yatırılmıştır. Harç yatırılan miktar takip talebindeki asıl alacağa karşılık geldiğinden ve sonradan harç ikmâli de yapılmadığından eldeki davanın takip talebindeki asıl alacakla sınırlı olarak açıldığının kabulü ile takibin yukarıda belirtilen asıl alacak üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir (Emsal: .... sayılı ilamı). Davacının icra inkar tazminatı istemine gelince; itirazın iptâli davasında İİK'nın 67/2. maddesi hükmünce borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için alacağın likit ve borçlunun itirazının da haksız olması gerekir. Mevcut hukuki durum karşısında davalının takibe itirazının haklı olmadığı ve takibe konu alacağın muayyen ve likit nitelikte bulunduğu değerlendirilmekle davacı lehine asıl alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 1.983,04-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmiş ve son tahlilde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-DAVANIN KABULÜ İLE; davalının .... sayılı takibe itirazının 9.915,20-TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden aynı koşullarda devamına, 2-Hükmolunan alacağın %20’si olan 1.983,04-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Alınması gereken 677,30-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 249,70-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 9.915,20-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin harcı, 50,00-TL tebligat ve 3.500,00-TL TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.405,2-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.17/09/2024 Katip ... E-imzalı Hakim ... E-imzalı