İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/27 E. 2019/257 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/27
Karar No
2019/257
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/27 Esas KARAR NO : 2019/257 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/01/2017 KARAR TARİHİ : 26/03/2019 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacağının sağlanması amacıyla İzmir...İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile borçlu hakkında ilamsız icra yoluyla icra takibine geçildiğini ve davalı borçluya 7 örnek ödeme emri tebliğ edildiğini, borçlunun süresi içinde takibin yetkisiz icra müdürlüğünde başlatıldığını ve borçlu olmadığını iddia ederek yetkiye ve borca itiraz edip takibi durdurduğunu, alacağın kayıt ve belgelerle sabit olduğunu, borçlunun yetkiye ve borca itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu alacaklarının tahsilini geciktirmek amacıyla yapıldığını, borçlunun borca ve yetkiye ilişkin haksız ve dayanaksız itirazının iptaline, takibin devamına, borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı taraf usulüne uygun olarak çıkartılan tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir. 28/12/2018 tarihli duruşmaya vekili aracılığıyla katılmış, bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunmuştur. DELİLLER VE GEREKÇE: İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası getirtilmiş olup, incelenmesinde; alacaklısının ..., borçlusunun ... Tur Turizm Tic. Ve San. A.Ş olduğu, 8.700,00TL asıl alacak, 293,66TL işlemiş faiz, toplam 8.993,66TL takip çıkışı üzerinden 14/12/2016 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun tarihsiz dilekçesi ile yetkiye, borca ve tüm ferilerine itiraz ettiği anlaşılmıştır. Mahkememizin 07/06/2017 tarihli duruşmasında; davalı tarafın icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazının İİK 50 ve TBK 89.madde gereğince reddine karar verilmiştir. Davalı defterlerinin incelenmesi yönünde talimat yazılmış, talimat mahkemesince 24/01/2018 tarihli rapor aldırılmış olup, raporda özetle; davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi sonunda, icra takibi istem tarihi olan 14/12/2016 tarihi itibariyle davalı şirketin davacıya 6.499,96TL Asıl alacak, 174,24TL işlemiş faiz olarak toplam 6.674,20TL borçlu olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını belirtmiştir. Davacı tarafın duruşmada ibraz ettiği 09/06/2016 tarihli ... sıra no'lu faturanın davalı kayıtlarında mevcut olup olmadığı ve buna göre alacağın varlığı ve miktarı hususları irdeleme yapılmak suretiyle talimat mahkemesince aynı bilirkişiden 08/05/2018 tarihli ek rapor aldırılmış olup, ek raporda özetle; alacağın tespitinde sadece davalı şirket ticari defter kayıtları nazara alınması halinde ilk raporunun sonuç bölümünü değiştirecek bir husus bulunmadığını, davacı tarafın davalı şirket adına kesilen 09/06/2016 gün ve... no'lu 2.200,04TL'lik faturanın gerçek bir ticari ilişki ile ilgili olması ve davalı şirket kayıtlarında yer alması gerektiği halde, davalı şirket kayıtlarında yer almaması sonucu yeniden yapılan değerlendirme ve hesaplama sonunda icra takibi istem tarihi olan 14/12/2016 tarihi itibariyle davalı şirketin davacıya 8.700TL asıl alacak, 239,59'de işlemiş faiz olarak toplam 8.939,59TL borçlu olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını belirtmiştir. Davacı taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde alacağın varlığı ve miktarına yönelik bilirkişiden 19/10/2018 tarihli rapor aldırılmış olup, raporda özetle; davacı tarafın icra takibine konu edilen alacağın doğduğu, takip tarihi itibariyle 8.700,00TL alacağı olduğu, davalının borçlu görüldüğü, talimat mahkemesi tarafından yaptırılan ek rapor sonucuna göre sadece davalı şirket ticari defter kayıtları nazara alınması halinde ilk raporun sonuç bölümünü değiştirecek bir husus bulunmadığı ancak yine ilgili bölümlerinde ayrıntılı olarak irdelendiği üzere davacı tarafından davalı şirket adına kesilen 09/06/2016 gün ve... nolu 2.200,04TL faturanın banka aracılığıyla yapılan ödeme olduğu bunun gerçek bir ticari ilişki ile ilgili olması gerektiği ancak; davalının bu ödeme ortada, tespit edildiği, davalı şirket kayıtlarında yer alması gerektiği halde ticari defterlerine işlememesi ve davalı şirket kayıtlarında yer almamasının faturayı inkar sonucu doğurmayacağı, ayrıca davalının itirazında dile getirdiği "fatura içeriğindeki işler gereği gibi yerine getirilmediğinden..." beyanı ile de söz konusu faturaları ikrar ettiği, içeriklerine ilişkin ifanın ise bizim davamızın konusu olmadığı anlaşılmakla yeniden yapılan değerlendirme ve hesaplama sonunda icra takibi istem tarihi olan 14/02/2016 tarihi itibariyle davalı şirketin davacıya 8.700,00TL asıl alacak 239,59TL 'de işlenmiş faiz olarak toplam 8.939,59TL borçlu olduğunu belirtmiştir. Dava, İİK 67. madde gereğince açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı tarafça faturalara dayalı borcun ödenmediğinden bahisle davalı hakkında icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça itirazın iptaline yönelik olarak eldeki davanın açıldığı, dava ve takip konusu alacağın varlığı ve miktarının belirlenmesine yönelik olarak dava dilekçesi, cevap dilekçesi, alınan bilirkişi raporları, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; alınan her iki ticari defter inceleme bilirkişi raporundan da aynı alacak miktarına ulaşıldığı,davacı tarafından davalı şirket adına kesilen 09/06/2016 gün ve... nolu 2.200,04TL faturanın banka aracılığıyla yapılan ödeme olduğu bunun gerçek bir ticari ilişki ile ilgili olması gerektiği ancak; davalının bu ödeme ortada, tespit edildiği, davalı şirket kayıtlarında yer alması gerektiği halde ticari defterlerine işlememesi ve davalı şirket kayıtlarında yer almamasının faturayı inkar sonucu doğurmayacağı, ayrıca davalının itirazında dile getirdiği "fatura içeriğindeki işler gereği gibi yerine getirilmediğinden..." beyanı ile de söz konusu faturaları ikrar ettiği, içeriklerine ilişkin ifanın ise bizim davamızın konusu olmadığı anlaşılmakla yeniden yapılan değerlendirme ve hesaplama sonunda icra takibi istem tarihi olan 14/02/2016 tarihi itibariyle davalı şirketin davacıya 8.700,00TL asıl alacak 239,59TL 'de işlenmiş faiz olarak toplam 8.939,59TL borçlu olduğu, sahibi lehine delil olma vasfına haiz taraf ticari defterleri muhasebe ilkelerine ve vergi usulüne uygun tutulduğu, bilirkişi raporlarının usul ve yasaya uygun bulunduğu kanaatine varılmış, davalının itirazında varlığını bildiği ve başka dayanak sebepleriyle alacağı inkar ettiğinden icra inkar tazminatına da hükmetmek gerektiği kanısıyla sonuç olarak; davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 8.700,00-TL asıl alacak yönünden alacaklı olduğu, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın haksız ve yersiz olduğu kanaatine varılarak davacının davasının kabulü ile, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, 8.700,00TL asıl alacak üzerinden takibin aynen devamına, asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere 1-Davanın KABULÜ ile davalının İzmir ... İcra Müdürlüğünün... Esas Takip sayılı dosyasına yaptığı vaki itirazın iptali ile 8.700,00 TL asıl alacak üzerinden takibin aynen devamına, 2-Asıl alacak üzerinden % 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 3-Harçlar Yasası gereğince hesaplanan alınması gerekli 594,29TL harçtan peşin alınan 103,61TL harcın mahsubu ile bakiye 490,68-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 2.725,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından sarf olunan 103,61TL harç, 12 tebligat gideri 150,00TL, 3 posta ücreti 50,10TL, talimat gideri 387,50TL, bilirkişi ücreti 350,00TL olmak üzere toplam 1.041,21TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/03/2019 Katip ... E imza Hakim ... eimza

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/27, K. 2019/257, T. 26.03.2019, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-27-e-2019-257-k-d24ee2fe03d5