İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1279 E. 2019/141 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1279
- Karar No
- 2019/141
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/1279 KARAR NO : 2019/141 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 09/11/2017 KARAR TARİHİ : 21/02/2019 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili dava dilekçesiye özetle ; Müvekkilinin, takibe konu faturalar ile davalı yana, fatura içeriğinde belirtildiği üzere konaklama hizmeti sunduğunu, müvekkilin iş bu faturalara dayalı alacağının ödenmemesi nedeniyle tahsili için İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı yanın, borca itirazı haksız, kötüniyetli ve zaman kazanmaya yönelik olup; itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi ile birlikte takip tutarının % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına da hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesiyle özetle: davacı şirket Ankara’da faaliyet gösteren emlak satım ve kiralama işiyle uğraşan bir firma olduğu, davalı müvekkil şirketinin ise personellerini geçici olarak davalıya ait yerde konaklama hizmetin karşılığı olarak da söz konusu konaklama bedellerini ödediğini, bu ödemelerin bazen ...'in hesabına bazen de davacının kayınpederi olan ...'nun hesabına yapıldığını, müvekkilinin genellikle konaklama işleri için muhatap olduğu kişi ...olduğundan ödemeler bu kişinin hesabına yapıldığını, söz konusu işlerle bu kişi ilgilenmekte olduğundan hem konaklama hizmetini hem de hizmet bedelinin tahsili işini ... yaptığından müvekkil şirket de bu kişiyle muhatap olduğunu, ayrıca taraflar arasında cari hesap düzenlendiğini, söz konusu ekstre incelenirse davalı müvekkilin davacıya borçlu olmadığından davanın reddi ve icra takibinin iptaline, alacaklının haksız ve kötüniyetle icra takibine başlatmış olduğundan dolayı, İİK madde 67 uyarınca alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava; Taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi kapsamında davalı tarafın personellerini geçici olarak davalıya ait yerde konaklama hizmetinin karşılığı olarak kesilen fatura bedellerinin davalıdan tahsili için davacı tarafça davacı hakkında başlatılan icra takibine vaki davalının itirazının iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5.maddesini değiştiren ve 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 Sayılı yasanın 2.maddesi ile "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usül hükümleri uygulanır " şeklindeki düzenleme ile , artık 01/07/2012 tarihinden sonra açılacak davalarda sözü edilen iki mahkeme arasındaki ilişki görev ilişkisi olup , görevin 6100 Sayılı HMK'nun 137,138 maddeleri gereğince dava şartları arasında sayılmış olması nedeniyle, mahkemenin görevli olup olmadığının yargılamanın her hal ve safhasında talep üzerine veya mahkemece re'sen incelenip gözetilmesi , mahkemenin görevsiz olduğunun tespiti halinde ise dosya üzerinde inceleme yapılarak bu konuda bir karar verilmesi gereği ortaya çıkmıştır. Bir davanın veya işin Asliye Ticaret Mahkemesinde görülebilmesi için ; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya uyuşmazlığın 6102 sayılı T.T.K.'da düzenlenen hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya TTK'nun 4.maddesinde( b-c-d-e-f) sayılan dava veya işlerden bulunması, yahut özel bir yasal düzenleme ile dava Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğinin açıkça belirtilmesi şarttır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında ; davacını ntacir olup olmadığının tespiti açısından Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılmış olup, mahkememize gönderilen 05.04.2018 tarihli yazıda davacı adına ticaret sicil kaydının bulunmadığı bildirilmiştir. Yine davacının bağlı bulunduğu vergi dairesine müzekkere yazılmış olup Ankara Vergi Daire'sinden gelen 22.11.2017 tarihli yazıda davacının işletme hesabı esasına göre deftere tabi olduğu ve 2016 yılı gayrisafi hasılatının 00 olarak bildirildiği, yine Ankara Esnaf ve Sanatkarlar Odasına yazılan yazıya verilen 08.10.2018 tarihli yazıda davacının Ankara Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğine bağlı bilgisayar kayıtlarında yapılan incelemede davacının emlak danışmanlığı meslek dalı ile Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Müdürlüğünde kayıtlı olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. Bu açıklamalara göre; somut olayda davacı tarafın tacir olmayıp esnaf olduğu, sadece davalının tacir olmasının uyuşmazlığı ticari bir iş saysa dahi, ticari bir dava niteliğine getirmeyeceği, uyuşmazlığın TTK.'nun 4.maddesinde sayılan uyuşmazlıklar arasında yer almadığı, davanın ticaret mahkemelerinde bakılacağına ilişkin açık bir yasa hükmünün de bulunmadığı, bu itibarla davanın; ticari bir dava olmaması nedeniyle davaya bakma görevi mahkememize ait olmayıp Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğundan mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: İş bu davada mahkememiz görevli bulunmadığından davanın usulden REDDİNE, Görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Harç ve yargılama giderlerlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, Dair, taraf vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi 21/02/2019 Katip ... E imza Hakim ... eimza