İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1269 E. 2020/538 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1269
- Karar No
- 2020/538
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/1269 Esas KARAR NO : 2020/538 DAVA : Menfi Tespit(Kambiyo Senedinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/11/2017 KARAR TARİHİ : 16/10/2020 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Menfi Tespit(Kambiyo Senedinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından müvekkilleri aleyhinde İzmir... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile 30.05.2017 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak gösterilen senette keşideci olarak görünen müvekkillerinin adresinin "...Mah.... Buca/İZMİR" olarak yer aldığını, müvekkillerinin bu adreste oturmadığını, takip dayanağı iki adet senedin lehtarı olarak davalı ..., hamili olarak ise davalı ...'in göründüğünü, müvekkillerinin her iki davalıyı tanımadığını, davalılar ile müvekkilleri arasında herhangi bir borç ilişkisinin olmadığını, davalı ...'in lehtar olan davalı ... aleyhinde takibe girişmediğini, senedin keşide tarihi ile vadesi arasında kısa süre bulunduğunu, davalı ...'in başka kişiler hakkında da benzer sebeplerle takip yaptığını, senedin vadesinden uzun bir süre sonra takip yapıldığını, davalıların gerçekte var olmayan borç için müvekkillerini senet borçlusu yaptıklarını ve kötüniyetle icra takibi başlattıklarını, davalıların işbu davada senet konusu alacak sebebini ispatlamakla yükümlü olduklarını belirterek davanın kabulü ile müvekkillerin İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasında davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davacılar tarafından borca ve imzaya itiraz edilmediğini ve takibin kesinleştiğini, takip dosyasında tebligatların usule uygun şekilde yapıldığını, senet hamilinin lehtara başvurmasının zorunlu olmadığını, kambiyo senetlerinin illetten mücerret senetler olduğunu, davalılar arasında hukuki ilişki olup aralarındaki sözleşme gereği işbu senetlerin ciro edildiğini, davacılar ve davalı ... arasında da hukuki ilişkinin mevcut olduğunu, davalı ...'in ortağı ve müdürü olduğu... İnşaat Tekstil Mad. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davacı borçlular arasında taşınmaza ilişkin sözleşme mevcut olduğunu, senette belirtilen adresin sözleşmeye konu taşınmazın adresi olduğunu, senetteki imzaların davacılara ait olduğunu belirterek davanın reddine, kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. DAVA: Dava, İzmir... İcra Müdürlüğü'nün...(Yenileme öncesi...) sayılı dosyasında icra takibinin dayanağını teşkil eden alacak nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. DELİLLER: -İzmir... İcra Dairesi'nin... ,...,..., ..., ... , ...,... ve ... sayılı takip dosyaları, -İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 14/05/2018 tarihli yazısı ve eki, -İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...nolu soruşturma dosyası sureti, -Bankacı bilirkişi ...'ın 04/02/2019 tarihli raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır. Menfi tespit davası 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ise ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebilir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi, icra takibinden sonra da ileri sürülebilir. Borçlunun icra takibinden önce veya sonra menfi tespit davası açabilmesi için borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının bulunması şarttır. Buna rağmen borçlunun, alacaklının harekete geçmesini beklemeden borçlu olmadığının tespitinde korunmaya değer bir yararı bulunabilir. Bu tür bir yararının bulunması hâlinde de borçlu, borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir. Bunun dışında icra takibi taraflar arasındaki maddi ilişkiyi tespit edecek nitelikte olmadığından, alacaklının takibe girişmesinden sonra, hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesi mümkündür. Borçlu belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi dayanaksız kalır ve borcu ödemekten kurtulur. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği senedin ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Kambiyo senedinin bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Yukarıda yapılan açıklamalar ve dosya kapsamında toplanan tüm deliller bir arada değerlendirildiğinde; davalı ...'in, hamili olduğu keşide tarihi 05/08/2015, vadesi 01/09/2015, bedeli 10.000,00 TL, keşidecisi ... ve ..., lehtarı ... olan iki ayrı bonoya istinaden davacılar aleyhinde İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas(yenileme sonrası...Esas) sayılı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yaptığı, davacıların, davalılarla aralarında borç ilişkisi bulunmadığı, davalıları tanımadıkları, senetlerin keşide tarihi ile vadesi arasında kısa süre bulunduğu, senetlerin keşide tarihinden uzun süre sonra icra takibine konu edildiği, davalıların benzer sebeplerle üçüncü kişiler aleyhinde de takip yaptığı iddiasıyla işbu davayı ikame ettiği, bononun kural olarak bir ödeme vasıtası olduğu, davacıların yargılama aşamasında ve soruşturmadaki beyanlarında senetlerin altındaki imzanın kendilerine ait olduğunu kabul ettiği, davalı ...'in senedi ciro ile aldığı, ciro silsilesinin düzgün olduğu, ispat külfetinin somut olayda senetlerin bedelsiz olduğunu ya da anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia eden davacılarda olduğu, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... nolu soruşturmasında davalılar hakkında takibe konu bonolar nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, bu kararın İzmir... Sulh Ceza Hakimliği'nin 10/10/2018 tarih ...D. İş sayılı kararı ile kesinleştiği, dava konusu senetler ile ilgili olarak davalıların kötüniyetli olduğu ya da ağır kusur ile senedin davalı ...'e ciro edildiğine ilişkin delil bulunmadığı, davacı borçluların iddialarını 6100 sayılı HMK'nın 200. maddesi uyarınca yazılı bir delille ispatlayamadığı, davacıların, davalıları tanımadıkları, senetlerin keşide tarihi ile vadesi arasında kısa süre bulunduğu, senetlerin keşide tarihinden uzun süre sonra icra takibine konu edildiği, davalıların benzer sebeplerle üçüncü kişiler aleyhinde de takip yaptığı şeklindeki diğer iddialarının da kambiyo hukuku kapsamında dinlenebilir olmadığı ve borcu ilişkisine etkisinin bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli 54,40 TL karar ve ilam harcının davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 402,07 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 347,67 TL harcın kararın kesinleşmesinden sonra isteği halinde davacılara İADESİNE, 3-Mahkememizce bu yargılama nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalılar dava ve duruşmalarda kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2020 yılı AAÜT'nin 13. maddesi hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 3.531,56 TL nisbi vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalılara ÖDENMESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca davacılar tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara İADESİNE, 6-Kararın kesinleşmesinden sonra İzmir... İcra Dairesinin.., ...,..., ... , ... ,..., ...,..., ...dosyalarının merciine İADESİNE, Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı.16/10/2020 Katip ... E-İMZA Hakim ... E-İMZA