Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2024/2635 E. 2025/121 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2635
Karar No
2025/121
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2024/2635 KARAR NO: 2025/121 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 13/11/2024 NUMARASI: 2024/651 Esas (Derdest Dosya) DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 23/01/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi ara kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı şirketin ... Holding bünyesinde turizm firması olarak faaliyet gösterdiğini, davacının bu faaliyet kapsamında ... plaka sayılı tur otobüsünün maliki olduğunu, davacı şirket aracı ile davalılara ait araç arasında 23/11/2023 tarihinde maddi hasarlı ve ölümlü kaza meydana geldiğini, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nın kazanın meydana gelmesinde asli ve ağır kusuru bulunduğunu, söz konusu kaza neticesinde davacı şirket aracının kullanılamaz hale geldiği, kaza tespit raporunda zarar tutarının 2.900,000 TL olarak belirlenmiş ise de kusur oranına göre söz konusu tutar üzerinden oran orantı yapılacak olduğundan ve hali hazırda kusur oranına ilişkin herhangi bir tespit bulunmadığından iş bu dava değerinin şimdilik 1.000.000 TL olarak belirlendiğini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle ihtiyati haciz talebinin kabulü ile tedbiren davacı zararına yetecek tutarda davalıların menkul, gayrimenkul malları ile 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, davacı zararının tazminine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 13/11/2024 tarihli ara kararı ile;"-İhtiyati haciz talebinin REDDİNE, " karar verilmiştir. Bu ara karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığının incelenmesinde; İİK'nın 257/1. fıkrasına göre “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Bu hüküm gereğince alacaklı, bir para alacağı için ancak vadesinin gelmesi hâlinde ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İİK'nın 258/1. fıkrası gereğince “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur…” Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi gerekmez. Bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Başka bir anlatımla ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralı gereğince mahkemenin alacaklının alacağı hakkında kanaat sahibi olması yeterlidir. Yargıtay'ın istikrar kazanmış ilke ve uygulamalarına göre, haksız eylemden kaynaklanan zarar, haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki “muacceliyet” kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olması anlamındadır. Somut olayda, zararın haksız eylemden kaynaklandığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Haksız eylemden kaynaklanan maddi tazminatın olayın gerçekleştiği tarihte, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olması anlamında muaccel hale geldiği kabul edilmektedir. Ancak trafik kazasından kaynaklanan ve talep konusu olan araç hasar tazminatı davası yönünden zararın miktarı, araçta oluşan hasarın niteliği, kusur oranı gibi birçok ölçütün bir arada değerlendirilmesi sonucu saptanabilecektir. Bu itibarla dosya kapsamından haksız eylemin gerçekleştiği anlaşılmakla birlikte oluşan zararın miktarı konusunda yaklaşık ispat koşulunun bu aşamada oluşmadığının anlaşılması karşısında, mahkemece açıklanan gerekçe doğrultusunda talebin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin yukarıda esas numarası ve ara karar tarihi belirtilen İlk Derece Mahkemesi ara kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.23/01/2025

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/2635, K. 2025/121, T. 23.01.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-9-hukuk-dairesi-2024-2635-e-2025-121-k-83b6af6ffb41