Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2023/171 E. 2024/782 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/171
- Karar No
- 2024/782
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/171 KARAR NO: 2024/782 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 26/10/2021 NUMARASI: 2017/23 Esas - 2021/1165 Karar DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ: 30/04/2024 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02/08/2016 tarihinde,...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile seyir halindeyken karşı yönden gelen ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile çarpışması neticesinde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın kaza tarihinde davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi uyarınca başvuru neticesinde davalı ... Sigorta Anonim Şirketinin tazminat talebinin değerlendirilebilmesi için kişinin sakatlığını gösterir heyet raporunun temin edilmesi gerektiğini bildirdiğini, kaza 02/08/2016 tarihinde gerçekleştiğinden maluliyete ilişkin engelli sağlık kurulu raporunun temin edilebilmesi için gerekli olan bir yıllık sürenin 02/08/2017 tarihinde dolacağını, müvekkilinin 15/02/1979 doğumlu ve kaza tarihi itibariyle 37 yaşında olup tezgah ustası olarak çalıştığını belirterek, işgücü kaybından doğan toplam 3.000,00 TL daimi maluliyet (sakatlık) tazminatının davalı şirkete başvuru yapılan 02/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin eski vekilinin istifa ettiğini, bu nedenle bilirkişi ücretinin asil tarafından yatırılması gerektiği şeklinde karar verildiğini ve bu yönde 30/07/2021 tarihinde asile gönderilmek üzere tebligat düzenlendiğini, ilgili tebligatın açıklama kısmında eski vekilin istifa ettiğini ancak buna rağmen görevinin tebliğden itibaren 15 gün devam edeceğinin yer aldığını, eski vekilin görevinin halen devam etmesine rağmen asile yapılan bilirkişi ücreti hakkındaki tebligatın usule aykırı olduğunu, verilen kesin sürenin hatalı ve tebligatta yeterli açıklama yapılmadığını, yapılan işlemin HMK'nın 120. ve 324. madde hükümlerine aykırılık oluşturduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda: HMK'nın 81.maddesine göre vekilin azli veya istifasının, mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade edebilmesi için, bu konudaki beyanın dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi ve gerektiğinde ilgilisine yapılacak tebligat giderinin de peşin olarak ödenmesi zorunludur. 82/1.maddesine göre ise istifa eden vekilin vekâlet görevi, istifanın müvekkiline tebliğinden itibaren iki hafta süreyle devam eder. Somut uyuşmazlıkta; davacı vekilinin istifa etmesi üzerine davacı asile "Avukatlarının istifa ettiği ve bilirkişi ücreti olarak takdir edilen 900,00TL'nin tarafınca 2 haftalık kesin süre içerisinde yatırılmasına karar verildiği, kesin süreye rağmen yatırılmadığı takdirde mevcut dosya kapsamına göre karar verileceği ve bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayılacağı ihtar olunur" şerhini içeren tebligat çıkartılarak tebliğ edildiği, kesin süreye rağmen davacı asil masraf yatırmadığından bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayılarak davanın reddine karar verildiği görülmüştür. İlk Derece Mahkemesince, HMK'nın 81. ve 82.maddeleri gereğince işlem yapılarak davacı asile duruşma gününü içerir tebligat çıkartılması sonrasında, tebliğden itibaren iki hafta süreyle vekilin, vekalet görevi devam edeceğinden bu süre geçtikten sonra davacıya yargılama giderleri için kesin mehil verilmesi ile yargılamaya devamla sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken HMK'nın 82/1.maddesine gereğince istifa eden vekilin vekalet görevinin istifanın müvekkiline tebliğinden itibaren iki hafta süreyle devam edeceği gözden kaçırılarak aynı tebligat ile hem vekillikten çekilme ve hem de bilirkişi ücretine ilişkin gider avansının yatırılması için davacı asile tebliğ edilerek kesin süre içerisinde gider avansı yatırılmadığından davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/04/2024