Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi 2025/367 E. 2025/628 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/367
Karar No
2025/628
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO:2025/367

KARAR NO:2025/628

İNCELENEN ARA KARARIN

MAHKEMESİ:Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ:22/01/2025 (Tarihli Ara Karar)

NUMARASI:2022/284 E.

DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)|Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ:17/04/2025

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili tedbir talepli dava dilekçesi özetle: davalı adına kayıtlı olduğu bildirilen ... sayılı marka tescil belgelerinin üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi'nin 30/12/2024 tarihli 2022/284 E. sayılı kararı ile;Mahkemece; "1-Davacı vekili tarafından, takdiren 10.000,00 TL (OnBin TL.) teminatın, nakden veya muteber bir bankanın kesin ve süresiz teminat mektubu olarak, kararın tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde ibraz edilmesi halinde ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile;-Davalı adına kayıtlı olduğu bildirilen ... sayılı marka tescil belgeleri davalı adına kayıtlı ise, 3. şahıslara devrinin önlenmesi açısından TPMK sicil kaydına tedbir konulmasına, " karar verilmiştir. Birleşen dosya davalısı vekili itiraz dilekçesinde özetle; verilmiş olan kararın müvekkilin mülkiyet hakkını hukuk yoluyla engel teşkil ettiğini, davacının hiçbir iddiasının yaklaşık ispat şartını yerine getirilmediğini, verilmiş olan kararın hatalı olduğunu, yaklaşık ispat şartının yerine getirilmediğini, açılan dava marka hükümsüzlüğüne yönelik olup daha davacının bu davaya menfaati olduğu belirlenemeden ve yaklaşık ispat şartı sağlanmadan müvekkil markasına tedbir kararı verilmesinin hatalı olduğunu, bu nedenle yerel mahkemenin 30.12.2024 tarihli ara kararının bozularak kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi'nin 22/01/2025 tarihli 2022/284 Esas sayılı ara kararıyla; 1-Ana dosya davacısı, birleşen dosya davalısı vekilinin mahkemece birleşen dosya üzerinden verilmiş tedbir kararına yapmış olduğu itirazların REDDİNE,

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Birleşen Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2024/289 Esas sayılı dosyanın 30.12.2024 tarihli tensip zaptı ara kararınca 10.000TL teminat karşılığında dava konusu ... markasının 3.kişilere devir ve temlikinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir konulmasına, "karar verilmiş olan kararın hatalı olduğunu, ... başvuru numaralı “...” ibareli markasını 19.04.2023 başvuru tarihli olarak 07 / 35 /, Sınıfta marka başvurusunda bulunduğunu, verilmiş olan kararın müvekkilin mülkiyet hakkını hukuk yoluyla engel teşkil ettiğini, davacının hiçbir iddiası yaklaşık ispat şartını yerine getirmediğini, ... başvuru numaralı “...” ibareli markanın maliki olduğunu, “...”ibareli markaların dava tarihi itibariyle geriye dönük incelendiğinde de başvuru tarihinden çok öncesinden günümüze kadar incelendiğinde de müvekkili markasal kullanımını ciddi olarak gerçekleştirdiğini, davalı ticari unvanı olan ... Şti. İbaresini gerekçe göstererek 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m. 159, HMK m. 389, 390 ve 391 uyarınca karşı tarafa tebligat yapılmaksızın, davalar sonucu kesinleşene kadar 3. kişilere devrinin engellenmesi yönünde gıyapta tedbir kararı verilmesini talep ettiğini, ancak markalar arasında tecavüz iddiası bulunmadığını, davaya konu olayda müvekkilin davalının markalarının aynısı/ayırt edilemeyecek benzerini kullanarak bu marka ile üretim yaptığı ve satış gerçekleştirdiği ispat edilmediğini, yani yaklaşık ispat kuralı hiçbir somut gerekçe ile ispatlanamadığını, aksine tecavüz teşkil edenlerin davalı tarafından gerçekleştirilmekte olup bu durum 11/01/2023 tarihli raporda ve 19.02.2024 tarihli raporlarla da sabit olduğunu, mahkemece davacının müvekkilin kanundan kaynaklanan hakları kendisine karşı kullanmasının önlenmesi talebinin mahkemenin tarafından reddine karar vermesi gerekirken, kabulüne karar vermesi açıkça usul ve yasaya aykırılık teşkil etmekte olduğundan yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın bozularak kaldırılması gerektiğini, davacı tarafında bir delil sunulmadığı gibi davacıyı destekler nesnel bir rapor da alınmadığını, bu sebeple de davacının tedbir hususundaki menfaatini ispatlayamadığında tedbir kararının reddi gerektiğini, 22/01/2025 tarihli tedbir taleplerinin kabulüne ara kararının bozularak kaldırılmasına verilecek olan tedbir kararın öncelikli olarak reddine aksi halde yüksek bir teminat karşılığında verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Asıl dava (Bakırköy 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/284 E. sayılı dosyası) marka tecavüzü ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması istemine ilişkin olduğu, bu dosyada açılan karşı davanın ;... no.lu "molino" ibareli, ... no.lu "... şekil" ibareli, ... no.lu "... şekil" ibareli ve ... no.lu "..." ibareli markaların kullanılmama nedeniyle iptali istemine ilişkin olduğu, Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2024/289 Esas sayılı dosyası ile açılan davanın ise, davalının ... başvuru numaralı "..." ibareli markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkin olduğu , Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2024/289 Esas sayılı marka hükümsüzlüğü davasının Bakırköy 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/284 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Birleştirme kararı sonrası mahkemece birleşen dosya yönünden düzenlenen 30.12.2025 tarihli tensip zaptının 7- nolu ara kararı ile "Davacı vekili tarafından, takdiren 10.000,00 TL (OnBin TL.) teminatın, nakden veya muteber bir bankanın kesin ve süresiz teminat mektubu olarak, kararın tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde ibraz edilmesi halinde ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile; Davalı adına kayıtlı olduğu bildirilen ... sayılı marka tescil belgeleri davalı adına kayıtlı ise, 3. şahıslara devrinin önlenmesi açısından TPMK sicil kaydına tedbir konulmasına, " karar verildiği, ara karara ilişkin gerekçeli karar oluşturulduğu, tedbire itiraz üzerine mahkemece 22/01/2025 tarihli ara karar ile ," ana dosya davacısı, birleşen dosya davalısı vekilinin mahkememizce birleşen dosya üzerinden verilmiş tedbir kararına yapmış olduğu itirazların reddine," şeklinde karar verilmiş, birleşen davalı vekili istinaf talep etmiştir.Eldeki hükümsüzlük talepli davada,davacının tedbir istemekte hukuki yararının bulunduğu, markanın yargılama sırasında el değiştirmesinin yargılamanın sürüncemede kalmasına yol açacağı bu bakımdan söz konusu tedbir kararının yargılama sırasında taraf değişikliğinin önlenmesine yönelik olup usul ekonomisine de uygun olduğu ve 3. Kişilere rızai devri önlemek dışında verilen tedbir kararının marka sahibince markadan kaynaklanan hakların tasarrufunu engelleyici, ticari faaliyetleri kısıtlayıcı bir fonksiyonunun bulunmadığı,HMK 392.maddesi uyarınca davalının zararların karşılanması yönünden makul bir teminat alınmak suretiyle tedbire hükmedildiği, tedbir ve teminata ilişkin kararların yargılamanın seyrine göre her zaman değiştirilmesinin mümkün olduğu hak kayıplarının önüne geçilmesini temin amacı güden,HMK.'nun 389 ve devamı maddelerinde ön görülen, tedbir amaçlarına, usul ve yasaya, hak ve yarar dengesine göre, yasal koşulları oluştuğundan ihtiyati tedbir kabulüne ve itirazın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı dikkate alındığında davalı vekilinin istinaf başvuru sebepleri yerinde görülmemiştir. Birleşen-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 22/01/2025 tarih ve 2022/284 E. sayılı kararına karşı birleşen-davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı birleşen- davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Birleşen davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.17/04/2025

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2025/367, K. 2025/628, T. 17.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-44-hukuk-dairesi-2025-367-e-2025-628-k-834502dbb390