Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi 2024/1651 E. 2024/1511 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1651
Karar No
2024/1511
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2024/1651 KARAR NO: 2024/1511 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 09/05/2024 NUMARASI: 2022/681 (E) - 2024/335 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 31/10/2024 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı ... arasında Tüketici Kredi ve Rehin Sözleşmesi imzalandığını ve ... plakalı aracın kaydına müvekkili kurum lehine rehin şerhi işlendiğini, kredi borçlusunun söz konusu aracı davalı ... Sigorta AŞ'ye sigortalı olduğunu, kredi borçlusunun sözleşmenin gereklerini yerine getirmemesi üzerine hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... (E) sayılı dosyası ile menkul rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, rehne konu aracın hasara uğradığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere mahkemece tespit edilecek kasko sigorta teminat bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari (avans) faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesinin 10/12/2019 tarih ve 2016/807 (E) - 2019/1190 (K) sayılı kararıyla, yasal süresi içerisinde yenilenmeyen davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 150/5. maddesi hükmü gereğince açılmamış sayılmasına ilişkin kararına karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine Dairemizin 05/07/2022 tarih ve 2020/370 (E) - 2022/1304 (K) sayılı ilamıyla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/5. maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda; açılan davanın kısmen kabulü ile 6.188,75 TL'nin temerrüt tarihi olan 25/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Davacı ... AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; araç malikinin aracı gerçekten kiraya verip vermediği hususunda yeterli araştırma yapılmadan eksik inceleme ile karar verilmiş olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dosya kapsamından; 17/01/2016 tarihinde, davalı Sigorta Şirketi'nin kasko sigortacısı, olduğu aracın, dava dışı sürücü ... idaresinde iken, direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle meydana gelen trafik kazası neticesinde, aracın hasarlandığı, kasko sigortalı ... plakalı aracın kaydında davacı Şirket lehine rehin şerhi işlendiğini, kredi borçlusu/sigortalının sözleşmenin gereklerini yerine getirmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... (E) sayılı dosyası ile menkul rehininin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takip başlatıldığı bu sırada hasarın öğrenildiği anlaşılmıştır. Somut olayda ... plakalı aracın Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile davalı sigortacıya sigortalı aracın dava dışı malik ... tarafından, 3 gün için günlük 100 TL karşılığı ... isimli kişiye verildiği, bu kişinin sevk ve idaresinde iken de (Yalova’da bulunan ailesini ziyaret etmek için malik ...’den aracı aldığını davalı ... Sigorta A.Ş‘ye hitaben el yazısı ile yazılı ve imzalı sürücü beyanında belirtilmiş olmakla) tek taraflı trafik kazasının meydana geldiği, dosyaya yer alan poliçeye göre "belirtilen özel şartlardan araç kullanım tarzı özel şartı; Sigortalı aracın, riziko bilgilerinde Hususi olarak belirtilen kullanım tarzı dışında Taksi, Dolmuş, Kiralık Araç (Rent A Car, Operasyonel olarak kiralama, uzun süreli kiralama, sözleşme aracılığı ile kiraya verme), sürücü kursu eğitim aracı olarak kullanıldığının tespiti halinde poliçe kalan teminat süresi için gün esaslı olarak iptal edileceği, söz konusu durum bir hasar vukuunda tespit edilirse, ödenmesi gereken tutarın %75 tenzili muafiyet düşülmek suretiyle kalan tutar sigortalıya ödenecek ve poliçe kalan teminat süresi için gün esaslı olarak iptal edilecektir.” şeklinde tenzili muafiyet klozunun yer aldığı görülmüştür. HMK'nin "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde; "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Davalı Sigorta Şirketi her ne kadar, sigortalı aracın kiralama işinde kullanıldığı esnada kazanın meydana geldiğini iddia etmiş ise de, davalının kendi lehine durum yarattığı dava dışı sigortalı ve sürücünün beyanına dayandığı, bunun dışında üçüncü kişileri bağlayıcı nitelikte uzun süreli ve poliçede özel kloz olarak yer aldığı şekilde bir kira sözleşmesi sayılamayacağından Mahkemesince hatalı değerlendirme ile meydana gelen zarardan %75 oranında tenzili muafiyet uygulanması doğru olmamıştır.Bu durumda, hasar bedelinin belirlenmesi için alınan 06/10/2023 tarihli bilirkişi raporunun sigortalı aracın hasarlı parçaları dikkate alınarak konusunda uzman bilirkişi tarafından ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olarak hazırlandığı anlaşıldığına göre, hasar bedeli için belirlenen 24.755 TL tazminat miktarına hükmedilmesin gerekirken %75 tenzili muafiyet uygulanması yerinde değildir. Bu nedenle; HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A-Davacı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davanın kabulü ile, 24.755 TL'nin temerrüt tarihi olan 25/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.691,01 TL ilam harcından peşin alınan 397,74 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.293,27‬ TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 29,20 TL başvurma harcı, 397,74 TL peşin harç olmak üzere toplam 426,94‬ TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından sarf edilen 5.700 TL bilirkişi ücreti ve 271 TL posta ücreti olmak üzere toplam 5.971 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 4.492,88‬ TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 24.755 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekille temsil ettiren davacı ...m AŞ'ye verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, B-İstinaf İncelemesi Bakımından:1-Davacı...AŞ tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine,2-İstinaf aşamasında davacı ... AŞ tarafından yapılan 267,35 TL posta ve tebligat gideri ile 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacı ... AŞ'ye verilmesine, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 31/10/2024

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2024/1651, K. 2024/1511, T. 31.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-40-hukuk-dairesi-2024-1651-e-2024-1511-k-5f54e98a67f6