Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi 2021/312 E. 2024/721 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/312
Karar No
2024/721
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

DOSYA NO: 2021/312

KARAR NO: 2024/721

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 15/9/2020

NUMARASI: 2017/401 (E) - 2020/478 (K)

DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat

KARAR TARİHİ: 14/5/2024

Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı dava dışı sürücünün yönetimindeki ... plakalı otomobilin neden olduğu kazada müvekkili davacının yaralandığını belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri tazminatı, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanmayan tedavi, yol, yemek, refakatçı vs. bağlı ek giderlerle ilişkin maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, 112,50 TL tedavi giderinden ibaret maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; karşıdan karşıya geçtiği sırada araç trafiğini kontrol edip ortalama dikkate ve zeka seviyesine sahip bir insandan beklenen biçimde hareket eden müvekkili davacıya kusur yüklenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu; müvekkilinde oluştuğu sabit olan arazların maluliyetine neden olduğunu, bu itibarla denetime elverişli olmayan Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu esas alınarak verilen hükmün kabul edilemeyeceğini; emsallerine göre daha fazla efor sarf edecek olan ve vücut bütünlüğü bozulan müvekkilinin uğradığı zararın giderilmesi için lehine geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanması gerektiğini, davacının hiç iş göremediği ve %100 oranında özürlü sayıldığı döneme ait iş göremezlik tazminatı ve bu dönem için gereksinim duyulacağından bakıcı gideri tazminatına hükmedilmesinin zorunlu olduğunu; belge sunulmasa dahi SGK tarafından karşılanmayacak ek tedavi, yol, yemek, refakatçı vs. giderlerin tazmini için bilirkişinin bu konuda hesaplama yapması gerektiğini, bunun yanında maluliyet, kusur ve aktüer hesaplamalarla ilgili haklı itirazların dikkate alınmadığını, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin eksik hesaplandığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Dava, trafik kazsından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Bilirkişiler kurulu tarafından düzenlenen raporda; yönetimindeki ... plakalı otomobille stadyumun önüne geldiğinde, meskun mahal hız sınırlarının üzerinde tedbirsiz ve dikkatsiz seyreden, yaya geçidine yaklaşırken yavaşlaması ve kurallara uygun biçimde karşıdan karşıya geçen davacı yaya ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken aşırı hızlı seyrini sürdürerek son anda etkisiz fren etkisiyle aracını durdurmaya çalışıp şiddetle yaya çarpan dava dışı sürücü ...'nün %75; yaya geçidinde trafik ışığı ve görevli kimsenin bulunmadığı dikkate alarak yaklaşan araçların hız ve uzaklığını kontrol etmesi, aşırı hızıyla duramayacağı belli olan aracın önünden karşıya geçmeye çalışmaması kendisini geriye çekerek araçtan koruması gerekirken, yaya geçidine aşırı hızla yaklaşan aracın geçmesini beklemeyen davacı ... (...) ...'ün ise %25 oranında kusurlu olduğu bildirilmiş; böylece davalı ... AŞ'ye ZMSS poliçesiyle dava dışı sürücünün yönetimindeki araç ile davacının kaza sırasındaki konumları ve dava dışı sürücünün davranışları irdelenerek, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranlarının yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişiler kurulu raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiş; ATK 3'üncü İhtisas Kurulunun 9/4/2018 gün ve 6925 sayılı raporuna göre davacı ... 11/4/2015 günü geçirdiği trafik kazasına bağlı yumuşak doku yaralanmasının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeli hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 10 güne kadar uzayabileceğinin; Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Tabip bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ise davacının bakıcı gereksiniminin olmadığının bildirilmesi karşısında, sürekli sakatlığı oluşmayan ve bakıcı gereksinimi bulunmayan davacı lehine geçici ve sürekli iş göremezlik ile bakıcı gideri tazminatına hükmolunmamasında isabetsizlik bulunmamıştır. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Tabip bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; yapılan tedavinin davacının kazada yaralanmayla ilgili ve uyumlu olduğu, evde pansuman ve bakım için gerekli tıbbi malzemeler ve ilaç giderleri ile ulaşım ve diğer sosyal giderleri için gereken toplam 150 TL tedavi giderinin %75'i olan 112,50 TL giderin talep edilebileceği bildirilmiş, böylece davacının belgesiz tedavi gideri kapsamında olan zararının Kanuna ve Yargıtay'ın süreklilik gösterilen kararlarına uygun biçimde belirlendiğinin anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Tabip bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiş; 20/4/1999 doğumlu davaya konu kazanın meydana geldiği 11/4/2015 günü itibarıyla tarihte 18 yaşından küçük olduğu anlaşılan ve gelir getirici bir işte çalıştığı kanıtlanamayan davacı lehine geçici iş göremezlik tazminatına hükmolunmamasının da yerinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca esastan reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 368,30 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,3-Davacının istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 361'inci maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, Dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 14/5/2024

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/312, K. 2024/721, T. 14.05.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-40-hukuk-dairesi-2021-312-e-2024-721-k-b333ede2d56f