Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi 2021/2146 E. 2024/1871 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/2146
- Karar No
- 2024/1871
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2021/2146 KARAR NO: 2024/1871 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 7/10/2020 NUMARASI: 2016/1126 (E) - 2020/678 (K) DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 24/12/2024 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili adına kayıtlı ... plakalı aracı kullanan dava dışı ... ile dava dışı ... Taş. Koop. adına kayıtlı ... plakalı aracı kullanan davalı ... 17/10/2014 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası yaptıklarını, müvekkilinin aracında hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, şimdilik 14.250 TL nin davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, 4.776,11 TL hasar bedeli, 650 TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 5.426,11 TL'nin, davalı ... Sigorta AŞ yönünden dava tarihi olan 15/10/2016 tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 17/10/2014'ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve davalı sigorta şirketi teminat limiti ile sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, karar vermiştir.Bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle; kusur raporları arasında çelişkiler bulunduğunu yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, kaza tarihi ile fatura tarihleri arasında geçen süreye ilişkin yapılan onarımın kaza ile ilgili olmadığı değerlendirmesinin hatalı olduğunu, müvekkilin tamir için yaptığı bütün masrafların kaza nedeniyle araçta meydana gelen zararın tamiri için olduğunu, yapılan değer kaybı tespitinin de hatalı olduğunu, aracın kazasız piyasa değerinin 30.000 - 35.000 TL arasında olduğunu ancak yaşanan kaza sebebiyle müvekkilinin aracını ancak 24.000 TL bedelle satabildiğini, zarar tespitine ilişkin toplam 12.825,40 TL fatura dava dilekçemizin ekinde sunulmuş olmasına rağmen zarar tespiti hesaplanırken bu faturanın dikkate alınmadığını, araçta hava yastıklarının değiştirilmesi gerekirken müvekkilinin sadece tamirini yaptırabildiğini, bu tamirat bedelinin faturalarda yer almadığını, tamirat bedelinin de zarar hesabına dahil edilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, zarar sorumlularından hasar ve değer kaybı tazminatı talebine ilişkindir. Hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunun davalı ...'ün önündeki araca fazla yaklaşması sırasında, trafiğin durması üzerine bu araca çarpmamak için doğrultu değiştirmiş olması nedeniyle %65 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait aracın sürücüsü ...'nun olay sırasında süratli seyretmekte olduğu, trafik yoğunluğunu fark ederek zamanında hızını azaltıcı tedbir almadığı, sağ şeridin önceden kapanmış olduğunu öngörüp tedbir almamış olduğu, bu nedenle %35 oranında kusurlu olduğu yönündeki tespitin kazanın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olduğu, değişik iş dosyasındaki kusur oranı değerlendirmesinin açıklandığı çelişki olmadığı anlaşıldığına göre kusur raporuna; Hasar ve değer kaybı bedelinin belirlenmesi için alınan bilirkişi kök ve ek raporunun sigortalı 2005 Model, ... Marka, ... Tipi aracın markası, modeli ve kaza tarihindeki kilometresi göz önüne alındığında, aracın hasarlı parçaları dikkate alınarak konusunda uzman bilirkişi tarafından ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olarak hazırlandığı anlaşıldığına göre Mahkemece bu bilirkişi raporlarının hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından kusur raporu ve teknik raporlara ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 151 TL harcın mahsubu ile bakiye 276,60 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/12/2024