Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi 2021/1706 E. 2024/1412 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1706
Karar No
2024/1412
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2021/1706 KARAR NO: 2024/1412 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 06/07/2021 NUMARASI: 2017/881 (E) - 2021/517 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 15/10/2024 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... AŞ'ye (eski unvanı:... AŞ) ZMSS poliçesiyle sigortalı, dava dışı ...'ın idaresindeki ... plakalı kamyonun, davacının idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucunda davacının yaralandığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 500 TL daimi iş göremezlik ve 500 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.000 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş; 25/05/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle sürekli iş göremezlik tazminatını 105.386,78 TL, geçici iş göremezlik tazminatını ise 3.712,18 TL olmak üzere toplam 110.098,96 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davanın kabulü ile 105.886,78 TL sürekli iş göremezlik, 4.212,18 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 110.098,96 TL maddi tazminatın 26/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigortadan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının motosiklet kullanırken kask, dizlik ve dirseklik takmayarak hasarın artmasına neden olduğunu, yeni yasal düzenlemeler karşısında geçici iş göremezlik taleplerinden müvekkili şirketin sorumluluğu olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkilinin maddi tazminat talepleri açısından poliçe limitleri dâhilinde ve sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacağını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun TRH 2010 yaşam tablosu, aktüeryal irat formülü ve %1,8 teknik faiz oranı ile hazırlanması gerektiğini, yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, müvekkil hakkındaki icra takibinin yürütülmemesi için tehiri icraya karar verilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu'nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hâkim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde BK'nin 44. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Somut olayda, Mahkemece alınan 25/5/2021 tarihli bilirkişi raporuna göre davacı sürücünün kusursuz, davalı sigortalı araç sürücüsü ise % 100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmektedir. Bununla beraber motosiklet sürücüsü olan davacının kaza tespit tutanağında koruma kıyafetine ilişkin bir bilgi olmadığı gibi epikriz raporuna göre de ayağından yaralandığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, mahkemece davacının müterafik kusurunun bulunmadığı yönündeki değerlendirmesi yerindedir. Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı olmadığından, bu hususa değinen istinaf talebi yerinde değildir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi genel şartlar değişikliğinden önce ve halen yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 98. maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 27/03/2014 tarih ve 2013/ 4616 (E) - 2014/4465 (K) sayılı kararında; "2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu, yasa kapsamı dışında kalan bakıcı veya tedaviye bağlı sair giderlerden varsa trafik şirketi yoksa Güvence Hesabı ve her iki halde de diğer haksız fiil sorumlularının (işleten ve sürücü gibi) sorumlulukları devam edecektir" yönünde karar vermiştir. Bu nedenle davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir. Son olarak, davaya konu trafik kazasına sebep olan aracın davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı ticari nitelikte araç olduğundan İlk Derece Mahkemesince kabul edilen maddi tazminat bakımından avans faize hükmedilmesi doğrudur. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 7.520,86 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 1.880,21 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 5.640,65‬ TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalının istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 15/10/2024

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/1706, K. 2024/1412, T. 15.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-40-hukuk-dairesi-2021-1706-e-2024-1412-k-0e75376ea1c3