Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi 2021/1654 E. 2024/1555 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1654
Karar No
2024/1555
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2021/1654 KARAR NO: 2024/1555 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 16/6/2021 NUMARASI: 2017/688 (E) - 2021/349 (K) DAVANIN KONUSU: Rücuen Tazminat KARAR TARİHİ: 5/11/2024 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'in yönetimindeki davalı ... Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı, davalı işleten ...'ya ait ... plakalı otomobille 27/12/2015 günü seyir halinde iken, kırmızı ışıkta geçerek, davacı ...'ın yolcu olarak bulunduğu dava dışı ...'nun yönetimindeki ... plakalı araca çarparak adı geçen davacının ağır yaralanmasına neden olduğunu belirterek, 10.000 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, 5.000 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 15.000 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; 100.000 TL manevi tazminatın davalı sürücülerden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... Sigorta AŞ, ... ve ... vekilleri cevap dilekçelerinde, davanın reddini savunmuşlardır. İlk derece mahkemesince, konusuz kalan maddi tazminat davasında esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 10.000 TL manevi tazminatın müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı ... vekili dilekçesinde özetle;... plakalı aracın sağ ön koltuğunda oturan davacı ...'ın bacağının kırıldığını, hükmedilen manevi tazminatın çok az olduğunu, bacağının tedavisi için ameliyat olma ve platin taktırmak zorunluluğunda olan davacının çok ciddi acı çektiğini, en temel gereksinimlerini karşılayabilmek için başkasının yardımına muhtaç kaldığını, meslekte kazanma gücünün %3 oranında sürekli kaybettiği anlaşılan davacının fiziki kısıtlılığını ömür boyu yaşamak zorunda kaldığını, olayda asli ve tek kusurlu olanların davalılar olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının manevi tazminatın miktarı yönünden kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı dolduktan sonra yetkisiz ve görevsiz mahkemeye açıldığını, davaya bakma görevinin Zonguldak Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğunu; kazaya karışan aracın sağ koltuğunda oturan davacının açıklanan biçimde yaralanmasının hayatın olağan akışına uymadığını, kazaya karışan araçların fotoğrafları incelendiğinden aracın nasıl ve hangi taraftan darbe aldığı ve bu darbe sonucunda sağ tarafta oturan davacının yaralanıp yaralanmayacağı konusu araştırılmadan karar verildiğini, mahkemece yeterli inceleme ve araştırma yapılmış olsa idi kusurlu kişi aracı sürücü belgesiz olarak kullanan ve kazaya neden olanın davacı olduğunun ortaya çıkacağını, yeterli araştırma ve kusur incelemesi yapılmadan 10.000 TL manevi tazminata hükmedildiğini; manevi tazminatın reddedilen bölümü yönünden davalılar lehine ayrı ayır vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yalnızca 4.080 TL vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu; maddi tazminatın davasından, davalı sigorta şirketi tarafından tazminatın ödenmesi nedeniyle feragat eden davacı lehine müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğu gibi maddi tazminat yönünden davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu; tazminat miktarları yönünden istenilen tutarın fahiş olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın oluşumunda kusuru bulunmayan müvekkili aleyhine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinin ve yargılama gideri yüklenmesinin kabul edilemeyeceğini; müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, dava açılırken 15.000 TL maddi tazminat isteminden feragat edilmesi dikkate alındığında, davalı sigorta şirketi aleyhine vekâlet ücretine hükmolunmazken, müvekkili ... ile diğer davalı aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmolunmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Haksız eylem niteliğindeki trafik kazasından kaynaklanan ve davalı sigorta şirketi yönünden Sigorta Hukuku'na dayanan maddi tazminat davasının, HMK'nin 7'nci ve 6'ncı maddeleri uyarınca, davalı sürücü ve davalı işletenle birlikte maddi tazminat talebi yönünden ihtiyari dava arkadaşı olan ... Sigorta AŞ'nin yerleşim yerinin bulunduğu yetkili ve görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde görülerek sonuçlandırılmasında ve reddine karar verilen manevi tazminat talebi yönünden davalılar lehine tek vekâlet ücretine hükmolunmasında isabetsizlik görülmemiş; davacı ... vekilinin 5/4/2021 günü sunduğu dilekçeyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden sulh anlaşması yapılan davalı ... Sigorta AŞ'nin maddi tazminatı ödediğini, bu nedenle maddi tazminat davasının konusuz kaldığını bildirmesi karşısında, HMK'nin 331'inci maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre, davalı sürücü ... ile adı geçen davalı sürücünün yönetimindeki aracın işleteni davalı ...'nın yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasının doğru olduğu sonucuna verilmiş; davacının 27/12/2015 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanmasından kaynaklanan maddi tazminat davasını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 109'uncu maddesinin 2'nci fıkrası aracılığıyla uygulanması gereken, taksirle yaralamaya neden olma suçu için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89'uncu maddesinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın üst sınırına göre aynı Kanun'un 66'ncı maddesinin, 1'inci fıkrasının "e" bendinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı içinde 4/8/2017 günü açtığının anlaşılması karşısında, davalı ... vekilinin zamanaşımına uğradığına ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Davaya konu trafik kazası nedeniyle kolluk tarafından düzenlenen Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağında 67 DS 762 plakalı otobüs sürücüsünün ..., ... plakalı otomobil sürücüsünün ise ... olduğunun belirtilmesi, dava dışı sürücü ... ile davacı ...'ın kollukta alınan anlatımlarında ve Bolu 3'üncü Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/534 (E) sayılı davasının 1'inci oturumunda otomobili ...'nun sürdüğünü bildirmeleri; hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan dava açılan davalı ...'in ışıkları karıştırıp bilmeden kırmızı ışıkta geçtiğini söylemesi karşısında, davalı ... vekilinin dilekçesinde ileri sürdüğü kazanın oluşuna ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesinin 3/12/2018 gün ve 4460 sayılı raporunda, olay yerinde seyri sırasında yolu ve trafik ışıklarını kontrol etmesi, kavşak girişinde kırmızı ışıkta durması gerekirken girdiği kavşakta, yönetimindeki otomobille sağ tarafından kavşağa giren otomobile çarpan davalı sürücü ...'in %100 oranında kusurlu; yönetimindeki otomobille yeşil ışıkta kavşağa giren dava dışı sürücü ...'nun ise kusursuz olduğu bildirilmiş; böylece davalı sürücü ...'in yönetimindeki otomobil ile dava dışı sürücü ...'nun yönetimindeki otomobilin kaza sırasındaki konumları ve sürücülerinin davranışları irdelenerek, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranının yasal dayanaklarıyla birlikte, nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının anlaşılması karşısında, kusura ilişkin istinaf nedenleri benimsenmemiş; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85'inci maddesinin 1'inci ve son fıkrası uyarınca davalı işleten ...'nın davaya konu kazadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminattan müteselsil sorumlu tutulmasının doğru olduğu sonucuna varılmıştır. Ancak, davacı ile davalılar ... ve ...'nın dosya kapsamından anlaşılan sosyal ve ekonomik durumlarına, olayın meydana geliş biçimine, ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporundan anlaşılan kusur oranına, 27/12/2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasında sol tibia şaft kırığı oluşacak biçimde yaralanan ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre meslekte kazanma gücünü %3,3 oranında kaybetmiş sayılacağı ve iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği belirtilen davacının ATK 2'nci İhtisas Kurulunun 11/12/2020 gün ve 16218 sayılı raporundan anlaşılan yaralanmasının ağırlığına, olayın meydana geldiği tarih ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 56'ncı maddesinin 1'inci fıkrası ve 22/6/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanan ilkelere göre davacı lehine hükmolunan manevi tazminatın yetersiz olduğu sonucuna ulaşılmıştır. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: I-Davalılar ... ve ... vekillerinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurularının, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, II-Davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesinin kararının, HMK'nin 353/1-b/2'nci maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Konusuz kalan maddi tazminat davasında esas hakkında karar verilmesinde yer olmadığına, 2-Manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 50.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den trafik kazasının meydana geldiği 27/12/2015 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,3-Maddi tazminat davası yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.024,65 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 392,79 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 631,86‬ TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 4-Manevi tazminat davası yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ve hükmolunan manevi tazminatın tutarına göre hesaplanan 3.415,5‬‬0 TL nispi karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 5-Maddi tazminat davası bakımından, ilk derece mahkemesinin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 13'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca belirlenen 4.080 TL vekâlet ücretinin, davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, vekille temsil edilen davacı ...'a verilmesine, 6-Manevi tazminat davasında, Dairemizin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10'uncu maddesinin 1'inci ve 2'nci fıkraları ile 13'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca;a-Kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarına göre belirlenen 30.000 TL maktu vekâlet ücretinin, davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, vekille temsil edilen davacı ...'a verilmesine, b-Reddine karar verilen manevi tazminat miktarına göre belirlenen 30.000 TL maktu vekâlet ücretinin, davacı ...'dan tahsil edilerek, vekille temsil edilen davalılar davalılar ... ve ...'ya verilmesine, 7-Davacı tarafından peşin ödenen ve maddi tazminat davası nedeniyle hükmolunan karar ve ilam harcından mahsubuna karar verilen 392,79 TL karar ve ilam harcının davalılar davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine,8-Davacı tarafından harcanan 750 TL bilirkişi ücreti, 749,30 TL tebligat posta masrafı olmak üzere toplam 1.499,30 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen (65.000 / 115.000) 847,43 TL yargılama giderinin, davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 10-Harcanmayan gider avansının HMK'nin 333'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, III-İstinaf incelemesi bakımından;1-Davacı ... tarafından peşin yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından geri verilmesine, 2-İstinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle davacı ... tarafından harcanan posta gideri 35 TL, istinaf kanun yolu başvuru harcı 162,10 TL olmak üzere toplam 197,10 TL yargılama giderinin, davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 683,1‬0 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalılar ... ve ...'dan peşin alınan toplam 597,94‬ TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 85,2‬0 TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,4-Davalılar ... ve ... tarafından istinaf başvuru nedeniyle sarf edilen yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince, kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/1654, K. 2024/1555, T. 05.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-40-hukuk-dairesi-2021-1654-e-2024-1555-k-6917cadb6048