Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 2023/1620 E. 2024/4006 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1620
- Karar No
- 2024/4006
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1620 KARAR NO: 2024/4006 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/12/2022 NUMARASI: 2021/820 Esas - 2022/1046 Karar DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 29.04.2015 tarihinde ... Mahallesi, ... Sokak No:... Kağıthane adresinde, davacı şirket tarafından yapıldığı iddia edilen yeraltı kazı çalışmaları esnasında, davalı tesislerine hasar verildiği, davalı şirket personelince arızanın giderilmesi ve enerji verilmesine müteakip hasara maruz kalan tesislerin onarımı için kullanılan malzeme ve işçilik gibi bedeller için KDV dahil 18.227,27 TL. tutar hasar verenler aleyhine tahakkuk ettirildiğini, borçlu tarafından hasar bedelinin ödenmemesi üzerine borçlu-davacı aleyhine 18.227,27 TL hasar bedeli + 1.646,45 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 19.873,72 TL'nin tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapıldığını, davacı tarafın hasar adresinde çalışma yapmadığını belirterek, davanın kabulü ile İcra tehdidi altında ödemesi yapılan toplam 34.110,00 TL' nin ödeme tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte ödenmesine, davalının asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Dava konusu mahalde davacı şirket tarafından çalışmalar sırasında müvekkil şirketin tesislerine zarar verildiğini, bu durumun tutanak ve fotoğraflarla tespit edildiğini, abonelere kesintisiz hizmet sağlayabilmek amacıyla davacı şirket tarafında verilen hasarın müvekkil şirketin yüklenicisi tarafından tamir edildiğini, işbu durum üzerine davacı tarafa toplam 18.227,27 TL borç tahakkuk ettirildiğinin bildirildiğini, işbu yazının tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde bu bedelin yatırılması gerektiği aksi halde alacağın yasal yollarla alacağının ihtar edildiğini, ancak bu bedelin ödenmediğini, bu sebeple İstanbul ...İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, bunun üzerine icra takiben konu borcun davacı tarafça 20/01/2021 tarihinde ödenerek dosyanın infaz edildiğini, yürütülen kamu hizmetinin aksamamasına davalı tarafın verdiği hasarın sebebiyet vermiş olması dolayısıyla EPDK Mevzuatı ve EPDK kararları gereği bu aksamanın müvekkil şirketin saha personeli tarafından tutanak altına alındığını, meydana gelen hasarın türü, adresi, kapsamı, faili ve görgü şahitleri gibi mühim hususların tutanaklara dercedildiğini, müvekkil şirketin üzerine düşen ispat külfetini ikmal ettiğini, işbu zarar sebebiyle doğan alacak kalemlerinin tamamının davacı yandan tahsili gerektiğini, tüm bu sebeplerle davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "...Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı, davalı tarafından başlatılan icra takibine konu alacaktan sorumlu olmadığını, icra konusu hasara sebebiyet vermediğini fakat icra tehdidi altında borçlu olmamasına rağmen icra dosyasına ödeme yaptığını iddia etmiş, davanın ödemeden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmış, iş bu davada ispat yükü kendisinde olan davalı icra takibine konu alacak bakımından davacının borçlu olduğunu, hasarın davacı tarafından verildiğini ispatlayamamış, hasarın gerçekleştiği yere ilişkin dava dışı başka bir şirketle yapılan anlaşmayı dosyaya sunduğu anlaşılmakla,...1-Davanın KABULÜNE,2-Davacının İstanbul ... İcra Dairesi’nin ... sayılı icra dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığını tespiti ile davacının borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 34.110,00 TL'nin ödeme tarihi olan 20/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte istirdatı ile bu miktarın davalıdan alınıp davacıya verilmesine,3- Davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, ..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Davacı şirket tarafından verilen hasarın, müvekkili şirketin yüklenicisi tarafından tamir edildiğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyasına davalının borcu öderken ihtirazi kayıt ileri sürmediği sebebi ile kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Haksız fiil hukuksal sebebine dayalı istirdat talebine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; Fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla mükelleftir. Somut uyuşmazlıkta; hasar Tespit Tutanakları, aksi davacı yanca ispat edilinceye kadar geçerli belgelerden olup, ilk derece mahkemesince İBB Başkanlığına ve ilçe belediyesine yazılan müzekkere cevaplarında davacının kazı çalışması yaptığını ispatlar belgenin mevcut olmadığının bildirildiği, böylece davalının hasar tespit tutanaklarının aksinin ispatlanmış olmasına göre, davacının TBK. 49. Madde kapsamında sorumluluğunun olmaması sebebiyle davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/820 Esas 2022/1046 Karar sayılı 13/12/2022 günlü kararına yönelik davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.330,05 TL nispi istinaf karar ve ilam harcı peşin yatırıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 06/11/2024