Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 2022/1964 E. 2024/63 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1964
- Karar No
- 2024/63
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1964 KARAR NO: 2024/63 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 31/03/2022 NUMARASI: 2020/401 Esas - 2022/347 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/01/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı şirket 26.07.2019 tarihinde trafo bakımı sebebiyle 09.30-18.00 saatleri arasında elektrik kesintisi yapıldığını, elektrik kesintisi sonrası müvekkil şirkete ait jeneratörün devreye girdiğini ve elektriğin jeneratörden sağlandığının belirtildiğini, çalışmaların bitiminde elektriğin davalı şirket tarafından verildiğini, davalı şirketin hatalı elektrik vermesinden dolayı jeneratör fren test rolelerinin ters döndüğünü fark ettiklerini, bu durumu davalı şirkete bildirmeleri üzerine elektriği tekrar kestiklerini ve jeneratörün tekrar devreye girdiğini, daha sonra jeneratörün dumanlar çıkararak çalışmayı durdurduğunu, onarım için 8.979,80 TL ödeme yaptıklarını iddia ederek uğradıklarını iddia ettikleri zararın tazminini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Yönetmelik gereğince kabulü yaptırılmayan jeneratöre ilişkin müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkil şirkette hiçbir kaydı olamayan ruhsatsız jeneratör ile elektrik üretildiğinin tespit edildiğini, jeneratör dahil tesislerde şebekeden gelebilecek olumsuzluklara karşı faz koruma rölesi bulunmasının gerekli olduğunu, yapılan inceleme neticesinde bahse konu civarda tesis yapım çalışması yapıldığını, çalışma sonrası faz sıralamalarında hata olduğunun görüldüğünü, faz sırası düzeltilmesi için tekrar enerji kesintisi yapıldığını ve faz sırasının normal hale getirildiğini, bahse konu şebekede belirtilen tarihte başka herhangi bir hasar başvurusunun da bulunmadığını, müvekkil şirketin sunduğu elektrik hizmeti anılan Yönetmelik ile belirlenen standartlara uygun olduğunu, müvekkil şirketin arıza kayıtlarına ve aynı bölgeden davacı dışında başvuru gelmemesi, davacının da yalnızca jeneratörünün arızalanması hususları göz önünde bulundurularak öncelikle yetkisizlik kararı ile davanın yetkili Ankara Mahkemelerine gönderilmesine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "...Davanın reddine..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı firmanın elektrik kesintisinden sonra nötr kabloya enerji vermekle kusurlu olduğunu ve bu kusurun zarara sebep olduğunu ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Haksız eylemden kaynaklanan tazminat davasıdır. Alınan bilirkişi raporunda davalı firma tarafından faz sırası yanlışlığı yapıldığı ve fakat bu durumun davaya konu jeneratörde hasara sebep olmadığı, hasarın nötr faza elektrik verilmesi sonucu da olmadığı, hasarın elektrik verildikten sonra devrede olmaması gereken jeneratörün devrede olmasından kaynaklandığı, bunun da hasar gören cihazın kendisindeki bir sorundan kaynaklandığı belirtilmiş olmakla davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/03/2022 tarih, 2020/401 Esas 2022/347 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 80,70 TL'nin mahsubuyla bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 10/01/2024