İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/328 E. 2024/211 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/328
- Karar No
- 2024/211
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/328 KARAR NO : 2024/211 DAVA : Şirketin Sicil Kaydının Terkini DAVA TARİHİ : 16/05/2023 KARAR TARİHİ : 19/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin Sicil Kaydının Terkini davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkilinin, merkezi ... adres nosu ile ...adresinde bulunan ve ... ticaret sicil numaralı ...Şirketinin yasal temsilcisi olduğunu, müvekkiline ait söz konusu şirketin ... Vergi Dairesi Başkanlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğünce vergi mükellefiyeti 213 sayılı yasanın 160. Maddesi gereğince resen terk ettirildiğini, ancak bugüne kadar ... Ticaret Sicil Müdürlüğünce müvekkiline ait şirketin sicil kaydının silinmediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından 16/05/2022 dilekçe ile sicil kaydınını silinmesi talepli dilekçe verildiğini ve talebin reddedildiğini belirterek müvekkilinin ortağı olduğu ... Limited Şirketinin ticaret sicil kaydının, vergi dairesi sicil kayıtlarında belirtilen 31/12/2008 itibariyle kapatılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA / Davalı vekilinin davaya cevap dilekçesi özetle; Ticaret Sicil Müdürlüğü, TTK.m.34 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.35 hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, dava konusu işlem ve taleple ile ilgili olarak müvekkili Müdürlüğe yapılmış bir başvuru ve müvekkili Müdürlükçe verilmiş bir red kararı bulunmadığından davanın, dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekiğini, Ticaret Sicili Müdürlüğü, TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, Buna göre limited şirketlerde tasfiye usulü Türk Ticaret Kanunu m. 643'te düzenlenmekle, tasfiye usulü ile tasfiyede şirket organlarının yetkileri hakkında anonim şirketlere ilişkin hükümlerin uygulandığını, davaya konu şirket herhangi bir mahkeme kararı bulunmaksızın veyahut da limited şirketlerin tasfiye usulüne uygun işlemler tamamlanmaksızın, müvekkil tarafından silinemeyeceğini, dava konusu şirketin sicil kaydının terkinine ilişkin davada, müvekkili müdürlüğe husumet yöneltilemeyeceğini, davanın, ilgili şirkete karşı açılması gerektiğini, Yargıtay kararlarında ve doktrinde, bu davalarda husumetin ilgili şirkete yöneltilmesi gerektiği, ticaret sicili müdürlüğü'ne husumet yöneltilmesi ve aleyhine hüküm kurulmasının mümkün olmadığı açık olduğundan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek; öncelikle usûlden mahkeme aksine kanaatte ise esastan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE / Dava; şirket sicil kaydının kapatılması istemine ilişkindir. Davacı tarafça gösterilen deliller toplanmış, ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan yazıya cevap verilmiş, cevabı yazı dosya arasına alınmıştır. Dava, şirketin ticaret sicilinden terkini talebini içermekte olup, davacı tarafça ... Şirketi'nin ortağı olduğu anılan şirketin vergi dairesi müdürlüğünce terkin edildiği şirketin fiilen faal olmadığı gibi adresininde de mevcut olmadığı, şirketin %90 ortağı olan ...'ın vefat etmiş olup mirasçılarına da ulaşılamaması nedeniyle şirketle ilgili olarak tasfiyeye giriş kararı alınamadığını ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7. maddesiyle şirket kayıtlarının kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın sicil kaydının silinme imkânının getirildiği, davacının 16/05/2023 tarihinde sicil kaydının silinmesi için dilekçe ile başvuru yaptığını ancak kapanış talebinin reddedildiğini belirterek; anılan şirketin sicil kaydının kapatılmasına karar verilmesini talep edilmiş olup, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "İtiraz" başlıklı 34. maddesine göre, "İlgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler" hükmünü içermekte olup davacı tarafça Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 35 gereğince davacı tarafça usulünce yapılmış bir tescil başvurusu bulunmadığı bu kapsamda davalı ... tarafından verilmiş bir red kararının bulunmadığı anlaşılmıştır. Ticaret Sicil Müdürlüğünce sermaye şirketlerinin resen kayıt silme işleminin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7.maddesi ile 30.12.2012 tarih ve 28513 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ'in 5.maddesi kapsamında bulunan firmalar için uygulanmış olup, Resen kayıt silme işlemi için öngörülen kanuni geçerlilik süresi 01.07.2015 tarihinde sona erdiğinden ve konu hakkında da yeni bir kanuni düzenleme bulunmadığından ilgili Kanun ve Tebliğ hükümleri uyarınca müdürlükçe bir karar verilemeyeceği açıktır. Davacı tarafça TTK.m.636/2 uyarından şirketin feshi/sicilden terkini istenmiş olup "Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir." hükmü uyarınca davanın şirket tüzel kişiliğine karşı açılması gerekmekte olup, davalı Müdürlüğe husumet yöneltilemez. davanın yasal hasım olarak ... Ticaret Sicil Müdürlüğü' ne karşı açıldığı; ancak fesih ve tasfiyesi istenilen şirkete karşı dava açması gerektiği anlaşılmakla; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü' ne karşı açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Pasif husumet yokluğundan davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 427,60-TL nispi karar ve ilam harcından 179,90-TL peşin alınan harcın mahsubuna, bakiye 247,70-TL nispi karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından ve yatırılan gider avansı bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/03/2024 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır