Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2023/623 E. 2024/1696 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/623
Karar No
2024/1696
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2023/623 Esas KARAR NO: 2024/1696 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/04/2022 NUMARASI: 2019/359 Esas, 2022/217 Karar. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:17/06/2019 KARAR TARİHİ: 06/11/2024 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ...E.sayılı dosyasıyla 3 adet çeke dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, ancak konusu çeklere ilişkin borç davacı şirketin borcu bulunmadığını, müvekkilinin ekonomik sıkıntı nedeniyle kendilerini finansçı olan kişilere çekler verildiğini, ancak bu çeklerin verildiği kişilerin büyük bir organize dolandırıcılık örgütünün mensubu olduğunu ve piyasada bu şekilde bir çok olaya karıştıklarının İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2018/187060 soruşturmasına bağlı olarak ortaya çıktığını, davalı yanın elinde olan çeklere ilişkin davacı şirket adına herhangi bir borç yüklenmesi söz konusu olamayacağını, iki şirket arasında fiili olarak mal ve hizmet teslimi yapılmadığı halde davacının üzerinden hile ve yanıltıcı belge düzenlenerek işlem yapıldığını ileri sürerek, davacı şirketin borcu olmadığının tespit edilmesine, davacı lehine %20’den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin dava konusu çekleri ticari ilişkisi nedeniyle diğer davalı şirketten ciro yoluyla teslim aldığını, davacının yanın çeklerin dolandırıcılık suçunda kullanıldığı yönündeki iddialarının tamamen çeklerden kaynaklanan borcu ödememek ve sorumluluktan kurtulmak amacıyla ileri sürüldüğünü, kaldı ki davacı şirketin sadece davalıya borçlu olmayıp, piyasa da yaklaşık 300’e yakın karşılıksız çeki bulunduğunu, davalı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına konu edilen çeklerinin finans kuruluşlarına kredi temin etmek için verdiğini fakat herhangi bir finansman sağlanmadığını, davalı şirket ile çeklerin ciro yoluyla geçtiği diğer davalı .... Ltd. Şti. ile ticari ilişkisi bulunduğunu, savunarak, davanın reddini, davacının alacağın %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; icra takip dosyasına konu çeklerin incelenmesinde davacının keşideci, davalı ... Ltd. Şti.'nin lehtar, diğer davalı ... A.Ş.'nin ciranta ve yetkili hamil olduğu, ticari defterlerin incelenmesi sonucu 2017-2018 yılları içerisinde ... Ltd.Şti ile ticari ilişkisinin olduğu, sipariş edilen mallara karşılık davaya konu çeklerinde içinde bulunduğu 6.879.450,00-TL bedelli çeklerin verildiğinin usulüne uygun tutulan ticari defterlerle sabit olduğu, bu nedenle şahsi defilerin davalı ... A.Ş'ye karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği, diğer davalı ... Ltd.Şti yönünden ise davacı keşidecinin kendi aralarında varolan temel ilişkiye dayanarak şahsi defiyi ileri sürmesinin mümkün olduğu, usulüne uygun ticari defterlere göre davaya konu 3 adet çekin 02/07/2018 tarihinde verildiği ve 01/12/2018 tarihinde iade alınarak davalı tarafa borçlanıldığı 31/12/2018 tarihi itibariyle davacı ile davalı ...... Ltd.Şti arasında borç-alacak bakiyesinin kalmadığının anlaşıldığı, bu davalı yönünden açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davalıların kötüniyetle hareket ettiklerinin ispat edilemediği gerekçesiyle, davalı ... ve Dış Tic. A.Ş. hakkında açılan davanın reddine, davalı ... Sis. Mak. İnş. Elek. Turz. San. Tic. Ltd. Şti. hakkında açılan davanın kabulüne, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıa ve iddialarını tekrar ederek; tüm olaylar, tefecilik olayının içinde olanların ve paravan şirketlerin muhasebeci ve çalışanlarının ifadelerinde, Emniyet Müdürlüğü’nün fezlekeli dosyasında ve İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'nın 2018/187060 soruşturma ve akabinde açılan İstanbul 30. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/200 E. sayılı dosyanın sonucu beklenildiğinde ortaya çıkacağını, dava konusu çeklerle ilgili ... yetkisili ...ile ... yetkilisi ...’ın birbirlerini uzun yıllardır tanıdıklarını, birbirleriyle irtibatlı olduklarını, çeklerin düzenlenirken tefecilik amaçlı düzenlettirdiklerini, çekleri iktisap ederken haksız kazanç sağlamak ve dolayısıyle müvekkilinin zararına hareket ettiklerinin çok açık olduğunu, söz konusu ceza dosyasının sonucunun beklenilmesinin dava kapsamında davalı ...'in kötü niyetli olduğunun ortaya çıkacağını, bu sebeplerle eksik delil araştırması sonucu verilen işbu kararın kabulünün mümkün olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir. GEREKÇE: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu takip dayanağı çeklerde; davacının keşideci, davalı ...Ltd. Şti.'nin lehtar, diğer davalı ... ... A.Ş.'nin ciranta ve yetkili hamil olduğu, 3.kişi konumundaki hamil ile lehdar arasında ticari ilişkinin olduğunun, lehdar tarafından sipariş edilen mallara karşılık davaya konu çeklerin de içinde bulunduğu 6.879.450,00-TL bedelli çeklerin verildiğinin usulüne uygun tutulan ticari defterlerle sabit olduğu, bu nedenlerle davacının lehdar olan davalı ...... Ltd.Şti'ye ileri süreceği şahsi defileri, hamil olan diğer davalı ... A.Ş'ye karşı ileri süremeyeceği, davalı ... .. A.Ş'nin davacının zararına bile bile çekleri iktisap ettiğinin ispatlanamadığı, davaya konu uyuşmazlıkla ilgili doğrudan bir ceza yargılaması bulunmadığından bekletici mesele yapılmasını gerektiri bir durum olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70- TL harcın davacıdan alınarak, hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/11/2024

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/623, K. 2024/1696, T. 06.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-16-hukuk-dairesi-2023-623-e-2024-1696-k-a33b82658fe8