Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2023/1824 E. 2025/939 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1824
Karar No
2025/939
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO:2023/1824 Esas

KARAR NO:2025/939

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ:26/09/2023

NUMARASI:2021/60 Esas, 2023/180 Karar

DAVANIN KONUSU:Marka (Maddi Tazminat İstemli)

KARAR TARİHİ:02/07/2025

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin "....", "....", "...", “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...” markaların TPE nezdinde tescilini yaptırdığını, davalı şirketin müvekkili şirketin "..." tescilli markasını izinsiz ve haksız olarak "..." internet sitesinde kullandığını, davalı tarafın, markaların asıl unsuru olan “..." ibaresinin değiştirilmeden internet sitesinin alan adında kullanıldığının tespit edildiğini, uyarılara karşın "..." markasının izinsiz ve haksız kullanımı sürdürüldüğünü ileri sürerek, haksız rekabetin ve markaya tecavüzün tespitine, men’ine, ref'ine tecavüzün başladığı 12/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalının müvekkiline 10.000-TL tutarında maddi ve 50.000-TL manevi tazminata ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacının tescilin gerçekleştirdiği markanın ... olup, müvekkilinin ... ibaresini hiçbir şekilde kullanmadığını, iş bu hususun değişik iş dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporuyla da açıkça ispatlandığını müvekkilinin adına tescili markalarını kullandığını, müvekkilinin sadece "..." ve "..." adlı internet sitelerini oluşturduğunu, müvekkili şirketin internet sitesinde yer alan ibarenin tescil edilen... ibaresi olduğunu yine ... ve group ibarelerinin zayıf marka konumunda olduğunu, ayırt edicilik vasfının son derece düşük olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı markasının ... ve ... ibarelerinin birleşmesinden oluştuğu, ... kelimesinin diş sağlığı hizmetlerinde tanımlayıcı, zayıf ve sektörde sıklıkla kullanılan bir kısaltma olduğu, ... ibaresinin Türkçe karşılığı topluluk olup, SMK md. 5/1 (b) kapsamında ayırt ediciliği bulunmadığı, dolayısıyla ... ibaresi “diş sağlığı” hizmetlerinde zayıf ve tanımlayıcı marka konumunda olduğu, davalı kullanımı olan davalı tarafın lisans sözleşmesine konu ettiği, ..., ... VE ...markaları ile alan adı ... incelendiğinde, asli ibaresi ... olan markaya... ibaresinin eklendiği, dolayısıyla lisansa konu ettiği markanın ayırt edici karakterinden farklı olarak domain adresi aldığı dikkate alındığında iltibastan söz edilemeyeceği, yine davalı tarafın kötü niyetine ilişkin bir ispatın da sağlanamadığı gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yargılama sırasındaki beyan ve bilirkişi raporuna itirazlarını tekrar ederek, müvekkili markalarının asıl unsuru olan "..." ibaresinde yer alan ifadenin tamamına yer verilerek ve sanki müvekkil şirketin kliniklerinden biriymiş izlenimini yaratarak tüketiciyi yanıltacak şekilde izinsiz ve haksız bir şekilde ... alan adının kullanılmasının ...'un tescilli markalarına tecavüz niteliğinde olduğunu, bilirkişinin markadaki...görseline atıf yapması ve alan adında yer almadığının ifade edilmesinin markayı görselle sulandırmaya çalışmaktan başka anlama gelmediğini, bilirkişi raporundaki mali yönden yapılan hesaplamanın da hatalı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ermiştir.

GEREKÇE:Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı adına ... ibaresinin tek başına tescilli olmadığı, davacı markasının ... ibareleri ile şekilden oluştuğu, ... kelimesinin diş sağlığı hizmetlerinde tanımlayıcı, zayıf ve sektörde sıklıkla kullanılan bir kısaltma olduğu, ... ibaresinin Türkçe karşılığı topluluk olup, SMK md. 5/1 (b) kapsamında ayırt ediciliği bulunmadığı, dolayısıyla ... ibaresi “diş sağlığı” hizmetlerinde zayıf ve tanımlayıcı marka konumunda olduğu, davalının ..., ... ve ...markaları ile ... alan adı kullanımlarında, asli unsur olan ... ibarelerine... ibaresinin eklendiği, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı, davalının kötü niyetli olduğunun da ispatlanamadığı, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/07/2025

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/1824, K. 2025/939, T. 02.07.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-16-hukuk-dairesi-2023-1824-e-2025-939-k-95f0c4910140