Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2023/170 E. 2024/1438 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/170
- Karar No
- 2024/1438
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2023/170 Esas KARAR NO: 2024/1438 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/11/2022 NUMARASI: 2021/592 Esas, 2022/860 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/09/2024 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile 04/08/2015 tarihli ... no'lu faktoring sözleşmesi akdedildiğini, diğer davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borçluların sözleşmede belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyerek temerrüde düştüklerini tüm bildirimlere rağmen borcun ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası ile haklarından takibe geçildiğini fakat borçlular tarafından işbu takibe haksız bir şekilde itiraz edildiğini, ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını, takip tarihi itibari ile 92.188,16 TL'lik alacağın takip tarihinden itibaren işleyen temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar ve kötü niyetli itiraz nedeniyle davalı yana takip alacağının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ticaret sicil merkezi Antalya olduğunu, müvekkili şahsın ikamet adresi de yine Antalya olduğunu, icra takibine de taraflarınca yetki itirazın bulunulduğunu, taraflar arasındaki ilişki faktoring sözleşmesine dayılı olarak çek verilmesi işlemi olduğunu kambiyo senetlerindeki 3 yıllık zamanaşımı süresi dolduğunu, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkiline mükerrer icra takibi yapıldığını, sözleşmenin alacağın varlığına tek başına delil dahi teşkil etmediğini, taraflar arasındaki tek ilişkinin müvekkilinin faturalı alacağına dair 50.000-TL bedelli çekin davacıya faktoring işlemi ile devir temlik edilmesinden ibaret olduğunu savunarak, davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacı tarafın borcun sebebini takip talebi ve ödeme emrinde açıkça belirtmediğini, dava dilekçesinde faktoring sözleşmesinin feshi nedeniyle davalıların sözleşme kapsamında borçlarının muaccel hale geldiğine şeklinde açıklamaya dayandığı, davacı vekilinin 29/09/2021 tarihli dilekçesi ile faktoring sözleşmesi kapsamında davalılara çekilmiş bir ihtarname bulunmadığını bildirdiği, davacı tarafın TTK'nun 18/3. Maddesindeki hükümdeki şekil şartına uyularak faktoring sözleşmesinin usulüne uygun olarak feshetmediği, ayrıca faktoring sözleşmesinin feshi sebebi olarak bildirdiği sözleşmesinin 2. maddesi uyarınca davalıların herhangi bir eyleminin veya durumunun bulunduğuna dair herhangi bir delil ibraz edilmediği, faktoring sözleşmesine konu çekin karşılıksız çıkmasının da tek başına akde aykırı davranış yada mali durumun bozulması olarak yorumlanamayacağı, ispat yükünün yerine getirilmediği, davacının icra takibini haksız ve kötü niyetli olarak başlattığının dosya kapsamı itibariyle ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalıların kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; faktoring sözleşmesine dayalı alacak sabit iken fesih ihtarı bulunmaması nedeni ile mahkemece verilen red kararının yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu, TTK 18/3 maddesinin geçerlilik koşulu olmayıp ispat koşulu olduğunu, temerrütün sözleşme konusu çeklerin vadelerinin gelmesi ve ödenmemesi ile gerçekleştiğini, mahkeme aksi görüşte ise TBK 117.maddesi gereği davalılara ihtar çekilmesinin zorunlu olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, faktoring sözleşmesini feshettiğini ispat edemeyen davacının, sözleşmenin feshine dayalı alacak talebinde bulunamayacağı anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 1.575,00- TL harcın mahsubu ile bakiye 1.147,4-TL harcın davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.