İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/28 E. 2025/762 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/28
Karar No
2025/762
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/28 Esas KARAR NO : 2025/762 DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) DAVA TARİHİ : 11/01/2023 KARAR TARİHİ : 05/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı Vekili -------- tarafından verilen 11/01/2023 tarihli dava dilekçesini özetle; Müvekkilinin 09/04/2022 tarihinde "------- Mah. ------- Sok. No:------ -------" adresinde "atık ve hurda toptan ticareti" üzerine işyeri açtığı, müvekkilinin --------- sözleşme hesap numarası ve --------- tesisat numarası ile davalı kurumdan elektrik aboneliği bağlattığını, davalı kurumun, her ay düzenli bir şekilde sayacı kontrol ettiğini ve herhangi bir kaçak durumuna rastlamadığını, davalı kurumun en son 20/08/2022 tarihli rutin kontrol sırasında sayaçta "sayacı uyutan ve kayıt yaptırmayan" bir cihaza rastlandığını iddia ettiği ve 20/08/2022 tarihli Kaçak Tespit Tutanağını tanzim ettiğini, 20/08/2022 tarihli Kaçak Tespit Tutanağına istinaden davalı kurum tarafından müvekkiline 1.144.492,95 TL Kaçak Elektrik Bedeli tahakkuk edildiğini, davalı kurumun, tahakkuk etmiş olduğu 1.144.492,95 TL Kaçak Elektrik Bedelini tahsil etmek amaçlı müvekkil aleyhine -------- İcra Dairesinin --------- E. İcra dosyası ile takip açtığını, İcra takibine karşı yasal süresi içerisinde itiraz edilmesi sebebiyle takibin durdurulmasına karar verildiğini, davacının kaçak elektrik kullandığını kabul etmediklerini, kaçak tutanağına itibar edilirse sadece 1 günlük kaçak kullanımının söz konusu olduğunu, 1 günlük kaçak kullanım oranında borç çıkarılması gerektiğini, somut olayda da kaçak tutanağının düzenlendiği gün haricinde; kaçak elektrik kullanıldığına ilişkin somut bir delil ve veri bulunmadığını belirterek; davacının borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı Vekili -------- tarafından verilen 13.02.2023 tarihli cevap dilekçesini özetle; davacının --------- numaralı tesisatına kayden elektrik enerjisi kullanmakta iken, davalı şirketin ilgili ekipleri tarafından 20.08.2022 tarihinde kullanım yerinde yapılan kontrolde ölçü devresine müdahale ederek tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle elektrik enerjisi tükettiğini, sayaç üzerinde optik portuna takılı ve sayacı uyutan kayıt yaptırmayan cihaz bulunduğunun tespit edildiğini, belirtilen şekilde kaçak elektrik tüketimi gerçekleştirdiğinin tespiti üzerine, davacı aleyhine, --------- seri numaralı Kaçak Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağı ve bu tutanak kapsamında fatura tanzim edilerek kullanım yerinin elektriğinin mevzuat hükümleri çerçevesinde buna ilişkin yükümlülük gereğince kesildiğini, kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağı ve bu kapsamda fatura düzenlenmesinde ve kullanım yerinin elektriğinin kesilmesinde mevzuat hükümleri çerçevesinde herhangi bir aykırılık bulunmadığını, davacının belirttiği kaçak elektrik tüketim bedelinin yalnızca 1 gün ile sınırlı olarak hesaplanması gerektiğine ilişkin iddialarının yerinde olmadığını ve kabul edilemeyeceğinin açıkça ortada olduğunu belirterek; davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davacı vekilinin bilirkişi ek raporuna karşı beyan dilekçesini özetle; Bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesini özetle; Bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi doğrultusunda itirazlarına konu hususla bakımından yeniden incelenmek ve değerlendirilmek üzere başka bir heyetten rapor alınmasını, davanın müvekkili yönünden reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Dava, kaçak elektrik kullanıldığından bahisle tahakkuk ettirilen fatura nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 6. maddesine göre, Kanunda aksine hüküm yoksa herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. HMK’nın 190. maddesine göre de, İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. İspatın hangi delillerle yapılacağı HMK’da ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. HMK’ya göre, ikibinbeşyüzlirayı aşan hukuki işlemlerin senetle ispatı zorunludur. Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Eş söyleyişle, kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir . Başka bir şekilde ifade etmek gerekirse, menfi tespit davası icra takibinden önce sonuçlanmaz ve ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması (veya ihtiyati tedbir kararının kaldırılması) nedeniyle, (menfi tespit davası görülmekte iken) borç alacaklıya (davalıya) ödenmiş olursa, menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir (m.72/6); yani menfi tespit davası (kendiliğinden) istirdat davasına dönüşür; bu hâlde mahkeme menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam eder . Bu durumda İİK’nın 72/6 maddesi gereğince bedele dönüşen isteminin temeli menfi tespit davasıdır. Menfi tespit davası devam ederken, icra takibi konusu borcun bir kısmı ödenirse, menfi tespit davası ödenen borç kesimi için (kısmi) istirdata dönüşür. Ödenmeyen borç kesimi için ise menfi tespit davası olarak kalmakta devam eder. Yani bu halde menfi tespit davasına kısmi tespit davası ve kısmi istirdat davası olarak devam edilir. Davacı borçlu, davalı alacaklının temerrüt faizi ve icra takibinde ödemiş olduğu icra harç ve giderlerini (m.138/2,3) ödemeye de mahkum edilmesini istemiş ise, davanın borçlu lehine hükme bağlanması halinde, mahkemece davalı alacaklıyı, borçlunun icra takibinde ödemiş olduğu paradan başka (ödeme tarihinden itibaren) temerrüt faizi ve icra harç ve giderlerini de (davacı borçluya) ödemeye mahkum eder. Kaçak Elektrik Enerjisi Tüketim Miktarının Hesaplanmasında Ve Faturalanmasında Esas Alınacak Süre" başlıklı 45/1-c maddesi, "42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez." Aynı Yönetmeliğin 45/ç maddesi ''Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır.Somut olayda davacının, sayacına dışarıdan bir cihaz takarak eksik kayıt yaptırdığı, bunun yönetmelik gereği kaçak elektrik kullanımı sayıldığı tespit edilmiştir. Davalı dilekçelerinde ve hükme dayanak alınan 07.07.2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda "rutin okuma dışındaki fiziksel işlem" olarak yorumlayıp, 88 günlük kaçak süresi hesaplamasına dayanmakta ve bu hesaplama yöntemini kabul etmektedir. Diğer bilirkişiler "rutin aylık okuma (ister uzaktan ister yerinde olsun)" kuralına tabi kılmakta ve bu nedenle kaçak süresini 25 veya 30 gün ile sınırlandırmaktadır. Tüm bilirkişi raporları Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 45/3-(ç) maddesi uyarınca günlük çalışma saati 8 saat olarak esas alınmış, bilirkişi raporları arasındaki temel fark, kaçak tüketim süresinin başlangıç tarihini Yönetmelik uyarınca "son endeks okuma tarihi" olarak mı yoksa "sayaç mahallinde yapılan en son işlem tarihi" olarak mı yorumlayarak hesaplama yapıldığıdır. Bu yorum farkı, kaçak kullanım süresini (cezalı hesaplanan süre) uzatarak veya kısaltarak nihai borç miktarını değiştirmektedir. Kaçak hesaplamasında esas alınacak sürenin belirlenmesi noktasında, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 45/1-(c) maddesinde yer alan "sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi" ifadesi, dağıtım şirketinin sayaçları uzaktan okuyup okumadığı (OSOS kullanımı) göz önüne alınarak farklı yorumlanmaktadır. Davalı taraf (Dağıtım Şirketi) bu hükme dayanarak, davacının işyerinin (geri dönüşüm tesisi) üç vardiya halinde çalıştığını ve sayacın T1, T2, T3 zaman dilimlerindeki verilerinin birbirine yakın olmasının günün her saatinde çalışmanın devam ettiğini gösterdiğini ileri sürerek, hesaplamanın 24 saat üzerinden yapılması gerektiğini savunmuştur. Ancak bilirkişi heyeti, çalışma saatlerinin belirlenmesiyle ilgili sayaç T1, T2, T3 zaman dilimlerinin dikkate alınmasına yönelik amir bir hüküm olmadığı tespiti yaparark abone grubunun karşılığı olan 8 saat üzerinden hesaplama yapmıştır. Hükme esas alınan son bilirkişi heyeti, kendi hesaplamaları sonucunda (8 saat günlük çalışma süresi ve 88 gün kaçak dönemi esas alınarak), vergili ve cezalı kaçak elektrik bedelini 308.524,27 TL ve işlemiş faiz 32.204,86 TL olarak hesaplamış olup bu rapor hükme dayanak kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacının menfi tespit davasının KISMEN KABULÜ ile; -------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas Sayılı takip dosyasında 308.527,27 TL asıl alacak ve 32.204,86 TL işlemiş faiz dışındaki takip konusu borçtan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, 2-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 59.210,23 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu 1.274,90 TL keşif harcı, 2.200,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere bakiye toplam 3.474,90 TL'nin davanın kabul-ret oranına göre hesaplanan 2.467,17 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Yargılama sırasında suç üstü ödeneğinden karşılanan 30 adet E-Tebligat ücreti 330,00 TL, 4 adet Kep-Eyp gönderi ücreti 4,50 TL olmak üzere toplam 334,50 TL'nin kabul-ret oranına göre hesaplanan 237,5 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 97.00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Yargılama sırasında davalı tarafın yapmış olduğu 74.800,00 TL bilirkişi ücreti, 82,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 74.882,00 TL'nin davanın kabul-ret oranına göre hesaplanan 21.715,78 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, arta kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Yargılama sırasında davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 136.018,09 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Yargılama sırasında davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 54.516,66 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.120,00 TL'nin davanın red-kabul oranına göre hesaplanan 880,39 TL'sinin davalıdan tahsili ile bakiye kalan 2.239,61 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 9-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekilleri yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ iel verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 05/11/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/28, K. 2025/762, T. 05.11.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-9-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-28-e-2025-762-k-17e4e0cd79c3