İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/241 E. 2024/954 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/241
Karar No
2024/954
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/241 Esas KARAR NO: 2024/954 DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 03/04/2023 KARAR TARİHİ: 21/11/2024 DAVA:Davacı vekili Mahkememize sunduğu 03/04/2023 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından davacı müvekkil aleyhine 29.05.2022 tarihinde --------- İcra Müdürlüğünün ---------- E. Sayılı takip talebi ile icra takibi başlatıldığını, ancak davacı müvekkilin takip alacaklısı şahsa böyle bir borcu bulunmadığını, müvekkil aleyhine başlatılan icra takibinde, dosya hesabında kalan 519,62 TL bakiye borcun olmadığının tespit edilmesini, davalı adına tahsil edilen paraların şimdilik 14.871,42 TL tahsil tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile istirdatına, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile takip bedeli olan 11.681,13 TL’nin %20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalıya dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER:-------- İcra Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ---------- esas sayılı icra dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır. ---------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalının ticaret sicil kayıtlarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır. -------- Asliye Ticaret Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak --------- esas -------- karar sayılı dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır. -------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak -----------Ş'nin ticaret sicil dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır. Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden davacının tacir kaydı olup olmadığı sorulmuş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır. Esnaf Odası'ndan davacının esnaf odası kaydı olup olmadığı sorulmuş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır. Vergi dairesinden davacının vergi kaydı bulunup bulunmadığı, var ise defter tutma zorunluluğu bulunup bulunmadığı, var ise bilanço esasına göre mi, işletme esasına göre mi defter tuttuğu, işletme esasına göre defter tutuyor ise gelirinin VUK 177'deki sınırları aşıp aşmadığı hususları sorulmuş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :HMK’nın 115/1. maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır. HMK’nın 114/1-c maddesi uyarınca Mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir.6102 Sayılı TTK’nın 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.Aynı Yasa'nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Ticari davadan söz edebilmek için, uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması gerekir. Öte yandan 6102 sayılı TTK hükümlerine göre; ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan, faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir (TTK 11/1). Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanlığınca çıkarılacak kararnamede gösterilir (TTK 11/2). Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa kendi adına işleten gerçek kişiye tacir denir (TTK 12/1).İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır (TTK 15/1). Bir şirketin ortağı, tacir olarak adlandırılmamaktadır. Zira; işletme faaliyeti, tüzel kişiliği olan şirket (anonim, limited…) adına yapılır. Hal böyleyken müvekkilimizin şirket ortağı olması iddiasıyla tacir olduğunun ve bu sebeple yetki sözleşmesi gereği icra takibinin yetkisiz icra müdürlüğünde açıldığı iddiası da yersizdir. Nitekim ---------- Sayılı ilamında; “… Anonim şirket ortağı gerçek kişilerin müteselsil kefil sıfatıyla bir kredi sözleşmesini imzalamış olmaları, tacir sayılmalarını gerektirmez. TTK. nun 182. maddesi, kollektif şirket için öngörülmüş olup, İİK.nun 43. maddesine uygun bir araştırma yapılıp tacir oldukları saptanmadan, anonim şirket ortakları gerçek kişilerin iflasına karar verilemez….”Yine --------- Sayılı ilamında ; LİMİTED ŞİRKET ORTAĞI OLMAK, TACİR SAYILMAK İÇİN YETERLİ DEĞİLDİR. Davacı gerçek kişinin, bu ortaklık dışında ayrıca tacir sıfatını taşıdığını, bu ortağın ispat etmesi gerekirYargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141), toplanan/sunulan deliller, ticaret sicil kayıtları, müzekkere cevapları, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde Mahkememizin görevsizliğine, bu nedenle 6100 sayılı hmk'nın 115/2. maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE, 2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli -------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tefhim/tebliği ile İHTARINA, 4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/11/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/241, K. 2024/954, T. 21.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-9-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-241-e-2024-954-k-87f65eb7e01f