İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/326 E. 2025/279 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/326
Karar No
2025/279
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/326 Esas KARAR NO:2025/279 DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:16/04/2025 KARAR TARİHİ:21/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin idaresindeki---- plakalı araç ile davalı ---- plakalı araç arasında ----tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı------------ kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, eksper raporları ve kaza tespit tutanağında bu husus açık olduğunu, davalı ---- idaresindeki aracın ruhsat sahibi ise diğer davalı ------ olduğunu, trafik kazası esnasında, kaza yapan aracı kullanan şahıs ile aracın sahibinin aynı kişiler olmaması durumunda, aracın sahibi de, “kusursuz sorumluluk ilkesi” gereğince hukuken sorumlu olduğunu, aracın bir başkasının kontrolündeyken kazaya karışmış olması, araç sahibinin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, bu nedenle araç sürücüsü davalı ---ile araç sahibi ---------- meydana gelen kazada ortaya çıkan maddi zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacak olduklarını, Karayolları Trafik Kanunu Madde 85/5 madde gereği davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarını, müvekkili şirketin ticari işletmesine kayıtlı olan ----------- plakalı araç ticari yolcu nakli olarak kullanılmakta olduğunu, yolcu naklinde kullanılan ticari araç, işbu trafik kazası nedeniyle işe çıkamamış, tamirat süresi boyunca kullanamadığını, bu nedenle ticari kazanç kaybı ortaya çıktığını, zarar gören araç yerine başka bir araç kiralama yoluyla ikame edildiğinden müvekkili şirket kira bedeli ödemek zorunda kaldığını ve en nihayetinde aracın, kazadan dolayı zarar gören lastiklerinin değişmesi gerektiğini, davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu oldukları bu olay neticesinde müvekkili şirket aleyhine ticari kazanç kaybı, ikame aracın kiralama bedeli ve lastik değişim bedeli gibi maddi külfetler ortaya çıktığını, zararların tazmini için ---------- sayılı dosya ile davalılar aleyhine takip başlatıldığını, davalı borçlular tarafından, ödeme emrine, borcun ve ferilerinin tamamına itiraz edilmiş ve takibin durmasına neden olunduğunu, verilen itiraz dilekçelerinde itiraz gerekçeleri beyan edilmediğini beyan ederek, borçlu davalıların --------- icra takibinde kötü niyetleriyle yapmış oldukları itirazın iptaline, takibin devamına, itiraz edilen takibin %20'sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına, vekâlet ücreti ve masrafların karşı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, haksız eylemden kaynaklanan zarar nedeniyle açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 6. maddesi ve 6100 sayılı HMK 2. maddesi gereğince, genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Asliye ticaret mahkemeleri ise özel mahkeme niteliğindedir. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 4. ve 5'inci maddelerinde ticari dava düzenlenmiş olup TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticarî dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesince bakılacağı yönünde bir düzenleme bulunması (mutlak ticari dava olması) gereklidir. Aynı Kanun'un 5'inci maddesinde ticari davaların asliye ticaret mahkemelerinde görüleceği ve asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişkinin de görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş sayılan işin, diğeri için de ticarî iş sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı ticarî iş esasına göre değil, ticarî işletme esasına göre belirlemiş olup işin ticarî nitelikte olması veya sayılması, davanın ticari dava olarak kabulü için yeterli değildir. Somut olaya bakıldığında; her ne kadar davacı bir ticaret şirketi olup tacir ise de, davalıların tacir olduğuna ve söz konusu işin ticari işletmeleriyle ilgili olduğuna dair bir iddia ve veri bulunmadığı, davanın TBK'nın haksız fiil hükümlerine göre açıldığı, davalıların haksız fiil faili ve işleten olduğu, bu durumda, tarafların sıfatına ve davanın niteliğine göre nispi ya da mutlak nitelikteki bir ticari dava söz konusu olmadığından uyuşmazlık bakımından davada görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi değil, genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olup aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere; Davacı tarafından açılan davanın MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, Davaya bakmaya ----------- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA, 6100 sayılı HMK'nın görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler kenar başlıklı 20/1.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde süresinde başvuru halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, 6100 sayılı HMK'nın esastan sonuçlanmayan yargılama gideri kenar başlıklı 331/2. Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, Dosyanın gönderilmesi için süresinde başvurulmaz ise 6100 sayılı HMK'nın görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler kenar başlıklı 20/2-son ve esastan sonuçlanmayan yargılama gideri kenar başlıklı 331/2.maddeleri gereğince yapılacak işlemin mahkememizce dosya ele alınarak değerlendirilmesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe gönderilmek suretiyle------------ Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda tensiben karar verildi. 21/04/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/326, K. 2025/279, T. 21.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-326-e-2025-279-k-e4b769ca0053