İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/853 E. 2024/1016 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/853
Karar No
2024/1016
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/853 Esas KARAR NO:2024/1016 DAVA: Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) DAVA TARİHİ: 15/11/2024 KARAR TARİHİ: 13/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile birlikte davalı taraf ile ortak olunan davalı ---- isimli şirketi kurduklarını--------oda kaydı ile diş laboratuvarlarının protez diş metal kuron ve ben. imalatlar olarak faaliyet gösterdiklerini, müvekkilinin ortaklık payının %51 olduğunu, şirketin 2020 yılına kadar faaliyet gösterdiğini, işyerinin faaliyetine son verildiğini, kiralık olan işyerinin de mal sahibine teslim edildiğini, faaliyet göstermeyen şirketin vergi dairesi kaydının -------- sayılı ile işe terk tarihi olarak 31.08.2020 gösterilen dilekçeyle sonlandırıldığını, şirketin sicil kaydının ise ortağın gelmemesi ve şirket defter ve kayıtlarını tutan davalı ortağın yetkili muhasebeci eşi ----- tarafından defterle ve kayıt evrakları verilmediğinden kapatılamadığını, ------- görevinden azledildiğini, şirket evraklarına ulaşılamadığını, şirket adına mevcut herhangi bir mal ve borç olmamasına rağmen şirketin ticaret sicil kaydının kapatılamadığını, her iki tarafça da işlerin yürütülmesinin imkansızlığı ile yine davalı tarafın tasfiye için toplantı ve karar almak için gelmemesi nedeniyle, ortaya çıkan zorunlu ve haklı nedenlerle şirketin feshi ile tasfiyesine, tarafların ortak iradesinin şirketin tasfiyesi olduğu da nazarı dikkate alınarak, şirketin ticari faaliyetleri de durduğu için gerek şirketin ve gerekse dolayısıyla ortakların ağır zararlara maruz kalacağı kaçınılmaz olacağından, öncelikle tedbiren de olsa tasfiye sürecinde öncelikle müvekkili ------ tasfiye memuru olarak atanmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ---- tebligat yapılmamıştır.Diğer davalı ----- dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle ------ fesih ve tasfiyesi istemiyle açılmış davadır.----- ana sözleşmesi dahil tüm sicil kayıtları getirtilmiş, incelenmesinden davacının aynı zamanda davalı şirketin münferit imza yetkilisi olduğu anlaşıldığından davacı ile davalı şirket arasında menfaat uyuşmazlığı doğduğundan, davalı -------mahkememizde açılan iş bu davada temsil etmek üzere temsil kayyımı atanmasına, karar verilerek tensip zaptı davacı vekiline tebliğ edilmiş, davacı vekili ihtara rağmen temsil kayyımı için taktir edilen ücreti yatırmamış, dosyada bu nedenle taraf teşkili sağlanamamıştır.------Dosyada bulunan sicil kaydının incelenmesinde, davalı şirketin iki ortaklı olarak kurulduğu, davacı ile dava dışı ortak ------ eşit paylı ortak oldukları ve davacının şirketi münferiden temsile yetkili müdür olduğu anlaşılmaktadır. Sicil kaydında, şirketin kuruluşu dışında başkaca bir kaydının olmadığı anlaşılmaktadır.TTK'nın 636/3. maddesinde; haklı sebeplerin bulunması halinde her ortağın mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, mahkemece istem yerine davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına da karar verebileceği düzenlenmiştir. Limited şirketlerde şirketin haklı sebeplerle feshine haklı sebep teşkil edecek nedenlerin hangi haller olduğu hususu TTK'da sayılmamış olup, doktrinde ve yargı kararlarında yer verilen bazı haklı sebep teşkil edebilecek fiil ve davranışlar; zorunlu organların mevcut olmaması, genel kurulun toplanamaması, uzun süre kar dağıtılmaması, gereksiz sermaye arttırımları ile azınlığın etkisizleştirilmeye çalışılması, ortakların bilgi alma ve denetim haklarının kullandırılmaması, aile şirketlerindeki husumet ve ortaklar arasındaki çekişmelerdir.Davacı tarafından fesih gerekçesi olarak, şirket ortakları arasındaki takip ve ceza kovuşturması, şirketin kuruluşundan bu yana genel kurulunu yapmaması, amacın gerçekleştirilmesi için ortaklar arasında irade birliği bulunmaması, şirketin amacını gerçekleştirecek sermayesinin bulunmaması ve şirketin devamına imkan olmadığı hususları ileri sürülmüştür. Dava dilekçesinde TTK'nın 531. maddesine dayalı olarak fesih talep edilmiş ise de HMK'nın 33. maddesi uyarınca hâkimin Türk hukukunu re'sen uygulayacağı ve TTK'nın 636. maddesinde limited şirketler yönünden ayrıca fesih nedenlerinin düzenlenmesi karşısında, fesih talebinin bu madde kapsamda değerlendirilmesi gerekmektedir. Davacı vekili, ortaklar arasındaki uyumsuzluklar nedeniyle şirketin devamında bir fayda bulunmadığını belirtmektedir. Ayrıca, şirketin mal varlığının bulunmaması nedeniyle şirketin tasfiyesiz feshi istenmiştir. Öncelikle mahkemece, davanın açılması ile birlikte karar verilmiş ve taraf teşkili sağlanmamıştır. Davalı ----- temsil ve ilzama yetkili tek müdürü davacıdır. Bu davada, menfaat çatışması nedeniyle davacı olarak dava açan müdürü, davalı ------ bu davada temsil etmesi mümkün olmadığından, şirketin temsili için şirkete temsil kayyımı atanması gerekmektedir. Mahkeme, dava içinde bir ara kararıyla temsil kayyımı atayarak taraf teşkilini sağlamalıdır------ karar vermiştir. Somut olayımızda da davacının davalı şirketin yönetim kurulu başkanı ve münferit imza yetkilisi olduğu, şirketin başkaca temsilcisinin bulunmadığı, hali hazırda davalı şirket ile aralarında menfaat çatışması olduğu anlaşılmakla, davalı ------ bu davada temsil etmesi için temsil kayyımı atanmış ancak davacı tarafından ücret yatırılmadığından temsil kayyımı görevine başlayamamıştır. Davacı vekilince verilen kesin süre içerisinde ücret yatırılmamış olup bu nedenle taraf teşkili sağlanamadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL harç peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 13/12/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/853, K. 2024/1016, T. 13.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-853-e-2024-1016-k-bb5ac5d6ea9b