İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/743 E. 2025/268 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/743
Karar No
2025/268
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/743 Esas KARAR NO : 2025/268 DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 06/10/2024 KARAR TARİHİ : 17/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalı şirketin 3 ortağından biri olduğunu, diğer ortaklar ise ... ve ... isimli şahıslar olduğunu, her ne kadar görünürde müvekkili iş bu şirket ortağı olsa da müvekkilinin vefat eden eşi iş bu şirketin ortaklığını yürüttüğünü, müvekkilinin sadece resmiyette ve fiiliyatta ortak olduğunu, müvekkilinin edindiği bilgiye göre en son beyanname verilme tarihi de yaklaşık 10 yıl önce olduğunu, ... tarihinde terk ile esasında şirket sona erdiğini, şirketin muhasebecisi müvekkilinin bildiği kadarıyla ... isimli şahıs olduğunu, müvekkilinin şirketin ortakları ile de herhangi bir iletişimi söz konusu olmadığını, her ne kadar iletişim kurmak istemişse de eşinin de vefat etmesi sebebiyle ilgili ortaklara ulaşamadığını, müvekkili şirkete ilişkin herhangi bir hususa hakim olmayıp şirket fiili oalrak faal olduğu dönemde de diğer ortak tarafından yönetildiğini, şirket belgelerinde de görüleceği üzere diğer ortak tüm ticari bilgilerden haberdar olduğunu, şirket fiili olarak faal olmaması ve fiiliyatta müvekkilinin eşinin de ilgilenmesi müvekkilinin şirkete ilişkin herhangi bir bilgisinin de olmaması diğer ortağın tutumu nedeniyle şirket faaliyetleri kalmamış ve müvekkilinin bu ortaklık ilişkisini sürdüremediğini, Türk Ticaret Kanunu’nun 636. maddesi gereğince, müvekkilinin haklı sebeplerle şirketin feshini talep etmek durumunda kaldığını, ortaklıktaki sorunların diğer ortaktan kaynaklandığı ve müvekkilinin bu sorunların oluşmasında kusurlu olmadığını, müvekkilinin şirketi ve diğer ortağı istenmeyen yükümlülüklere sokmadığı ve şirketi sürekli olarak iyi bir şekilde yönettiğini, bu nedenle davalı ortağın ortaklıktan çıkarılmasına veya şirketin feshine karar verilmesi gerektiğini, tasfiye 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 529. Maddesinde sayılan sona erme sebeplerinin ortaya çıkması ile başlayan ve şirketin ticaret sicilinden terkin edilerek tüzel kişiliğini sonlandıran süresini ifade ettiğini, ilgili Kanun’un 531. Maddesinde Anonim Ortaklıklar için “ Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir. “ denilerek haklı nedenlerin varlığı halinde azınlık şirket ortaklarına haklı nedenle fesih ( tasfiye davası ) açma hakkı tanınmıştır. aynı Kanun’un 636/2 maddesinde ise Limited Şirketler için benzer bir düzenleme yapıldığını, ilgili şirkette herhangi bir defter tutulmamakta uzun zamandır olağan genel kurul toplantıları da yapıldığını, yüksek mahkeme kapsamında bunların tamamı şirketin tasfiyesi sebebi olduğunu, ayrıca Yargıtay uygulamaları kapsamında haklı neden olarak kabul edilebilen haller; azınlık pay sahiplerinin yapmış oldukları usule uygun olarak yapmış oldukları bildirim ve ihtarlara rağmen kendilerine şirketin finansal durumu ile ilgili bilgi verilmemesi, azınlık pay sahiplerinin şirketin finansal tablolarını ve bilançolarını incelemesine izin verilmemesi, şirketin karı, zararı, malvarlıklarının durumu, işletmesel faaliyetler ve yapılan yatırımlar hakkında azınlık pay sahiplerinin bilgilendirilmemesi, pay sahiplerinin inceleme ve bilgi edinme haklarının sürekli olarak kısıtlanması olağan genel kurul toplantılarının yapılmaması, genel kurul toplantısı yapılsa dahi kanunda öngörülen çağrı usullerine aykırı işlemler gerçekleştirilmesi yoluyla pay sahiplerinin toplantılara katılımının engellenmesi, genel kurul toplantısına katılmayan pay sahiplerinin imzaları taklit edilerek bu yolla imzaların tamamlanması, Türk Ticaret Kanunu’nun 376/1. ve 2. Hükümlerinin çoğunluk yönetimi ve yönetim kurulu tarafından ısrarla olağanüstü genel kurul toplantısının yapılmaması haklı nedenlere örnek olarak gösterilebileceğini, bu nedenlerle davalı şirketin fesih edilmesini talep ve dava etmiştir. ... Ticaret Sicili Müdürlüğünden davalı şirketin sicil dosyasının bir suretinin getirtilerek dosya arasına alındığı görülmüştür. ... Sosyal Güvenlik Kurumuna yazılan müzekkere cevabında; davalı şirketin ... tarihinde kanun kapsamına alındığını, ... tarihinde kanun kapsamından çıkıp ... tarihinde otomatik iz olarak işlemden kaldırıldığı bildirilmiştir. Antalya Gelir İdaresi Başkanlığına yazılan müzekkere cevabında; davalı şirketin ... faaliyetine başladığını, ... tarihinde resen terk edildiği bildirilmiştir. Dava: davacının, ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı ...'den iş ortaklığının haklı nedenle feshine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 636/3. Maddesine göre; Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. Limited şirketlerde tasfiyeye ilişkin olarak tasfiye usulü ve şirket organlarının yetkileri hakkında anonim şirketlere ilişkin hüküm uygulanır. Kanun metninde haklı neden halleri belirtilmiş değildir. Öğreti ve uygulamada; genel kurulun sürekli olarak toplanamaması, ortakların bilgi alma ve inceleme hakkının devamlı ihlal edilmesi, şirketin kuruluşundaki ortaklık amacına ulaşmasının artık mümkün olmaması halleri örnek olarak belirtilmektedir. Somut davada davalı şirketin gayrifaal olduğu ve şirkete çıkarılan davetiyenin de bila tebliğ iade edildiği, bunun yanında GİB vergi sorgulamasında mükellefiyet kaydına rastlanılmadığı görülmekle şirketin feshi için haklı neden oluştuğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1. Davanın KABULÜ ile; ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numaralı ...'nin FESHİNE, 2. Tasfiye Memuru olarak davacı ... ...'ın (TC....) ATANMASINA, Tasfiye memuruna ücret takdirine YER OLMADIĞINA, Karar kesinleştiğinde bir örneğinin Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine, 3. Alınması gerekli ...-TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ..-TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına gelir KAYDINA, 4. Davacı tarafından yapılan (davetiye, müzekkere gideri ve harç olmak üzere) toplam ...-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 5. Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 6. Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/04/2025 Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı

Atıf: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/743, K. 2025/268, T. 17.04.2025, www.arakarar.com/karar/antalya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-743-e-2025-268-k-d084e026d447