İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/375 E. 2024/862 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/375
Karar No
2024/862
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/375 Esas KARAR NO:2024/862 DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 23/05/2024 KARAR TARİHİ: 07/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ----- şahsı ---- yaşayan çocukluk arkadaşı vesilesiyle tanıdığını, pandemi döneminde kazanç sağlamak isteyen müvekkilinin, davalı ile ---- isimli işyerine ortak olmak konusunda anlaşmış, bu kapsamda, -----hesabına ve bu şahıslar ad ve namına bankadan ve elden ödemeler yapmış, yine kız arkadaşı ---- hesabından ödemeler yapmış, ----yevmiyeli satış işlemi ile ------ marka aracını, yine bu şahısların gösterdiği ---- isimli şahsa devrettiğini, ----vergi açılışı olan kişi,---- onun oğlu ve ortağı olduğunu, müvekkilinin kendi ve --------- ait banka hesapları üzerinden yaptığı dekontlu belgeli harcamalar 170.167,82 TL olduğunu, müvekkilinin aracının satıldığı bedel, resmi noter sözleşmesinde görüleceği üzere 215.000 TL olduğunu, yine müvekkilinin elden yaptığı ödemeler ile 400.000 TL fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla- alacağı mevcut olduğunu, davalılardan ------ telefonundan, müvekkiline ------- ödeyeceğine dair "bir araya geldiğimizde sürekli hesap kitap mı yapalım, ismini koyduk----- şeklinde whatsapp üzerinden gönderdiği borcun ikrarına yönelik mesajları mevcut olduğunu, davalı --------- işyerinin hiçbir gelirini müvekkiline paylaşmamış, müvekkilinin ödediği parayı geri istediğinde ise, borcu kabul etmesine rağmen, evleniyorum düğün geçsin, düğün geçtikten sonra çocuk doğuyor, çocuk doğduktan sonra ödeyeceğim şeklinde oyalamalar ile kötü niyetle bugüne kadar hiçbir ödeme yapmadığını, davalılar, öyle kötü niyetlidirler ki, gelinen noktada ---------- isimli işyerini başkasına devretmelerine rağmen, hala müvekkiline ödeme yapmadıklarını, müvekkilinin, kendisine olan borcun ödenmesini istediğinde, davalılardan ----- müvekkiline yönelik hakaretlerinden ötürü -----Sayılı dosya ile şikayette bulunulmuş, o dosyada şüpheli ---- kollukta verdiği ---- tarihli ifadesinde "hakkımda şikayetçi olan ---------------ortak iş yapmamız münasebetiyle kendisine bir miktar yani 400.000 TL borcum vardır." şeklinde beyanda bulunduğunu, dava dışı ikrar ile borcu açıkça kabul etmesine rağmen bugüne kadar tek kuruş ödeme yapmadığını, davalı yanca borç kabul edildiği halde, zamanında ödeme yapılmamış, müvekkilinin ilk vekili döneminde açılmış olan icra takibi ------- sayılı dosyaya itiraz edilerek, takibin durdurulduğunu belirterek, banka üzerinden yapılan havaleler, noter satış sözleşmesine dayalı olarak davalıya ödenen ve davalı yanın borcun ikrarına yönelik mesaj kaydının, kolluk ifadesinin mevcut olduğu 400.000,00 TL asıl alacağın avans faiziyle birlikte davalı yandan tahsiline, denkleştirici adalet ilkesi ve munzam zarar kapsamında kesin rakam belirlendiğinde arttırılmak üzere fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla, bedelin davalı yandan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tacir olmayıp müvekkillerinden ---- da ticari bir kimliği olmayıp esnaf da olmadığını, diğer müvekkil -------ise yine tacir olmayıp esnaf siciline kayıtlı olup gelirine bakıldığında ticaret mahkemelerinin görev yönünden yetkisiz olduğunu, uyuşmazlık bakımından görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, görevli mahkemenin ---- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğundan göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, adi ortaklık ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili talebine ilişkindir.Davacı ve davalıların bağlı bulunduğu vergi dairelerine müzekkere yazılarak tacir olup olmadığı ve hangi usulde defter tuttuğuna ilişkin hususların sorulmasına ve buna ilişkin bilgi ve belgelerin mahkememize gönderilmesi istenmiş olup, muhatap vergi dairelerinden gelen cevaplardan tarafların tacir olmadıkları anlaşılmıştır. HMK.'nun 115/1.maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır. HMK.nun 114/c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 26.06.2012 tarihli 6335 sayılı Yasanın 2.maddesiyle değiştirilen TTK.5.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, ticaret mahkemesi ile diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.Ticari davalar TTK.4.maddesinde sayılmıştır. Buna göre her iki tarafın tacir olması halinde davanın konusuna bakılmaksızın dava nispi ticari dava olarak mahkememizin görevi alanında olacaktır. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanununda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava söz konusu olup mahkememizin görev alanı içinde kalacaktır.Davaya konu uyuşmazlık taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisinden kaynaklanmakta olup, tarafların tacir olduğuna dair bir bilgiye dosya içerisinde rastlanmamıştır. Diğer taraftan taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisinin 6102 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı da açıktır.Dosyanın incelenmesinde tarafların gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunamadığı, taraflardan ------ esnaf kaydının bulunduğu ve ------ işletme hesabına göre defter tuttuğu ve 2. Sınıf tüccar olduğu, diğer tarafların sadece potansiyel mükellefiyet kayıtlarının bulunduğu anlaşılmış olup tarafların tacir olmadığı, HMK 1. maddesi uyarınca göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir denilmekle; ve göreve ilişkin kuralların yargılamanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden Mahkememizin görevsizliği'ne, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nun 115/2. Mad. uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine, HMK.'nun 20.maddesi uyarınca, iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içerisinde başvuru halinde, dava dosyasının görevli ------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davacı tarafından açılan davanın MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, Davaya bakmaya ----- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA, 6100 sayılı HMK'nın görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler kenar başlıklı 20/1.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde süresinde başvuru halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, 6100 sayılı HMK'nın esastan sonuçlanmayan yargılama gideri kenar başlıklı 331/2. Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, Dair davacı vekilinin yüzüne, karşı tarafın yokluğunda, verilen karar HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/11/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/375, K. 2024/862, T. 07.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-375-e-2024-862-k-402fb0546779